MİDE KORUYUCU İLACI BIRAKINCA REFLÜ NEDEN ARTAR?

“Mide koruyucu” olarak bilinen ilaçlar dünyada en sık kullanılan ilaç gruplarından biri.

Pantoprazol, omeprazol, esomeprazol, lansoprazol ve rabeprazol bu grubun yaygın örnekleri arasında.

Tıbbi isimleri proton pompa inhibitörleri, yani PPI.

Bu ilaçlar mide asidi üretimini güçlü biçimde azaltıyor.

Reflü hastalığı, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri, Helicobacter pylori tedavisinin bazı şemaları ve gastrointestinal kanama riski bulunan belirli hastalarda önemli yarar sağlayabiliyor.

Ancak PPI kullanan birçok kişinin aklında aynı sorular var:

Mide koruyucu ne kadar süre kullanılmalı?

Telefonunuz Bu Numaradan Çalabilir: Gebe ve Lohusalar İçin RİTAS Başladı
Telefonunuz Bu Numaradan Çalabilir: Gebe ve Lohusalar İçin RİTAS Başladı
İçeriği Görüntüle

Yıllarca kullanmak zararlı mı?

İlaç bırakıldığında mide yanması neden yeniden başlıyor?

Ve en önemlisi, mide koruyucuyu kendi kendine bırakmak doğru mu?

Yanıt herkes için aynı değil.

PPI NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?

Mide, yiyeceklerin sindirimine yardımcı olmak için asit üretir.

Proton pompa inhibitörleri mide hücrelerindeki asit üretiminin son aşamasında görev alan proton pompalarını baskılayarak mide asidini azaltır.

Bu güçlü asit baskılayıcı etki özellikle gastroözofageal reflü hastalığında yemek borusunun iyileşmesine ve yakınmaların azalmasına yardımcı olabilir.

Ancak “mide koruyucu” ifadesi bazen yanlış anlaşılabiliyor.

PPI'lar herkesin midesini genel olarak korumak amacıyla kullanması gereken vitamin benzeri ilaçlar değildir.

Belirli tıbbi endikasyonları bulunan tedavilerdir.

REFLÜ İÇİN PPI NE KADAR SÜRE KULLANILIR?

Reflü hastalığında tedavi süresi kişinin hastalığının şiddetine ve yemek borusunda hasar bulunup bulunmadığına göre değişir.

American College of Gastroenterology, alarm belirtisi bulunmayan tipik mide yanması ve regürjitasyon yakınmalarında genellikle yaklaşık 8 haftalık PPI tedavisinin değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Belirtiler kontrol altına alındıktan sonra her hastanın ömür boyu aynı dozda tedaviye devam etmesi gerekmeyebilir.

Bazı kişilerde ilaç kesilebilir.

Bazılarında ihtiyaç halinde kullanım düşünülebilir.

Bazılarında ise en düşük etkili dozla uzun süreli tedavi gerekebilir.

Dolayısıyla “PPI en fazla 8 hafta kullanılabilir” demek de doğru değildir.

Sekiz hafta birçok reflü hastasında başlangıç tedavisinin tipik süresidir; belirli hastalıklarda uzun süreli kullanım tıbben gerekli olabilir.

KİMLERDE UZUN SÜRELİ KULLANIM GEREKEBİLİR?

PPI tedavisinin kesilmesi herkes için uygun değildir.

Örneğin ciddi eroziv özofajiti bulunan kişilerde uzun süreli asit baskılayıcı tedavi gerekebilir.

Barrett özofagusu bulunan bazı hastalarda da tedavinin devamı uygun olabilir.

Peptik darlık, özofagus ülseri veya yüksek gastrointestinal kanama riski bulunan kişilerde PPI'nın bırakılması farklı değerlendirilir.

Aspirin, antikoagülan veya bazı ağrı kesici ilaçları kullanan ve gastrointestinal kanama açısından yüksek risk taşıyan belirli hastalarda da PPI korumasının sürdürülmesi gerekebilir.

Bu nedenle yıllardır PPI kullanan bir kişinin ilk sorusu “Bu ilaç zararlı mı?” değil, “Bu ilacı hangi nedenle kullanıyorum ve bu neden hâlâ devam ediyor mu?” olmalı.

AGA da kronik PPI kullanan hastaların tedavi endikasyonunun düzenli olarak gözden geçirilmesini öneriyor.

MİDE KORUYUCUYU BIRAKINCA NEDEN MİDE YANMASI ARTABİLİR?

Uzun süre PPI kullandıktan sonra ilacı bırakan bazı kişilerde mide yanması, ekşime veya reflü yakınmaları ortaya çıkabilir.

Bunun nedenlerinden biri rebound asit hipersekresyonudur.

Türkçede kabaca “geri tepme şeklinde asit artışı” olarak açıklanabilir.

PPI kullanılırken mide asidi güçlü biçimde baskılanır.

Vücut buna karşı gastrin gibi asit üretimini düzenleyen mekanizmalarda değişiklikler geliştirebilir.

İlaç kesildiğinde bu sistem hemen eski dengesine dönmeyebilir.

Bir süre için mide asidi üretimi başlangıç düzeyinin üzerine çıkabilir.

Sonuç olarak daha önce belirgin şikâyeti olmayan kişi bile geçici mide yanması yaşayabilir.

BU, REFLÜNÜN KÖTÜLEŞTİĞİ ANLAMINA MI GELİR?

Her zaman değil.

İlaç kesildikten sonra ortaya çıkan belirtilerin bir bölümü geçici rebound asit artışından kaynaklanabilir.

Bu nedenle ilacı bıraktıktan birkaç gün sonra şikâyetin ortaya çıkması otomatik olarak “hastalığım geri döndü, ömür boyu ilaç kullanmalıyım” anlamına gelmez.

Ancak bunun tersi de doğru değildir.

Her yakınmayı rebound kabul edip gerçek reflü hastalığını gözden kaçırmak da doğru olmaz.

Belirtilerin süresi, şiddeti, kişinin önceki tanısı ve PPI'nın neden kullanıldığı birlikte değerlendirilmelidir.

PPI BİRDEN Mİ BIRAKILMALI, KADEMELİ Mİ?

Bu konuda herkese uygulanabilecek tek bir yöntem yok.

AGA'nın klinik uygulama güncellemesine göre uygun hastalarda hem dozun kademeli azaltılması hem de ilacın doğrudan kesilmesi düşünülebilir.

Bazı hekimler uzun süreli ve yüksek doz kullanımından sonra dozu azaltmayı veya günde iki dozdan tek doza geçmeyi tercih edebilir.

Geçici yakınmalar sırasında antasitler veya H2 reseptör antagonistleri gibi başka tedaviler belirli hastalarda değerlendirilebilir.

Ancak kişinin kullandığı PPI'yı nasıl bırakacağı kendi tıbbi durumuna göre planlanmalıdır.

Özellikle ciddi özofajit, Barrett özofagusu veya gastrointestinal kanama riski nedeniyle ilaç kullanan kişiler tedaviyi kendi başına kesmemeli.

MİDE KORUYUCULAR BÖBREĞİ BOZAR MI?

PPI'larla ilgili internette çok sayıda korkutucu iddia bulunuyor.

Böbrek hastalığı bunlardan biri.

Bazı gözlemsel araştırmalarda uzun süreli PPI kullanımı ile kronik böbrek hastalığı arasında ilişki bildirilmiştir.

Ayrıca PPI'lar nadiren akut interstisyel nefrit adı verilen ciddi bir böbrek reaksiyonuna neden olabilir.

Ancak gözlemsel çalışmalarda iki durumun birlikte görülmesi PPI'nın doğrudan kronik böbrek hastalığına neden olduğunu kanıtlamaz.

PPI kullanan kişiler yaş, eşlik eden hastalıklar ve kullanılan diğer ilaçlar açısından kullanmayanlardan farklı olabilir.

Bu nedenle riskler değerlendirilirken “ilişki” ile “nedensellik” birbirinden ayrılmalıdır.

PPI DEMANS YAPAR MI?

PPI kullanımı ile demans arasında ilişki bildiren gözlemsel çalışmalar geçmişte büyük ilgi gördü.

Ancak mevcut daha güçlü kanıtlar PPI kullanımının demansa doğrudan neden olduğunu göstermiyor.

Bu nedenle yalnızca “ileride demans olurum” korkusuyla tıbben gerekli PPI tedavisini bırakmak doğru değildir.

Bununla birlikte gereksiz bir ilacın hiçbir gerekçe olmadan yıllarca sürdürülmesi de doğru yaklaşım değildir.

Asıl hedef, doğru hastada doğru endikasyonla en uygun tedaviyi kullanmaktır.

B12 EKSİKLİĞİ YAPABİLİR Mİ?

Mide asidi bazı besinlerdeki B12 vitamininin serbestleşmesine yardımcı olur.

Uzun süreli güçlü asit baskılanması bazı kişilerde B12 emilimini etkileyebilir.

Ancak PPI kullanan herkeste B12 eksikliği gelişmez.

Rutin olarak bütün PPI kullanıcılarına sürekli B12 testi yapılması veya takviye başlanması gerektiğine ilişkin genel bir kural yoktur.

Risk faktörleri ve klinik belirtiler varsa değerlendirme kişiselleştirilir.

MAGNEZYUMU DÜŞÜREBİLİR Mİ?

Evet, nadir de olsa uzun süreli PPI kullanımında ciddi hipomagnezemi görülebilir.

FDA bu konuda güvenlik uyarısı yayımlamıştır.

Bazı olgularda yalnız magnezyum takviyesi yeterli olmayabilir ve PPI tedavisinin kesilmesi gerekebilir.

Uzun süre tedavi gören ve magnezyumu düşürebilecek başka ilaçlar kullanan kişilerde hekim laboratuvar izlemi planlayabilir.

KEMİK KIRIKLARINI ARTIRIR MI?

Bazı gözlemsel çalışmalarda özellikle yüksek doz veya uzun süreli PPI kullanımı ile kemik kırıkları arasında ilişki bildirilmiştir.

Ancak bu bulguların tamamı PPI'nın doğrudan kırığa neden olduğunu göstermiyor.

Kırık riski yaş, osteoporoz, fiziksel aktivite, beslenme ve kullanılan diğer ilaçlar gibi birçok faktörden etkileniyor.

PPI kullanan herkesin yalnızca ilaç nedeniyle rutin kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması gerektiğine ilişkin genel bir öneri bulunmuyor.

BAĞIRSAK ENFEKSİYONLARIYLA İLİŞKİSİ VAR MI?

Uzun süreli PPI kullanımına ilişkin olası riskler arasında kanıtın daha tutarlı olduğu alanlardan biri gastrointestinal enfeksiyonlardır.

Mide asidi, sindirim sistemine ulaşan bazı mikroorganizmalara karşı doğal savunmanın bir parçasıdır.

Asidin güçlü biçimde baskılanması bazı bağırsak enfeksiyonlarına yatkınlığı artırabilir.

Ancak bu risk de PPI'nın tıbben gerekli olduğu hastalarda tedaviyi otomatik olarak bırakmak için tek başına gerekçe değildir.

PPI NASIL KULLANILIR?

Birçok PPI en iyi etkiyi proton pompaları aktif hale gelmeden önce alındığında gösterir.

Bu nedenle reflü tedavisinde günde tek doz PPI çoğunlukla kahvaltıdan yaklaşık 30–60 dakika önce önerilir.

Günde iki kez kullanılması gerekiyorsa genellikle ilk doz kahvaltıdan, ikinci doz akşam yemeğinden önce planlanır.

Ancak bütün preparatların kullanım özellikleri aynı olmayabilir.

Kişi kendi ilacının prospektüsüne ve hekimin önerisine uymalıdır.

HER MİDE YANMASINDA PPI KULLANILIR MI?

Hayır.

Mide yanması ve göğüs arkasında yanma reflüyle ilişkili olabilir ancak her zaman reflüden kaynaklanmaz.

Kalp hastalıkları dahil bazı önemli durumlar benzer yakınmalara neden olabilir.

Yeni başlayan veya açıklanamayan göğüs ağrısı özellikle nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baygınlık hissi ya da kola, sırta veya çeneye yayılan rahatsızlıkla birlikteyse “reflüdür” denilerek PPI alınması ve beklenmesi doğru değildir.

Acil değerlendirme gerekebilir.

HANGİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI?

Reflü veya mide yakınmalarıyla birlikte yutma güçlüğü, ağrılı yutma, açıklanamayan kilo kaybı, gastrointestinal kanama bulguları, tekrarlayan kusma veya kansızlık gibi alarm bulguları varsa değerlendirme geciktirilmemeli.

Tedaviye rağmen devam eden veya sık tekrarlayan yakınmalar da değerlendirilmelidir.

PPI KULLANANLAR İÇİN EN ÖNEMLİ 4 SORU

Uzun süredir mide koruyucu kullanan bir kişinin şu dört sorunun cevabını bilmesi yararlı olabilir:

Bu ilaca neden başladım?

Bu kullanım nedeni hâlâ mevcut mu?

Kullandığım doz hâlâ gerekli mi?

İlacı azaltmak veya bırakmak benim için güvenli mi?

Bu soruların yanıtı kişiden kişiye değişir.

SONUÇ

PPI'lar doğru hastada son derece etkili ve önemli ilaçlardır.

Sorun PPI'ların “iyi” veya “kötü” ilaçlar olması değil; gereksiz yere kullanılıp kullanılmadığı ve gerekli olduğunda doğru dozda kullanılıp kullanılmadığıdır.

Uzun süre kullanan herkesin ilacı bırakması gerekmez.

Buna karşılık başlangıç nedeni ortadan kalkmış bir tedavinin yıllarca otomatik biçimde devam ettirilmesi de uygun olmayabilir.

İlaç kesildiğinde ortaya çıkabilen geçici rebound asit artışı ise hastaların yeniden PPI'ya başlamasının nedenlerinden biri olabilir.

Bu nedenle uzun süreli PPI tedavisinin devamı veya bırakılması, internetten edinilen korkutucu yan etki listelerine göre değil, ilacın gerçek kullanım nedeni ve kişinin gastrointestinal riskleri değerlendirilerek planlanmalıdır.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Reçeteli PPI tedavisi hekime danışılmadan kesilmemeli veya dozu değiştirilmemelidir. Özellikle ciddi özofajit, Barrett özofagusu veya gastrointestinal kanama riski bulunan kişilerde uzun süreli tedavi gerekli olabilir.

KAYNAKLAR

American Gastroenterological Association. Clinical Practice Update on De-Prescribing of Proton Pump Inhibitors. Gastroenterology.

American College of Gastroenterology. Clinical Guideline for the Diagnosis and Management of Gastroesophageal Reflux Disease.

U.S. Food and Drug Administration. Proton Pump Inhibitor Safety Communications.

National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases. Acid Reflux and GERD in Adults.