Şizofreni İçin Hastaları İnsülin Komalarına Sokuyorlardı
Şizofreni İçin Hastaları İnsülin Komalarına Sokuyorlardı
İçeriği Görüntüle

1812 yılının Boston’undayız.
Mikropların hastalıklara yol açtığı henüz kanıtlanmamıştı. Antibiyotik yoktu. Cerrahi anestezi günlük tıp pratiğinin parçası değildi. Kan grupları bilinmiyordu. Röntgen keşfedilmemişti. Organ nakli, kemoterapi, yoğun bakım ve moleküler tıp henüz geleceğin konusu bile değildi.
İşte New England Journal of Medicine’in kökleri böyle bir dünyada atıldı.
Bostonlu hekim John Collins Warren, James Jackson ve meslektaşlarının girişimiyle hazırlanan derginin ilk sayısı 1 Ocak 1812’de, The New England Journal of Medicine and Surgery, and the Collateral Branches of Science adıyla yayımlandı.
Bugünden geriye bakıldığında dikkat çekici olan şu:
Derginin tarihi, büyük ölçüde modern tıbbın tarihidir.
İlk makalenin konusu: Angina pectoris
Derginin ilk sayısının ilk makalesi:
“Remarks on Angina Pectoris.”
Ancak burada tarihsel olarak önemli bir isim ayrımı bulunuyor.
Makalenin yazarı derginin kurucularından John Collins Warren değil, onun babası John Warren idi.
John Warren’ın 1 Ocak 1812’de yayımlanan makalesi 11 sayfaydı ve göğüs ağrısı ile angina pectoris üzerine dönemin klinik gözlemlerini ele alıyordu.
Bugün genom dizileme, immünoterapi ve hassas tıbbın tartışıldığı yayın geleneğinin ilk sayfasında, iki asır önce bir hekimin hastalarının göğüs ağrısını anlamaya çalışması vardı.
NEJM’nin tarihini çarpıcı yapan da tam olarak budur.
Adı değişti, yayın geleneği devam etti
Dergi başlangıçta üç aylık olarak yayımlanıyordu.
1828 yılında yayın, Boston Medical Intelligencer ile birleşti ve Boston Medical and Surgical Journal adını aldı. Aynı dönemde haftalık yayın düzenine geçti.
1914 yılında Boston Medical and Surgical Journal, Massachusetts Medical Society’nin resmî yayın organı haline geldi.
Ardından sıra dışı bir satış gerçekleşti.
1921 yılında Massachusetts Medical Society dergiyi yalnızca bir dolar karşılığında satın aldı.
Society’nin kendi tarih anlatısında bu bir doların hiçbir zaman ödenmemiş olabileceğine ilişkin esprili bir not bile bulunuyor.
Yedi yıl sonra, 1928’de, yaklaşık bir yüzyıldır kullanılan Boston Medical and Surgical Journal adı tarihe karıştı.
Yeni adı:
The New England Journal of Medicine.
Bu isim artık tıp dünyasının en tanınmış bilimsel yayın markalarından biri olacaktı.
1846: Ameliyat masasındaki acıyı değiştiren gelişme
NEJM’nin tarihindeki en önemli yayınlardan biri, derginin henüz Boston Medical and Surgical Journal adını taşıdığı dönemde yayımlandı.
16 Ekim 1846’da, Boston’daki Massachusetts General Hospital’ın cerrahi amfitiyatrosunda diş hekimi William T.G. Morton, eter kullanarak cerrahi anestezinin tarihî halka açık gösterilerinden birini gerçekleştirdi.
Cerrah ise derginin kurucularından John Collins Warren idi.
Morton’un eter uyguladığı Gilbert Abbott adlı hastanın boyun bölgesindeki lezyona Warren tarafından cerrahi girişimde bulunuldu.
Uzun yıllar bu olay, Abbott’un boynundaki bir “tümörün çıkarılması” şeklinde anlatıldı. Ancak daha sonraki tarihsel incelemelerde özgün hastane kayıtlarının yeniden değerlendirilmesi, girişimin lezyonu tamamen çıkarmaktan çok, konjenital vasküler bir oluşumun kanlanmasını azaltmaya yönelik olduğunu gösterdi.
Bu nedenle olayın en doğru tanımı, Abbott’un boyun bölgesindeki lezyona eter anestezisi altında cerrahi girişimde bulunulmasıdır.
Gösteri, cerrahi anestezi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri haline geldi.
Yaklaşık bir ay sonra, 18 Kasım 1846’da, cerrah Henry Jacob Bigelow gelişmeyi Boston Medical and Surgical Journalda ayrıntılı biçimde yayımladı.
Makalenin başlığı:
“Insensibility during Surgical Operations Produced by Inhalation.”
Burada önemli bir tarihsel ayrım vardır:
Bu olay eterin dünyada ilk kez cerrahide kullanıldığı an değildi.
Ancak Massachusetts General Hospital’daki halka açık gösteri ve hemen ardından Bigelow’un yayımladığı ayrıntılı rapor, eter anestezisinin tıp dünyasında hızla tanınmasında son derece önemli rol oynadı.
Cerrahinin en eski sorunlarından biri olan acı, artık kaçınılmaz olmak zorunda değildi.
1934: “Bel fıtığı”nın modern tıp tarihindeki dönüm noktası
William Jason Mixter ve Joseph S. Barr, 2 Ağustos 1934’te NEJM’de yayımladıkları çalışmayla intervertebral disk rüptürü ile spinal kanal ve sinir kökü bulguları arasındaki ilişkiyi ayrıntılı biçimde ortaya koydular.
Makalenin başlığı:
“Rupture of the Intervertebral Disc with Involvement of the Spinal Canal.”
Bu çalışma, spinal disk rüptürünün modern klinik ve cerrahi anlayışının gelişmesindeki temel yayınlardan biri haline geldi.
Bugün milyonlarca insanın “bel fıtığı” olarak bildiği hastalığın modern klinik ve cerrahi yaklaşımının gelişmesinde bu makale önemli bir dönüm noktasıydı.
1948: Çocukluk çağı lösemisinde kapı açıldı
Tıp tarihinin en önemli NEJM çalışmalarından biri 3 Haziran 1948’de yayımlandı.
Patolog Sidney Farber ve arkadaşları akut lösemili beş çocuğu, folik asit antagonisti aminopterin ile tedavi ettikleri çalışmanın sonuçlarını bildirdiler.
Makalenin başlığı son derece açıktı:
“Temporary Remissions in Acute Leukemia in Children Produced by Folic Acid Antagonist, 4-Aminopteroyl-Glutamic Acid (Aminopterin).”
Çalışmada tedavi edilen beş çocukta klinik ve hematolojik yanıtlar değerlendirildi ve geçici remisyonlar bildirildi.
Bu çocukların hastalığı henüz “iyileştirilmiş” değildi.
Ancak çok önemli bir düşünce kanıtlanmaya başlamıştı:
Kanser, ilaçlarla geriletilebilirdi.
Farber ve arkadaşlarının çalışması daha sonra modern kanser kemoterapisinin gelişimine uzanan yolun temel tarihsel kilometre taşlarından biri olarak kabul edildi.
Organ naklinin gelişimi NEJM sayfalarında
yüzyılın en büyük tıbbi başarılarından biri organ nakliydi.
23 Aralık 1954’te, Boston’daki Peter Bent Brigham Hospital’da böbrek yetmezliği bulunan Richard Herrick’e, tek yumurta ikizi Ronald Herrick’ten böbrek nakledildi.
Joseph Murray, John Merrill, J. Hartwell Harrison ve çalışma arkadaşlarının gerçekleştirdiği operasyon, başarılı organ transplantasyonunun tarihindeki temel dönüm noktalarından biri oldu.
Ancak NEJM’nin tarihi anlatılırken burada önemli bir ayrıntının doğru verilmesi gerekir:
1954’te gerçekleştirilen bu tarihî naklin ayrıntılı özgün bilimsel raporu NEJM’de değil, 1956 yılında JAMA’da yayımlandı.
NEJM ise organ naklinin daha sonraki gelişiminin son derece önemli belgelerine ev sahipliği yaptı.
23 Haziran 1960’ta, Merrill, Murray ve arkadaşları tek yumurta ikizi olmayan kardeşler arasında başarılı böbrek naklini NEJM’de yayımladı.
Ardından 1963’te, Murray ve arkadaşlarının 13 hastadaki deneyimlerini aktardıkları çalışma yayımlandı:
“Prolonged Survival of Human-Kidney Homografts by Immunosuppressive Drug Therapy.”
Bu çalışma, ilaçlarla bağışıklık sisteminin baskılanmasının insan böbrek greftlerinin yaşam süresini uzatabileceğini gösteren transplantasyon tarihinin önemli raporlarından biriydi.
Böylece organ nakli, yalnızca tek yumurta ikizleri arasında uygulanabilen sıra dışı bir cerrahi başarıdan, modern tıbbın yerleşik tedavilerinden birine dönüşmeye başladı.
Tıp değiştikçe bilimsel yayıncılık da değişti
1812’de tıp dergilerinde klinik gözlemler, vaka raporları ve hekimlerin kişisel deneyimleri önemli yer tutuyordu.
Ancak 20. yüzyıl ilerledikçe tıp araştırmalarının yapısı köklü biçimde değişti.
Biyostatistik gelişti.
Kontrollü klinik araştırmalar yaygınlaştı.
Randomizasyon ve plasebo kontrolü bilimsel araştırmanın merkezine yerleşti.
Kanıta dayalı tıbbın temelleri güçlendi.
NEJM de bu dönüşümün önemli platformlarından biri oldu.
Bunun çarpıcı örneklerinden biri Physicians’ Health Study idi.
1989’da yayımlanan nihai raporda 22.071 erkek hekimi kapsayan randomize, çift kör ve plasebo kontrollü araştırmanın aspirin kolunun sonuçları açıklandı.
Aspirin kullanan grupta ilk miyokard enfarktüsü riskinin plasebo grubuna göre yüzde 44 daha düşük olduğu bildirildi.
Ancak çalışma kardiyovasküler mortalite, inme ve kanama gibi sonuçların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini de gösteriyordu.
Bu nedenle çalışma, “herkes aspirin kullanmalı” biçiminde okunabilecek basit bir sonuç değildi.
Asıl önemli olan başka bir şeydi:
Modern tıp giderek büyük, kontrollü ve istatistiksel olarak güçlü klinik araştırmalar üzerinden karar vermeye başlıyordu.
200 yıllık arşiv dijital dünyaya taşındı
NEJM’nin tarihindeki bir başka büyük dönüşüm 21. yüzyılda yaşandı.
Dergi 2010 yılında, 1812’ye kadar uzanan tarihî arşivini elektronik ortamda erişilebilir hale getirdi.
1812–1989 arasındaki koleksiyonun dijitalleştirilmesi sonucunda 8.498 sayı, 486.434 sayfa, 145.969 makale ve 75.649 görsel elektronik arşive aktarıldı.
Bazı eski sayıların fiziksel nüshaları derginin kendi koleksiyonunda bile bulunamadığından Harvard’daki Countway Library’nin tarihî koleksiyonlarından yararlanıldı.
Böylece derginin ilk makalesi olan John Warren’ın 1812 tarihli “Remarks on Angina Pectoris” yazısından itibaren tarihî sayıların dijital ortamda araştırılması mümkün hale geldi.
Bu yalnızca teknik bir dijitalleştirme projesi değildi.
Ortaya çıkan şey, aynı zamanda iki yüzyıllık tıp tarihinin devasa bir hafızasıydı.
Çünkü bu arşivde yalnızca başarılar yoktu.
Yanlış teoriler, terk edilmiş tedaviler, dönemin önyargıları ve bugün bilimsel olarak kabul edilemeyecek düşünceler de bulunuyordu.
NEJM kendi karanlık geçmişini de araştırıyor
İki yüzyıllık bir tıp arşivi yalnızca bilimsel ilerlemenin tarihi değildir.
Tıp tarihinde ırk, kölelik, cinsiyet, engellilik, psikiyatri ve toplumsal farklılıklar hakkında bugün kabul edilemez görülen birçok yaklaşım bilimsel yayınlarda yer buldu.
NEJM bu geçmişle yüzleşmek amacıyla 2023 yılında “Historical Injustices in Medicine and the Journal” başlıklı kapsamlı bir tarihsel inceleme süreci başlattı.
Derginin editörleri, NEJM’nin ve diğer tıp kurumlarının geçmişte insanların ırkı, etnik kökeni, dini, cinsiyeti ve fiziksel ya da zihinsel özellikleri üzerinden kötü muameleleri haklılaştıran veya destekleyen düşüncelerin yayılmasına katkıda bulunduğunu açıkça kabul etti.
Bağımsız tarihçiler daha sonra derginin arşivini kölelikten öjeniye, Yerli halklara yönelik yaklaşımlardan ırksal eşitsizliklere kadar farklı başlıklar altında incelemeye başladı.
Bu nedenle NEJM arşivi yalnızca:
“Tıp ne kadar ilerledi?”
sorusuna cevap vermiyor.
Aynı zamanda çok daha rahatsız edici ama gerekli bir soruyu da gündeme getiriyor:
“Tıp nerelerde yanıldı?”
1812’de birkaç hekim, bugün küresel bir bilim platformu
NEJM bugün hâlâ Massachusetts Medical Society tarafından yayımlanıyor.
Derginin baş editörlüğünü Eric J. Rubin yürütüyor ve yayın haftalık olarak devam ediyor.
NEJM’nin güncel kurumsal verilerine göre dergi yılda 16.000’den fazla araştırma ve diğer türde çalışma başvurusu alıyor.
Özgün araştırma başvurularının yaklaşık yüzde 5’i yayımlanıyor ve araştırma başvurularının önemli bir bölümü ABD dışından geliyor.
Clarivate Journal Citation Reports’un 2026’da açıkladığı verilere göre NEJM’nin 2025 Journal Impact Factor değeri 84,5.
Ancak NEJM’nin önemini yalnızca etki faktörüyle açıklamak eksik kalır.
Asıl değer, 1812’deki bir angina pectoris makalesinden başlayıp anesteziye, disk cerrahisine, lösemi tedavisine, organ nakline ve büyük randomize klinik araştırmalara uzanan kesintisiz bilimsel hafızasında yatıyor.
Aynı dergi, bambaşka bir tıp
1812’de bir hasta ameliyat masasına yatırıldığında modern anestezi yoktu.
Enfeksiyon hastalıklarının mikrobiyolojik temeli henüz anlaşılmamıştı.
Lösemi neredeyse kaçınılmaz biçimde ölümcül bir hastalıktı.
Organ nakli düşünülemiyordu.
Genlerin moleküler yapısı bilinmiyordu.
Modern yoğun bakım yoktu.
Bugün ise aynı yayın geleneğinin sayfalarında gen tedavileri, immünoterapiler, hassas tıp, yapay zekâ, yeni biyolojik ilaçlar ve moleküler hedefli tedaviler tartışılıyor.
Bu nedenle New England Journal of Medicine yalnızca dünyanın en tanınmış tıp dergilerinden biri değildir.
Aynı zamanda 19. yüzyıl hekimliğinden 21. yüzyıl tıbbına uzanan 214 yıllık dev bir zaman kapsülüdür.
Ve belki de arşivin verdiği en güçlü mesaj şudur:
Bugün kesin doğru olduğuna inandığımız bazı tıbbi bilgiler de bir gün tıp tarihinin konusu olacaktır.
Kaynaklar
New England Journal of Medicine — Remarks on Angina Pectoris, John Warren, 1812.
New England Journal of Medicine — The Journal from 1812 to 1989 at NEJM.org, 2010.
New England Journal of Medicine — About NEJM.
Massachusetts Medical Society — The New England Journal of Medicine and the Massachusetts Medical Society.
Massachusetts Medical Society — Kurumsal tarih kayıtları.
Henry Jacob Bigelow — Insensibility during Surgical Operations Produced by Inhalation, Boston Medical and Surgical Journal, 1846.
William Jason Mixter, Joseph S. Barr — Rupture of the Intervertebral Disc with Involvement of the Spinal Canal, NEJM, 1934.
Sidney Farber ve ark. — Temporary Remissions in Acute Leukemia in Children Produced by Folic Acid Antagonist, NEJM, 1948.
John P. Merrill, Joseph E. Murray, J. Hartwell Harrison ve ark. — Successful Homotransplantation of the Human Kidney Between Identical Twins, JAMA, 1956.
John P. Merrill, Joseph E. Murray ve ark. — Successful Homotransplantation of the Kidney between Nonidentical Twins, NEJM, 1960.
Joseph E. Murray ve ark. — Prolonged Survival of Human-Kidney Homografts by Immunosuppressive Drug Therapy, NEJM, 1963.
Physicians’ Health Study Research Group — Final Report on the Aspirin Component of the Ongoing Physicians’ Health Study, NEJM, 1989.
Eric J. Rubin ve ark. — Recognizing Historical Injustices in Medicine and the Journal, NEJM, 2023.