Yüz yaşına kadar yaşama fikri insanı heyecanlandırıyor. O yaşa nasıl ulaşacağımızı konuşuyor, hangi besinin, hangi molekülün, hangi alışkanlığın ömrümüze katkıda bulunacağını merak ediyoruz.
Benim merak ettiğim bir de o doğum gününün ertesi sabahı. Yataktan kalkabilecek miyiz? Mutfağa yürüyüp çayımızı hazırlayabilecek miyiz? Canımız istediğinde evden çıkabilecek miyiz?
Uzun yaşam arzusunun gündelik karşılığı burada belirginleşiyor. Gelecekte de kendi günümüz hakkında söz sahibi olmak istiyoruz. Bir arkadaşımıza gitmek için önce merdivenleri düşünüp vazgeçmemek, alışverişte alacağımız şeyleri taşıyabileceğimiz ağırlığa göre seçmek zorunda kalmamak. Bugün üzerinde durmadığımız bu küçük serbestlikler, ileri yaşta hayatın nasıl yaşanacağını belirleyebilir.
Yaşlanmanın hücrelerde nasıl ilerlediğini anlamak büyük bir bilimsel uğraş. Bu uğraşın değerini, elde edilen bilginin insanın yaşamına ne kattığı üzerinden de düşünmek gerekir. Bir müdahalenin laboratuvar ölçümlerini değiştirmesiyle kişinin gündelik işlerini daha rahat yapabilmesi arasında araştırılması gereken bir mesafe vardır. Uzun yaşam alanındaki bir gelişmeyi değerlendirirken, insana hangi yeteneğini ne kadar süre koruma imkânı verdiğini sormayı önemsiyorum.
Kas gücü bu soruyu somutlaştırıyor. Bir sandalyeden kalkarken, otobüse binerken, elimizdeki poşeti tezgâha kaldırırken kullandığımız gücün çoğu zaman farkında olmayız. Yaşla birlikte kas gücü ve işlevi azalabilir; hareketsizlik de bu kayba katkıda bulunur. Kişiye uygun biçimde düzenlenen direnç egzersizleri, ileri yaşta da gücü ve günlük işleri yapabilme kapasitesini geliştirebilir. Dolayısıyla yaş almış olmak, hareket yeteneğini desteklemek için başlı başına bir geç kalmışlık gerekçesi değildir.
Buradaki kazancı yalnızca kaldırılan ağırlıkla anlatmak eksik kalır. Sandalyeden daha rahat kalkabilen biri için kazanım, sofraya istediği zaman geçebilmektir. Merdivende daha az zorlanmak, ertelenen bir ziyareti mümkün kılabilir. Bir egzersizin anlamı, kişinin hayatında yapabildiklerini genişlettiği yerde büyür. Bu yüzden sağlıklı yaşlanma hedefinin herkes için aynı olması da gerekmez. Birinin önceliği uzun yürüyüşlerdir; bir başkasınınki evin içinde güvenle dolaşabilmek.
Ne var ki bu düşünceyi kolayca bir irade sınavına çevirebiliyoruz. Hareket etmenin yararını bilmek, hareket etmeyi her koşulda mümkün kılmıyor. Ağrı çeken veya düşmekten korkan bir insana yalnızca “daha çok yürü” demek, önündeki güçlüğü çözmez. Önce o güçlüğün anlaşılması gerekir. Gerektiğinde sağlık değerlendirmesiyle ve uygun destekle belirlenen bir başlangıç, kişinin sürdüremeyeceği büyük hedeflerden daha işe yarayabilir. Kuvvet ve denge çalışmasının biçimi de kişinin sağlık durumuna ve kapasitesine göre düzenlenmelidir.
Üstelik insanın yapabildikleri, yaşadığı yerle birlikte değerlendirilir. Aynı bacak gücü, asansörlü bir binada başka, dik merdivenli bir evde başka bir gündelik hayat demektir. Güvenli bir kaldırım ve dinlenilecek bir bank, dışarı çıkma kararını etkileyebilir. Sağlıklı yaşlanmanın çevreyle ilişkisi bu kadar somuttur. Bedensel kapasiteyi korumaya çalışırken o kapasitenin kullanılabildiği koşulları da gözetmek gerekir.
Kendi kapısını açabilme arzusunu, yardım almanın yenilgi sayıldığı bir anlayışa da dönüştürmemeliyiz. Hastalık veya engellilik, insanın yaşamını daha az değerli kılmaz. Hiçbir alışkanlık gelecekte bağımsız kalacağımızın garantisi değildir. İhtiyaç duyulan destek, kişinin kendi tercihleriyle yaşamasını mümkün kılabilir. Bazen bir tutunma barı, bazen bir yürüme yardımcısı, bazen de güvenilir bir insanın desteği aynı amaca hizmet eder: Kişinin gündelik hayatına katılabilmesi.
Böyle bakınca geleceğe hazırlığın ölçüsü de değişiyor. Bugünkü hareketimizin karşılığını yalnızca tartıda veya aynada aramak zorunda değiliz. Yıllar sonra sürdürmek istediğimiz bir alışkanlığı düşünmek, ona başka bir anlam verebilir. Sabah ekmeğini kendi seçmek, balkondaki bitkilere bakmak, sevdiğimiz birinin kapısını çalmak. Herkesin korumak istediği gündelik hayat biraz farklı.
Doksan yaşında kendi kapını açabilmek, benim için uzun yaşamın anlaşılır hedeflerinden biri. O kapının ardında hâlâ yapmak istediğin şeylerin bulunması da öyle. Geleceği bütünüyle yönetemeyiz; fakat o günkü kendimiz için bugün neyi korumaya çalıştığımızı daha açık seçebiliriz.