Akran zorbalığını çoğu zaman okul üzerinden konuşuyoruz. Bu anlaşılır bir yaklaşım. Çünkü olayların önemli bölümü okul çevresinde görünür oluyor. Fakat sorumluluğu yalnızca okula bırakmak doğru değil.
Çocuk okula boş bir zihinle gelmiyor. Evden bir ilişki dili getiriyor. Mahalleden davranış kalıpları taşıyor. Dijital dünyadan yeni güç biçimleri öğreniyor.
Bu nedenle zorbalık tek kurumun çözeceği sorun değildir.
Her çocuk çatışabilir. Arkadaşına kızabilir. Tartışabilir veya küsebilir. Bunların tamamını zorbalık olarak adlandırmak doğru olmaz.
Zorbalıkta güç dengesizliği önemli bir unsurdur. Zarar verme davranışı belirgindir. Tekrarlama veya tekrarlanma tehdidi de önem taşır.
Üstelik zorbalık artık yalnızca fiziksel değildir. Dışlama da çocuğu yaralayabilir. Küçük düşürme de ciddi sonuçlar doğurabilir. Dijital ortam ise zararın sınırlarını genişletti.
Bir görüntü saniyeler içinde yüzlerce kişiye ulaşabiliyor. Alay okul çıkışında sona ermeyebiliyor. Çocuk kendi odasında bile hedef olabiliyor.
Burada ailelerin sorumluluğu başlıyor.
Aile yalnızca mağdur çocuğun ailesi değildir. Zorbalık yapan çocuğun ailesi de sürecin içindedir. Seyirci kalan çocukların aileleri de önemlidir.
Çocuğa sürekli başarı üzerinden değer biçmek sorun yaratabilir. Gücü üstünlük olarak öğretmek de risklidir. Başkasının zayıflığıyla eğlenmek normalleştirilmemelidir.
Evde kullanılan dil bu yüzden önemlidir. İnsanların görünüşüyle alay ediliyorsa çocuk bunu görür. Öfke sürekli bağırarak ifade ediliyorsa bunu da öğrenir.
Elbette aile davranışın tek açıklaması değildir. Böyle bir nedensellik kurmak bilimsel olmaz. Çocuğun mizacı ve akran çevresi de önemlidir. Okul iklimi ve dijital ortam da etkilidir.
Okulun görevi ise bu davranışı erken fark etmektir. Öğretmenler zorbalığın farklı biçimlerini tanıyabilmelidir. Çocuk güvenle başvurabileceği yetişkini bilmelidir.
Bildirim yapınca daha fazla hedef olmayacağına inanmalıdır. Bu güven kendiliğinden oluşmaz. Tutarlı yetişkin davranışıyla zaman içinde gelişir.
Öğretmene de bütün yükü bırakmamak gerekir.
Kalabalık sınıflar önemli bir gerçekliktir. Rehberlik hizmetlerinin kapasitesi her yerde aynı değildir. Öğretmenin fark etmediği dijital ilişkiler de bulunabilir.
Bu nedenle okul yönetimi sistemi kurmalıdır. Rehberlik birimleri sürecin parçası olmalıdır. Gerektiğinde sağlık profesyonellerinden destek alınmalıdır.
Bir başka önemli grup seyirci çocuklardır.
Zorbalık çoğu zaman bir izleyici önünde güç kazanır. Kahkaha davranışı ödüllendirebilir. Paylaşım zararın yayılmasını sağlayabilir. Sessizlik ise bazen zorbalığa alan açabilir.
Fakat seyirci çocukları suçlamak da kolaycılıktır. Onlara güvenli müdahale yolları öğretilmelidir. Yetişkinden yardım istemek bunlardan biridir.
Zorbalık yapan çocuk da yalnızca cezalandırılmamalıdır. Davranışın sınırı açık biçimde gösterilmelidir. Ancak davranışın arkasındaki etkenler de değerlendirilmelidir.
Bazı çocuklar grup içinde statü arayabilir. Bazılarında dürtüsellik daha belirgin olabilir. Bazıları saldırgan davranışları çevresinden öğrenmiş olabilir.
Tek açıklama olmadığı gibi tek çözüm de yoktur.
Mağdur çocuk için de aynı dikkat gerekir. Her çocuk yaşadığını doğrudan anlatmaz. Okula gitmek istemeyebilir. İçine kapanabilir. Uyku sorunları veya bedensel yakınmalar yaşayabilir.
Bunlar tek başına zorbalığı göstermez. Fakat değişikliklerin nedenini araştırmak gerekir.
Çocuk psikiyatrisi gerektiğinde bu sürece katılabilir. Ancak klinik destek tek başına çözüm değildir. Çocuğu tedavi edip aynı çevreye göndermek yetmez.
Dijital platformların da sorumluluğu bulunuyor. Hakaretin ve küçük düşürmenin yayılması kolaylaştı. İçeriğin kaldırılması ise bazen çok daha yavaş oluyor.
Toplumun kullandığı dil de bu tablonun dışında değildir. Televizyondaki aşağılama çocukların gözü önünde yaşanıyor. Sosyal medyadaki toplu saldırılar da öyle.
Çocuklara saygıyı anlatırken yetişkinlerin davranışları izleniyor.
Belki en büyük yanılgımız sorumlu aramak oluyor. Aile okulu suçluyor. Okul aileyi işaret ediyor. Herkes çocuğun davranışını başka bir kapıya bırakıyor.
Oysa çocuk bu kapıların hepsinden geçiyor.
Aile ilişki dilini kurar. Okul güvenli ortamı oluşturur. Öğretmen değişimi fark eder. Rehberlik birimi süreci izler. Sağlık profesyoneli gerektiğinde destek verir. Dijital platformlar kendi alanındaki zararı sınırlamalıdır.
Çocuğun da yaşına uygun sorumluluğu vardır. Fakat yetişkinlerin sorumluluğu daha büyüktür.
Akran zorbalığı yalnızca iki çocuk arasındaki mesele değildir. Çocuğun etrafındaki yetişkin dünyasının da sınavıdır.
Bir çocuk yardım istediğinde önemli olan suçlu bulmak değildir. Önemli olan yetişkinlerin aynı anda orada bulunabilmesidir.