Subay ve astsubay adaylarının sağlık muayenesinde en fazla merak ettiği konulardan biri psikiyatri geçmişi.

Bir dönem antidepresan kullanmış olmak adaylığı bitirir mi?

Üniversite yıllarında anksiyete tanısı almak engel mi?

Psikiyatriste bir kez gitmek elenme nedeni mi?

Reçete yazılmış ancak ilaç kullanılmamışsa ne olur?

Bu soruların yanıtında özellikle 2025 yılında yapılan yönetmelik değişikliği önem taşıyor.

Çünkü artık geçmişteki bazı psikiyatrik tanıların hangi şartlarda “sağlam” kabul edilebileceği daha ayrıntılı biçimde tanımlanmış durumda.

SUBAY VE ASTSUBAY ADAYLARINDA TEMEL KURAL NE?

Dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adaylarının ruh sağlığı ve hastalıkları açısından “tam sağlam” olması gerekiyor.

Bu hüküm oldukça önemli.

Çünkü görev yapan personelin sağlık değerlendirmesi ile dış kaynaktan ilk kez subay veya astsubay olacak kişinin değerlendirilmesi aynı değil.

Adaylık aşamasında daha sıkı sağlık kriterleri uygulanıyor.

PSİKİYATRİSTE GİTMEK TEK BAŞINA ELENME NEDENİ Mİ?

Yönetmelik yalnızca “psikiyatri polikliniğine başvurdu” şeklinde bir ölçüt koymuyor.

Esas değerlendirme;

geçmiş psikiyatrik tanı,

hastalığın niteliği,

tekrarlayıp tekrarlamadığı,

tedavi süresi,

hastane yatışı,

geçmiş tıbbi kayıtlar,

mevcut ruhsal muayene

ve gerektiğinde psikometrik incelemeler üzerinden yapılıyor.

Sağlık kurulu geçmiş psikiyatrik tanıya ilişkin epikriz ve diğer tıbbi belgeleri de isteyebiliyor.

Bu nedenle yalnızca hastane sisteminde “psikiyatri” başlığı görülmesiyle kesin sonuç çıkarmak doğru değil.

ANKSİYETE VE DEPRESYON SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Yönetmeliğin 16’ncı maddesi;

anksiyete,

depresif bozukluklar,

obsesif spektrum bozuklukları,

travma ve strese bağlı bozukluklar,

somatoform bozukluklar,

dissosiyatif bozukluklar,

yeme bozuklukları

ve bunların alt tiplerini birlikte ele alıyor.

Geçmişte böyle bir tanı bulunması her durumda aynı şekilde değerlendirilmez.

2025 yılında güncellenen hüküm, bazı geçmiş tanıların belirli şartlarla psikiyatri uzmanı tarafından “sağlam” kabul edilebilmesine imkân tanıyor.

ANCAK ÇOK ÖNEMLİ ŞARTLAR VAR

Geçmiş psikiyatrik durumun reaktif ve tekrarlamayan özellikte olması gerekiyor.

Tedavinin üç aydan kısa sürmüş olması gerekiyor.

Geçmiş kayıtlarda bu durumla ilişkili hastane yatışı bulunmaması gerekiyor.

Psikotik belirti bulunmaması gerekiyor.

İntihar girişimi bulunmaması gerekiyor.

Madde kullanımıyla ilişkili kayıt bulunmaması gerekiyor.

Dürtüsellik veya kendine zarar verici davranış tanımlanmamış olması gerekiyor.

Ayrıca mevcut ruhsal muayene ve gerektiğinde psikometrik incelemede psikopatolojik bir unsur saptanmaması gerekiyor.

Fakat dış kaynaktan subay ve astsubay olmak isteyen adaylarda bunlara bir şart daha ekleniyor.

3 YIL KURALI NEDİR?

Güncel yönetmeliğin adaylar açısından en önemli hükümlerinden biri bu.

Dış kaynaktan alınacak subay ve astsubay adaylarında yukarıdaki şartların yanında son üç yıl içerisinde psikiyatrik tanı veya tedavi kaydının bulunmaması gerekiyor.

Başka bir ifadeyle geçmişte reaktif, tekrarlamayan ve üç aydan kısa tedavi gerektiren bir rahatsızlık yaşanmış olsa dahi, aday açısından “sağlam” değerlendirmesinde son üç yıllık dönem ayrıca inceleniyor.

Bu hüküm uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er ve öğrenci adaylarını da kapsıyor.

ANTİDEPRESAN KULLANMAK SUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Bu soruya yalnızca ilacın adına bakarak “evet” veya “hayır” demek doğru değil.

Antidepresan ilaçlar depresyon dışında anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk ve başka klinik durumlarda da kullanılabiliyor.

Sağlık değerlendirmesinde esas olan ilacın kutusu değil, hangi tanıyla ve ne kadar süreyle tedavi verildiği ve bunun tıbbi kayıtlardaki karşılığı.

Ancak dış kaynak subay ve astsubay adayları için son üç yıldaki psikiyatrik tanı veya tedavi kaydı önemli.

Dolayısıyla yakın dönemde düzenli psikiyatrik ilaç tedavisi görmüş bir aday açısından “ilacı bıraktım, artık kesin sorun olmaz” şeklinde düşünmek doğru değil.

Sağlık kurulu kayıtları ve yönetmelik şartlarını birlikte değerlendiriyor.

3 AYDAN KISA ANTİDEPRESAN KULLANMAK NE ANLAMA GELİYOR?

Yönetmeliğin geçmiş nevrotik bozukluklara ilişkin hükmünde üç aydan kısa tedavi özel olarak belirtiliyor.

Ancak yalnızca tedavinin kısa sürmesi yeterli değil.

Durumun reaktif ve tekrarlamayan nitelikte olması ve diğer risk unsurlarının bulunmaması gerekiyor.

Dış kaynak subay ve astsubay adaylarında ayrıca son üç yılda psikiyatrik tanı veya tedavi kaydının olmaması şartı bulunuyor.

Bu nedenle örneğin beş yıl önce yaşanan, birkaç haftalık tedaviyle düzelen ve tekrar etmeyen bir uyum/depresif yakınma ile son bir yıl içerisinde tedavi edilen bir psikiyatrik sorun aynı şekilde değerlendirilmez.

ÜÇ AYDAN UZUN TEDAVİ ALANLAR NE OLACAK?

“Sağlam” kabul edilmesini sağlayan özel hüküm üç aydan kısa tedaviyi şart koşuyor.

Üç ay veya daha uzun psikiyatrik tedavi geçmişi bulunan bir aday bu özel istisnanın şartlarını karşılamaz.

Böyle bir durumda tanının niteliği ve yönetmeliğin ilgili diğer hükümleri üzerinden değerlendirme yapılır.

Bu nedenle “tedavim dört ay sürdü ama şimdi iyiyim” ifadesi tek başına adayın sağlam kabul edileceği anlamına gelmez.

HALEN ANTİDEPRESAN KULLANAN ADAY SUBAY VEYA ASTSUBAY OLABİLİR Mİ?

Yönetmeliğin 16’ncı maddesinde tedavi ile kontrol altında bulunan ve idame tedavisi süren nevrotik bozukluklar ayrıca tanımlanıyor.

Dış kaynaktan subay ve astsubay adaylarında ise ruh sağlığı açısından tam sağlam olma şartı bulunuyor.

Bu nedenle halen aktif psikiyatrik tedavi ve ilaç kullanımı bulunan aday açısından durum, geçmişte tamamen sonlanmış kısa süreli bir tedaviden farklı değerlendirilir.

İlaç kesme kararı ise hiçbir zaman sınava girebilmek amacıyla kişinin kendi başına verilmemeli; psikiyatrik tedavi yalnızca takip eden hekimin değerlendirmesiyle değiştirilmelidir.

E-NABIZ’DAKİ PSİKİYATRİ KAYDI ENGEL Mİ?

Tek başına ekranda görünen poliklinik başlığından kesin karar çıkarılamaz.

Yönetmelik hastalık öyküsü ve tıbbi kayıtların incelenmesini öngörüyor.

Gerekirse eski epikrizler istenebiliyor.

Burada şu ayrım önemli:

Bir psikiyatri muayenesi kaydı ile belgelenmiş psikiyatrik tanı ve tedavi geçmişi aynı şey değildir.

Ancak adayın sağlık geçmişini gizlemeye çalışması doğru değildir.

Nihai değerlendirme mevcut resmi sağlık kayıtları ve sağlık kurulunun muayenesi üzerinden yapılır.

REÇETE YAZILDI AMA İLACI KULLANMADIM, NE OLUR?

Bu durumda da yalnızca “ilacı içmedim” ifadesinden sonuç çıkarılamaz.

Sağlık kurulu, reçetenin hangi tanı nedeniyle düzenlendiğine ve sağlık kayıtlarında bir tanı veya tedavi kaydı bulunup bulunmadığına bakabilir.

Dolayısıyla adayın değerlendirmesinde reçete kadar tanının ve tıbbi kaydın içeriği önemlidir.

PANİK ATAK ENGEL Mİ?

Panik bozukluk, anksiyete bozuklukları içerisinde değerlendirilebilecek bir durumdur.

Geçmişte tek ve reaktif bir dönem yaşanması ile tekrarlayan panik ataklar aynı değerlendirmeye tabi değildir.

Tekrarlayıcı psikiyatrik bozukluklar ve kişinin işlevselliğini etkileyen durumlar yönetmelikte daha ağır kategorilerde ele alınabiliyor.

OKB SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Obsesif spektrum bozuklukları da yönetmeliğin 16’ncı maddesinde açık biçimde bulunuyor.

Burada yine hastalığın yalnızca ismi değil;

geçmişte mi kaldığı,

tekrarlayıp tekrarlamadığı,

tedavi süresi,

halen belirti bulunup bulunmadığı

ve son üç yıllık psikiyatrik kayıtlar önem taşıyor.

BİPOLAR BOZUKLUKTA DURUM FARKLI

Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluklar, hafif ve reaktif anksiyete veya depresyon öyküsüyle aynı kategoride değerlendirilmiyor.

Yönetmeliğin 15’inci maddesinde tek hecme halinde geçirilmiş psikotik bozukluklar ve bipolar bozukluklar dahi B diliminde yer alıyor.

Tekrarlayan veya kronik psikotik bozukluklar ve tekrarlayan bipolar bozukluklar ise D diliminde değerlendiriliyor.

Dış kaynak subay ve astsubay adaylarında B ve D dilimleri adaylık şartlarını karşılamıyor.

ŞİZOFRENİ VE PSİKOTİK BOZUKLUKLAR

Geçirilmiş psikotik hastalıklar yönetmelikte ayrıca ve daha ağır şekilde düzenleniyor.

Tek atak halinde geçirilmiş ve tamamen remisyonda olan psikotik bozukluk bile geçmişteki basit bir anksiyete veya reaktif depresyon öyküsüyle aynı şekilde kabul edilmiyor.

Tekrarlayan ya da kronik psikotik bozukluklarda değerlendirme daha da ağırlaşıyor.

İNTİHAR GİRİŞİMİ NEDEN ÖNEMLİ?

2025’te güncellenen hüküm geçmiş psikiyatrik tanının “sağlam” kabul edilebilmesi için tıbbi kayıtlarda intihar girişimi ve kendine zarar verici davranış bulunmamasını açıkça şart koşuyor.

Aynı şekilde psikotik belirtiler, madde kullanımı ve dürtüsellik de değerlendirilen risk unsurları arasında.

DEHB SUBAY VE ASTSUBAYLIĞA ENGEL Mİ?

Bel Fıtığı Subay ve Astsubay Olmaya Engel mi?
Bel Fıtığı Subay ve Astsubay Olmaya Engel mi?
İçeriği Görüntüle

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için de yönetmelikte benzer biçimde ayrıntılı kriterler bulunuyor.

Geçmiş tedavinin üç aydan kısa sürmüş ve tekrarlamamış olması, başka bir psikiyatrik tanının eşlik etmemesi, hastane yatışı ve belirtilen ciddi risk kayıtlarının bulunmaması ve mevcut değerlendirmede psikopatoloji saptanmaması halinde “sağlam” değerlendirmesi mümkün olabiliyor.

Ancak dış kaynak subay ve astsubay adaylarında burada da son üç yılda psikiyatrik tanı veya tedavi kaydı bulunmaması şartı aranıyor.

PSİKOLOGA GİTMEK ENGEL Mİ?

Psikolojik destek almak ile psikiyatrik hastalık tanısı bulunması aynı şey değildir.

Yönetmelikte belirleyici olan ruhsal hastalık öyküsü, tıbbi tanı ve tedavi kayıtları ile mevcut psikiyatrik değerlendirmedir.

Bu nedenle yalnızca geçmişte psikolojik danışmanlık alınmış olması üzerinden aday hakkında kesin “olamaz” sonucu çıkarılması doğru değildir.

SAĞLIK KURULU NELERE BAKABİLİR?

Adayın geçmiş psikiyatrik tanıları.

Tedavinin ne kadar sürdüğü.

Tanının tekrarlayıp tekrarlamadığı.

Kullanılan ilaçların hangi nedenle verildiği.

Hastane yatışı bulunup bulunmadığı.

Psikotik belirti geçmişi.

İntihar girişimi veya kendine zarar verme öyküsü.

Madde kullanım öyküsü.

Mevcut ruhsal muayene.

Gerekli görülürse psikometrik incelemeler.

Eski epikriz ve tıbbi belgeler.

Son üç yıllık psikiyatrik tanı ve tedavi kayıtları.

EN ÇOK YANLIŞ ANLAŞILAN NOKTA

“Bir kez antidepresan kullanan kesin elenir.”

Bu ifade yönetmeliğin yaklaşımını tam olarak yansıtmıyor.

Ancak bunun tersi de doğru değil:

“İlacı bıraktım, artık hiçbir sorun olmaz.”

Güncel sistem geçmiş psikiyatrik tanının niteliğini, tedavi süresini, tekrarlama durumunu, mevcut ruhsal muayeneyi ve dış kaynak adaylarında özellikle son üç yıllık tanı/tedavi geçmişini birlikte değerlendiriyor.

ADAY İÇİN EN KRİTİK ÜÇ KURAL

Geçmiş depresyon, anksiyete ve benzeri bir tanının “sağlam” kabul edilebilmesi için yönetmelikte oldukça ayrıntılı şartlar bulunuyor.

Üç aydan kısa tedavi tek başına yeterli değil; hastalığın reaktif ve tekrarlamayan özellikte olması ve ciddi risk kayıtlarının bulunmaması gerekiyor.

Dış kaynaktan subay ve astsubay adayında bunlara ek olarak son üç yılda psikiyatrik tanı veya tedavi kaydının bulunmaması aranıyor.

TIBBİ VE İDARİ UYARI

Bu haber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Geçmişte psikiyatrik tanı veya tedavi öyküsü bulunan adayların yalnızca ilaç adına ya da internetteki örneklere bakarak kesin sonuç çıkarmaması gerekir. Kesin değerlendirme yürürlükteki Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve yetkili sağlık kurulunun muayenesi sonucunda yapılır. Psikiyatrik ilaçlar adaylık amacıyla hekime danışılmadan başlanmamalı, azaltılmamalı veya kesilmemelidir.

KAYNAKLAR

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği.

13 Eylül 2025 tarihli ve 33016 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Yeteneği Yönetmeliği değişikliği.