Bir Çocuk Hastanesinde Serum Üretmek İçin Bursa’dan At Getirdiler
Bir Çocuk Hastanesinde Serum Üretmek İçin Bursa’dan At Getirdiler
İçeriği Görüntüle

Ölüm Belgesine Ne Yazılacaktı? Ölüm Nedenlerinin Sınıflandırılma Tarihi
Bir insanın ardından düzenlenen ölüm belgesi, yakınları için bir kaybın resmî kaydıdır. Halk sağlığı açısından ise yeni soruların başlangıcıdır: Ölümün ardında hangi hastalık vardı? Benzer ölümler önlenebilir miydi?
Bu sorulara karşılaştırılabilir cevaplar verebilmek yüzyıllar aldı. Ölüm nedenlerini adlandırma çabası, zamanla salgınları izlemeye ve sağlık hizmetlerini planlamaya yardımcı olan uluslararası bir sisteme dönüştü.
Ölüm listelerine diş çıkarma yazılan yıllar
yüzyıl Londra’sında yayımlanan “Bills of Mortality”, defin sayılarını kilise bölgelerine göre sıralayan ve bildirilen ölüm nedenlerini topluca sunan istatistik bültenleriydi. Kişiler için ayrı ayrı düzenlenen tıbbi ölüm belgeleri değildi. Veba korkusunun yaşandığı şehirde bu haftalık listeler, ölümlerin nerelerde yoğunlaştığını izlemeye yarıyordu.
Kayıtlarda “yaşlılık” ve “diş çıkarma” gibi ifadeler de bulunuyordu. Ölüm nedenini değerlendiren görevliler arasında tıp eğitimi olmayan, bu iş için görevlendirilmiş kadınlar vardı.
Eski bir kayıtta “diş çıkarma” yazması, ölümün gerçekten bundan kaynaklandığını kanıtlamaz. Bu ifade, çocuğun o sırada diş çıkarma döneminde olduğunu da yansıtabilir. Yalnızca bu kayda bakarak gerçek ölüm nedenini bugünden kesinleştirmek mümkün değildir.
Bir tüccar ölüm sayılarını okumaya başladı
Londralı tüccar John Graunt, 1662’de yayımladığı çalışmada bu listeleri sistematik biçimde inceledi. Doğumlar hakkında dolaylı bilgi veren vaftiz sayıları ile defin sayılarını karşılaştırarak nüfusa ilişkin düzenlilikleri araştırdı.
Graunt’ın çalışması, ölüm sayılarını toplumun sağlık durumunu anlamak için kullanmanın erken ve etkili örneklerinden biri oldu. Tek tek kayıpların bir araya getirilmesi, şehir ölçeğinde görünmeyen örüntüleri ortaya çıkarabiliyordu.
Aynı hastalık için farklı isimler kullanılıyordu
yüzyılda hekim ve istatistikçi William Farr, aynı hastalığın farklı adlarla kaydedilmesinin karşılaştırmaları zorlaştırdığını vurguladı.
1853’te Brüksel’de toplanan Uluslararası İstatistik Kongresi, Farr ve Marc d’Espine’den ortak bir ölüm nedenleri sınıflandırması hazırlamalarını istedi. Böylece ülkelerin benzer ölümleri aynı başlıklar altında sayabilmesi için uluslararası çalışmalar hız kazandı.
1893’te ortak listeye doğru önemli adım
Jacques Bertillon başkanlığındaki komitenin hazırladığı sınıflandırma, 1893’te Chicago’daki Uluslararası İstatistik Enstitüsü toplantısında kabul edildi.
“Bertillon Ölüm Nedenleri Sınıflandırması” olarak tanınan bu çalışma, bugünkü Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’nın, yani ICD’nin tarihsel temelini oluşturdu. 1900’de Paris’te düzenlenen konferansla listenin uluslararası gözden geçirilme süreci başladı.
1948’de uluslararası ölüm belgesi standardı
1948’deki altıncı revizyon, Dünya Sağlık Örgütünün sorumluluğunda yeni bir dönemi başlattı. Sınıflandırma, ölümle sonuçlanmayan hastalıkları da kapsayacak biçimde genişledi.
Aynı süreçte tıbbi ölüm nedeni belgesinin uluslararası standart biçimi ve istatistiklerde esas alınacak “altta yatan ölüm nedenini” seçme kuralları kabul edildi.
Altta yatan neden, ölüme götüren süreci başlatan hastalık veya yaralanmayı; kaza ve şiddet olaylarında ise ölümcül yaralanmaya yol açan olayın koşullarını ifade eder.
Kalp durması ifadesinin ardındaki neden
Bugünkü yaklaşımda yalnızca “kalp durması” yazılması, buna yol açan hastalığı açıklamaz. ABD Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezinin hekim kılavuzu da kalp ve solunum durması gibi son olayların ölüm nedeni olarak yazılmamasını belirtir.
Örneğin, tıbbi bulgular destekliyorsa kalp krizi doğrudan ölüm nedeni, kalbi besleyen damarlardaki damar sertliği ise bu süreci başlatan altta yatan neden olabilir. Ölüm belgesi bu ilişkiyi kayda geçirir. Zincirin dışında kalan ancak ölüme katkıda bulunan hastalıklar ayrıca belirtilir.
Her ölümün nedeni aynı kesinlikle belirlenemez. Kayıt, eldeki tıbbi bulgulara dayanmalı; belirsizlikler gerçekte bulunmayan bir kesinlikle örtülmemelidir.
Kâğıt listelerden dijital sınıflandırmaya
ICD’nin 11. revizyonu, 2019’da Dünya Sağlık Asamblesinde kabul edildi ve 1 Ocak 2022’de yürürlüğe girdi. Dijital yapısıyla hastalıkların ve ölüm nedenlerinin ortak bir dille kaydedilmesini destekliyor. Ülkelerin uygulamaya geçişi ise kendi hazırlık süreçlerine göre ilerliyor.
Ancak ortak bir kod sistemi, tek başına kusursuz veri sağlamıyor. Dünya Sağlık Örgütü, ölüm kayıtlarının kapsamının ve ölüm nedeni bilgilerinin doğruluğunun ülkeler ve dönemler arasında değişebildiğini belirtiyor.
Ölüm nedenlerini doğru kaydetmek; hastalıkların yükünü anlamaya, sağlık hizmetlerini değerlendirmeye ve önlenebilir kayıpları belirlemeye yardımcı oluyor.
Bir insanın hayatını birkaç satıra sığdırmak mümkün değil. Yine de o satırlara gösterilen özen, yaşayanların sağlığı için değer taşıyor.
Tıbbi bilgilendirme: Bu yazı tarih ve sağlık okuryazarlığı amacı taşır. Ölüm nedeni, yetkili hekimlerin değerlendirmesi ve gerektiğinde adli incelemeyle belirlenir; örnekler kişisel bir vakaya uygulanamaz.
KAYNAKLAR
Dünya Sağlık Örgütü. History of the Development of the ICD.
ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi. Kristin Heitman, Revealing Data: London’s Deadly Visitation. Circulating Now, 2017.
Gresham College. Gill Newton, Parochial Registration and the Bills of Mortality, 2012.
ABD Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi. Physician’s Handbook on Medical Certification of Death, 2023 revizyonu.
Dünya Sağlık Örgütü. ICD-11 Implementation, sık sorulan sorular.
Dünya Sağlık Örgütü. About the WHO Mortality Database.