Ancak antik yazmaları sınıflandırma, parçaları eşleştirme ve el yazısı özelliklerini analiz etmedeki gelişmeler, tıp tarihinin en eski metinlerinin gelecekte daha ayrıntılı incelenmesine yeni olanaklar sağlayabilir.

Ölüden Alınan Kan Canlıya Verildi: SSCB’de Tıp Tarihine Geçen 1930 Transfüzyonu
Ölüden Alınan Kan Canlıya Verildi: SSCB’de Tıp Tarihine Geçen 1930 Transfüzyonu
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 3 bin 600 yıl önce bir Mısırlı kâtip, bugün tıp tarihinin en önemli belgelerinden biri kabul edilen bir metni papirüse aktarıyordu.
Metinde baş yaralanmaları, kırıklar, çıkıklar, omurga travmaları, hastanın nasıl muayene edileceği ve tedavinin mümkün olup olmadığı anlatılıyordu.
Başka Mısır papirüslerinde ise göz hastalıklarından sindirim sistemi yakınmalarına, cilt sorunlarından kadın sağlığına kadar çok sayıda sağlık problemi için reçeteler ve tedavi uygulamaları bulunuyordu.
Bu metinlerin bazıları günümüze ulaştı.
Ancak onları okumak ve yeniden bir araya getirmek kolay değil.
Papirüsler parçalanabiliyor, yazılar solabiliyor, aynı işaret farklı kâtiplerin elinde farklı biçimlere dönüşebiliyor. Üstelik Antik Mısır’da günlük ve idari metinlerde yaygın biçimde kullanılan hiyeratik yazı, taş anıtlardan tanıdığımız düzenli hiyerogliflerden çok daha akıcı bir el yazısı karakteri taşıyor.
Son yıllarda bu sorunların çözümüne yardımcı olabilecek yeni bir araç öne çıkıyor:
Yapay zekâ ve makine öğrenmesi.
Yapay zekâ Antik Mısır papirüslerinde ne yapıyor?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Bugün yapay zekâ, Antik Mısır metinlerini eksiksiz biçimde okuyup tarihçilerin önüne hazır çeviri koyan bir sistem değil.
Makine öğrenmesinin en güçlü kullanım alanlarından biri, çok sayıdaki papirüs parçasının görsel özelliklerini karşılaştırmak ve uzmanların incelemesi gereken olası eşleşmeleri belirlemek.
Bunun dikkat çekici örneklerinden biri Crossing Boundaries projesi.
Museo Egizio, Basel Üniversitesi ve Liège Üniversitesi ortaklığındaki proje, özellikle Torino’daki Deir el-Medina kökenli Ramessid dönemi hiyeratik papirüsleri üzerinde yürütüldü.
Bu koleksiyon yaklaşık MÖ 1350–1050 yılları arasındaki döneme ait çok sayıda papirüs parçasını içeriyor.
Araştırmacılar dijital görüntülerden;
papirüs lifleri,
renk,
parça biçimi,
metnin sayfadaki konumu,
el yazısının özellikleri
ve katalog bilgileri gibi unsurları karşılaştırarak hangi parçaların birbirine ait olabileceğini araştırdı.
Makine öğrenmesi de bu büyük veri içinde uzmanların dikkatini olası eşleşmelere yönlendirebilecek yardımcı araçlardan biri hâline geldi.
Dev bir yapbozu yeniden kurmak
Antik papirüslerin önemli bir bölümü günümüze bütün hâlde ulaşmadı.
Bazı metinler yüzlerce küçük parçaya ayrılmış durumda.
Geleneksel yöntemde uzmanların papirüs liflerini, kenarları, mürekkebi, yazı biçimini ve metnin anlamını tek tek karşılaştırması gerekiyor.
Bu süreç oldukça uzun sürebiliyor.
Dijital rekonstrüksiyon sistemleri ise parçaların ekranda taşınmasına, döndürülmesine ve farklı kombinasyonlarda karşılaştırılmasına olanak sağlıyor.
Makine öğrenmesi de çok sayıdaki parçayı tarayarak birbirine benzeyen adayları ön plana çıkarabiliyor.
Ancak son karar hâlâ insan uzmanlara ait.
Algoritma:
“Bu iki parça birbirine ait olabilir.”
diyebilir.
Bunun gerçekten doğru olup olmadığına papirüs uzmanı, filolog ve Mısırbilimci karar verir.
Peki bu teknoloji Ebers ve Edwin Smith Papirüslerinde kullanılıyor mu?
Bugünkü bilgilerle bu soruya verilecek yanıt:
Doğrudan böyle bir iddiada bulunmak doğru değil.
Crossing Boundaries projesi Ebers veya Edwin Smith Papirüsü üzerine kurulmuş bir çalışma değil.
Ayrıca 2026 itibarıyla yapay zekânın bu iki büyük tıp papirüsünü bütünüyle yeniden okuyup çevirdiğini gösteren doğrulanmış bir bilimsel çalışma bulunmuyor.
Ancak burada tıp tarihi açısından önemli bir potansiyel ortaya çıkıyor.
Antik papirüslerde geliştirilen:
dijital rekonstrüksiyon,
görüntü analizi,
el yazısı karşılaştırması,
parça eşleştirme
ve makine öğrenmesi yöntemlerinin gelecekte tıbbi içerikli papirüslerin yeni parçalarının tanımlanmasına veya mevcut metinlerin daha ayrıntılı incelenmesine katkı sağlaması mümkün.
Bu nedenle konu bugün için bir “yapay zekâ eski Mısır tıbbını çözdü” hikâyesi değil.
Daha doğru ifade şu:
Yapay zekâ, Antik Mısır metinlerinin nasıl araştırıldığını değiştiriyor; bu dönüşüm tıp papirüslerine de yeni araştırma imkânları sağlayabilir.
Edwin Smith Papirüsü: 48 klinik vaka
Tıp tarihinin en dikkat çekici Antik Mısır belgelerinden biri Edwin Smith Papirüsü.
Günümüze ulaşan nüsha yaklaşık MÖ 1600'e tarihleniyor ve daha eski bir tıbbi geleneği yansıttığı düşünülüyor.
Papirüste 48 klinik vaka yer alıyor.
Vakaların büyük bölümü travmatik yaralanmalarla ilgili.
Baş, yüz, boyun ve omurga yaralanmaları ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Metnin dikkat çekici tarafı yalnızca hastalık veya yaralanmaları sıralaması değil.
Vakalar belirli bir düzen içerisinde değerlendiriliyor.
Hastanın önce muayene edilmesi, bulguların gözlenmesi ve ardından hastalığın veya yaralanmanın nasıl seyredeceğine ilişkin bir sonuca ulaşılması amaçlanıyor.
Metinde vakalar kabaca:
“Tedavi edeceğim”,
“mücadele edeceğim”
ve
“tedavi etmeyeceğim”
şeklindeki prognostik yaklaşımlarla ele alınıyor.
Bu nedenle Edwin Smith Papirüsü, tıp tarihinin bilinen en eski sistematik cerrahi ve travma metinlerinden biri olarak kabul ediliyor.
3 bin 600 yıl önce klinik gözlem
Edwin Smith Papirüsü'nün bazı bölümleri bugün okunduğunda dikkat çekici ölçüde gözleme dayalı görünüyor.
Hekim yalnızca yaraya bakmıyor.
Hastanın hareketleri, konuşması, bilinç durumu ve yaralanmaya eşlik eden diğer belirtiler de değerlendiriliyor.
Özellikle kafa ve omurga travmalarıyla ortaya çıkan işlev kayıpları arasındaki ilişkiler, tıp tarihi açısından büyük önem taşıyor.
Modern nörolojinin bilgisi elbette henüz ortada yoktu.
Buna rağmen metnin bazı bölümleri, hastanın belirtilerini sistematik biçimde gözlemleme ve bu belirtilerden hastalığın seyri hakkında sonuç çıkarma çabasının çok eski dönemlere uzandığını gösteriyor.
Ebers Papirüsü: Antik dünyanın büyük tıp metinlerinden biri
Antik Mısır tıbbının diğer temel kaynaklarından biri Ebers Papirüsü.
Yaklaşık MÖ 1550'lere tarihlenen papirüs, Antik Mısır'dan günümüze ulaşan en kapsamlı tıp metinlerinden biri.
Metinde yüzlerce reçete, hastalık tarifi ve tedavi uygulaması bulunuyor.
Sindirim sistemi sorunları,
göz hastalıkları,
cilt hastalıkları,
ağrı,
çeşitli iç hastalıkları
ve farklı sağlık sorunları metinde ele alınıyor.
Ancak Ebers Papirüsü'nü modern bir tıp kitabı gibi değerlendirmek yanıltıcı olur.
Antik Mısır sağlık anlayışında gözleme dayalı uygulamalar, bitkisel ve mineral içerikli tedaviler ile dinsel ve büyüsel yaklaşımlar yan yana bulunabiliyordu.
Bugün birbirinden kesin çizgilerle ayırdığımız tıp, din ve büyü, o dönemin insanı için her zaman ayrı dünyalar değildi.
Bu durum papirüsleri yalnızca hastalık tarihi açısından değil, insanlığın hastalık karşısındaki düşünce biçiminin tarihi açısından da değerli kılıyor.
Yapay zekâ eski reçetelerin anlamını çözebilir mi?
Bir algoritmanın papirüs üzerindeki bir şekli tanıması ile bir tıp metninin gerçek anlamını çözmesi aynı şey değil.
Eski Mısır dilinde kullanılan bazı bitki, organ ve hastalık adlarının modern karşılıkları bugün bile tartışmalı olabiliyor.
Örneğin:
Eski metindeki bitki hangi modern türe karşılık geliyor?
Tarif edilen hastalık bugün hangi hastalık olarak adlandırılırdı?
Bir ölçü biriminin günümüzdeki karşılığı nedir?
Bir kelime gerçek anlamıyla mı, mecazi veya dinsel bir anlamla mı kullanılmıştır?
Bir kâtip metni kopyalarken hata yapmış olabilir mi?
Bunlar yalnızca görüntü tanıma algoritmalarıyla çözülebilecek sorular değil.
Mısırbilim,
filoloji,
tıp tarihi,
arkeoloji,
botanik
ve farmakoloji gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışması gerekiyor.
Bu nedenle yapay zekânın en gerçekçi rolü, uzmanın yerine geçmekten çok uzmanın araştırma kapasitesini artırmak.
Silik ve zarar görmüş yazılar yeniden görünür hâle gelebilir mi?
Antik metin araştırmalarındaki dönüşüm yalnızca yapay zekâyla sınırlı değil.
Yüksek çözünürlüklü fotoğrafçılık, farklı dalga boylarında görüntüleme, multispektral teknikler ve dijital görüntü işleme yöntemleri, insan gözünün kolaylıkla seçemediği yazı izlerinin incelenmesine yardımcı olabiliyor.
Bu teknolojiler farklı antik el yazması koleksiyonlarında giderek daha fazla kullanılıyor.
Makine öğrenmesi ile gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılması, gelecekte zarar görmüş veya okunması güç papirüslerin araştırılmasını daha da kolaylaştırabilir.
Ancak bu yöntemlerin her başarılı örneğini doğrudan Ebers veya Edwin Smith Papirüsü'ne uygulamak doğru olmaz.
Her papirüsün fiziksel durumu, mürekkebi, yazı biçimi ve korunma geçmişi farklı.
Müzelerde yeni bir tıp metni bulunabilir mi?
Bu, tıp tarihi açısından en heyecan verici ihtimallerden biri.
Antik Mısır'dan günümüze ulaşan tıbbi bilgi yalnızca Ebers ve Edwin Smith papirüslerinden ibaret değil.
Kahun, Hearst, Berlin ve başka papirüsler de sağlık, hastalık, gebelik ve tedavi uygulamaları hakkında bilgiler içeriyor.
Aynı zamanda dünyanın farklı müzelerinde çok sayıda küçük, parçalanmış veya kesin olarak tanımlanamamış papirüs parçası bulunuyor.
Makine öğrenmesi bu parçaların sistematik olarak karşılaştırılmasını kolaylaştırırsa, bugün birbirinden bağımsız olarak kataloglanan bazı parçaların aynı metnin bölümleri olduğu anlaşılabilir.
Bunun mutlaka yeni bir tıp metni ortaya çıkaracağı söylenemez.
Ancak teorik olarak, bugün müze depolarında bulunan ve henüz niteliği tam olarak anlaşılmamış bazı parçaların gelecekte tıbbi bir metne ait olduğunun belirlenmesi mümkün.
Bu durumda yeni keşif, Mısır çöllerindeki bir kazıdan değil, yıllardır bir müze koleksiyonunda bulunan küçücük bir papirüs parçasından gelebilir.
Yapay zekâ eski Mısırcayı tek başına çevirebilir mi?
Şimdilik hayır.
Popüler anlatılarda zaman zaman:
“Yapay zekâ hiyeroglifleri çözdü”
veya
“3 bin yıllık metni çevirdi”
gibi ifadeler kullanılabiliyor.
Gerçek süreç bundan çok daha karmaşık.
Bir sistem belirli bir işareti tanıyabilse bile;
işaretin cümledeki görevi,
kelimenin hangi anlamda kullanıldığı,
metnin tarihsel bağlamı,
eksik bölümün nasıl tamamlanacağı,
kâtibin hata yapıp yapmadığı
ve tıbbi bir terimin ne anlama geldiği
gibi sorular hâlâ uzman değerlendirmesi gerektiriyor.
Üstelik Edwin Smith ve Ebers gibi önemli tıp papirüslerinin büyük bölümü anıtlardaki resimsel hiyerogliflerle değil, daha akıcı ve el yazısı niteliğindeki hiyeratik yazıyla kaleme alınmış durumda.
Bu durum otomatik metin tanıma çalışmalarını daha da zorlaştırıyor.
İnsan ile yapay zekâ birlikte çalışacak
Antik metin araştırmalarında ortaya çıkan tablo, tarihçinin veya filoloğun yerini yapay zekânın alması değil.
Daha çok insan ile makinenin birlikte çalışması söz konusu.
Algoritmalar:
binlerce görüntüyü karşılaştırabilir,
benzer özellikteki parçaları gruplayabilir,
olası eşleşmeleri önerebilir,
tekrarlayan görsel örüntüleri belirleyebilir
ve araştırmacının incelemesi gereken materyali azaltabilir.
Ancak tarihsel anlamı belirleyen son yorum yine uzmanlara ait.
Bu ayrım özellikle tıp tarihi açısından kritik.
Çünkü binlerce yıllık bir reçeteyi günümüzdeki hastalık, ilaç veya tedavi kavramlarıyla doğrudan eşleştirmek ciddi bilimsel hatalara yol açabilir.
3 bin yıllık tıp metinleri neden hâlâ önemli?
Antik Mısır tıp papirüslerinin değeri, içlerindeki reçetelerin bugün kullanılıp kullanılamayacağından çok daha büyük.
Bu metinler insanların binlerce yıl önce hastalık karşısında nasıl düşündüğünü gösteriyor.
Hekim hastaya nasıl bakıyordu?
Bir yaralanmanın ağır olduğunu nasıl anlıyordu?
Hangi belirtilere önem veriyordu?
Bir hastalığın tedavi edilemeyeceğini nasıl değerlendiriyordu?
İnsan bedenini nasıl anlamlandırıyordu?
Gözlem ile inanç hangi noktada birbirinden ayrılıyor, hangi noktada birleşiyordu?
Edwin Smith ve Ebers papirüsleri bu sorulara binlerce yıl öncesinden cevaplar taşıyor.
Yapay zekâ ve yeni dijital yöntemlerin önemi de burada ortaya çıkıyor.
Teknoloji, bu metinlerin yerine yeni bir tarih yazmıyor.
Zaten elimizde bulunan tarihin daha ayrıntılı okunmasına yardımcı oluyor.
Bilimsel sonuç
Bugün için:
“Yapay zekâ Ebers ve Edwin Smith papirüslerini yeniden çevirdi ve tıp tarihini değiştirdi”
demek doğru değil.
Buna karşılık daha gerçek ve bilimsel açıdan daha ilginç bir dönüşüm yaşanıyor.
Makine öğrenmesi, dijital rekonstrüksiyon ve gelişmiş görüntüleme teknolojileri Antik Mısır papirüslerinin sınıflandırılma, karşılaştırılma ve yeniden birleştirilme biçimini değiştiriyor.
Bu yöntemler henüz ünlü tıp papirüslerini kendi başına yeniden okumuyor.
Ancak teknolojinin gelişmesi, gelecekte tıp tarihinin bilinen metinlerinin yeni ayrıntılarının ortaya çıkarılmasını ve bugün tanımlanamayan bazı papirüs parçalarının yeniden değerlendirilmesini mümkün kılabilir.
Tıp tarihinin en eski sayfalarının önemli bir bölümü binlerce yıl önce yazıldı.
Şimdi teknoloji, onları daha dikkatli okumamıza yardım ediyor.

Kaynaklar
Polis S, Gabler K, Greco C, Hertel E, Loprieno A, Müller M, Pietri R, Sojic N, Töpfer S, Unter S. Crossing Boundaries: Understanding Complex Scribal Practices in Ancient Egypt. Rivista del Museo Egizio. 2020;4.
Museo Egizio. Crossing Boundaries: Understanding Complex Scribal Practices in Ancient Egypt. Turin Papyrus Online Platform / Papyrus Collection.
Stiefel M, Shaner A, Schaefer SD. The Edwin Smith Papyrus: the birth of analytical thinking in medicine and otolaryngology. The Laryngoscope. 2006;116(2):182–188.
Minagar A, Ragheb J, Kelley RE. The Edwin Smith surgical papyrus: description and analysis of the earliest case of aphasia. Journal of Medical Biography. 2003;11(2):114–117.
Nunn JF. Ancient Egyptian Medicine. British Museum Press. London; 1996.
University of Leipzig Library. Papyrus Ebers. Papyrus and Ostraca Collection.
Stevens JM. Gynaecology from ancient Egypt: the Papyrus Kahun. Medical Journal of Australia. 1975;2:949–952.
Töpfer S. The Turin Papyrus Online Platform: An Introduction. Rivista del Museo Egizio. 2018;2.
Kanıt Notu
Yapay zekânın Ebers veya Edwin Smith papirüslerini bütünüyle yeniden çevirdiğini gösteren doğrulanmış bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Haberde Antik Mısır papirüsleri üzerinde kullanılan doğrulanmış dijital ve makine öğrenmesi yöntemleri ile bu teknolojilerin tıp papirüsleri açısından taşıdığı gelecekteki araştırma potansiyeli birbirinden ayrılmıştır.