Moğolistan’ın kuzeyindeki Egiin Gol Vadisi’nde bulunan yaklaşık iki bin yıllık bir iskelet, omurgasındaki sıra dışı bulgularla dikkat çekti. Xiongnu dönemine ait 35–50 yaşlarındaki erkeğin dört ayrı omurunda toplam yedi tam spondiloliz defekti belirlendi. Defektlerin dördü alışılmışın dışında bir yapıya sahipti. İki omurda ise öne doğru kaymayla uyumlu spondilolistezis bulguları vardı.
Angela R. Lieverse ve arkadaşları tarafından yürütülen araştırma, 2025 yılında International Journal of Paleopathology dergisinde yayımlandı. EG-1-018 olarak tanımlanan birey, kuzey Moğolistan’daki Egiin Gol Vadisi'nde bulunan Ereen Khailaas arkeolojik alanından çıkarıldı.
Araştırmacılar incelemelerini makroskopik ve girişimsel olmayan yöntemlerle gerçekleştirdi.
Dört omurda yedi tam defekt
Spondiloliz, omurun arka bölümünde bulunan pars interarticularis adlı kemik bölgede meydana gelen ayrılmayı ifade ediyor. Tekrarlayan mekanik yüklenmelerle ilişkili olabilen bu durum çoğunlukla alt bel omurlarında görülüyor.
Egiin Gol bireyindeki dağılım ise sıra dışıydı.
Defektler T12, L1, L2 ve L4 omurlarında tespit edildi. T12’nin sol tarafında bir, L1’de iki, L2’de iki ve L4’te iki olmak üzere toplam yedi tam defekt vardı.
Başka bir ifadeyle L1, L2 ve L4'te defektler iki taraflıydı. T12'de ise yalnızca sol tarafta bulunuyordu.
Araştırmacılar, yedi defektin beşinin alt bel bölgesinin üzerinde bulunmasının özellikle dikkat çekici olduğunu belirtti. Çalışmaya göre spondiloliz defektlerinin yüzde 95’e varan bölümü alt bel omurlarında görülürken üst bel ve göğüs omurlarının etkilenmesi çok daha seyrek.
Araştırmacılar ayrıca T12 ve L1'i içeren üç veya dört seviyeli spondilolizin arkeolojik bağlamda daha önce kaydedilmediğini bildirdi.
Dört defekt alışılmışın dışındaydı
Yedi defektin dördünde atipik morfoloji tespit edildi.
Bunlar T12'nin solunda, L1'in sağında ve L2'nin her iki tarafında bulunuyordu. Diğer üç defekt ise L1'in solunda ve L4'ün iki tarafındaydı ve daha tipik özellikler gösteriyordu.
Bu farklılık araştırmacıların hastalığın oluşum mekanizmasını değerlendirirken üzerinde durduğu önemli bulgulardan biri oldu.
Çalışmada üst seviyelerde görülen atipik defektlerin doğuştan gelen etkenlerle daha sık ilişkilendirildiğine dikkat çekildi.
Ancak bu durum, söz konusu yedi defektin birey doğduğunda zaten mevcut olduğu anlamına gelmiyor. Araştırmacılar kişinin spondiloliz geliştirmeye biyolojik veya anatomik açıdan yatkın olmuş olabileceğini değerlendiriyor.
İki omurda kayma bulguları
İskelette spondilolizin yanı sıra L2 ve L4 omurlarında istmik spondilolistezis ile uyumlu değişiklikler de tespit edildi.
Araştırmacılar L2'nin L3'e, L4'ün ise L5'e göre öne doğru yer değiştirdiğini gösteren bulgular belirledi.
Bu kaymaların bel bölgesindeki kararlılığı daha da azaltarak spondiloliz riskini artırmış olabileceği değerlendirildi.
İskelet eski yaralanmaların izlerini taşıyordu
EG-1-018'in iskeletindeki bulgular yalnızca omurgayla sınırlı değildi.
Sol ön kol kemiğinde ve sol baldır kemiğinde iyileşmiş kırıklar bulundu. Sağ taraftaki üç kaburgada da yaşam sırasında meydana gelmiş ve iyileşmiş kırıklar tespit edildi.
Üst ekstremiteler ve omurgada dejeneratif eklem değişiklikleri bulunurken T12 ile L3 arasındaki omurlarda Schmorl nodülleri görüldü.
Bu bulgular bireyin yaşamı boyunca çeşitli travmalara ve önemli fiziksel yüklenmelere maruz kaldığını düşündürüyor.
Ancak iskeletteki yaralanmaların hangi olaylar sırasında meydana geldiğini belirlemek mümkün değil.
Mezarında ok uçları ve at gemleri bulundu
Birey, Xiongnu dönemine özgü halka biçimli bir mezarda sırtüstü ve uzatılmış halde bulunmuştu. Beden taş bir sanduka içerisine yerleştirilmiş, mezarın üzeri dairesel biçimde taşlarla kapatılmıştı.
Mezar eşyaları arasında demir ok uçları, at gemleri, kemer kancaları, yay parçaları, seramik parçaları ve kemik çubuklar bulunuyordu. Mezarda ayrıca at, sığır ve koyun kafatasları ile başka hayvan kalıntıları da vardı.
Bununla birlikte bu buluntular bireyin savaşçı olduğunu kanıtlamıyor.
Araştırmacılar mezarın yapısı, bedenin konumu ve mezar eşyalarının Ereen Khailaas'taki diğer Xiongnu mezarlarından belirgin biçimde farklı olmadığını özellikle belirtiyor.
Bu nedenle EG-1-018'i “Hun savaşçısı” olarak tanımlamak mevcut bilimsel kanıtların ötesine geçiyor. Çalışmada birey, Xiongnu döneminden yetişkin bir erkek olarak tanımlanıyor.
Atlı yaşam omurgada iz bırakmış olabilir
Xiongnu toplumunda hareketli hayvancılık ve at kullanımı önemli bir yere sahipti. Araştırmacılar, daha önce yapılan çalışmaların Xiongnu iskeletlerinde şiddet kaynaklı yaralanmalardan çok yüksek hareketlilik ve düzenli binicilikle ilişkilendirilebilecek iskelet değişikliklerinin öne çıktığını belirtiyor.
Egiin Gol'deki bireyin omurgasında görülen tablo da yoğun fiziksel faaliyet ve tekrarlayan mekanik yüklenmeyle ilişkili olabilir.
Ancak çalışma, yedi spondiloliz defektinin doğrudan ata binmekten kaynaklandığını göstermiyor.
Araştırmacıların vardığı sonuç daha temkinli: Spondilolize yönelik doğuştan gelen yatkınlık ile fiziksel açıdan zorlayıcı yaşam biçiminin birlikte etkili olması, bu sıra dışı tablonun en olası açıklaması olarak değerlendiriliyor.
Xiongnu grubunda tek örnekti
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de EG-1-018'in karşılaştırılan Xiongnu bireyleri arasında spondiloliz tespit edilen tek kişi olmasıydı.
Egiin Gol'deki Xiongnu topluluğunda yüksek düzeyde biyomekanik yüklenme ve travma bulguları görülmesine rağmen aynı omurga bozukluğunun diğer bireylerde saptanmaması, yalnızca yaşam biçiminin açıklama için yeterli olmayabileceğini düşündürdü.
Bu durum doğuştan gelen bireysel yatkınlık olasılığını güçlendiren bulgulardan biri olarak değerlendirildi.
Bilinen en uç örneklerden biri
Çalışmanın yazarları vakayı hem klinik hem de paleopatolojik literatürde belgelenmiş en ağır çok seviyeli spondiloliz örneklerinden biri olarak değerlendiriyor.
Daha önce incelenen bazı arkeolojik bireylerde üç veya dört omurun etkilendiği vakalar bulunmasına rağmen tam defektlerin sayısı daha düşüktü.
Örneğin 19. yüzyılda Peru'da yaşamış Çinli bir göçmene ait iskelette üç omurda altı tam defekt bildirilmişti.
Egiin Gol bireyinde ise dört omurda yedi tam defekt bulunuyor.
Araştırmacılar bu nedenle EG-1-018'in bugüne kadar bildirilmiş en uç örnek olabileceğini belirtiyor. Ancak bunu kesin bir rekor olarak değil, mevcut literatüre dayanan bir değerlendirme olarak ifade ediyor.
Bulgular bütün Xiongnu toplumuna genellenemez
Çalışmanın önemli bir sınırlılığı da karşılaştırılabilecek insan kalıntılarının sayısı.
Araştırmacıların değerlendirebildiği Xiongnu dönemine ait karşılaştırma örneklemi 30 kişinin altındaydı. Bu nedenle tek bir bireyden elde edilen sonuçların bütün Xiongnu toplumuna genellenmesi mümkün değil.
Buna rağmen EG-1-018'in omurgası, yaklaşık iki bin yıl önce yaşayan bir insanın biyolojik özellikleri ile fiziksel yaşam koşullarının nasıl kesişmiş olabileceğine ilişkin sıra dışı bir örnek sunuyor.
Dört omur, yedi tam defekt, bunların dördünde atipik yapı ve iki omurda kayma bulgusu...
Egiin Gol vakasının bilimsel önemi, bu sıra dışı bulguların tek bir iskelette bir araya gelmesinden kaynaklanıyor.
Kaynaklar
Lieverse AR, Iderkhangai T, Samdantsoodol O, Nomokonova T, Losey R. Multi-level spondylolysis at Egiin Gol: A case from Xiongnu period Mongolia. International Journal of Paleopathology. 2025;48:64–70. DOI: 10.1016/j.ijpp.2025.02.002.
PubMed. PMID: 39908728.




