Bugünkü adıyla The BMJ, yaklaşık iki yüzyıldır yalnızca tıbbi araştırmaları yayımlayan değil, bilimsel kanıtın nasıl üretileceği ve değerlendirileceği tartışmalarına da yön veren dergilerden biri.
1840’ta Provincial Medical and Surgical Journal adıyla doğdu
Bugün dünyanın en tanınmış genel tıp dergilerinden biri olan The BMJ, yayın hayatına bugünkü adıyla başlamadı.
İlk sayı, 3 Ekim 1840’ta “Provincial Medical and Surgical Journal” adıyla yayımlandı. Derginin arkasında, daha sonra British Medical Association’a dönüşecek olan Provincial Medical and Surgical Association çevresindeki hekimler bulunuyordu. İlk editörleri Peter Hennis Green ile Robert Streeten’di.
Yeni yayının temel amacı tıp mesleğinin gelişmesine katkıda bulunmak ve tıbbi bilgiyi hekimler arasında yaymaktı.
Bu hedef, 19. yüzyılın tıp dünyası düşünüldüğünde oldukça önemliydi. Bilginin bugünkü hızda dolaşmadığı, hekimlerin farklı şehirlerdeki klinik deneyimlerden uzun süre sonra haberdar olabildiği bir dönemde tıp dergileri mesleğin ortak hafızasını oluşturuyordu.
Dünyanın ilk tıp dergisi değildi
The BMJ’nin tarihini anlatırken önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Dergi, dünyanın ilk tıp dergisi değildi. Avrupa’da ondan çok daha önce tıbbi ve bilimsel süreli yayınlar ortaya çıkmıştı. İngiltere’de The Lancet de 1823’ten beri yayımlanıyordu.
The BMJ’yi farklı kılan, 1840’ta başlayan yayın çizgisinin dönüşerek günümüze ulaşması ve bu süreçte modern tıbbın birçok önemli dönüm noktasına tanıklık etmesiydi.
Derginin adı da bu uzun yolculuk boyunca birkaç kez değişti.
1853’te Associated Medical Journal, 1857’de British Medical Journal adını aldı. 1988’de adı BMJ olarak kısaltıldı; 2014’ten itibaren ise The BMJ adı kullanılmaya başlandı.
Joseph Lister ve ameliyathaneleri değiştiren fikir
The BMJ tarihindeki en önemli yayınlardan biri 21 Eylül 1867’de yayımlandı.
Cerrah Joseph Lister, “On the Antiseptic Principle in the Practice of Surgery” başlıklı makalesinde cerrahide antiseptik yaklaşımı anlattı.
O yıllarda ameliyatların en büyük sorunlarından biri, cerrahinin kendisinden çok ameliyat sonrasında gelişen enfeksiyonlardı.
Mikroorganizmaların hastalıklardaki rolü henüz modern anlamda tam olarak kabul edilmiş değildi. Lister, Louis Pasteur’ün çalışmalarından etkilenerek yara enfeksiyonlarını mikroorganizmalarla ilişkilendirdi ve antiseptik uygulamaları sistematik hale getirmeye çalıştı.
British Medical Journal’da yayımlanan çalışmalar, Lister’in antisepsi konusundaki görüşlerinin tıp dünyasında yayılmasına katkı sağladı.
Cerrahi artık yalnızca hastalıklı dokuyu çıkarmak değil, hastayı ameliyat sonrası enfeksiyondan korumak anlamına da gelecekti.
1948: Klinik araştırmaların dönüm noktalarından biri
Yaklaşık seksen yıl sonra derginin sayfalarında modern klinik araştırma tarihinin en önemli çalışmalarından biri yayımlandı.
30 Ekim 1948’de, İngiliz Medical Research Council tarafından yürütülen “Streptomycin Treatment of Pulmonary Tuberculosis” araştırması British Medical Journal’da yayımlandı.
Çalışmada akciğer tüberkülozu hastalarında streptomisin tedavisi alan grup ile kontrol grubu karşılaştırıldı.
Araştırmayı tarihsel açıdan önemli yapan yalnızca streptomisinin değerlendirilmesi değildi.
Hastaların tedavi gruplarına rastgele tahsis edilmesi, çalışmayı modern randomize kontrollü klinik araştırmaların gelişimindeki temel dönüm noktalarından biri haline getirdi.
The BMJ kendi tarihçesinde bu araştırmayı ilk merkezi olarak randomize kontrollü çalışma olarak tanımlıyor.
Bu nedenle söz konusu çalışma, yalnızca yeni bir ilacın etkisini araştırmakla kalmadı; aynı zamanda modern tıbbın temel sorularından birine verilen yöntemsel cevabın da simgelerinden biri oldu:
Bir tedavinin gerçekten işe yaradığını nasıl kanıtlarız?
Sigara ile akciğer kanseri arasındaki güçlü ilişki
Derginin halk sağlığı tarihindeki en önemli yayınlarından biri yalnızca iki yıl sonra geldi.
Richard Doll ve Austin Bradford Hill, 30 Eylül 1950’de British Medical Journal’da yayımlanan ön raporlarında sigara kullanımı ile akciğer kanseri arasındaki güçlü ilişkiyi ortaya koydu.
O dönemde sigara kullanımı son derece yaygındı ve tütünün uzun dönemli sağlık etkileri bugünkü açıklıkta kabul edilmiş değildi.
Doll ve Hill’in epidemiyolojik araştırmaları bu tabloyu değiştiren çalışmalar arasında yer aldı.
Araştırmacılar daha sonraki yıllarda İngiliz doktorlarını izleyen geniş kapsamlı çalışmalarla sigara kullanımının yalnızca akciğer kanseriyle değil, ölüm riskindeki artışla da ilişkili olduğunu gösteren önemli veriler yayımladı.
Bugün sigara ile kanser arasındaki ilişkinin tartışmasız biçimde kabul edilmesi doğal görünebilir.
Ancak 1950’lerde bu bulgular, tıp ve halk sağlığı açısından büyük bir paradigma değişiminin başlangıç noktalarından biriydi.
Bir derginin rolü yalnızca makale yayımlamak mı?
The BMJ’nin tarihindeki dikkat çekici özelliklerden biri, kendisini yalnızca araştırma sonuçlarını yayımlayan pasif bir yayın organı olarak görmemesi oldu.
Dergi zaman içinde halk sağlığı, sağlık sistemleri, tıp eğitimi, hekimlerin çalışma koşulları, araştırma etiği ve sağlık politikaları gibi alanlarda da güçlü bir editoryal çizgi geliştirdi.
Bugün The BMJ’nin temel amaçları arasında bilimsel kanıtın üretilmesini ve yayılmasını geliştirmek, klinik uygulamayı iyileştirmek, kaliteli sağlık hizmetini desteklemek ve sağlığın sosyal ve çevresel belirleyicilerine dikkat çekmek bulunuyor.
Bu yaklaşım, dergiyi klasik anlamdaki bir akademik yayının ötesine taşıdı.
Çünkü bazı tıp dergileri yalnızca bilimi kaydeder.
Bazıları ise bilimsel tartışmanın yönünü de etkiler.
The BMJ, tarihsel gelişimi boyunca ikinci gruba daha yakın bir yayın geleneği oluşturdu.
1995: Tıp dergileri dijital çağa giriyor
The BMJ’nin tarihinde önemli dönüşümlerden biri de dijital yayıncılık alanında gerçekleşti.
The BMJ, kendi tarihçesine göre 1995’te internet sitesi açan ilk büyük tıp dergisi oldu.
Bu dönüşüm bugün sıradan görünse de 1990’ların ortasında bilimsel yayıncılık açısından oldukça önemliydi.
Makaleler artık yalnızca üniversite kütüphanelerindeki basılı ciltlerden okunmayacaktı.
Bilimsel bilgi, dünyanın farklı bölgelerindeki hekimlere ve araştırmacılara çok daha hızlı ulaşabilecekti.
The BMJ günümüzde araştırma makaleleri, eğitim içerikleri, haberler, görüş yazıları, podcastler ve farklı dijital formatlarla yayın hayatını sürdürüyor.
Noel sayıları: Bilim dünyasının sıra dışı geleneği
The BMJ tarihinin daha farklı bir yönü de bulunuyor.
Dergi, 1982’den bu yana özel Christmas Issue sayıları yayımlıyor.
Bu sayılarda bilimsel yöntem ve akademik dil korunurken araştırma soruları zaman zaman alışılmadık, mizahi veya gündelik hayatla ilgili konulara yöneliyor.
Zamanla BMJ Christmas Issue, tıp yayıncılığının en tanınmış geleneklerinden biri haline geldi.
Bu yayınlar bilimsel yöntemin yalnızca ağır klinik sorulara değil, insan davranışı ve günlük yaşamın sıra dışı sorularına da uygulanabileceğini gösteren kendine özgü bir kültür oluşturdu.
British Medical Association bünyesinde, editoryal özgürlüğe sahip
The BMJ, British Medical Association’ın tamamen sahip olduğu BMJ Group tarafından yayımlanıyor.
BMA, The BMJ editörüne editoryal özgürlük tanıyor. Bu yapı, derginin bilimsel ve editoryal kararlarının mesleki bağımsızlık temelinde yürütülmesini amaçlıyor.
Bu ayrım, bilimsel yayıncılık açısından özellikle önemli.
Çünkü güçlü bilimsel dergilerin itibarı yalnızca yayımladıkları çalışmaların niteliğine değil, siyasi, ticari ve kurumsal baskılardan ne ölçüde bağımsız karar verebildiklerine de bağlı.
1840’tan kalan temel soru hâlâ aynı
The BMJ’nin ilk editörlerinin yaklaşık iki yüzyıl önce önüne koyduğu temel hedeflerden biri tıbbi bilginin yayılmasıydı.
Aradan geçen sürede tıp büyük ölçüde değişti.
Anestezi gelişti.
Antisepsi ve asepsi cerrahiyi dönüştürdü.
Antibiyotikler bulundu.
Randomize kontrollü çalışmalar modern tıbbın temel araştırma araçlarından biri haline geldi.
Epidemiyoloji halk sağlığının en güçlü yöntemlerinden birine dönüştü.
Bilimsel yayıncılık kâğıttan internete taşındı.
Ancak temel soru değişmedi:
Bir tıbbi bilginin doğru olduğunu nasıl anlayacağız ve bu bilgiyi hastaların yararına nasıl kullanacağız?
The BMJ’nin 1840’tan günümüze uzanan hikâyesini önemli yapan da tam olarak bu.
Çünkü onun arşivi yalnızca eski tıp makalelerinden oluşmuyor.
Modern tıbbın neye inanacağını, neyi sorgulayacağını ve kanıtı nasıl değerlendireceğini öğrenmesinin yaklaşık iki yüzyıllık kaydını taşıyor.
Kaynaklar
The BMJ – History of The BMJ
The BMJ Archive – Provincial Medical and Surgical Journal, 3 October 1840
Joseph Lister – On the Antiseptic Principle in the Practice of Surgery, British Medical Journal, 1867
Medical Research Council – Streptomycin Treatment of Pulmonary Tuberculosis, British Medical Journal, 1948
Richard Doll ve Austin Bradford Hill – Smoking and Carcinoma of the Lung, British Medical Journal, 1950
The BMJ – Publishing Model
BMJ Group – Our Story




