Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tıp Fakültesi — Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yazar: Khasanova Ramina Danışman: Şemsiddinova Kamila Zarbitdinovna Çalışma türü: Anlatısal literatür derlemesi Literatür güncelleme tarihi: 13 Ekim 2026
SEREBRAL PALSİLİ ÇOCUKLARDA ROBOT DESTEKLİ NÖROREHABİLİTASYON: MOTOR FONKSİYONLAR VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ YAKLAŞIMLARI
ÖZET
Amaç: Serebral palsili çocuklarda robot destekli nörorehabilitasyonun klinik kullanım alanlarını, motor fonksiyonlara ilişkin bilimsel kanıtları, kişiselleştirilmiş uygulama ilkelerini ve tedavinin sınırlılıklarını değerlendirmektir.
Yöntem: Serebral palsinin tanımı, sınıflandırma ve sonuç değerlendirme araçları, robot destekli yürüme ve üst ekstremite rehabilitasyonu ile güvenlik konularındaki seçilmiş kaynaklar anlatısal olarak değerlendirilmiştir. Özellikle 2024–2026 döneminde yayımlanan dört sistematik derleme ve meta-analizin sonuçları anlatısal olarak karşılaştırılmıştır. Önceden belirlenmiş bir sistematik tarama protokolü, eksiksiz kayıt seçimi veya yeni bir meta-analiz uygulanmamıştır.
Bulgular: Robotik sistemler, tekrarlanan ve göreve özgü hareket pratiğini ve destek düzeyinin ayarlanmasını kolaylaştırabilir. İncelenen araştırmalarda bazı motor becerilerde, yürüme hızında veya dayanıklılığında olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte cihazlar, müdahale yoğunlukları ve araştırma popülasyonları farklıdır. Bazı sonuçlarda anlamlı üstünlük saptanmazken gerçek yaşam katılımına etkiler de belirsizliğini korumaktadır.
Sonuç: Robot destekli nörorehabilitasyon, uygun çocuklarda fizyoterapi ve ergoterapiye ek, hedefe yönelik bir seçenek olabilir. Cihaz üzerinde elde edilen kazanımların günlük yaşam aktivitelerine ve katılıma aktarılması ayrıca ölçülmeli; uzun dönemli ve karşılaştırılabilir araştırmalarla doğrulanmalıdır.
Anahtar kelimeler: Serebral palsi, robot destekli rehabilitasyon, nörorehabilitasyon, motor fonksiyon, kişiselleştirilmiş tedavi, pediatrik rehabilitasyon.
1. GİRİŞ
Serebral palsi (SP), gelişmekte olan fetal veya bebek beynindeki ilerleyici olmayan bozukluklardan kaynaklanan, aktivite sınırlılığına yol açabilen kalıcı hareket ve postür gelişimi bozukluklarını kapsayan heterojen bir klinik gruptur. Motor etkilenmeye duyusal, algısal, bilişsel, iletişimsel ve davranışsal güçlükler; epilepsi ve ikincil kas-iskelet sistemi sorunları eşlik edebilir [1].
SP'ye yol açan temel beyin bozukluğu ilerleyici olmamakla birlikte çocuk büyüdükçe kas kısalıkları, kontraktürler, deformiteler ve hareket örüntüsündeki değişiklikler gelişebilir. Bu nedenle rehabilitasyonun hedefi yalnızca kas tonusunu veya eklem hareket açıklığını değiştirmek değildir. İşlevsel bağımsızlık, günlük yaşam aktiviteleri, oyun, eğitim ve sosyal katılım da tedavinin ayrılmaz bileşenleridir. Dünya Sağlık Örgütünün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması (ICF) bu çok boyutlu yaklaşım için yararlı bir çerçeve sunmaktadır [2].
Fizyoterapi, ergoterapi, yardımcı teknolojiler, aile eğitimi ve gerekli diğer tıbbi uygulamalar bütüncül rehabilitasyonun temelini oluşturur [3]. Robot destekli sistemler ise kontrollü ortamda tekrarlanan hareketlerin yapılmasına, destek ve zorluk düzeyinin ayarlanmasına ve performansın bazı yönlerinin ölçülmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte teknoloji kullanımının kendisi tedavi etkinliği anlamına gelmez; önemli olan çocuğun hangi etkinliği, hangi koşullarda ve ne ölçüde daha iyi gerçekleştirebildiğidir.
Bu derleme, robot destekli nörorehabilitasyonun fırsatlarını ve belirsizliklerini birlikte inceleyerek teknoloji merkezli değil, çocuk ve işlev merkezli bir yaklaşımı ele almaktadır.
2. ÇALIŞMANIN AMACI VE ARAŞTIRMA SORULARI
Bu derlemenin temel amacı, serebral palsili çocuklarda robot destekli nörorehabilitasyonun motor performansa olası katkısını ve kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programlarındaki yerini değerlendirmektir. Çalışmada (i) klinik ve işlevsel özellikler, (ii) başlıca robotik teknolojiler, (iii) yürüme ve üst ekstremite sonuçları, (iv) ölçme ve değerlendirme araçları, (v) güvenlik ve ekonomik sınırlılıklar ile (vi) gelecekteki araştırma öncelikleri ele alınmaktadır.
Derleme şu sorulara odaklanmaktadır: Robotik sistemler hangi işlevleri destekleyebilir? Yararı etkileyen çocuk, cihaz ve tedavi özellikleri nelerdir? Geleneksel fizyoterapiye kıyasla hangi sonuçlarda ek yarar gösterilmiştir? Elde edilen becerilerin günlük yaşam ve katılıma aktarımı nasıl değerlendirilmelidir?
3. GEREÇ VE YÖNTEM
3.1. Çalışmanın tasarımı
Bu metin, seçilmiş bilimsel kaynakların klinik bağlamda yorumlandığı anlatısal bir literatür derlemesidir. Serebral palsinin tanımı ve işlevsellik için temel kaynaklardan [1–2,4], pediatrik rehabilitasyon için ders kitabından [3], klinik sınıflandırma ve değerlendirme araçları için ilgili araştırmalardan [5–9] yararlanılmıştır. Robot destekli tedavi sonuçları, 2024–2026 döneminde yayımlanmış dört sistematik derleme ve meta-analizin [10–13] bulguları esas alınarak tartışılmıştır. Anlatısal derlemede amaç, birbirinden farklı sonuçları klinik bağlam, yöntemsel kısıtlar ve kanıt boşluklarıyla birlikte yorumlamaktır [14].
3.2. Kaynak seçiminin kapsamı ve sınırları
Kaynakların yorumlanmasında çocuk popülasyonu, serebral palsi tanısı, robotik müdahale türü, ölçülen sonuçlar ve karşılaştırma müdahaleleri esas alınmıştır. Serebral palsi dışındaki nörolojik grupları da içeren sonuçlar yalnızca SP’ye özgü kanıt gibi değerlendirilmemiştir. Kaynak seçiminin anlatısal niteliği nedeniyle çalışmalara ilişkin kapsamlılık veya yanlılık yokluğu iddiasında bulunulmamaktadır.
Bu derlemede önceden kaydedilmiş bir inceleme protokolü ve baştan sona belgelenmiş, tekrarlanabilir bir veri tabanı taraması uygulanmamıştır. Bu nedenle kaynak seçiminin sistematik ve eksiksiz olduğu ileri sürülmemekte; taranan veya elenen kayıt sayısı, bağımsız yanlılık riski değerlendirmesi ve yeni bir birleştirilmiş etki büyüklüğü bildirilmemektedir. Aktarılan katılımcı sayıları ve etki tahminleri, yalnızca atıf verilen derlemelerin kendi sonuçlarıdır [10–13]. Metin PRISMA 2020 kapsamında sistematik derleme olarak sunulmamış; anlatısal derleme için SANRA çerçevesindeki ilkeler gözetilmiştir [14].
3.3. Kanıtların yorumlanması
Klinik sonuçlar değerlendirilirken kullanılan robotun türü, karşılaştırma grubunun tedavisi, toplam uygulama süresi, çocuğun başlangıçtaki işlev düzeyi, örneklem büyüklüğü, sonuç ölçütünün niteliği ve çalışmanın takip süresi dikkate alınmıştır. Bir araştırmada istatistiksel farklılık bulunması, her çocuk için günlük yaşamda anlamlı veya kalıcı bir yarar elde edildiği biçiminde yorumlanmamıştır.
4. SEREBRAL PALSİNİN KLİNİK ÖZELLİKLERİ VE MOTOR BOZUKLUKLAR
4.1. Klinik sınıflandırma
SP'nin spastik, diskinetik ve ataksik motor özellikleri bulunabilir; bazı çocuklarda bu özellikler bir arada görülebilir. Spastik tabloda hıza bağlı kas tonusu artışı ve seçici motor kontrol güçlüğü; diskinetik tabloda istemsiz hareketler ve değişken tonus; ataksik tabloda ise koordinasyon ve denge sorunları belirgin olabilir [1]. Etkilenen vücut bölgeleri ve işlevsel bağımsızlık derecesi çocuklar arasında önemli farklılıklar gösterir.
Epilepsi, duyusal güçlükler, iletişim sorunları, ağrı, beslenme problemleri ve kas-iskelet sistemi komplikasyonları rehabilitasyon planlamasını etkileyebilir. Bu durumlar yalnızca cihaz uyumluluğu bakımından değil, çocuğun günlük yaşam öncelikleri bakımından da değerlendirilmelidir.
4.2. Motor fonksiyonların etkilenmesi
Sık karşılaşılan motor sorunlar; kas kuvvetinin azalması, seçici motor kontrol bozukluğu, denge ve postüral kontrol güçlüğü, eklem hareket açıklığının kısıtlanması, yürüme hızında ve simetrisinde değişiklik, uzanma-kavrama becerilerinde sınırlılık ve ikincil kontraktürlerdir. Bunlar oturma, ayağa kalkma, yürüme, giyinme, yemek yeme, okul etkinlikleri ve oyun gibi etkinliklere farklı derecelerde yansır.
Klinik değerlendirme, yalnızca hareketin bir cihaz üzerinde tamamlanıp tamamlanmadığını değil, çocuğun aynı hareketi günlük yaşamında kullanıp kullanamadığını da incelemelidir [2]. Hareket performansı, aktivite ve katılım sonuçları birbirine eşit kabul edilmemelidir.
4.3. İşlevsel sınıflandırma sistemleri
GMFCS (Gross Motor Function Classification System): Çocuğun oturma, transfer ve hareketlilikle ilişkili olağan performansını beş düzeyde sınıflandırır. Bir tedavi öncesi-sonrası değişim puanı değildir [4].
MACS (Manual Ability Classification System): Günlük etkinliklerde nesnelerin elle kullanılmasına ilişkin becerileri beş düzeyde sınıflandırır [5]. Küçük yaş grubunda, uygulanabilir yaş aralığı göz önüne alınarak Mini-MACS gibi uygun bir alternatif değerlendirilmelidir.
CFCS (Communication Function Classification System): Günlük iletişimde işlevsel performansı beş düzeyde sınıflandırır [6].
EDACS (Eating and Drinking Ability Classification System): Yeme-içme becerisini ve güvenlikle ilgili işlevsel özellikleri sınıflandırır [7].
Bu sınıflandırmalar birbirinin yerine geçmez. Ayrıca sınıflandırma araçları, tedaviyle ortaya çıkan değişimi değerlendirmek için geliştirilen ölçüm testlerinden ayrılmalıdır. Robotik sistem seçimi tek bir sınıflandırma düzeyine dayanmaz; muayene, bireysel hedef ve güvenlik değerlendirmesini gerektirir.
5. ROBOTİK NÖROREHABİLİTASYONUN TEMEL İLKELERİ
5.1. Nöroplastisite ve motor öğrenme
Nöroplastisite, sinir sisteminin deneyim ve öğrenmeyle bağlantılı işlevsel ve yapısal değişiklikler gösterebilmesidir. Göreve özgü pratik, yeterli tekrar, uygun zorluk düzeyi ve geri bildirim motor öğrenmenin önemli bileşenleridir. Robotlar bu unsurların uygulanmasını kolaylaştırabilir; ancak tekrar sayısının artması tek başına işlevsel iyileşme güvencesi değildir.
5.2. Aktif katılım ve göreve özgü eğitim
Yürüme hedefi bulunan bir çocuk için adım alma, ağırlık aktarma, gövde kontrolü ve çevresel hareketlilik; üst ekstremite hedefi bulunan bir çocuk için uzanma, kavrama, bırakma ve iki elin birlikte kullanılması önemlidir. Robotun sunduğu yardım, çocuğun aktif hareket üretimini mümkün olduğunca destekleyecek biçimde ayarlanmalıdır. Cihaz içindeki pratiğin uygun gerçek yaşam görevleriyle pekiştirilmesi gerekir.
5.3. Geri bildirim ve motivasyon
Görsel, işitsel veya sayısal geri bildirim bazı çocukların dikkatini ve tedaviye katılımını artırabilir. Oyunlaştırma uygulamaları ise yaşa, bilişsel özelliklere ve duyusal hassasiyetlere uygun seçilmelidir. Fazla karmaşık görevler veya aşırı uyaran, beklenenin aksine yorgunluk ya da dikkat dağınıklığına yol açabilir.
5.4. Geleneksel tedaviyle bütünleşme
Robotik uygulamalar fizyoterapistin, ergoterapistin veya diğer uzmanların klinik kararlarının yerini almaz. Geleneksel egzersizler, ev programları, çevresel düzenlemeler ve uygun yardımcı cihazlar, çocuğun işlevsel hedefleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Araştırma sonuçları da robotların tüm çocuklarda geleneksel tedavinin yerine geçebileceğini göstermemektedir [10–13].
6. ROBOTİK REHABİLİTASYON TEKNOLOJİLERİ
6.1. Robot destekli yürüme eğitimi
Robot destekli yürüme eğitimi (Robot-Assisted Gait Training, RAGT), kontrollü ve tekrarlanabilir adım alma pratiği sağlamayı amaçlar. Yürüme bandına entegre robotik sistemler ile giyilebilir dış iskeletler; ağırlık desteği, eklem hareketlerinin yönlendirilmesi ve kullanıcının aktif katkısı bakımından farklılık gösterebilir. Robotik olmayan vücut ağırlığı destekli düzeneklerin tamamı bu gruba dâhil edilmemelidir.
Tedavi hedefleri yürüme hızı, dayanıklılık, kontrollü adım alma ve hareketlilikle ilgili işlevlerin geliştirilmesini kapsayabilir. Ancak cihaz üzerinde adım atmak, bağımsız yürümenin kazanılacağı anlamına gelmez. Güvenlik, çocuğun boyutu, eklem hareket açıklığı, ağrı ve tolerans değerlendirmesi zorunludur.
6.2. Üst ekstremite robotları
Üst ekstremite sistemleri omuz, dirsek, ön kol, el bileği ve el hareketlerini destekleyebilir. Uzanma, kavrama, nesne bırakma ve iki elin birlikte kullanımı işlevsel tedavi hedefleridir. Sistemler dış iskelet veya uç-efektör (end-effector) tasarımlı olabilir. Cihazın sağladığı hareket tamamlanması ile çocuğun cihaz dışında gerçekleştirdiği bağımsız hareket birbirinden ayrılmalıdır [11–12].
6.3. Destekleyici teknolojiler
Sanal gerçeklik, oyun tabanlı geri bildirim, hareket algılayıcıları ve kinematik analiz sistemleri robotik tedaviye entegre edilebilir. Bununla birlikte her sanal gerçeklik veya sensör uygulaması robotik rehabilitasyon değildir. Ölçümün doğruluğu, çocuk için uygunluğu ve klinik anlamlılığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Tablo 1. Robotik ve destekleyici rehabilitasyon teknolojilerinin karşılaştırılması
|
Teknoloji |
İşlevsel kullanım |
Temel sınırlılık |
|
Robot destekli yürüme sistemleri |
Tekrarlayan adım pratiği, yürüme hızı ve dayanıklılığının çalışılması |
Cihaz uyumu, güvenlik ve günlük yaşama aktarımın belirsizliği |
|
Robotik dış iskeletler |
Eklem hareketlerine ayarlanabilir mekanik destek |
Boyut, eklem açıklığı, aktif katılım ve maliyet kısıtları |
|
Üst ekstremite robotları |
Uzanma, kavrama, el-kol koordinasyonu |
Cihaz başarısının işlevsel bağımsızlığa doğrudan eşit olmaması |
|
Robotik olmayan ağırlık destekli düzenekler |
Ayakta durma ve yürüme pratiğinin kolaylaştırılması |
Robotik cihazlarla aynı müdahale olarak sınıflandırılamaması |
|
Sanal gerçeklik ve oyun tabanlı geri bildirim |
Motivasyon ve göreve yönelik tekrar |
Tek başına robotik tedavi olmaması, uyaran toleransı |
|
Sensörler ve hareket analizi |
Hareket parametrelerinin nesnel izlenmesi |
Ölçümlerin klinik bağlam olmadan yorumlanamaması |
7. KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ REHABİLİTASYON YAKLAŞIMI
7.1. Başlangıç değerlendirmesi
Program öncesinde klinik tip, GMFCS/MACS düzeyleri, kas tonusu, kuvvet, seçici motor kontrol, eklem hareket açıklığı, kontraktürler, denge, yürüme, üst ekstremite becerileri, ağrı, yorgunluk, duyusal özellikler, iletişim ve aile öncelikleri birlikte incelenmelidir. Bu değerlendirme cihazın seçimi kadar hedeflerin gerçekçi olmasına da hizmet eder.
7.2. Ölçülebilir bireysel hedefler
“Yürümenin iyileştirilmesi” yerine, çocuğun mevcut kapasitesine uygun belirli bir mesafeyi daha az yardımla katetmesi; “el becerisinin artırılması” yerine bir günlük yaşam nesnesini bağımsız kullanabilmesi gibi gözlenebilir hedefler tercih edilmelidir. Hedefler çocuk ve ailesiyle birlikte belirlenmeli; okul ve ev ortamıyla ilişkili olmalıdır.
7.3. Egzersiz ve cihaz parametreleri
Destek düzeyi, hareket hızı, tekrar sayısı, seans süresi, dinlenme aralığı ve görev zorluğu çocuğun toleransına göre ayarlanmalıdır. Aşırı mekanik destek aktif katılımı azaltabilir; yetersiz destek ise hareketin kalitesini ve güvenliğini olumsuz etkileyebilir. Her çocuk için geçerli tek bir “ideal doz” veya cihaz protokolü bulunduğu varsayılmamalıdır.
7.4. Yanıta göre yeniden düzenleme
Programın etkileri belirli aralıklarla standartlaştırılmış ölçümler ve çocuğun günlük yaşamından gözlemlerle değerlendirilmelidir. İlerleme sınırlıysa önce hedeflerin uygunluğu, kullanılan sistem, egzersiz yoğunluğu, ağrı, yorgunluk, eşlik eden sorunlar ve evde uygulanabilirlik gözden geçirilmelidir.
Tablo 2. Kişiselleştirilmiş rehabilitasyonda sınıflandırma ve sonuç ölçümlerinin ayrımı
|
Değerlendirme alanı |
Araç veya yöntem |
Klinik işlevi |
|
Kaba motor işlev düzeyi |
GMFCS |
İşlevsel düzeyin sınıflandırılması; tedavi yanıtı puanı değildir |
|
El kullanımı düzeyi |
MACS (uygun yaşta Mini-MACS) |
Günlük el becerisi düzeyinin sınıflandırılması |
|
Kaba motor performansta değişim |
GMFM-66 veya GMFM-88 |
Kaba motor performans değişiminin ölçülmesi; sürüme uygun puanlama |
|
Yürüme kapasitesi |
Yürüyebilen çocuklarda 10 Metre ve 6 Dakika Yürüme Testleri |
Yürüme hızı ve dayanıklılığının ölçülmesi |
|
Üst ekstremite işlevi |
Tek taraflı etkilenimde uygun AHA sürümü; işlevsel görev gözlemi |
İki elin birlikte kullanımı ve günlük görevlerdeki değişim |
|
Günlük yaşam aktiviteleri |
PEDI-CAT; çocuk ve aile bildirimi |
Günlük aktivitelerdeki işlevsel performansın izlenmesi |
|
Klinik güvenlik ve tolerans |
Ağrı, cilt, yorgunluk, eklem açıklığı değerlendirmesi |
Cihaz ve egzersiz parametrelerinin güvenli düzenlenmesi |
|
Katılım ve hedefe ulaşma |
Çocuk ve aile görüşmesi, bireysel hedef değerlendirmesi |
Kazanımların ev, okul ve sosyal yaşama aktarımının değerlendirilmesi |
8. KLİNİK ETKİNLİĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ
8.1. Vücut işlevi, aktivite ve katılım
Tedavi sonuçları ICF çerçevesinde üç ayrı düzeyde ele alınmalıdır: vücut işlevleri ve yapıları, aktiviteler ve toplumsal katılım [2]. Kas hareketinin veya eklem hızının artması yararlı olabilir; ancak bu bulgu çocuğun tek başına giyinebildiğini, okulda daha bağımsız hareket ettiğini veya oyunlara daha çok katıldığını otomatik olarak göstermez.
8.2. Kaba motor fonksiyon ve yürüme
GMFM-66 ve GMFM-88, kaba motor görevlerdeki performans ve zaman içindeki değişimi değerlendirmek için kullanılan ölçümlerdir [8]. GMFM-88 beş hareket alanı için ayrı puanlar sunabilir; GMFM-66 daha kısa, özgül bir puanlama yaklaşımı kullanır. Ölçümün çocuk, yardımcı cihaz kullanımı ve değerlendirme amacına uygun sürümü seçilmelidir. GMFCS ise genel işlev düzeyini sınıflandırır ve tedaviye yanıtı ölçen bir test gibi raporlanmamalıdır [4,8]. Yürüme hedefi bulunan çocuklarda 10 Metre Yürüme Testi yürüme hızını, 6 Dakika Yürüme Testi belirli koşullarda kat edilen mesafeyi ölçebilir. Uygun durumlarda biyomekanik yürüme analizi ek bilgi sağlar.
Sonuçlar yorumlanırken yaş, fonksiyonel düzey, yardımcı cihaz kullanımı, yürüme testi protokolü ve testler arasındaki koşullar dikkate alınmalıdır. Ölçülen küçük bir farkın günlük yaşam açısından önemli olup olmadığı da ayrıca ele alınmalıdır.
8.3. Üst ekstremite işlevleri
Üst ekstremite değerlendirmesinde hareketin yalnızca cihaz içinde tamamlanması yeterli değildir. Assisting Hand Assessment (AHA), özellikle tek taraflı etkilenimi bulunan uygun çocuklarda etkilenmiş elin iki elle yapılan etkinliklere katkısını değerlendirir [9]. Tüm serebral palsi tiplerinde geçerli tek bir üst ekstremite testi olarak kullanılmamalı; yaş ve klinik alt gruba uygun diğer işlevsel ölçümlerle birlikte düşünülmelidir.
8.4. Günlük yaşam ve katılım
PEDI-CAT gibi araçlar ve aile gözlemleri, giyinme, beslenme, ev içi hareketlilik, oyun ve okul etkinliklerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Aile tarafından fark edilen değişimin standart ölçeklere, standart ölçeklerdeki değişimin de günlük yaşama hangi ölçüde yansıdığı birlikte ele alınmalıdır.
8.5. Klinik anlamlılık
İstatistiksel olarak anlamlı fark ile klinik açıdan anlamlı kazanım aynı değildir. Bu nedenle bir meta-analizdeki standartlaştırılmış ortalama farkın (SMD) büyüklüğü, çocukların günlük yaşamında mutlaka ölçülebilir bir ilerleme sağlandığını tek başına göstermez. Özellikle küçük örneklemli, kısa süreli veya heterojen müdahalelerin bulunduğu araştırmalarda etki büyüklüğü, güven aralığı, ölçüm hatası ve uzun dönemli izlem birlikte yorumlanmalıdır.
9. LİTERATÜR BULGULARI VE KLİNİK KANITLAR
9.1. Motor fonksiyon ve yürüme: 2024 verileri
Lim ve arkadaşlarının 2024 yılında yayımladığı sistematik derleme ve meta-analizde yedi randomize kontrollü çalışma ve toplam 228 serebral palsili çocuk değerlendirilmiştir [10]. Yalnızca üç çalışmayı kapsayan motor fonksiyon analizinde olumlu sonuç saptanmıştır (standartlaştırılmış ortalama fark [SMD] 0,79; %95 güven aralığı 0,34–1,24). Bununla birlikte çalışmalar arasında belirgin heterojenlik bulunmaktadır (I²=%73). Beş çalışmayı içeren genel yürüme analizinde robotik rehabilitasyonun kontrol uygulamalarına göre üstünlüğü istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (SMD 0,27; %95 güven aralığı −0,09–0,63). Robot destekli yürüme eğitimi alt grubunda olumlu sonuçlar bildirilmektedir; ancak alt grup analizlerinin örneklem ve cihaz farklılıkları dikkate alınmalıdır.
9.2. Üst ekstremite: 2025 verileri
Cardone ve arkadaşlarının 6 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan (dergi arşivinde 2024’e ait 15. ciltte yer alan) sistematik derlemesinde 14 çalışma ve 193 serebral palsili çocuk değerlendirilmiştir [11]. Robot destekli üst ekstremite eğitimiyle kol hareketleri ve el becerilerinde olumlu bulgular bildirilmiştir. Buna karşın çalışmaların tasarım farklılıkları, küçük örneklemler ve ortak protokol eksikliği, sonuçların tüm çocuklara genellenmesini sınırlandırmaktadır. Yazarlar robotik tedavinin olağan rehabilitasyona eklenmesini, doğrudan onun yerine geçirilmemesini önermiştir.
9.3. Üst ekstremite: 2026 meta-analizi
Fu ve arkadaşlarının 29 Ağustos 2026'da yayımladığı meta-analizde yedi randomize kontrollü çalışma ve toplam 244 çocuk incelenmiştir [12]. İnce motor fonksiyonlarda robot destekli tedavi lehine sonuç bulunmuştur (SMD 1,02; %95 güven aralığı 0,56–1,48). Günlük yaşam aktiviteleriyle ilgili bazı ölçümlerde olumlu sonuçlar bulunmakla birlikte duyarlılık analizlerinde istikrar sınırlıdır. Kas kuvveti ve gerçek yaşam katılımında istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlük gösterilememiştir. Kaba motor sonuçları ise çalışmalar arasındaki çok yüksek heterojenlik (I²=%96) nedeniyle tek havuzda birleştirilmemiştir. Bu ayrım, hareket performansındaki iyileşmenin günlük yaşamda aynı düzeyde kazanım anlamına gelmediğini göstermesi bakımından önemlidir.
9.4. Yürüme: 2026 meta-analizi
Wu ve arkadaşlarının 10 Eylül 2026'da yayımladığı derlemede toplam 22 çalışma ve 718 çocuk değerlendirilmiştir [13]. Bunların 20'si serebral palsiyi, ikisi omurilik yaralanmasını incelemiştir; sonuçlar bu nedenle yalnızca serebral palsili çocukları kapsayan tek tip bir veri kümesi olarak sunulmamalıdır. Genel analizde robot destekli yürüme eğitimiyle yürüme hızında (SMD 0,58; %95 güven aralığı 0,18–0,98) ve altı dakikalık yürüme mesafesinde (ortalama fark 38,68 metre; %95 güven aralığı 22,61–54,75) olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Buna karşılık GMFM-88, denge, spastisite ve işlevsel bağımsızlık sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı fark gösterilememiştir.
9.5. Kanıtların birlikte değerlendirilmesi
Araştırmaların sonuçları bütünüyle aynı değildir. Bunun olası nedenleri robotların mekanik özellikleri, karşılaştırılan fizyoterapi programlarının yoğunluğu, katılımcıların başlangıçtaki işlev düzeyleri, farklı sonuç ölçütleri ve takip süreleridir. Bu nedenle “robotik rehabilitasyon etkilidir” veya “etkisizdir” şeklindeki tek cümlelik genellemeler yetersiz kalmaktadır. mevcut kanıtlar, bazı motor ve yürüme sonuçlarında olası ek yarara işaret etse de her çocukta bağımsızlık ve katılım bakımından ek kazanım garantisi sağlamamaktadır [10–13].
10. GÜVENLİK, ENDİKASYONLAR VE SINIRLILIKLAR
10.1. Hasta seçimi ve güvenlik
Robotik sistemler kullanılmadan önce eklem hareket açıklığı, sabit kontraktürler, deformiteler, cilt bütünlüğü, ağrı, vücut ölçüleri, eşlik eden klinik durumlar ve uygulamaya katılım kapasitesi değerlendirilmelidir. Kontrendikasyonlar cihazın türüne ve üreticinin güvenlik sınırlarına göre farklılık gösterebilir; tüm sistemler için tek bir mutlak uygunluk listesi varsayılmamalıdır.
10.2. Olası istenmeyen etkiler
Cihazla temas eden bölgelerde basınç, ciltte tahriş, ağrı, belirgin yorgunluk, hareketin zorlanması veya beklenmedik rahatsızlık görülebilir. Olağandışı ağrı ya da güvenliği etkileyen bir bulgu gelişirse uygulama durdurulmalı ve çocuk klinik olarak yeniden değerlendirilmelidir. Seans öncesi, sırası ve sonrasındaki gözlemler kayıt altına alınmalıdır.
10.3. Teknolojik ve ekonomik sınırlar
Satın alma, bakım, eğitimli personel, kullanım alanı ve teknik servis gereksinimleri robotik sistemlerin sürdürülebilirliğini etkiler. Tedaviye erişim farklılıkları ve fırsat maliyeti de göz önünde bulundurulmalıdır. Farklı cihazlar aynı hedefe yönelse de klinik kanıtları ve güvenlik profilleri birbirinin yerine doğrudan kullanılamaz.
10.4. Tedaviye uyum
Çocuğun motivasyonu, iletişim biçimi, dikkat süresi, duyusal hassasiyetleri ve aile desteği seansların niteliğini etkiler. Kısa dönemli cihaz performansını uzun dönemli işlevsel başarıyla eşitlememek için takip ölçümleri planlanmalıdır.
11. TARTIŞMA
Robot destekli nörorehabilitasyon, serebral palsili çocuklarda yoğun ve ölçülebilir hareket pratiği sunabilen bir yaklaşım olarak önem taşımaktadır. Bununla birlikte yararın temel belirleyicisi yalnızca robotik sistemin teknik kapasitesi değil, tedavi hedeflerinin bireysel işlevlerle ilişkilendirilmesidir.
İlk önemli sorun SP'nin heterojen yapısıdır. Aynı tanıya sahip çocukların motor kontrolü, eklem açıklığı, yürüme düzeyi, el becerileri ve katılım hedefleri farklı olabilir. Dolayısıyla aynı cihazdan aynı ölçüde yarar beklenmesi klinik olarak uygun değildir. İkinci sorun, tedavinin “ne kadar hareket” ürettiği ile “çocuğun ne yapabildiği” arasındaki ayrımdır. Bir eklemin robot yardımıyla daha çok hareket ettirilmesi çocuğun giyinme, yemek yeme veya okul etkinliklerinde doğrudan bağımsızlık kazandığını kanıtlamaz.
Üçüncü sorun kanıtların karşılaştırılabilirliğidir. Örneğin 2024 tarihli analiz tüm yürüme sonuçlarında anlamlı üstünlük göstermemişken, 2026 tarihli daha geniş analiz hız ve dayanıklılıkta olumlu bulgular bildirmiştir [10,13]. Farklı meta-analizler aynı birincil araştırmaların bir bölümünü içerebileceği için bunların örneklemleri birbirinden bağımsız katılımcı havuzları olarak toplanmamalıdır. Bu bulguların birlikte yorumlanması cihaz, popülasyon, müdahale ve ölçüm farklılıklarının dikkate alınmasını gerektirir. Üst ekstremiteye ilişkin 2026 meta-analizinde ince motor performansın iyileşmesine rağmen gerçek yaşam katılımında anlamlı fark saptanmaması da benzer bir ayrımı yansıtmaktadır [12].
Dördüncü sorun müdahalenin toplam tedavi içindeki yeridir. Robotlar fizyoterapi ve ergoterapinin yerini almaktan çok bunların belirli hedeflerde uygulanmasını destekleyebilir. Cihazın sağlayabileceği ek yarar, hedefe uygun yoğunlukta yürütülen geleneksel programlarla karşılaştırılarak değerlendirilmelidir. Son olarak uzun dönemli etki, maliyet-etkililik, erişim eşitliği ve aile için sürdürülebilirlik alanlarında önemli bilgi boşlukları bulunmaktadır.
12. GELECEK PERSPEKTİFLERİ
Gelecekteki çalışmaların ilk önceliği, daha büyük örneklemlere sahip, iyi tasarlanmış randomize kontrollü araştırmalar olmalıdır. Çalışmalar yalnızca robotik tedavi ile tedavisizlik durumunu değil, eşit ve uygun yoğunluktaki geleneksel rehabilitasyon programlarını da karşılaştırmalıdır.
İkinci olarak cihaz türü, destek düzeyi, çocuğun aktif katılımı, seans sıklığı, toplam uygulama süresi ve eş zamanlı tedaviler ayrıntılı biçimde raporlanmalıdır. GMFCS düzeyi, yaş, motor alt tip ve hedeflenen işlevlere göre alt grup analizleri, tedaviden kimin daha çok yarar görebileceğinin anlaşılmasını sağlayabilir.
Üçüncü olarak cihaz içindeki başarıdan günlük yaşam ve katılıma geçiş uzun dönemli izlemle test edilmelidir. Tedavi bitiminden sonraki kazanımlar; okul yaşamı, ev içi bağımsızlık, katılım ve aile tarafından bildirilen sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir.
Dördüncü olarak sensörler, biyomekanik ölçümler ve yapay zekâ destekli uyarlama algoritmaları gelecek için önemli araştırma alanlarıdır. Bu teknolojilerin güvenilirlik, veri gizliliği, klinik doğrulama ve önyargı bakımından incelenmesi gerekir. Son olarak maliyet-etkililik, coğrafi erişim ve düşük kaynaklı merkezlerde sürdürülebilir kullanım modelleri araştırılmalıdır.
13. SONUÇ
Robot destekli nörorehabilitasyon, serebral palsili çocuklarda tekrarlanan ve göreve özgü hareket eğitimini yapılandırmaya, desteği ayarlamaya ve belirli performans göstergelerini izlemeye yardımcı olan tamamlayıcı bir rehabilitasyon yaklaşımıdır. Araştırmalar, bazı çocuklarda motor performans, el becerileri, yürüme hızı veya dayanıklılık alanlarında yarar potansiyeline işaret etmektedir. Bununla birlikte bu yarar, tüm cihazlarda, tüm fonksiyonel düzeylerde ve tüm sonuç ölçütlerinde tutarlı değildir.
Robot üzerinde gerçekleştirilen hareketlerin bağımsızlığa ve gerçek yaşam katılımına aktarımı, tedavinin temel başarı ölçütleri arasında yer almalıdır. Klinik kararlar çocuğun ve ailesinin önceliklerine, muayene bulgularına, cihaz güvenliğine ve güncel bilimsel kanıtlara dayanmalıdır. Bugünkü kanıt düzeyi, robotik rehabilitasyonun bütün çocuklar için geleneksel fizyoterapiden üstün olduğunu veya onun yerine geçebileceğini söylemek için yeterli değildir. En uygun yaklaşım, bireyselleştirilmiş rehabilitasyon programı içinde robotik teknolojinin ölçülebilir hedeflere yönelik olarak kullanılması ve sonuçların düzenli değerlendirilmesidir.
KAYNAKÇA
1. Rosenbaum P, Paneth N, Leviton A, Goldstein M, Bax M, Damiano D, et al. A report: the definition and classification of cerebral palsy April 2006. Developmental Medicine & Child Neurology Supplement. 2007;109:8–14. doi:10.1111/j.1469-8749.2007.tb12610.x.
2. World Health Organization. International Classification of Functioning, Disability and Health (ICF). Geneva: WHO; 2001. https://www.who.int/standards/classifications/international-classification-of-functioning-disability-and-health
3. Elbasan B, editör. Pediatrik Fizyoterapi Rehabilitasyon. 1. baskı. İstanbul Tıp Kitabevi; 2016. ISBN: 9786054949885.
4. Palisano R, Rosenbaum P, Bartlett D, Livingston M. Gross Motor Function Classification System—Expanded & Revised (GMFCS–E&R). CanChild Centre for Childhood Disability Research; 2007. https://canchild.ca/resources/42-gmfcs-e-r/
5. Eliasson AC, Krumlinde-Sundholm L, Rösblad B, Beckung E, Arner M, Öhrvall AM, et al. The Manual Ability Classification System (MACS) for children with cerebral palsy: scale development and evidence of validity and reliability. Developmental Medicine & Child Neurology. 2006;48(7):549–554. doi:10.1017/S0012162206001162.
6. Hidecker MJ, Paneth N, Rosenbaum PL, Kent RD, Lillie J, Eulenberg JB, et al. Developing and validating the Communication Function Classification System for individuals with cerebral palsy. Developmental Medicine & Child Neurology. 2011;53(8):704–710. doi:10.1111/j.1469-8749.2011.03996.x.
7. Sellers D, Mandy A, Pennington L, Hankins M, Morris C. Development and reliability of a system to classify the eating and drinking ability of people with cerebral palsy. Developmental Medicine & Child Neurology. 2014;56(3):245–251. doi:10.1111/dmcn.12352.
8. Russell DJ, Rosenbaum PL, Avery LM, Lane M. Gross Motor Function Measure (GMFM-66 & GMFM-88) User’s Manual. London: Mac Keith Press; 2002. ISBN: 9781898683292.
9. Louwers A, Beelen A, Holmefur M, Krumlinde-Sundholm L. Development of the Assisting Hand Assessment for adolescents (Ad-AHA) and validation of the AHA from 18 months to 18 years. Developmental Medicine & Child Neurology. 2016;58(12):1303–1309. doi:10.1111/dmcn.13168.
10. Lim JH, Kang EY, Park SJ, Kim BG. Effects of robot rehabilitation on the motor function and gait in children with cerebral palsy: a systematic review and meta-analysis. Journal of Exercise Rehabilitation. 2024;20(3):92–99. doi:10.12965/jer.2448186.093.
11. Cardone D, Perpetuini D, Di Nicola M, Merla A, Morone G, Ciancarelli I, et al. Robot-assisted upper limb therapy for personalized rehabilitation in children with cerebral palsy: a systematic review. Frontiers in Neurology. 2025;15:1499249. doi:10.3389/fneur.2024.1499249. (Cilt 15, dergi arşivinde 2024 olarak yer almakta; makalenin yayımlanma tarihi 6 Ocak 2025’tir.)
12. Fu B, Zhou X, Fan Q, Chen Z, Zhang Y, Zhou X, et al. The efficacy of robot-assisted therapy on upper limb motor function in children with cerebral palsy: a systematic review and meta-analysis. BMC Neurology. 2026. doi:10.1186/s12883-026-05314-5. (Çevrimiçi yayımlanma: 29 Ağustos 2026; erken çevrimiçi sürüm.)
13. Wu X, Li X, Liang J, Chen Z, Zhang J, Yang X, et al. Effects of robot-assisted gait training on walking capacity and gross motor function in children with central nervous system impairments: a systematic review and meta-analysis predominantly based on cerebral palsy studies. BMC Pediatrics. 2026. doi:10.1186/s12887-026-07359-4. (Çevrimiçi yayımlanma: 10 Eylül 2026; erken çevrimiçi sürüm.)
14. Baethge C, Goldbeck-Wood S, Mertens S. SANRA—a scale for the quality assessment of narrative review articles. Research Integrity and Peer Review. 2019;4:5. doi:10.1186/s41073-019-0064-8.