Subay ve astsubay adaylarının sağlık muayenelerinde en fazla merak ettiği konulardan biri dövme ve vücuttaki izler.
“Küçük dövme elenme nedeni mi?”
“Dövme üniformanın altında kalıyorsa sorun olur mu?”
“Dövmeyi sildirirsem subay olabilir miyim?”
“Ameliyat izi veya çocukluktan kalan yara izi engel mi?”
Bu soruların cevabı her durumda aynı değil.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği; dövmeyi “tatuaj” adıyla, yara ve ameliyat izlerini ise büyük ölçüde “sikatris” ve ilgili hastalık sekelleri kapsamında değerlendiriyor.
DÖVME SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Bazı dövmeler engel olabiliyor.
Yönetmeliğin Hastalıklar Listesinin 29/A-1 maddesinde dövmenin bulunduğu bölge ve büyüklüğü açık şekilde tarif ediliyor.
Özellikle;
yüz,
baş,
tüm boyun,
el parmak uçlarından başlayarak dirsekler dahil kolların kısa kollu gömlekle görünen bölümü,
dizden itibaren etek ile görünen bacak bölümleri
dikkat edilmesi gereken alanlar.
Bu bölgelerdeki dövmeler 29/A-1 kapsamında değerlendiriliyor.
Dış kaynaktan subay ve astsubay adaylarında ise 29/A-1, Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde olumsuz karşılık taşıyor.
Dolayısıyla bu bölgelerde bulunan dövmenin “çok küçük” olduğu düşüncesi tek başına güvenli bir sonuç vermiyor.
KÜÇÜK DÖVME DE ENGEL OLABİLİR Mİ?
Evet.
Dövmenin görünen bölgelerden birinde bulunması halinde yönetmelik yalnızca santimetrekare hesabına dayanmıyor.
Örneğin yüz, baş veya tüm boyundaki bir dövme ya da kolda yönetmeliğin tarif ettiği görünür alandaki dövme 29/A-1 kapsamında değerlendirilebiliyor.
Bu nedenle:
“Dövmem yalnızca 1 santimetre, kesin problem olmaz.”
şeklinde düşünmek doğru değil.
Konum, büyüklük kadar önemli.
KOLDAKİ DÖVME ENGEL Mİ?
Koldaki her noktaya aynı kural uygulanmıyor.
Yönetmelik el parmak uçlarından başlayarak dirsekler dahil olmak üzere kısa kollu gömlek giyildiğinde görünen kol bölgesindeki dövmeleri özellikle sayıyor.
Dolayısıyla ön kol ve dirsek çevresindeki küçük dövmeler dahi sağlık değerlendirmesi açısından önem taşıyor.
Üst kolun üniforma altında kalan bölümünde bulunan bir dövme ise görünmeyen bölgeler için geçerli büyüklük değerlendirmesine tabi olabilir.
BOYUNDAKİ DÖVME ENGEL Mİ?
Yönetmelikte “tüm boyun” açık şekilde belirtiliyor.
Dolayısıyla boynun ön, yan veya arka bölümünde bulunması kuralı ortadan kaldırmıyor.
Boyundaki dövmeler görünür dövme değerlendirmesinin içinde.
YÜZ VE BAŞTA DÖVME
Yüz ve baş bölgesi de yönetmelikte ayrıca belirtilmiş durumda.
Bu nedenle saç altında kalan baş bölgesindeki bir tatuaj için dahi yalnızca “saç kapatıyor” yaklaşımıyla sonuç çıkarmamak gerekiyor.
Yönetmelik baş bölgesini ayrıca sayıyor.
GÖRÜNMEYEN YERDEKİ DÖVME ENGEL Mİ?
Burada 20 cm² sınırı önem kazanıyor.
Yönetmeliğe göre görünen alanların dışında kalan vücudun görünmeyen bölgelerindeki dövmelerin toplamının 20 cm²’den büyük olması 29/A-1 kapsamına giriyor.
Yani göğüs, sırt veya üniforma altında kalan başka bir bölgede dövme bulunmasıyla görünür bölgedeki dövme aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Ancak görünmeyen bölgelerdeki dövmeler ayrı ayrı değil, aynı kategoride toplam alan üzerinden hesaplanabiliyor.
Örneğin kişinin iki ayrı bölgede küçük dövmesi varsa değerlendirmede toplam alan önem kazanabilir.
20 CM² NASIL HESAPLANIYOR?
Dövmenin yalnızca boyalı çizgileri tek tek ölçülmüyor.
Yönetmelikte alan hesabının dövmeye en yakın sonucu verecek biçimde dikdörtgen, üçgen veya daire içerisine alınarak yapılacağı belirtiliyor.
Aynı kategoride birden fazla dövme varsa bunların alanları hesaplanıp toplanıyor.
Bu nedenle adayın evde “çizgileri topladım, 20 cm² etmiyor” şeklinde yaptığı hesap resmi değerlendirmeyle aynı çıkmayabilir.
20 CM² TAM OLARAK ENGEL Mİ?
Yönetmelikte görünmeyen bölgeler bakımından “20 cm²’den büyük” ifadesi kullanılıyor.
Dolayısıyla 29/A-1’deki bu özel büyüklük tanımı 20 cm²’yi aşan dövmeleri kapsıyor.
Ancak adayın dövmesinin tam alanını ve bulunduğu anatomik bölgenin yönetmelikte hangi kategoriye girdiğini sağlık kurulu belirler.
DÖVMENİN ANLAMI VEYA RENGİ ÖNEMLİ Mİ?
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 29/A-1’deki temel ölçütleri dövmenin bulunduğu bölge ve alanı üzerine kurulu.
Dolayısıyla “siyah dövme”, “renkli dövme”, “isim dövmesi” veya “küçük sembol” gibi gündelik tanımlamalar tek başına sağlık sonucunu belirleyen kriterler değil.
Başka personel temin hükümleri veya idari kriterler ayrıca uygulanabilecek olsa da sağlık kurulu açısından esas değerlendirme yürürlükteki sağlık mevzuatına göre yapılıyor.
2024’TE DÖVME KURALINDA NE DEĞİŞTİ?
10 Ekim 2024 tarihinde yönetmeliğe önemli bir açıklama eklendi.
Buna göre vücudun görünmeyen bölgelerindeki dövmeler sözleşmeli erbaş ve er adayları için sağlam kabul ediliyor.
Ancak bu özel istisna dış kaynaktan subay ve astsubay adayları için getirilmedi.
Bu nedenle “artık görünmeyen yerdeki dövmenin büyüklüğü önemli değil” şeklindeki bilgi subay ve astsubay adaylarına genellenmemeli.
Dış kaynak subay ve astsubay adaylarında Madde 29/A-1’in mevcut bölge ve 20 cm² kriterleri dikkate alınmaya devam ediyor.
DÖVMEYİ SİLDİRMEK SORUNU ÇÖZER Mİ?
Dövme sildirme konusunda da tek cümlelik bir cevap yok.
Lazer veya başka yöntemlerle dövmenin tamamen ortadan kaldırılmasının ardından deride;
sikatris,
keloid,
renk değişikliği,
yanık sekeli
veya belirgin başka bir iz kalabilir.
Bu durumda sağlık kurulu artık yalnızca eski dövmeye değil, ciltte mevcut olan yeni duruma göre değerlendirme yapabilir.
Dolayısıyla dövmeyi sildirmek otomatik olarak “kesin geçer” garantisi vermez.
DÖVME SİLDİRME İZİ ENGEL Mİ?
İzin büyüklüğü ve niteliği önem taşıyor.
Yönetmeliğin 29/A-1 maddesi sikatris, keloid ve yanık sekellerini de içeriyor.
Yüz bölgesindeki 4 cm²’den büyük izler ile diğer vücut bölgelerindeki 20 cm²’den büyük izler bu fıkra kapsamında değerlendiriliyor.
29/A-1 ise dış kaynak subay ve astsubay aday değerlendirme sütunlarında eksi karşılık taşıyor.
Bu nedenle büyük bir dövmeyi sildirirken geride geniş bir skar veya yanık sekeli kalması adaylık açısından ayrıca sorun oluşturabilir.
YARA İZİ SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Her yara izi engel değil.
Yönetmelikte özellikle belirli büyüklüğü aşan sikatrisler ele alınıyor.
Yüz bölgesinde:
4 cm²’den büyük.
Diğer vücut bölgelerinde:
20 cm²’den büyük.
sikatris ve yanık sekelleri 29/A-1 içerisinde sayılıyor.
Ancak yalnızca alan da yeterli değil.
Yaygın, estetik görünümü belirgin derecede bozan veya hareketi etkileyen izler daha ağır hastalık dilimlerine girebiliyor.
YÜZDEKİ YARA İZİ NEDEN DAHA FARKLI?
Yüz için yönetmelikte daha düşük bir alan eşiği belirlenmiş.
Vücudun diğer bölgelerinde 20 cm² ölçütü bulunurken yüzde 4 cm²’den büyük yara izi, keloid veya yanık sekeli 29/A-1 kapsamında değerlendirilebiliyor.
Ayrıca yüzde veya boyunda estetik görünümü belirgin derecede bozan ve tedaviyle düzelmeyen yaygın izler Hastalıklar Listesinin B diliminde de değerlendirilebiliyor.
B dilimindeki bir hastalık dış kaynak subay ve astsubay adayları açısından kabul edilmiyor.
BIÇAK VEYA KESİ İZİ ENGEL Mİ?
İzin nasıl oluştuğundan çok mevcut tıbbi özellikleri önem taşıyor.
Bir kesik, çocukluk kazası veya başka bir yaralanmadan kalan küçük ve fonksiyon bozukluğu yapmayan iz ile geniş, keloidleşmiş veya hareketi etkileyen bir yara izi aynı şekilde değerlendirilmez.
Bununla birlikte izin oluşum nedeni adaylık sürecindeki başka idari incelemeleri ilgilendirebilecekse sağlık kurulu değerlendirmesinden ayrı süreçler bulunabilir.
AMELİYAT İZİ SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?
Ameliyat izlerinde iki farklı konu birbirinden ayrılmalı.
Birincisi izin kendisi.
İkincisi ameliyata neden olan hastalık.
Örneğin küçük ve sorunsuz bir cerrahi izin yalnızca görünümüne bakılarak büyük bir ortopedik ameliyat sekeliyle aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değil.
Öte yandan ameliyatın izi küçük olsa bile ameliyata neden olan hastalık Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde adaylığa engel bir madde içerisinde olabilir.
Bu nedenle:
“Ameliyat izim görünmüyor, o halde problem olmaz.”
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
APANDİSİT İZİ ENGEL Mİ?
Daha önceki ameliyat dosyamızda da ele aldığımız gibi yönetmelik apandisit gibi küçük ameliyatların bıraktığı ve komplikasyon oluşturmayan izleri ayrı değerlendiriyor.
Dolayısıyla geçmişte apandisit ameliyatı geçirmiş olmak ile geniş bir travma veya ciddi fonksiyon kaybı bırakan ameliyat aynı şey değil.
Sağlık kurulu ameliyat nedenini ve mevcut sekeli birlikte değerlendiriyor.
SEZARYEN VEYA DİĞER CERRAHİ İZLER NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Burada da yalnızca izin varlığı üzerinden karar verilmez.
Skarın büyüklüğü, keloid oluşumu, hareketi etkileyip etkilemediği ve ameliyata neden olan tıbbi durum birlikte önem taşıyabilir.
Küçük ve komplikasyonsuz bir cerrahi iz ile geniş, ağrılı veya hareket kısıtlılığı yapan bir ameliyat sekeli aynı sınıfa konulmaz.
YANIK İZİ ENGEL Mİ?
Yanık sekelleri Madde 29’da yara izleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Yüzde 4 cm²’den büyük, diğer vücut bölgelerinde 20 cm²’den büyük yanık sekelleri A/1 kapsamında.
Ancak hareketleri güçleştiren veya estetik görünümü ileri derecede bozan, tedaviyle düzelmesi mümkün olmayan yaygın yanık ve skar sekelleri daha ağır dilimlere girebilir.
Özellikle eklem çevresindeki yanıkların hareket kısıtlılığı oluşturması ayrıca önem taşıyor.
KELOİD ENGEL Mİ?
Keloid de yönetmeliğin doğrudan saydığı cilt bulgularından.
Alan kriterlerini aşan keloidler Madde 29/A-1 kapsamında değerlendiriliyor.
Yaygın ve belirgin estetik bozukluğa neden olan veya hareketleri güçleştiren keloidler ise daha ağır değerlendirmeye tabi olabiliyor.
Bu nedenle yalnızca “keloidim var” bilgisiyle kesin cevap verilemez.
İZİN UZUNLUĞU MU, ALANI MI ÖNEMLİ?
Yönetmelik santimetre uzunluğundan ziyade santimetrekare cinsinden alan üzerinden hüküm kuruyor.
Örneğin 10 santimetre uzunluğunda çok ince bir iz ile 10 x 3 santimetrelik geniş bir skarın alanı aynı değil.
Sağlık kurulunda alanın yönetmelikte belirtilen yöntemle hesaplanması gerekiyor.
BİRDEN FAZLA YARA İZİ VARSA NE OLUR?
Yönetmelikte aynı kategorideki izlerin ayrı ayrı alanlarının hesaplanıp toplamının dikkate alınacağı belirtiliyor.
Dolayısıyla vücudun farklı yerlerindeki küçük izleri tamamen birbirinden bağımsız değerlendirmek her zaman doğru olmayabilir.
Resmi ölçüm ve sınıflandırma sağlık kurulunun görevi.
KENDİNE ZARAR VERME İZLERİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Bu durumda yalnızca dermatolojik izin büyüklüğü söz konusu olmayabilir.
Sağlık kurulunun geçmiş ruh sağlığı kayıtlarını ve psikiyatrik değerlendirmeyi de dikkate alması mümkündür.
Dış kaynak subay ve astsubay adaylarında ruh sağlığı açısından ayrıca “tam sağlam” olma şartı bulunduğundan, kendine zarar verme öyküsünün psikiyatrik yönü ayrı şekilde önem taşıyabilir.
Bu nedenle yalnızca yara izinin santimetrekaresine bakarak sonuç çıkarmak doğru değildir.
29/A-1 NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Çünkü Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde 29/A-1;
(1) numaralı subay ve astsubay adayları için eksi,
(2) numaralı subay ve astsubay adayları için de eksi
olarak gösteriliyor.
Yani adayın dövme, yara izi, keloid veya yanık sekeli Madde 29/A-1 tanımına giriyorsa bu fıkra açısından iki subay-astsubay aday grubunda da olumlu karşılık bulunmuyor.
Bu özellik, daha önce ele aldığımız bazı kalp hastalıklarından farklı.
Burada (1) ve (2) numaralı aday sütunları arasında olumlu/olumsuz ayrım bulunmuyor.
DÖVMESİ OLAN ADAY İÇİN KISA ÖZET
Yüzde dövme: 29/A-1 kapsamında.
Baş bölgesinde dövme: 29/A-1 kapsamında.
Boyunda dövme: 29/A-1 kapsamında.
El parmak uçlarından dirsek dahil görünen kol bölgesinde dövme: 29/A-1 kapsamında.
Dizden itibaren etekle görünen bacak bölgesindeki dövme: 29/A-1 kapsamında.
Vücudun görünmeyen bölgelerindeki dövmeler: Toplam 20 cm² sınırı önem taşıyor.
Görünmeyen bölgelerdeki dövmelerin sözleşmeli erbaş ve er için sağlam kabul edilmesine ilişkin 2024 istisnası: Subay ve astsubay adaylarına genişletilmiş değil.
DÖVME SİLDİRMEK İSTEYEN ADAYLAR DİKKAT
Sadece personel alımına yetişebilmek amacıyla alelacele lazer işlemi yaptırmak tıbbi açıdan doğru olmayabilir.
Lazer işlemleri birden fazla seans gerektirebilir ve bazı kişilerde pigment değişikliği, skar veya başka deri reaksiyonları gelişebilir.
Bu nedenle tıbbi işlem konusunda karar dermatoloji veya bu konuda yetkin bir hekimle birlikte verilmelidir.
Adaylığa kabul garantisi veren bir “dövme sildirme yöntemi” bulunmamaktadır.
EN ÖNEMLİ DÖRT KURAL
Bir: Dövmede yalnızca büyüklük değil, bulunduğu yer önemlidir.
İki: Görünmeyen bölgelerde subay ve astsubay adayları açısından 20 cm² sınırı önem taşır.
Üç: Yara ve yanık izlerinde yüz için 4 cm², diğer vücut bölgeleri için 20 cm² eşiği Madde 29/A-1 bakımından önemlidir.
Dört: Ameliyat izinde yalnızca izin kendisi değil, ameliyata neden olan hastalık da ayrıca değerlendirilir.
TIBBİ VE İDARİ UYARI
Bu haber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bir dövmenin veya yara izinin adaylığa etkisi fotoğraftan ya da adayın kendi yaptığı ölçümden kesin olarak belirlenemez. Bağlayıcı değerlendirme; yürürlükteki Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi ve yetkili sağlık kurulunun muayenesi sonucunda yapılır. Adaylık amacıyla dövme sildirme veya başka tıbbi işlem yaptırmadan önce hekim değerlendirmesi alınmalıdır.
KAYNAKLAR
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği.
Millî Savunma Bakanlığı Personel Temin Sistemi – Hukuki Mevzuat.
