Fibromiyalji, vücudun birçok bölgesinde yaygın ağrıyla seyreden kronik bir hastalıktır. Ağrıya sıklıkla yorgunluk, uyku sorunları, dikkat ve bellek güçlükleri eşlik eder. Toplumda yüzde iki ile altı arasında görülür. Kadınlarda erkeklere göre bir buçuk ile iki kat daha sık ortaya çıkar.

Fibromiyaljide ağrının kaynağı, dokularda değildir. Sağlıklı bir kişide ağrı, bir doku hasarı ya da iltihap sonucunda ortaya çıkar. Fibromiyaljisi olan kişilerde ise merkezi sinir sistemi ağrılı ve ağrısız uyaranlara karşı aşırı duyarlı hale gelir. Işık, ses ve koku gibi normalde rahatsız etmeyen uyaranlar bile bu hastalarda belirgin bir tepkiye yol açabilir. Bu duruma nosiplastik ağrı denir. Yani ağrı, periferik bir hasardan değil, merkezi sinir sisteminin ağrı sinyallerini işleme biçiminden kaynaklanır.

Beyin görüntüleme çalışmaları bu değişiklikleri ortaya koymuştur. Fibromiyaljisi olan hastalarda beyinde gri madde kaybı saptanmıştır, bu kayıp özellikle ön singulat korteks ve prefrontal korteks bölgelerinde belirgindir. Ağrı işlemesinde rol oynayan beyin bölgeleri arasındaki bağlantı örüntüsü de değişmiştir. Bu bulgular, ölçülebilir bir biyolojik temeli olduğunu göstermektedir.

Genetik yatkınlık da rol oynar. Fibromiyaljisi olan bir kişinin birinci derece akrabalarında hastalık görülme riski, genel topluma göre yaklaşık on üç kat daha yüksektir. Kesin bir gen henüz tanımlanmamıştır, ancak ağrı algısıyla ilgili birkaç gen bölgesi araştırmalarda öne çıkmıştır.

Fibromiyaljinin temel belirtisi en az üç ay süren yaygın ağrıdır. Hastalar bu ağrıyı genellikle "her yerim ağrıyor" ya da "sürekli grip olmuş gibiyim" şeklinde tarif eder. Ağrıya yorgunluk eşlik eder, hafif aktivite bile yorgunluğu artırabilir, uzun süre hareketsiz kalmak da aynı etkiyi yapabilir. Uyku genellikle yüzeysel ve dinlendirici değildir. Dikkat toplamakta ve hızlı düşünmeyi gerektiren işlerde zorlanma sık görülür. Hastaların üçte biri ile yarısı arasında depresyon ya da anksiyete eşlik eder. Gerilim tipi baş ağrısı, huzursuz bağırsak sendromu, mide yanması gibi başka şikayetler de sıklıkla birlikte görülür.

Tanı klinik olarak konur. Belirli bir kan testi ya da görüntüleme yöntemi fibromiyaljiyi doğrudan göstermez. Yapılan tetkikler, benzer belirtiler veren başka hastalıkları dışlamak içindir. Eskiden tanı, vücuttaki on sekiz hassas noktadan en az on birinde hassasiyet aranarak konuluyordu. Bugün bu yönteme gerek kalmamıştır, tanı hastanın tarif ettiği yaygın ağrı ve eşlik eden belirtilere dayanır.

Tedavinin ilk basamağı ilaç dışı yaklaşımlardır. Hastanın eğitimi büyük önem taşır, ağrının gerçek olduğunun ve tedavi edilebilir olduğunun anlatılması gerekir. Düzenli fiziksel aktivite en güçlü kanıta sahip yöntemdir, özellikle yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük tempolu aerobik egzersizler önerilir. Egzersize yavaş başlamak gerekir, çünkü ani ve yoğun aktivite belirtileri artırabilir. Bilişsel davranışçı terapi ağrı, uyku ve ruh hali üzerinde olumlu etki gösterir. Uyku düzeninin korunması, kafein ve alkolün kısıtlanması, yatmadan önce ekran kullanımının azaltılması da önerilir.

İlaç tedavisi orta ve şiddetli belirtilerde düşünülür. Antidepresan ve gabapentinoidler kullanılabilir. Bu ilaçların etkisi sınırlıdır, hastalığı ortadan kaldırmaz. Tek ilaç yetmezse, farklı gruplardan düşük dozlu ilaçlar birlikte denenebilir.

Fibromiyalji ömür boyu süren, ancak yaşamı tehdit etmeyen bir hastalıktır. Belirtiler zamanla dalgalanma gösterir, bazı dönemlerde azalır, bazı dönemlerde artar. Hastalığın yönetiminde hekim, fizyoterapist ve ruh sağlığı uzmanının birlikte çalışması, hastanın günlük yaşamını sürdürebilmesi açısından belirleyici olur.