Göz rengi, kozmetik iris implantlarıyla doğal irisin önüne renkli bir yapay parça yerleştirilerek, lazerle iristeki pigment azaltılarak veya korneanın içine pigment uygulanarak değiştirilmeye çalışılır.

Bu işlemler gözün görünen rengini değiştirebilir; ancak bir göz hekiminin cevaplaması gereken asıl soru şudur: Bu değişiklik için sağlıklı bir gözde hangi riskleri kabul ediyoruz?

İnsanın görünüşüyle ilgili bir isteğini küçümsemek, hekimliğin işi değildir. Ancak sosyal medyada birkaç saniyede izlenen bir dönüşümün, yıllar boyunca izlenmesi gereken sonuçları olabilir. Öncesi ve sonrası fotoğrafları rengi gösterir; gözün içindeki basıncı, korneanın sağlığını veya gece ışıklardan duyulan rahatsızlığı göstermez.

Aynı renk değişimi, farklı müdahaleler

Göze rengini veren iris, göz bebeğini çevreleyen dokudur. Renk, büyük ölçüde buradaki pigmentin miktarı ve dağılımıyla ilişkilidir. İris aynı zamanda göz bebeğinin büyüklüğünü değiştirerek içeri giren ışığı düzenler.

Göz rengini değiştirmek için sunulan yöntemler aynı değildir. Kozmetik iris implantında, doğal irisin önüne renkli bir yapay parça yerleştirilir. Lazerle renk açma işleminde iristeki pigment hedeflenir. Kornea renklendirmesinde ise gözün önündeki saydam tabakanın içine pigment uygulanır. “Keratopigmentasyon” denen bu son yöntem, doğal irisin rengini değiştirmez; onun önünde farklı bir renk görünümü oluşturur.

Bu ayrım önemlidir. Bir yöntemin sonuçlarını diğerine mal edemeyiz. İşlemde lazer kullanılması da tek başına güvenliğin kanıtı değildir. Hangi dokuya, hangi amaçla müdahale edildiğini bilmek gerekir.

Risk, ameliyat günüyle sınırlı değil

Özellikle kozmetik iris implantları, göz içindeki hassas yapılara temas ederek iltihabi tepkiye ve pigment salınmasına yol açabilir. Göz sıvısının dışarı akışının bozulması basıncı yükseltebilir. Bunun sonucunda görme sinirine zarar veren glokom gelişebilir. Kornea hasarı ve katarakt da bildirilen sorunlar arasındadır.

Kornea renklendirmesinde risklerin odağı farklıdır. Enfeksiyon, ışığa hassasiyet, pigmentle ilişkili reaksiyonlar, renk düzensizliği ve korneanın saydamlığının bozulması görülebilir. Bunlar her kişide gelişmez; ancak ortaya çıktıklarında yalnızca estetik memnuniyeti etkilemeyebilirler.

Doğuştan iris eksikliği veya travmaya bağlı hasar için yapılan onarıcı girişimleri, sağlıklı bir gözün rengini değiştirmekle aynı değerlendiremeyiz. Hastalıklı bir gözde beklenen işlevsel yarar, alınacak riski anlamlı kılabilir. Sağlıklı gözde ise bu dengeyi çok daha dikkatli kurmak zorundayız.

Şikâyet varsa beklemek doğru değil

İşlem sonrasında belirgin ağrı, kızarıklık, ışığa tahammülsüzlük veya görmede azalma varsa gecikmeden göz hekimine başvurulmalıdır. Ani görme kaybı acil değerlendirme gerektirir. Buna karşılık bazı basınç yükselmeleri başlangıçta belirgin yakınma vermeyebilir. Rahat hissetmek, kontrollerin gereksiz olduğu anlamına gelmez.

Muayenede görme düzeyi ve göz içi basıncı ölçülür; kornea ve gözün iç yapıları incelenir. Gerektiğinde korneanın saydamlığını koruyan hücreler sayılır, görme siniri görüntülenir ve görme alanı değerlendirilir. Tetkikler, yapılan işleme ve saptanan soruna göre seçilir.

Tedavi de hasarın türüne bağlıdır. Enfeksiyona, iltihabi tepkiye veya basınç artışına yönelik ilaçlar kullanılabilir. Bazı implantların çıkarılması, glokom ameliyatı ya da kornea nakli gerekebilir. İmplantın çıkarılabilmesi, oluşmuş hasarın bütünüyle geri döneceği anlamına gelmez.

Yeni teknikler hangi soruları cevaplamalı?

Hassas lazer uygulamaları ve korneaya uygun pigmentler üzerinde çalışmalar sürüyor. 2025’te yayımlanan, 166 gözü izleyen bir araştırmada kornea renklendirmesinden bir yıl sonra görme keskinliğinde anlamlı değişiklik saptanmadı. Ancak korneanın iç yüzeyindeki hücrelerde azalma da kaydedildi.

Bu sonuçları ne yok saymalı ne de herkese verilmiş bir güvenceye çevirmeliyiz. Tek cerrahın uygulamalarını değerlendiren, karşılaştırma grubu bulunmayan bir çalışma; seyrek komplikasyonları ve yıllar sonra ortaya çıkabilecek sorunları bütünüyle açıklayamaz.

Araştırmaların yanıtlaması gereken sorular açıktır: Renk ne kadar kalıcı? Kornea uzun vadede nasıl etkileniyor? İşlem, ileride gerekebilecek göz muayenelerini veya ameliyatlarını nasıl etkiliyor? Daha geniş, bağımsız ve uzun süreli çalışmaların değeri burada. Bir uygulamanın kliniklerde sunulması, uzun vadeli güvenliğinin kesinleştiği anlamına gelmez.

Karar, yalnızca renk kataloğundan verilmez

Renk değişikliği isteyen kişi için, göz hekimi tarafından uygunluğu değerlendirilmiş renkli kontakt lensler cerrahiye göre daha güvenli bir seçenek olabilir. Ancak numarasız lens de tıbbi üründür. Uygun ölçü, doğru kullanım ve hijyen gerektirir; başkasıyla paylaşılmamalı, suyla temizlenmemeli ve yüzmeden önce çıkarılmalıdır.

Bir müdahaleyi düşünürken “Hangi renk bana yakışır?” kadar, “Sorun çıkarsa ne yapılacak, takip nasıl sürdürülecek?” sorularını da sormalıyız.

Hekimlik, kişinin isteğini dinlerken korumakla yükümlü olduğumuz işlevi gözden kaçırmamayı gerektirir. Göz rengini değiştirme kararında da ölçümüz, aynadaki görüntü kadar o gözle sürdürülecek hayat olmalıdır.

KAYNAKLAR

1. American Academy of Ophthalmology. “American Academy of Ophthalmology Issues Warning on the Dangers of Eye Color-Changing Procedures.” Ayrıca EyeWiki: “Prosthetic Iris Devices.”
2. Alio JL, et al. “Surgical Techniques for Cosmetic Eye Color Change: A Narrative Review.” Ophthalmology and Therapy, 2025.