Tıp kongreleri genellikle ilgili uzmanlık dernekleri tarafından düzenlenir. Örneğin, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kongreleri'ni Türkiye Milli Pediatri Derneği ile Türk Pediatri Kurumu ayrı ayrı düzenlemektedir. Her kongrenin kendine özgü bir tıbbi teması vardır ve bu temalar çoğunlukla tıp kitaplarında ve dergilerde işlenen konuları kapsar.
Bu yazıda önermek istediğim şey, tıp kitaplarında genellikle yer almayan sosyal konuların da her kongrede bir tema olarak ele alınmasıdır. İki örnekle açıklayayım.
Çocuk hekimliğinin geleceği
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünü TUS'ta tercih eden doktor sayısı oldukça azdır ve bu bölüme en düşük puanlarla girilmektedir. Oysa 20-30 yıl kadar önce bu bölüme en yüksek puanlarla giriliyordu. Zaman içinde durum tersine döndü.
Bu değişim neden yaşandı? Tersine çevirebilir miyiz? Bunun için neler yapabiliriz? Bu soruları yanıtsız bırakırsak bedelini ileride toplum olarak öderiz: Nitelikli çocuk doktorları yetişmeyecek ve geleceğimizin umudu olan çocuklarımızı hangi doktorlara emanet edeceğimizi bilemeyeceğiz.
Göçmen çocukların sağlığı
Bir diğer sosyal tema, Suriyelilerin Türkiye'ye göçünün ardından ortaya çıkan Suriyeli göçmen çocukların durumudur. Bu çocukların karşılaştığı sağlık sorunları, sağlık hizmetlerine erişimleri ve çocuk hekimlerinin bu alandaki sorumlulukları da bir kongrenin gündemine taşınabilir.
Kongreden topluma
Bu konular kongrede ele alındıktan sonra yetkililer basın karşısına çıkarak tartışmalar sonucunda ortaya çıkan çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşabilir. Böylece kongre, yalnızca meslektaşlar arasında bilgi alışverişi yapılan bir toplantı olmaktan çıkar; toplumsal sorunlara çözüm arayan bir platforma dönüşür.
Tıp kongrelerinin bilimsel teması kadar sosyal teması da olmalıdır. Belki de bu öneriler bir derde deva olur.