Ameliyat bitmişti.

Hasta hastaneden çıkmış, yara iyileşmiş ve yaşamına devam etmişti.

Aradan beş yıl geçti.

On yıl geçti.

Yirmi yıl geçti.

Bazı hastalarda ise ilk nörolojik belirtilerin ortaya çıkması için yaklaşık otuz yıl geçmesi gerekti.

Yürümede bozulma, denge kaybı, istemsiz hareketler ve hızla ilerleyen nörolojik belirtiler başladığında hekimler hastaların geçmişine döndü.

Bazılarının ortak noktası dikkat çekiciydi:

Yıllar önce geçirdikleri beyin ameliyatlarında, beyni çevreleyen koruyucu zarın onarılması amacıyla insan kadavralarından elde edilen dura mater greftleri kullanılmıştı.

Daha sonra yapılan araştırmalar, belirli dönemlerde kullanılan bazı greftlerin Creutzfeldt-Jakob hastalığına yol açabilen prionlarla kontamine olmuş olabileceğini ortaya koydu.

Japonya’da bildirilen dura mater grefti ilişkili Creutzfeldt-Jakob hastalığı vakaları, tıp tarihinde son derece uzun kuluçka süreleriyle dikkat çeken iyatrojenik hastalık örneklerinden biri oldu.

2017 sonu itibarıyla Japonya’nın ulusal CJD sürveyansında 154 dura mater grefti ilişkili CJD hastası kaydedilmişti.

Bu hastalarda dura mater grefti uygulamaları 1975–1993 yılları arasında yapılmış, hastalık başlangıçları ise 1985–2016 dönemine yayılmıştı.

Ameliyat ile hastalığın başlaması arasındaki ortanca süre yaklaşık 13 yıldı.

Ancak bazı hastalarda bu süre çok daha uzundu.

Üç hastada ilk belirtiler ameliyattan 30 yıl sonra başladı.

Dura mater neden ameliyatlarda kullanılıyordu?

Beyin yalnızca kafatası tarafından korunmaz.

Beyni ve omuriliği çevreleyen zarların en dıştaki ve dayanıklı tabakasına dura mater adı verilir.

Travma, beyin tümörü ameliyatları, damar cerrahileri veya başka nöroşirürjik girişimler sırasında bu zarın açılması ya da bir bölümünün çıkarılması gerekebilir.

Ameliyat sonunda ortaya çıkan açıklığın kapatılması önemlidir.

Bu amaçla farklı dönemlerde hastanın kendi dokusu, biyolojik greftler ve sentetik materyaller kullanılmıştır.

Geçmişte seçeneklerden biri de kadavralardan elde edilen insan dura materiydi.

Hazır kullanılabilmesi ve hastanın vücudundan ikinci bir doku alınmasını gerektirmemesi dönemin cerrahları açısından önemli avantajlar sağlıyordu.

1970’li ve 1980’li yıllarda bu materyallerin kullanıldığı dönemde prion hastalıklarının bulaş yolları ve prionların sterilizasyon yöntemlerine direnci bugünkü ölçüde anlaşılmış değildi.

Sorun bakteri ya da virüs değildi

Bu tıp tarihi olayını olağan dışı yapan en önemli ayrıntılardan biri bulaşıcı etkenin niteliğiydi.

Çünkü prion, klasik anlamda bir bakteri ya da virüs değildir.

Prionlar, anormal biçimde katlanmış proteinlerle ilişkili bulaşıcı hastalık etkenleridir.

Anormal prion proteini, normal prion proteinlerinin de yapısını değiştirmesini tetikleyebilir.

Bu süreç zamanla beyin dokusunda ilerleyici ve geri dönüşsüz hasara yol açabilir.

Creutzfeldt-Jakob hastalığı, insanlarda görülen prion hastalıklarının en iyi bilinen örneklerinden biridir.

CJD vakalarının büyük çoğunluğu herhangi bir tıbbi işlemle ilişkili değildir.

Yaklaşık yüzde 85’i sporadik CJD olarak ortaya çıkar.

Daha küçük bir bölümü kalıtsal nedenlerle gelişir.

Ancak tıp tarihinde bazı vakalar insan dokuları veya tıbbi işlemler aracılığıyla prionlara maruziyet sonrasında gelişmiştir.

Bu durum iyatrojenik Creutzfeldt-Jakob hastalığı olarak adlandırılır.

Geçmişte tanımlanan bulaş yolları arasında kadavradan elde edilmiş büyüme hormonu, bazı dura mater greftleri, nadir kornea nakli vakaları ve kontamine nöroşirürji ekipmanları yer aldı.

Vakaların büyük bölümü neden Japonya’da görüldü?

Dura mater grefti ilişkili CJD yalnızca Japonya’da görülmedi.

Ancak dünyada bildirilen vakaların önemli bölümü Japonya’dan geldi.

2018’de yayımlanan sürveyans değerlendirmesine göre Japonya’da belirlenen 154 vaka, o tarihe kadar dünya çapında bildirilen dura mater grefti ilişkili CJD vakalarının yüzde 60’tan fazlasını oluşturuyordu.

Araştırmacılar bunun nedenlerinden birinin kadavradan hazırlanmış dura mater greftlerinin Japonya’da oldukça yaygın kullanılması olduğunu değerlendirdi.

1983–1987 döneminde Japonya’da yılda yaklaşık 20 bin kişinin belirli bir ticari dura mater greftini kullandığı tahmin edildi.

Bu kullanım düzeyinin aynı dönem için ABD’deki tahmini kullanımın yaklaşık 50 katı olduğu bildirildi.

Greftler yalnızca hayatı tehdit eden beyin hastalıklarında kullanılmıyordu.

Sürveyans kayıtlarında beyin tümörlerinin yanı sıra yüz siniriyle ilişkili bazı hastalıklar, trigeminal nevralji, beyin kanamaları ve damar hastalıkları nedeniyle ameliyat edilen kişiler de bulunuyordu.

Araştırmacılar, dura mater greftlerinin Japonya’da diğer bazı ülkelere kıyasla daha geniş bir hasta grubunda kullanılmasının yüksek vaka sayısına katkıda bulunmuş olabileceğini değerlendirdi.

154 hastanın 140’ında aynı ürün kayıtlıydı

Sürveyansın en dikkat çekici sonuçlarından biri kullanılan dura mater greftlerinin kaynağıydı.

Kaydedilen 154 hastanın 140’ında, yani yüzde 91’inde Lyodura adlı kadavra dura mater greftinin kullanıldığı belgelenmişti.

Kalan 14 hastada kullanılan greftin ticari adı belirlenemedi.

1987’de yapılan incelemeler, ürünün eski üretim yöntemlerine ilişkin önemli sorunları ortaya çıkardı.

Bazı üretim partilerinde farklı donörlerden alınan dura mater dokularının birlikte işlendiği bildirildi.

Ürünlerin işlenmesinde gama ışınlaması da kullanılmıştı.

Ancak daha sonra prionların önemli özelliklerinden biri daha iyi anlaşıldı:

Gama ışınlaması prionları güvenilir biçimde etkisiz hale getirmiyordu.

Üretici 1987’de donör seçimi ve üretim yöntemlerinde değişiklik yaptı.

Bununla birlikte ürünlerin uzun raf ömrü nedeniyle eski yöntemlerle üretilmiş bazı greftlerin sonraki yıllarda da kullanılmış olabileceği değerlendirildi.

Japon sürveyansında 1993 yılında ameliyat edilen üç hastanın da söz konusu grefti aldığı bildirildi.

Vakaların en az birinde kullanılan materyalin 1987 öncesinde üretildiği belgelenmişti.

En sıra dışı özellik: Belirtilerin onlarca yıl sonra ortaya çıkabilmesi

Bir enfeksiyon denildiğinde çoğu insan birkaç günlük veya birkaç haftalık bir süreci düşünür.

Prion hastalıklarında ise zaman ölçeği çok farklı olabilir.

Japonya’daki dura mater grefti ilişkili vakalarda ameliyat ile ilk belirtilerin başlaması arasındaki ortanca süre yaklaşık 13 yıl olarak hesaplandı.

Ancak aralık çok genişti:

1 yıldan 30 yıla kadar.

Üç hastada hastalık belirtileri dura mater greftinin uygulanmasından yaklaşık 30 yıl sonra başladı.

Bu durum geçmişte yapılan bir ameliyat ile onlarca yıl sonra ortaya çıkan nörolojik hastalık arasındaki bağlantının kurulmasını son derece güçleştiriyordu.

Bir kişi onlarca yıl boyunca günlük yaşamını sürdürebiliyor, ameliyatı hayatının uzak bir hatırasına dönüşebiliyor ve yıllar sonra CJD belirtileriyle karşılaşabiliyordu.

27 yıl sonra başlayan bir olgu 2026’da yeniden incelendi

Tarihsel olayın bilimsel önemi günümüzde de araştırılmaya devam ediyor.

Prion dergisinde 28 Şubat 2026’da çevrim içi yayımlanan bir otopsi olgu raporu, dura mater grefti ilişkili CJD’nin ne kadar uzun süre sonra ortaya çıkabileceğini yeniden gösterdi.

Raporda incelenen erkek hastaya 14 yaşındayken, 1985 yılında travmatik akut subdural hematom nedeniyle geçirdiği ameliyat sırasında dura mater grefti uygulanmıştı.

İlk nörolojik belirtiler ameliyattan 27 yıl sonra, hasta 41 yaşındayken sağ elinde başlayan duyu değişikliğiyle ortaya çıktı.

Hastalık ilerledikçe yürüme yeteneği bozuldu.

Daha sonra bilişsel gerileme, miyoklonus ve akinetik mutizm gelişti.

Hasta belirtilerin başlamasından 26 ay sonra hayatını kaybetti.

Otopsi ve moleküler incelemeler bulguların dura mater grefti ilişkili CJD ile uyumlu olduğunu gösterdi.

Ancak önemli bir nokta var:

Bu 2026 yayını, 2026 yılında ortaya çıkmış yeni bir prion salgını ya da yeni bir vaka kümesi anlamına gelmiyor.

Çalışma, onlarca yıl önce gerçekleşen bir maruziyetin ardından gelişen tarihsel bir olgunun ayrıntılı bilimsel incelemesiydi.

Creutzfeldt-Jakob hastalığında ne olur?

CJD hızlı ilerleyen ve ölümcül bir nörodejeneratif hastalıktır.

Hastalarda;

  • hızla ilerleyen bilişsel bozulma,

  • denge ve koordinasyon kaybı,

  • istemsiz kas sıçramaları,

  • hareket bozuklukları,

  • görme sorunları,

  • davranış değişiklikleri,

  • ilerleyen dönemde konuşma ve hareket yeteneğinde ciddi kayıp

görülebilir.

Günümüzde CJD’yi ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır.

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır:

Sporadik CJD ile geçmişte kontamine dura mater greftleriyle ilişkilendirilen iyatrojenik CJD aynı şey değildir.

CJD vakalarının büyük çoğunluğu herhangi bir ameliyattan veya tıbbi işlemden kaynaklanmaz.

Dolayısıyla bu tarihsel olayın günümüzde beyin ameliyatı geçiren hastalarda benzer bir risk bulunduğu şeklinde yorumlanması doğru değildir.

Prionlar sterilizasyon anlayışını neden değiştirdi?

Prionlarla ilgili en önemli sorunlardan biri dirençleridir.

Birçok bakteri ve virüsün etkisiz hale getirilebildiği standart yöntemler prionlar için yeterli olmayabilir.

Bu nedenle CJD açısından yüksek risk taşıdığı düşünülen dokularla temas eden cerrahi ekipmanlar için özel dekontaminasyon ve sterilizasyon protokolleri geliştirilmiştir.

Bugün enfeksiyon kontrol rehberlerinde olası prion kontaminasyonu için standart sterilizasyon uygulamalarından farklı ve daha sıkı yöntemler önerilmektedir.

Bu tarihsel deneyim;

donör seçiminin,

insan dokularının izlenebilirliğinin,

biyolojik materyallerin üretim süreçlerinin,

sterilizasyon yöntemlerinin

ve tıbbi ürün güvenliğinin

neden son derece sıkı biçimde kontrol edilmesi gerektiğini gösteren önemli örneklerden biri oldu.

Bugünkü beyin ameliyatları açısından ne anlam ifade ediyor?

Bu tarihsel olayın bugünkü nöroşirürji uygulamalarıyla doğrudan eş tutulması doğru değildir.

Bu tarihsel vaka kümesi, özellikle geçmişte kullanılan belirli kadavra dura mater ürünleri ve dönemin üretim koşullarıyla ilişkilendirildi.

Bugünkü dura onarımı, olayın yaşandığı dönemin Lyodura üretim ve kullanım koşullarından farklıdır.

Antik Mısır’ın Tıp Metinlerini Yapay Zekâ Yeniden Okuyabilir mi?
Antik Mısır’ın Tıp Metinlerini Yapay Zekâ Yeniden Okuyabilir mi?
İçeriği Görüntüle

Günümüzde hastanın kendi dokusu ile çeşitli biyolojik ve sentetik dura ikameleri kullanılabilmektedir.

Ayrıca insan kaynaklı tıbbi dokuların donör seçimi, işlenmesi, kayıt altına alınması ve izlenebilirliğine ilişkin güvenlik standartları geçmiş dönemlerden önemli ölçüde farklılaşmıştır.

Bu nedenle hikâyenin mesajı:

“Beyin ameliyatları prion hastalığına yol açar” değildir.

Asıl tarihsel ders çok daha farklıdır:

Tıpta bazı komplikasyonların gerçek boyutunun anlaşılması için yıllar, hatta onlarca yıl gerekebilir.

Bir ameliyat dosyası 30 yıl sonra yeniden açıldı

Dura mater grefti ilişkili CJD vakaları tıp tarihinin zaman açısından en sıra dışı olaylarından birini oluşturdu.

Ameliyat yapılmıştı.

Hasta iyileşmişti.

Gündelik hayat yeniden başlamıştı.

Ancak bazı hastalar için biyolojik süreç henüz sona ermemişti.

İlk belirtiler kimi zaman yıllar, kimi zaman onlarca yıl sonra ortaya çıktı.

2017 sonu itibarıyla Japonya’nın ulusal sürveyansında kaydedilen 154 vaka bugün yalnızca geçmişte yaşanmış bir tıbbi facianın rakamları değildir.

Aynı zamanda modern tıbbın bazı temel güvenlik ilkelerinin neden vazgeçilmez olduğunu hatırlatan tarihsel bir ders niteliğindedir.

İnsan dokusunun kaynağı bilinmeli.

Tıbbi materyalin üretim süreci izlenebilmeli.

Donörden hastaya kadar bütün zincir kayıt altında tutulmalı.

Sterilizasyon yöntemleri kullanılan biyolojik ajana göre belirlenmeli.

Ve tıp tarihinin gösterdiği gibi bazı risklerin gerçek sonucu birkaç gün sonra değil, birkaç on yıl sonra anlaşılabilir.

Kaynaklar

  • Centers for Disease Control and Prevention — Update: Dura Mater Graft–Associated Creutzfeldt-Jakob Disease — Japan, 1975–2017

  • Ae R. ve arkadaşları — Japonya CJD sürveyans çalışmaları

  • Yamada M. ve arkadaşları — Dura mater graft-associated Creutzfeldt-Jakob disease in Japan

  • Tahara D. ve arkadaşları — Plaque-type dura mater graft-associated Creutzfeldt-Jakob disease: an autopsied case report, Prion, 2026

  • Centers for Disease Control and Prevention — Classic Creutzfeldt-Jakob Disease

  • Centers for Disease Control and Prevention — Infection Control for CJD

  • Güncel dura mater onarımı ve dura ikamelerine ilişkin nöroşirürji derlemeleri