Subay ve astsubay adaylarında göz ve boy-kilo şartlarından sonra en fazla soru işareti oluşturan alan ortopedi.
“Skolyozum var, subay olabilir miyim?”
“Düz tabanlık kaç dereceye kadar kabul ediliyor?”
“Menisküs ameliyatı oldum, astsubay olabilir miyim?”
“Ön çapraz bağ ameliyatı kesin elenme nedeni mi?”
Bu soruların tamamında aynı hata yapılıyor: Tek başına hastalığın adına bakılarak sonuç çıkarılıyor.
Oysa Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde hastalığın derecesi kadar hangi madde ve fıkra kapsamında değerlendirildiği ve Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesindeki karşılığı önem taşıyor.
SKOLYOZ SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Her omurga eğriliği otomatik olarak subay veya astsubay olmaya engel değil.
Burada özellikle dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adayları açısından önemli bir rakam bulunuyor:
10 derece.
Yönetmeliğin Hastalıklar Listesinin 63'üncü maddesindeki özel açıklamaya göre dış kaynaktan alınan subay ve astsubay adaylarında, ayakta çekilen ön-arka omurga grafisinde 10 derecenin altında kalan eğrilikler adaylığa engel teşkil etmiyor.
Başka bir ifadeyle:
9 dereceye kadar olan bir eğrilik bu özel hüküm kapsamında engel kabul edilmiyor.
Ancak burada “10 derece dahil” denilmiyor.
Metin açık biçimde 10 derece hariç olmak üzere 10 derecenin altındaki eğrilikleri kapsıyor.
10 DERECE SKOLYOZ ENGEL Mİ?
Bu nokta özellikle önemli.
Dış kaynak subay ve astsubay adayları için getirilen “engel teşkil etmez” istisnası 10 derecenin altında sona eriyor.
10 derece ve üzerindeki bir eğrilikte artık bu özel sağlam kabul hükmünden yararlanılamıyor.
Durum Hastalıklar Listesinin ilgili fıkrası ve EK-D'deki aday değerlendirme sütunu üzerinden karara bağlanıyor.
Dolayısıyla “10 derece de kabul edilir” şeklindeki yaygın bilgi dış kaynak subay ve astsubay adayları açısından doğru değil.
5 DERECE SKOLYOZ SINIRI NEREDEN GELİYOR?
İnternette sıkça “askeriyede skolyoz sınırı 5 derece” bilgisi görülüyor.
Ancak bu rakam bütün adayları kapsamıyor.
Yönetmelikte 5 dereceye kadar olan eğriliklerle ilgili hüküm öğrenci adayları için ayrıca düzenlenmiş durumda.
Dış kaynaktan alınacak subay ve astsubaylarda ise özel olarak 10 derecenin altındaki eğriliklerin engel olmadığı belirtiliyor.
Bu nedenle MSÜ öğrenci adaylığı ile üniversite mezunları arasından yapılan dış kaynak subay veya astsubay alımının sağlık şartlarını birbirine karıştırmamak gerekiyor.
SKOLYOZ NASIL ÖLÇÜLÜYOR?
Omurga eğriliği yalnızca kişinin sırtına bakılarak değerlendirilmez.
Yönetmelik ayakta çekilen ön-arka omurga grafisini esas alıyor.
Eğriliğin derecesinin belirlenmesinde radyolojik ölçüm yapılıyor.
Adayın daha önce özel bir hastanede yaptırdığı ölçüm fikir verebilir ancak personel temini açısından belirleyici olan yetkili sağlık kuruluşunun değerlendirmesidir.
İLERİ SKOLYOZDA NE OLUYOR?
Yönetmelik daha ileri omurga deformitelerini ayrıca sınıflandırıyor.
Ayakta çekilen grafilerde torakal skolyozun 26–45 derece, lomber skolyozun ise 21–50 derece arasındaki belirli deformiteleri Hastalıklar Listesinin B diliminde yer alıyor.
B ve D dilimindeki hastalıklar dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adayları açısından “Muvazzaf/Sözleşmeli Subay veya Astsubay Olamaz” kararıyla sonuçlanıyor.
DÜZ TABANLIK SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Düz tabanlıkta cevap skolyozdan biraz daha karmaşık.
Yönetmeliğin 66'ncı maddesine göre yürüyüşü güçleştirmeyen ve kalkaneal yükseklik açısı 10 ila 19 derece arasında olan düz tabanlık A diliminde tanımlanıyor.
Burada 10 ve 19 derece de genel A dilimi tarifinin içinde.
Ancak çok önemli bir ayrıntı var:
“A diliminde” olmak, dış kaynak subay ve astsubay adayında otomatik olarak “olur” kararı anlamına gelmiyor.
10–19 DERECE DÜZ TABANLIK KESİN KABUL EDİLİYOR MU?
Hayır.
Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde 66/A kapsamındaki durumların karşılığı adayın tabi olduğu değerlendirme sütununa göre değişebiliyor.
Yönetmelikte subay ve astsubay adayları için (1) ve (2) numaralı değerlendirme sütunları bulunuyor. Hangi sınıf veya branşın hangi sütuna tabi olduğu ilgili düzenlemeyle belirleniyor.
Bu nedenle:
“Düz tabanlığım 15 derece, kesin geçerim.”
şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Açı kadar adayın hangi statü, sınıf ve değerlendirme sütununa tabi olduğu da önem taşıyor.
10 DERECENİN ALTINDA DÜZ TABANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
Yönetmelikte yürüyüşü bozan ve beraberinde belirli radyolojik bozuklukların bulunduğu, kalkaneal yükseklik açısının 10 derecenin altında olduğu ileri düzey düz tabanlıklar B diliminde düzenleniyor.
Ancak yönetmelikte yalnızca tek bir açıya bakılmıyor.
Yürüyüşün bozulması, ayak kemiklerinin ilişkisi ve dejeneratif değişiklikler gibi birden fazla bulgunun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle adayın evde yaptığı “düz tabanlık derecesi” değerlendirmesiyle kesin karar vermek mümkün değil.
MENİSKÜS YIRTIĞI SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Bu konu adaylar açısından özellikle dikkat çekici.
Yönetmeliğin 58'inci maddesinin A diliminde;
parsiyel veya total menisektomiler,
menisküs yırtıklarına bağlı hastalıklar,
ön çapraz bağ lezyonları,
arka çapraz bağ lezyonları
ve bunların cerrahi olarak tedavi edilmiş halleri açık biçimde sayılıyor.
Ancak burada yine “A dilimi kabul edilir” şeklinde düşünmemek gerekiyor.
Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde 58/A'nın menisküs ve çapraz bağları kapsayan ilgili fıkrası subay ve astsubay adayları açısından olumsuz değerlendirme alan maddeler arasında.
Dolayısıyla sağlık kurulu adayın durumunu 58/A-4 kapsamında değerlendirirse bu durum dış kaynak subay veya astsubay adaylığı bakımından ciddi bir engel oluşturuyor.
MENİSKÜS AMELİYATI OLDUM, TAMAMEN İYİLEŞTİM. YİNE DE ENGEL Mİ?
Yönetmelik yalnızca aktif menisküs yırtığını saymıyor.
Menisküs ameliyatlarının ve çapraz bağ lezyonlarının cerrahi tedavi edilmiş hallerini de aynı fıkra içerisinde değerlendiriyor.
Bu nedenle:
“Ameliyat oldum, artık hiçbir şikâyetim yok; kesin sorun çıkmaz.”
şeklinde düşünmek doğru değil.
Sağlık kurulunun ameliyat geçmişini, mevcut muayene bulgularını ve yönetmelikteki tanımlamayı birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
ÖN ÇAPRAZ BAĞ AMELİYATI ENGEL Mİ?
Ön çapraz bağ ve arka çapraz bağ lezyonları da 58/A-4 içerisinde açıkça yer alıyor.
Cerrahi tedavi uygulanmış olması da yönetmelikte ayrıca belirtilmiş durumda.
Bu nedenle geçmişte ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu geçirmiş bir adayın ameliyatını gizlemek veya yalnızca “dizim şu anda sağlam” düşüncesiyle hareket etmek yerine epikriz ve mevcut tıbbi durumuyla sağlık kurulunda değerlendirilmesi gerekiyor.
DİZDE HAREKET KISITLILIĞI VARSA NE OLUR?
Yönetmelik eklem hareket kaybını da derecelendiriyor.
Kalça, diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde daha belirgin hareket kaybı, instabilite, tekrarlayan çıkıklar veya kalıcı fonksiyon kayıpları daha ağır dilimlerde değerlendirilebiliyor.
Bu nedenle yalnızca MR görüntüsündeki tanı değil, dizin ne kadar hareket ettiği, stabil olup olmadığı ve kişinin fonksiyonlarının etkilenip etkilenmediği de önem taşıyor.
BEL FITIĞI AMELİYATI SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Her omurga ameliyatı aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Yönetmeliğin 63'üncü maddesinde opere edilmemiş disk hernileri ile opere edilmiş tek seviyeli disk hernileri A dilimi içinde düzenleniyor.
Ancak çok önemli bir istisna da bulunuyor:
Semptom ve bulgu vermeyen tek seviyeli disk hernisi ameliyatlarının “sağlam” kabul edileceği açıkça belirtiliyor.
Dolayısıyla geçmişte tek seviyeli bel fıtığı ameliyatı geçirmek tek başına otomatik elenme anlamına gelmeyebilir.
Buna karşılık nörolojik kayıp, tekrarlayan disk hernisi, birden fazla seviyede ameliyat veya omurgada belirgin fonksiyon kaybı bulunan durumların değerlendirmesi farklı.
PLATİN, VİDA VE ORTOPEDİK AMELİYATLAR ENGEL Mİ?
“Vücudumda platin var, subay olabilir miyim?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Platin veya vida bulunmasının nedeni, bulunduğu bölge, kırığın iyileşme durumu, eklem hareketleri, ağrı, kas gücü ve kalıcı fonksiyon kaybı değerlendirmede önem taşıyor.
Bazı tamamen iyileşmiş ortopedik durumlarla görev fonksiyonlarını bozan kalıcı sekeller aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Bu nedenle ameliyatın adından çok yönetmelikte hangi madde ve fıkraya karşılık geldiği belirleyici oluyor.
A DİLİMİ NEDEN HER ZAMAN “GEÇER” DEMEK DEĞİL?
Subay ve astsubay adaylarının en çok yanıldığı noktalardan biri bu.
Hastalıklar Listesinde bir sorunun A diliminde bulunması, dış kaynak subay veya astsubay adayının otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmiyor.
Yönetmeliğin 71'inci maddesi gereğince Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesindeki ilgili sütuna da bakılıyor.
Karşılığı (+) ise aday açısından kabul mümkün olurken, ilgili A dilimi karşısında (-) bulunması “Muvazzaf/Sözleşmeli Subay veya Astsubay Olamaz” sonucuna yol açabiliyor.
B ve D dilimleri ise adaylık açısından kabul edilmiyor.
EN ÖNEMLİ ÜÇ SONUÇ
Dış kaynak subay ve astsubay adayında omurganın ayakta çekilen grafisindeki eğrilik 10 derecenin altındaysa yönetmelik bunu adaylığa engel saymıyor.
Düz tabanlıkta 10–19 derece aralığı tek başına “kesin kabul” anlamına gelmiyor; EK-D değerlendirme sütunu da kontrol edilmeli.
Menisküs, ön çapraz bağ ve arka çapraz bağ lezyonları ile bunların cerrahi tedavi edilmiş halleri yönetmelikte özel olarak düzenlenmiş durumda ve adaylık açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
TIBBİ VE İDARİ UYARI
Bu haber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aday hakkında kesin “olur” veya “olamaz” kararı yalnızca hastalığın adına ya da internetten yapılan derece hesabına göre verilemez. Esas olan yürürlükteki Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, adayın tabi olduğu değerlendirme sütunu ve yetkili sağlık kurulunun kararıdır.