Ahmet Balcı
Araştırmacı Yazar
Türk tıp tarihinin öncü hekimlerinden Besim Ömer Paşa’nın 1912 yılında Titanic gemisine bilet aldığı, ancak treni geciktiği için gemiye binemeyerek büyük faciadan kurtulduğu
hikâyesi uzun yıllardır anlatılıyor. Gazete haberlerine, akademik yayınlara ve biyografik çalışmalara konu olan bu anlatı, tarihî belgeler incelendiğinde önemli soru işaretleri barındırıyor.
2025 yılında Dr. Aydın Bayarslan tarafından hazırlanan “Besim Ömer ve Titanik: Olmayan Yolculuğun Hikayesi” başlıklı akademik bildiri, söz konusu iddianın kaynaklarını araştırarak yıllardır tekrarlanan bilgilerin önemli bölümünün doğrulanamadığını ortaya koydu.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu ise Besim Ömer Paşa’nın henüz hayattayken verdiği 1936 tarihli röportaj ile ölümünden sonra yayımlanan 1945 tarihli anlatı arasındaki farklılıklar oldu.
Titanic Faciasından Kurtulan Türk Doktor Hikâyesi Nasıl Ortaya Çıktı?
15 Nisan 1912’de Kuzey Atlantik’te batan Titanic, denizcilik tarihinin en büyük facialarından birine sahne oldu. Felaketin ardından gemiye binmekten son anda vazgeçen veya yolculuğunu iptal eden kişilerin hikâyeleri de kamuoyunda geniş yer buldu.
Türkiye’de bu anlatılarla özdeşleşen isimlerden biri, kadın hastalıkları ve doğum alanındaki çalışmalarıyla tanınan Besim Ömer Paşa oldu.
Yaygın hikâyeye göre Besim Ömer Paşa, Amerika Birleşik Devletleri’nde katılacağı bir toplantı için Titanic’e bilet almıştı. Ancak Avrupa’daki tren yolculuğunda yaşanan gecikme nedeniyle gemiye yetişememiş ve böylece faciadan kurtulmuştu.
Hikâyenin bazı versiyonlarında kötü hava koşulları nedeniyle trenin geciktiği, bazılarında ise otel görevlisinin kendisini zamanında uyandırmadığı ileri sürülüyor.
Ancak bu ayrıntıları doğrulayan bir Titanic bileti, kesinleşmiş rezervasyon kaydı veya döneme ait başka bir belge ortaya konulamamış durumda.
1936 Yılındaki Röportajda Ne Anlatıyor?
Araştırmanın merkezinde, 21 Aralık 1936 tarihinde Akşam gazetesinde yayımlanan ve Hikmet Feridun Es tarafından hazırlanan röportaj bulunuyor.
“Meşhur Titanik Vapuru ile Beraber Batıp Boğulmaktan Nasıl Kurtuldum?” başlığıyla yayımlanan röportajda Besim Ömer Paşa, Amerika yolculuğuna ilişkin hatıralarını anlatıyor.
Paşa’nın açıklamalarından Titanic ile seyahat etmeyi düşündüğü anlaşılıyor. Ancak anlatımında, uzun tren yolculuğunun ardından Paris’te birkaç gün dinlenmeyi tercih ettiği görülüyor.
Bu açıklama, sonradan yaygınlaşan tren gecikmesi veya gemiye yetişememe hikâyesinden önemli ölçüde farklı.
Daha da önemlisi, röportaj Besim Ömer Paşa henüz hayattayken yayımlanmış olması nedeniyle doğrudan tarihî tanıklık niteliği taşıyor.
Bununla birlikte röportaj, Paşa’nın Titanic için kesin olarak bilet satın aldığını belgelemiyor.
1945 Yılında Hikâye Değişiyor
Besim Ömer Paşa’nın 19 Mart 1940 tarihinde hayatını kaybetmesinden yaklaşık beş yıl sonra, 22 Şubat 1945’te Akşam gazetesinde yeni bir anlatı yayımlandı.
Hikmet Feridun Es imzalı ve daha sonra “Tanımadığımız Meşhurlar” adlı kitapta da yer alan bu metin, Besim Ömer Paşa’nın Titanic’e bilet aldığı ve çeşitli nedenlerle gemiye yetişemediği hikâyesinin yaygınlaşmasında önemli rol oynadı.
Dr. Aydın Bayarslan’ın araştırmasına göre bu metinde tarihî bir hata da bulunuyor. Besim Ömer Paşa’nın katılacağı uluslararası toplantının Boston’da yapılacağı belirtilirken, toplantının gerçek adresi Washington’du.
1945 tarihli anlatının sonraki yıllarda başka yayınlar tarafından tekrarlandığı ve zamanla akademik çalışmalara da kaynak olduğu görülüyor.
Böylece ilk elden doğrulanamayan ayrıntılar, birçok metinde kesinleşmiş tarihî olaylar gibi aktarılmaya başlandı.
Amerika’ya Titanic ile Değil, Olympic ile Gitti
Besim Ömer Paşa’nın 1912 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat ettiği ise tarihî belgelerle doğrulanıyor.
Paşa, 7–17 Mayıs 1912 tarihlerinde Washington’da gerçekleştirilen 9. Uluslararası Kızılhaç Konferansı’na Osmanlı temsilcisi olarak katıldı.
Araştırmada yer verilen Nihat Reşat Belger’in hatıraları, Amerika yolculuğuna ilişkin farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Belger’in anlatımına göre Besim Ömer Paşa ile birlikte Titanic’in kardeş gemisi Olympic ile Atlantik Okyanusu’nu geçtiler.
Yolculuk sırasında Titanic faciasının üzerinden yaklaşık 15 gün geçmişti. Bu nedenle gemideki yolcular arasında felaketin yarattığı endişe hâlâ hissediliyordu.
Belger’in hatıralarında Besim Ömer Paşa’nın Titanic için bilet aldığına veya bir tren gecikmesi nedeniyle gemiyi kaçırdığına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.
Titanic’i Kaçıran Tek Yolcu Olduğu İddiası da Doğru Değil
Besim Ömer Paşa hakkındaki anlatının bir başka tartışmalı yönü, Titanic’e bilet aldığı hâlde gemiye binemeyen tek kişi olduğu iddiası.
Titanic yolcuları ve seyahat kayıtları üzerine çalışan Encyclopedia Titanica, yolculuğunu iptal eden veya gemiye binemeyen çok sayıda kişinin bulunduğunu belgeliyor.
Bazı yolcuların bilet ve rezervasyon kayıtları mevcutken, bazılarının hikâyeleri yalnızca gazete haberlerine veya aile anlatılarına dayanıyor.
Bu nedenle Besim Ömer Paşa’nın Titanic’e binemeyen tek kişi olduğu iddiası tarihî kayıtlarla bağdaşmıyor.
Besim Ömer Paşa 1912 Yılında Gerçekten Bir Vapur Kazası Geçirdi
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de Besim Ömer Paşa’nın Titanic ile bağlantısı bulunmayan gerçek bir deniz kazasına ilişkin belgeler.
Dönemin Tanin, Sabah ve Serbesti gazetelerinde yer alan kayıtlara göre Besim Ömer Paşa, 3 Ağustos 1912 tarihinde İstanbul’da meydana gelen bir vapur kazasında denize düştü.
Serbesti gazetesinin haberinde, Şirket-i Hayriye’ye ait iki vapurun çarpışması sırasında Besim Ömer Paşa’nın da aralarında bulunduğu bazı kişilerin suya düştüğü, Paşa’nın kurtarıldığı ve yaralandığı bildiriliyor.
Besim Ömer Paşa’nın Washington Konferansı hakkındaki raporunda da geçirdiği kaza nedeniyle bir süre çalışamadığına ilişkin kendi açıklamaları bulunuyor.
Dolayısıyla tarihî belgeler, Paşa’nın 1912 yılında gerçekten bir deniz kazası geçirdiğini doğruluyor. Ancak bu olayın Titanic faciasıyla herhangi bir bağlantısı bulunmuyor.
Besim Ömer Paşa Kimdir?
1862 yılında İstanbul’da doğan Besim Ömer Akalın, Osmanlı Devleti’nin son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte Türk tıbbının önde gelen isimlerinden biri oldu.
1885 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den mezun olan Paşa, özellikle kadın hastalıkları, doğum, ebelik eğitimi ve çocuk sağlığı alanlarında önemli çalışmalar gerçekleştirdi.
Modern ebelik eğitiminin gelişmesine öncülük etmesi nedeniyle “Ebelerin Ebesi” olarak tanındı.
Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin gelişmesinde aktif rol üstlenen Besim Ömer Paşa, Darülfünun yöneticiliği ve rektörlük görevlerinde de bulundu. Kadınların tıp eğitimine kabul edilmesi sürecindeki katkıları, eğitim tarihindeki önemli çalışmalarından biri oldu.
19 Mart 1940’ta Ankara’da hayatını kaybeden Besim Ömer Paşa, çok sayıda tıp eseri, yetiştirdiği öğrenciler ve sağlık kurumlarının gelişmesine yaptığı katkılarla Türk tıp tarihinde kalıcı bir yer edindi.
Tarihî Belgelerin Ortaya Koyduğu Sonuç
Besim Ömer Paşa’nın Titanic ile Amerika’ya gitmeyi düşünmüş olması, 1936 tarihli röportajıyla destekleniyor. Ancak gemiye bilet aldığı, tren gecikmesi nedeniyle yolculuğu kaçırdığı ve faciada ölenler listesinde adının bulunduğu yönündeki iddiaları doğrulayan yeterli tarihî kanıt bulunmuyor.
2025 yılında yayımlanan araştırma, bir tarihî anlatının farklı kaynaklarda tekrar edilmesinin tek başına doğruluk kanıtı sayılamayacağını gösteriyor.
Besim Ömer Paşa’nın Türk tıp tarihindeki yeri ise bu tartışmadan bağımsız. Onu tarihî açıdan önemli kılan asıl miras, Titanic yolculuğu hakkında anlatılanlar değil; doğum bilimi, ebelik, tıp eğitimi ve sosyal sağlık hizmetleri alanındaki çalışmalarıdır.





