Yüzü Daha Hızlı Yaşlandıran 7 Alışkanlık: Her Gün Yapıyor Olabilirsiniz

Yaş ilerledikçe yüzde ince çizgilerin oluşması, cildin incelmesi, kuruması ve yüzün gençlik dönemindeki dolgunluğunu bir miktar kaybetmesi doğal yaşlanma sürecinin parçalarıdır.

Ancak aynaya baktığımızda gördüğümüz değişikliklerin tamamı yalnızca doğum tarihimizle açıklanmıyor.

Genetik özelliklerin yanı sıra güneş ışınları, sigara, beslenme, uyku ve cilde nasıl davrandığımız da görünüm üzerinde etkili olabiliyor. Dermatolojide çevresel ve yaşam tarzıyla ilişkili bu süreçler “dışsal yaşlanma” kapsamında değerlendiriliyor.

Üstelik bunların önemli bir bölümünü değiştirmek mümkün.

Peki yüzün daha erken yaşlanmasına katkıda bulunabilecek alışkanlıklar hangileri?

  1. GÜNEŞTEN KORUNMAMAK

Listenin en önemli maddelerinden biri güneş.

Ultraviyole ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmak ciltte “foto-yaşlanma” olarak bilinen sürece neden olabiliyor.

Zaman içinde kırışıklıklar, lekeler, cilt tonunda düzensizlik ve elastikiyet kaybı gibi değişiklikler ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle güneş koruması yalnızca yaz tatilinde yapılması gereken bir uygulama olarak görülmemeli.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, dışarı çıkarken geniş spektrumlu, suya dayanıklı ve en az SPF 30 güneş koruyucu kullanılmasını; bunun gölge, uygun giysiler, şapka ve güneş gözlüğü gibi diğer korunma yöntemleriyle desteklenmesini öneriyor.

Solaryum da güvenli bir alternatif değil. Bronzlaşmaya neden olan ultraviyole maruziyeti cilt yaşlanmasını hızlandırabiliyor.

  1. SİGARA İÇMEK

Sigaranın etkileri yalnızca akciğerlerle sınırlı değil.

Tütün dumanına maruziyet ile erken cilt yaşlanması ve kırışıklıklar arasında ilişki bulunduğunu gösteren araştırmalar bulunuyor.

Uzun süre sigara kullanan kişilerde donuk ve kuru görünüm, elastikiyet kaybı ve özellikle ağız çevresinde belirginleşen çizgiler görülebiliyor.

Araştırmalarda sigara kullanım miktarı arttıkça kırışıklıklarla ilişkinin de güçlendiği gösterildi.

Güneş ve sigaranın birlikte bulunması ise cilt açısından özellikle olumsuz bir kombinasyon oluşturabiliyor.

  1. CİLDİ SÜREKLİ OVMAK VE SERT TEMİZLEMEK

“Ne kadar sert temizlersem cildim o kadar temiz olur” düşüncesi doğru değil.

Cildi sürekli ovalamak, sert temizleyiciler kullanmak veya tahrişe neden olan ürünleri üst üste uygulamak cildin koruyucu bariyerini zorlayabilir.

Özellikle yüz yıkandıktan sonra sürekli yanıyor, batıyor, geriliyor veya kızarıyorsa kullanılan ürünlerin ve bakım rutininin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Dermatologlar yüzün ılık su ve nazik bir temizleyiciyle temizlenmesini ve sert biçimde ovalanmamasını öneriyor.

Daha fazla ürün kullanmak da her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez.

  1. CİLDİ SÜREKLİ KURU BIRAKMAK

Yaş ilerledikçe cildin kuruması daha belirgin hale gelebilir.

Kuruluk, ince çizgilerin daha görünür olmasına yol açabilir ve cildin daha mat görünmesine neden olabilir.

Nemlendiriciler ciltteki suyun tutulmasına yardımcı olur. Bu nedenle düzenli nemlendirme, özellikle kuru ve olgun ciltlerde basit ama önemli bir bakım adımıdır.

Burada önemli olan pahalı bir ürün kullanmak değil, kişinin cilt tipine uygun ve tahrişe neden olmayan bir bakım rutini oluşturmaktır.

  1. YETERSİZ VE KALİTESİZ UYKU

“Güzellik uykusu” ifadesinin tamamen temelsiz olduğu söylenemez.

Son yıllarda yaşam tarzı ile cilt yaşlanmasını inceleyen bilimsel çalışmalar, kötü uyku kalitesinin cilt bariyerinin toparlanması ve görünür yaşlanma belirtileriyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.

Ancak uyku ile kırışıklıklar arasındaki ilişkiyi abartmamak gerekiyor. Tek başına birkaç gece az uyumak yüzü aniden yaşlandırmaz.

Asıl önemli olan uzun dönemde sağlıklı uyku düzeninin genel sağlıkla birlikte cilt sağlığının da parçalarından biri olmasıdır.

Uyku pozisyonu konusunda da ilginç bir ayrıntı var. Yıllarca sürekli yan veya yüzüstü uyumak bazı kişilerde yüzde ve göğüs bölgesinde “uyku çizgilerinin” oluşumuna katkıda bulunabilir. Bununla birlikte yüz yaşlanmasını yalnızca uyku pozisyonuna bağlamak doğru değildir.

  1. ŞEKER VE RAFİNE KARBONHİDRATLARI AŞIRI TÜKETMEK

Cildin görünümü ile beslenme arasında da ilişki bulunuyor.

Sebze, meyve, yeterli protein ve sağlıklı yağları içeren dengeli bir beslenme düzeni genel cilt sağlığını destekleyebilir.

Sık Kirpik Uzatma Yaptıranlarda Göz Kuruluğu ve Bez Değişiklikleri
Sık Kirpik Uzatma Yaptıranlarda Göz Kuruluğu ve Bez Değişiklikleri
İçeriği Görüntüle

Buna karşılık yüksek miktarda şeker ve rafine karbonhidrat içeren beslenme düzenlerinin yaşlanmayla ilişkili biyolojik süreçleri olumsuz etkileyebileceğine dair bulgular bulunuyor.

Ancak buradan “bir dilim tatlı kırışıklık yapar” sonucu çıkarılmamalı.

Cilt sağlığı açısından tek bir yiyeceğe odaklanmak yerine uzun dönemli beslenme düzenine bakmak daha doğru.

  1. HER SORUNU YENİ BİR KOZMETİK ÜRÜNLE ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK

Retinol, C vitamini, asitler, peelingler, serumlar…

Cilt bakımında seçeneklerin artması bazen gereğinden fazla ürün kullanımına yol açabiliyor.

Özellikle birden fazla aktif içeriğin bilinçsizce bir araya getirilmesi kızarıklık, kuruluk ve tahrişe neden olabilir.

Bir ürünün sürüldüğünde daha fazla yanması, mutlaka daha fazla işe yaradığı anlamına gelmez.

Amerikan Dermatoloji Akademisi de tahriş oluşturan cilt bakım ürünlerinin cildin daha yaşlı görünmesine yol açabileceğine dikkat çekiyor. Reçeteli bazı dermatolojik tedavilerde başlangıçta irritasyon görülebileceği için bunlar ayrı değerlendirilmelidir.

PAHALI KREMDEN ÖNCE TEMEL ALIŞKANLIKLAR

Yaşlanmayı tamamen durdurabilecek bir krem, besin veya estetik işlem bulunmuyor.

Cilt yaşlanmasının bir bölümü genetik ve doğal biyolojik süreçlerden kaynaklanıyor.

Ancak dışsal yaşlanmanın bazı nedenleri değiştirilebilir.

Güneşten düzenli korunmak, sigaradan uzak durmak, cildi tahriş etmeden temizlemek, gerektiğinde nemlendirmek, dengeli beslenmek ve yeterli uyumak çoğu insan için karmaşık “anti-aging” rutinlerinden önce gelen temel adımlar.

Özellikle güneşten korunma burada ayrı bir öneme sahip. Çünkü UV maruziyeti yalnızca kozmetik bir mesele değil; aynı zamanda cilt kanseri riskini de artırıyor.

Ciltte aniden ortaya çıkan renk değişikliği, iyileşmeyen yara, kanayan veya hızla değişen ben, açıklanamayan yoğun kaşıntı ya da başka yeni bir değişiklik varsa bunu “yaşlanma belirtisi” olarak kabul etmek yerine dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tıbbi değerlendirme veya tedavi önerisi yerine geçmez. Cilt hastalığı bulunanların ve reçeteli dermatolojik ürün kullananların bakım rutinlerindeki değişiklikleri hekimleriyle değerlendirmeleri uygun olur.

KAYNAKLAR

American Academy of Dermatology Association — 11 Ways to Reduce Premature Skin Aging

American Academy of Dermatology Association — Skin Care in Your 40s and 50s

American Academy of Dermatology Association — How Dermatologists Treat Sun-Damaged Skin

American Academy of Dermatology Association — Wrinkle Remedies

Journal of the American Academy of Dermatology — Aging and Photoaging

British Journal of Dermatology — Skin Aging Induced by Ultraviolet Exposure and Tobacco Smoking

Clinical and Experimental Dermatology — Defining Skin Aging and Its Risk Factors: A Systematic Review and Meta-analysis