Çay veya kahveyi çok sıcak içmek, özofagusun yassı hücreli kanseri olarak bilinen belirli bir kanser türünün riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkili olabilir. Yaklaşık 1 milyon yetişkinin verilerini inceleyen geniş bir İngiltere araştırmasında, içeceklerini “çok sıcak” tercih ettiğini söyleyenlerde risk, “ılık” tercih edenlere kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek bulundu.
Ancak bu bulgu, çok sıcak içeceklerin tek başına kanser yaptığı anlamına gelmiyor. Araştırma gözlemsel nitelikteydi ve katılımcıların içecek sıcaklıkları termometreyle ölçülmedi. İnsanlardan içeceklerini “ılık”, “sıcak” veya “çok sıcak” şeklinde tanımlamaları istendi.
Yaklaşık 1 milyon kişinin verileri incelendi
International Journal of Cancer’da yayımlanan araştırmada UK Biobank ile Million Women Study adlı iki büyük kohorttan toplam 977 bin 282 kişinin verileri değerlendirildi.
Araştırmacılar katılımcıların çay ve kahve tüketim sıklıklarını, içeceklerini hangi sıcaklıkta tercih ettiklerini ve takip döneminde ortaya çıkan özofagus kanserlerini inceledi.
Takip sırasında toplam 2 bin 348 özofagus kanseri kaydedildi. Bunların 1.045’i yassı hücreli karsinom, 1.303’ü ise adenokarsinomdu.
İçecek sıcaklığı ile belirgin ilişki özellikle yassı hücreli karsinomda görüldü. Adenokarsinom için benzer ölçüde güçlü bir ilişki saptanmadı.
“Çok sıcak” tercih edenlerde risk yaklaşık üç kat yüksekti
İçeceklerini ılık tüketenlerle karşılaştırıldığında, “sıcak” içtiğini bildirenlerde özofagusun yassı hücreli kanseri riski yaklaşık 1,7 kat daha yüksekti.
“Çok sıcak” tercih edenlerde ise risk yaklaşık üç kat düzeyine çıktı.
Buradaki “üç kat” ifadesi göreceli riski anlatıyor. Bu kanser türü toplumda görece seyrek görüldüğü için, göreceli riskteki artış kişinin mutlaka kansere yakalanacağı anlamına gelmiyor.
Günde 6 veya daha fazla sıcak içecek de araştırıldı
Çalışmada yalnızca sıcaklık değil, tüketim sıklığı da değerlendirildi.
İçecek sıcaklığı hesaba katıldıktan sonra günde altı veya daha fazla sıcak içecek tüketenlerde yassı hücreli özofagus kanseri riski, günde altıdan az tüketenlere göre yüzde 71 daha yüksek bulundu.
Bu bulgu da gözlemsel bir ilişkiyi gösteriyor. Tüketim miktarının tek başına kansere yol açtığı şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
65 derece sınırı ne anlama geliyor?
Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, 65 derecenin üzerindeki içeceklerin tüketilmesini “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırıyor.
Bu değerlendirme özellikle çok yüksek sıcaklıkta tüketilen içeceklerle özofagus kanseri arasındaki uzun yıllara dayanan epidemiyolojik verilere dayanıyor.
Ancak mevcut İngiltere araştırmasında katılımcıların içecekleri gerçek zamanlı olarak ölçülmedi. Dolayısıyla araştırmadaki “çok sıcak” grubunun her içeceğinin 65 derece veya üzerinde olduğunu söylemek mümkün değil.
Bu ayrım önemli. Çalışma, kişilerin kendi bildirdiği sıcaklık tercihi ile kanser riski arasındaki ilişkiyi gösteriyor; kesin bir derece eşiğini belirlemiyor.
Neden sıcaklık risk oluşturabilir?
Araştırmacıların üzerinde durduğu mekanizma, tekrarlayan ısı hasarı.
Aşırı sıcak sıvılar yemek borusunu döşeyen hücrelerde termal hasara yol açabilir. Bu hasarın yıllar boyunca tekrarlanmasının kronik inflamasyon ve hücresel yenilenme süreçlerini etkileyerek kansere yatkınlığı artırabileceği düşünülüyor.
Bu biyolojik açıklama makul kabul edilse de yeni çalışma mekanizmayı doğrudan test etmedi.
Çay veya kahvenin kendisi suçlu değil
Araştırmanın önemli noktalarından biri de bu.
Elde edilen bulgular, çay veya kahvenin içerdiği maddelerin kanser riskini artırdığını göstermiyor. İlişki daha çok içeceğin tüketildiği sıcaklıkla bağlantılı görünüyor.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı da daha önce yaptığı değerlendirmede risk açısından asıl dikkatin içeceğin türünden çok çok yüksek tüketim sıcaklığına yönelmesi gerektiğini belirtmişti.
Çayı ne kadar bekletmek gerekir?
Araştırma herkese uygulanabilecek kesin bir “kaç dakika bekleyin” süresi vermiyor. Bardak büyüklüğü, ortam sıcaklığı, içeceğin başlangıç sıcaklığı ve süt eklenip eklenmemesi soğuma süresini değiştiriyor.
Pratik yaklaşım, ağzı yakacak veya içmeyi rahatsız edecek kadar sıcak içecekleri hemen tüketmemek ve rahatça içilebilecek sıcaklığa gelmesini beklemek.
İçeceğin sıcaklığını düşürmek, kişinin değiştirebileceği basit bir alışkanlık olduğu için araştırmacılar bunu makul bir korunma yaklaşımı olarak değerlendiriyor.
“Üç kat risk” korkutucu görünse de bağlam önemli
Göreceli risk artışı tek başına kişinin gerçek hayattaki riskini anlatmaz.
Özofagusun yassı hücreli kanseri İngiltere gibi birçok Batı ülkesinde görece nadir görülüyor. Bu nedenle düşük bir başlangıç riskinin üç katına çıkması ile toplumda çok yaygın görülen bir hastalığın riskinin üç katına çıkması aynı anlama gelmez.
Ayrıca sigara ve alkol kullanımı, özellikle yassı hücreli özofagus kanseri açısından çok daha iyi bilinen risk faktörleri arasında yer alıyor.
Çalışmanın güçlü ve zayıf yönleri
Araştırmanın en önemli gücü çok büyük bir katılımcı grubunu uzun süre izlemesi ve iki geniş İngiltere kohortundan yararlanması.
Buna karşılık içecek sıcaklığının kişilerin kendi beyanına dayanması önemli bir sınırlılık. “Sıcak” veya “çok sıcak” kavramları kişiden kişiye değişebilir.
Araştırma gözlemsel olduğu için ölçülmeyen yaşam tarzı veya beslenme faktörlerinin sonuçlara katkı sağlamış olması da tamamen dışlanamaz.
Bu nedenle bulgular güçlü bir ilişki gösterse de tek başına kesin neden-sonuç kanıtı olarak değerlendirilemez.
Önceki araştırmalarla uyumlu
Çok sıcak içecekler ile özofagus kanseri arasındaki ilişki ilk kez bildirilmiyor.
Asya, Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu’da yapılan önceki araştırmalar da özellikle yaklaşık 70 derece civarında veya daha yüksek sıcaklıklarda tüketilen çay ve maté gibi içeceklerle özofagus kanseri arasında ilişki bulunduğunu göstermişti.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı bu kanıtları değerlendirerek 2016 yılında 65 derecenin üzerindeki çok sıcak içecek tüketimini Grup 2A, yani “insanlar için muhtemelen kanserojen” kategorisine aldı.
Yeni İngiltere çalışmasının önemi ise benzer ilişkinin çay ve kahvenin yaygın tüketildiği Batılı bir toplumda, çok daha büyük bir örneklemde gösterilmiş olması.
TIBBİ UYARI
Bu içerik genel sağlık bilgilendirmesi amacı taşır. Tek bir araştırmanın sonucu kişisel kanser riskini belirlemez. Yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı veya uzun süren yutma ağrısı gibi yakınmalarda sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.
KAYNAKLAR
Papier K, Gaitskell K, Floud S, Reeves GK — Hot Drinks and Oesophageal Cancer: Prospective Analyses in Around 1 Million UK Adults — International Journal of Cancer, 2026
International Agency for Research on Cancer — Cancer of the Oesophagus and Drinking Very Hot Beverages
International Agency for Research on Cancer — IARC Monographs Volume 116: Drinking Coffee, Maté and Very Hot Beverages
Cancer Research UK — New UK Study Links Hot Drink Consumption to One Type of Oesophageal Cancer
Masukume G ve arkadaşları — Very-Hot Food and Beverage Thermal Exposure and Oesophageal Squamous Cell Carcinoma Risk — British Journal of Cancer



