Subay ve astsubay adaylarının sağlık şartlarında en fazla aradığı konulardan biri astım.

“Çocukken astım hastasıydım, şimdi hiçbir şikâyetim yok.”

“Yıllardır inhaler kullanmıyorum.”

“Solunum testim normal.”

“Bir kez astım tanısı konuldu.”

“Alerjik astım subaylığa engel mi?”

Bu soruların cevabında çok önemli bir ayrıntı bulunuyor.

Astım, dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adayları açısından yalnızca genel A, B ve D dilimi sistemi üzerinden değerlendirilen sıradan bir hastalık değil.

Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 71’inci maddesinde hava yolu hastalıkları için ayrıca özel şart bulunuyor.

SUBAY VE ASTSUBAY ADAYLARINDA ASTIM KURALI NE?

Yönetmeliğin dış kaynaktan alınan subay ve astsubay adaylarını düzenleyen 71’inci maddesine göre adaylarda, hava yolu hastalıklarını içeren Hastalıklar Listesinin 47’nci maddesinin A dilimi kapsamında bir hastalık bulunmaması gerekiyor.

Bu ifade çok önemli.

Çünkü Hastalıklar Listesinin 47/A-1 fıkrasında;

bronşiyal astım,

kronik bronşit,

amfizem gibi obstrüktif tip akciğer hastalıkları,

fonksiyon bozukluğu yapmamış lokalize amfizem,

minimal bronşektazi

ve belirli düzeyde uyku apnesi

yer alıyor.

Dolayısıyla fonksiyon bozukluğu yapmayan bronşiyal astımın bile 47/A kapsamında tanımlanması, dış kaynak subay ve astsubay adayları açısından özel önem taşıyor.

ASTIM A DİLİMİNDEYSE NEDEN ENGEL OLABİLİYOR?

Normalde Hastalıklar Listesinin A diliminde bulunan bazı sağlık sorunları adayın tabi olduğu EK-D çizelgesine göre kabul edilebiliyor.

Ancak astımda ayrıca 71’inci madde devreye giriyor.

Madde 71 açık biçimde dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adaylarında 47’nci maddenin A dilimindeki hava yolu hastalıklarının bulunmamasını şart koşuyor.

Bu nedenle:

“Astımım hafif.”

“Solunum fonksiyonlarım normal.”

“Hastalığım A diliminde.”

ifadeleri tek başına adaylığın sağlık şartını karşıladığı anlamına gelmiyor.

47/A kapsamındaki mevcut bir hava yolu hastalığı dış kaynak subay ve astsubay adaylığı açısından özel olarak dışlanmış durumda.

ÇOCUKLUKTA ASTIM TANISI SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Bu soru çok daha dikkatli yanıtlanmalı.

Çocuklukta astım tanısı almış olmak ile bugün aktif bronşiyal astım hastalığının bulunması aynı şey değildir.

Yönetmelikte dış kaynak adayları açısından kullanılan temel ifade, adayda 47/A kapsamında “hastalık bulunmaması”.

Dolayısıyla geçmişte astım tanısı bulunmuş bir aday hakkında yalnızca eski tanının adına bakılarak kesin karar verilmesi doğru olmaz.

Sağlık kurulu mevcut durumu, geçmiş tıbbi kayıtları ve gerektiğinde göğüs hastalıkları değerlendirmesini birlikte ele alır.

Ancak geçmişteki astım tanısının kayıtlarda bulunması göz ardı edilecek bir bilgi de değildir.

Özellikle tekrarlayan şikâyetler, yakın dönemde inhaler tedavisi veya halen astımla uyumlu klinik bulgular varsa adayın 47’nci madde kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olabilir.

“10 YILDIR ASTIM ATAĞIM YOK” NE ANLAMA GELİYOR?

Uzun süredir şikâyet bulunmaması aday açısından önemli bir klinik bilgidir.

Ancak yönetmelikte:

“Beş yıl atak geçirmeyen kabul edilir.”

“On yıl ilaç kullanmayan kesin sağlamdır.”

şeklinde belirlenmiş özel bir süre kuralı bulunmuyor.

Dolayısıyla internette dolaşan “kaç yıl geçtiyse sorun olmaz” şeklindeki rakamsal bilgiler mevzuatın açık hükmü olarak kabul edilmemeli.

Sağlık kurulunun esas belirlemesi gereken, adayda değerlendirme sırasında 47’nci madde kapsamında bir hava yolu hastalığının bulunup bulunmadığıdır.

İNHALER KULLANMAK SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Tek başına inhaler kullanmış olmak bir hastalık tanısı değildir.

İnhaler ilaçlar;

astım,

bronş spazmı,

alerjik hava yolu yakınmaları

ve farklı solunum yolu sorunlarında reçete edilebilir.

Bu nedenle “bir kez inhaler kullandım” bilgisiyle kesin elenme sonucu çıkarılamaz.

Ancak inhalerin astım tanısıyla verilmiş olması, uzun süre kullanılması veya yakın dönemde tekrarlayan reçetelerin bulunması sağlık değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Asıl belirleyici, adayın bronşiyal astım veya 47/A kapsamındaki başka bir hava yolu hastalığına sahip olup olmadığıdır.

HALEN ASTIM İLACI KULLANAN ADAY NE OLUR?

Halen astım nedeniyle düzenli inhaler veya başka ilaç tedavisi kullanan adayda aktif hastalık bulunduğuna ilişkin güçlü klinik bir durum söz konusu olabilir.

Dış kaynak subay ve astsubay adaylarında ise 47/A kapsamındaki hava yolu hastalıklarının bulunmaması gerekiyor.

Bu nedenle aktif astım tedavisi gören aday açısından durum, çocukluğunda astım tanısı almış ancak yıllardır herhangi bir bulgusu bulunmayan adaydan farklıdır.

Adaylık amacıyla astım ilacını bırakmak ise doğru değildir.

İlaç tedavisinin azaltılması veya kesilmesi yalnızca takip eden hekimin kararıyla yapılmalıdır.

SOLUNUM FONKSİYON TESTİ NORMAL ÇIKARSA ASTIM YOK MU?

Hayır.

Astım değişken seyirli bir hava yolu hastalığıdır.

Astımlı bir kişinin şikâyetinin olmadığı dönemde yapılan standart spirometri bazı durumlarda normal olabilir.

Bu nedenle yalnızca tek bir normal solunum fonksiyon testi geçmiş veya mevcut astım tanısını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Tersine tek bir düşük değer de tek başına astım tanısı koydurmaz.

Göğüs hastalıkları uzmanı;

öykü,

muayene,

spirometri,

bronkodilatör yanıtı

ve gerekli görülen diğer incelemeleri birlikte değerlendirir.

SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ SOLUNUM TESTİNİ NASIL ELE ALIYOR?

47’nci maddede solunum fonksiyonlarının değerlendirilmesine ilişkin özel açıklama bulunuyor.

Spirometri testinin optimal şartlarda yapılması ve kişinin teste tam uyum sağlaması gerekiyor.

Test sonucu klinik ve radyolojik bulgularla uyumsuzsa bu durumun ayrıca değerlendirilmesi mümkün.

Yani sağlık kurulunun kararı yalnızca cihazdan çıkan tek bir FEV1 veya FVC değerinden ibaret değil.

ASTIMDA FONKSİYON BOZUKLUĞU VARSA NE OLUR?

Yönetmelik astımı hastalığın ağırlığına göre de ayırıyor.

Fonksiyon bozukluğu yapmamış bronşiyal astım 47/A içerisinde.

Fonksiyon bozukluğu oluşturmuş bronşiyal astım ise 47/B kapsamında değerlendiriliyor.

İleri derecede fonksiyon bozukluğu ve klinik bulgular oluşturan kronik obstrüktif tip akciğer hastalıkları ise 47/D kapsamında yer alabiliyor.

Ancak dış kaynak subay ve astsubay adayları açısından kritik nokta şu:

Daha hafif olan 47/A kapsamındaki hava yolu hastalığının bile adayda bulunmaması özel olarak şart koşulmuş durumda.

Bu nedenle yalnızca “astımım hafif” argümanı yeterli değil.

ALERJİ SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Her alerji astım değildir.

Örneğin alerjik rinit ile bronşiyal astım aynı hastalık değildir.

Polen, ev tozu veya başka alerjenlere karşı duyarlılığı bulunan bir adayın durumu yalnızca “alerjim var” ifadesi üzerinden astım kapsamında değerlendirilemez.

Alerjik hastalığın;

hangi organı etkilediği,

hava yollarında astım oluşturup oluşturmadığı,

ilaç gerektirip gerektirmediği

ve yönetmeliğin hangi maddesine karşılık geldiği önem taşır.

ALERJİK ASTIM FARKLI MI?

Astımın alerjik veya alerjik olmayan mekanizmayla ortaya çıkması, hastalığın bronşiyal astım olma niteliğini ortadan kaldırmaz.

Sağlık Yeteneği Yönetmeliği 47’nci maddede bronşiyal astımı obstrüktif tip akciğer hastalıkları içerisinde değerlendiriyor.

Dolayısıyla “benim astımım sadece alerjik” demek tek başına adaylık şartını değiştiren bir istisna değil.

ÇOCUKLUKTA ALERJİK BRONŞİT TANISI ALMAK NE OLUR?

“Alerjik bronşit”, özellikle geçmiş yıllarda çocukluk çağında farklı klinik tablolar için kullanılmış olabilen bir ifade.

Bu nedenle eski kayıttaki tanı isminin günümüzde gerçekten bronşiyal astıma karşılık gelip gelmediğinin tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekir.

Adayın kendi başına eski kayıt adını astım vardır veya yoktur şeklinde yorumlaması doğru değildir.

Sağlık kurulu gerektiğinde göğüs hastalıkları uzmanının değerlendirmesini esas alır.

E-NABIZ’DA ASTIM TANISI VARSA NE OLUR?

Sağlık değerlendirmesinde geçmiş tıbbi kayıtlar önemlidir.

Ancak geçmiş bir kayıtla bugünkü kesin sağlık durumunun aynı şey olduğu varsayılamaz.

Örneğin çocukluk döneminde konulmuş bir tanının daha sonra farklılaşmış veya tamamen geride kalmış olması mümkün.

Buna karşılık yakın dönemde tekrarlayan astım tanıları ve reçeteler bulunması da önemli bir tıbbi veri.

Bu nedenle adayın sağlık geçmişini gizlemeye çalışması yerine kayıtlarının doğru biçimde değerlendirilmesini sağlaması gerekir.

ASTIM TANISI NASIL DEĞERLENDİRİLEBİLİR?

Gerekli görülmesi halinde göğüs hastalıkları değerlendirmesinde;

şikâyet öyküsü,

gece veya egzersizle ortaya çıkan öksürük,

hırıltılı solunum,

nefes darlığı,

atak geçmişi,

ilaç kullanımı,

spirometri,

bronkodilatör sonrası değişiklikler

ve diğer klinik bulgular dikkate alınabilir.

Hangi testlerin gerekli olduğuna adayın kendisi değil, değerlendirmeyi yapan hekim karar verir.

EGZERSİZLE NEFES DARLIĞI ASTIM DEMEK Mİ?

Hayır.

Egzersiz sırasında nefes darlığı;

kondisyon eksikliği,

kansızlık,

kalp hastalıkları,

obezite,

üst solunum yolu sorunları

ve başka birçok nedenden kaynaklanabilir.

Ancak egzersizle ortaya çıkan bronş daralması astımla ilişkili olabileceği için tekrarlayan şikâyetlerin tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekir.

ASTIMI GİZLEMEK MÜMKÜN MÜ?

Adayın geçmiş hastalıklarını veya kullandığı ilaçları gizlemeye çalışması doğru değildir.

Sağlık kurulunun amacı yalnızca bir sınav aşamasını tamamlamak değil, adayın askerî görev koşullarında sağlık açısından güvenli olup olmadığını belirlemektir.

Subay ve Astsubaylıkta Skolyoz, Düz Tabanlık ve Ortopedik Hastalıklar Engel mi?
Subay ve Astsubaylıkta Skolyoz, Düz Tabanlık ve Ortopedik Hastalıklar Engel mi?
İçeriği Görüntüle

Mevcut hastalığın gizlenmesi adayın kendi sağlığı açısından da risk oluşturabilir.

Özellikle yoğun egzersiz, soğuk hava, toz, duman veya başka çevresel etkenler astım yakınmalarını tetikleyebilir.

MSÜ ÖĞRENCİ ADAYI İLE DIŞ KAYNAK SUBAY ADAYI AYNI MI?

Hayır.

Bu seride dış kaynaktan alınacak muvazzaf veya sözleşmeli subay ve astsubay adaylarını ele alıyoruz.

Askerî öğrenci adaylarının sağlık şartları yönetmeliğin farklı maddeleri üzerinden değerlendirilebildiği için internette MSÜ öğrencileriyle ilgili görülen bir sağlık kuralı doğrudan dış kaynak subay veya astsubay alımına uygulanmamalı.

Aynı şekilde görevdeki subay ve astsubaylar için uygulanan sınıflandırma kuralları da ilk kez mesleğe girecek adaylarla birebir aynı değil.

EN KRİTİK KURAL NE?

Astım konusunda diğer birçok sağlık başlığından farklı olarak doğrudan Madde 71’e bakmak gerekiyor.

Dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adaylarında;

Hastalıklar Listesinin 47’nci maddesinin A dilimindeki hava yolu hastalıklarının bulunmaması şart.

Bronşiyal astım ise 47/A-1’de açık şekilde sayılıyor.

Bu nedenle mevcut bronşiyal astım, fonksiyon bozukluğu yapmıyor olsa bile dış kaynak subay ve astsubay adaylığı açısından kritik bir sağlık engeli oluşturuyor.

KISA CEVAPLAR

Astım subaylığa engel mi?

Mevcut bronşiyal astım 47/A kapsamındadır ve Madde 71 dış kaynak subay ve astsubay adaylarında bu kapsamda hastalık bulunmamasını şart koşar.

Hafif astım engel mi?

Fonksiyon bozukluğu yapmayan bronşiyal astım da 47/A-1 içinde sayılıyor.

Çocukluk astımı engel mi?

Yalnızca eski tanı adına bakılarak kesin karar verilemez. Adayda bugün 47/A kapsamında hastalık bulunup bulunmadığı yetkili sağlık kurulu tarafından değerlendirilir.

İnhaler kullanmak engel mi?

İnhaler kullanımı tek başına tanı değildir. İlacın hangi hastalık için ve ne zaman kullanıldığı önemlidir.

Solunum testi normal çıkarsa kesin geçilir mi?

Hayır. Tek bir normal spirometri sonucu tek başına astımın bulunmadığını kanıtlamaz.

Alerji engel mi?

Her alerji astım değildir. Alerjik hastalığın türü ve yönetmelikteki karşılığı ayrıca değerlendirilir.

Alerjik astım engel mi?

Bronşiyal astım olması nedeniyle 47’nci madde kapsamındaki değerlendirmeye tabidir.

SONUÇ

Subay ve astsubay adaylarında astım değerlendirmesinin temel noktası hastalığın yalnızca ağır olup olmadığı değil, adayda 47/A kapsamında bir hava yolu hastalığının bulunup bulunmadığıdır.

Bu nedenle geçmişte astım tanısı bulunan adaylar açısından en kritik soru:

“Bir zamanlar astım tanısı aldım mı?”

değil;

“Yetkili sağlık değerlendirmesinde halen bronşiyal astım veya 47/A kapsamındaki başka bir hava yolu hastalığım var mı?”

sorusudur.

Kesin karar kişinin kendi yorumu, internet üzerindeki örnekler veya tek bir test sonucu üzerinden değil, yürürlükteki yönetmelik ve yetkili sağlık kurulunun değerlendirmesiyle verilir.

TIBBİ VE İDARİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Astım tedavisi adaylık amacıyla kesilmemeli veya değiştirilmemelidir. Nefes darlığı, hırıltı, gece öksürüğü veya egzersizle solunum sıkıntısı bulunan kişilerin göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerekir. Subay ve astsubay adaylığı açısından bağlayıcı olan yürürlükteki Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve yetkili sağlık kurulunun kararıdır.

KAYNAKLAR

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği.

Millî Savunma Bakanlığı Personel Temin Sistemi – Hukuki Mevzuat.