Sağlık Bilimleri Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin birinci dönem mezunu olmanın onurunu ve mutluluğunu taşıyorum.
Hayatın bize öğrettiği bazı gerçekler vardır ki, onları anlamak için yılların geçmesi gerekir. Bunlardan biri de şudur: İnsan, yaş aldığı için öğrenmeyi bırakmaz; öğrenmeyi bıraktığı zaman gelişmekten uzaklaşır.
Bugün geriye dönüp baktığımda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin birinci dönem mezunu olmanın yalnızca bir mezuniyet belgesine sahip olmak anlamına gelmediğini daha iyi anlıyorum. Bu süreç yeniden öğrenmenin, merak etmenin, üretmenin, paylaşmanın, yeni dostluklar kurmanın ve hayata farklı bir pencereden bakmanın son derece kıymetli bir deneyimi oldu.
Üniversite denildiğinde çoğumuzun aklına gençlik yılları, sınavlar, diplomalar ve meslek hayatı gelir. Oysa üniversite bundan çok daha fazlasıdır. Üniversite; merakın, düşüncenin, araştırmanın, paylaşmanın ve insanın kendisini geliştirme arzusunun mekânıdır. Bu nedenle öğrenmenin belirli bir yaşla sınırlandırılması, insanın gelişme ve yenilenme kapasitesini küçümsemektir.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi, bizlere hayatın belli bir döneminden sonra insanın yalnızca dinlenmesi veya kenara çekilmesi gerekmediğini gösteriyor. Tam tersine, yılların kazandırdığı tecrübe ile yeni bilgilerin buluşması, insanın önüne yeni ufuklar açıyor.
Burada yalnızca ders almadık. Farklı insanlarla tanıştık, düşüncelerimizi paylaştık, yeni dostluklar kurduk. Geçmişten getirdiğimiz hayat tecrübelerini bugünün bilgisiyle yeniden değerlendirdik. Kısacası, yalnızca öğrenmedik; hayata yeniden ve daha güçlü bir şekilde katıldık.
Bu yönüyle üçüncü yaş, hayatın sonbaharı değil; tecrübenin bilgiyle buluştuğu yeni bir bahardır. Geçmişin birikimini geleceğin imkânlarıyla buluşturmak, insanın kendisini yeniden keşfetmesine ve yaşamına yeni anlamlar katmasına imkân verir.
Üniversitemizin 2026-2027 eğitim-öğretim yılında yeniden kapılarını öğrencilerine açıyor olması, birinci dönem mezunu olarak benim için ayrı bir mutluluk ve onur vesilesidir.
Yeni öğrencilerimize söylemek istediğim ise çok açık:
Buraya sadece ders almaya gelmeyin; kendinizi yeniden keşfetmeye gelin.
Burada yeni bilgiler edinecek, farklı bakış açılarıyla tanışacak, deneyimlerinizi paylaşacak ve belki de uzun zamandır fark etmediğiniz yeni yönlerinizi keşfedeceksiniz.
Çünkü yaş almak hayatın takvimidir; öğrenmek, gelişmek ve hayata değer katmak ise insanın tercihidir.
İnsan merak ettiği sürece gençtir.
Öğrendiği sürece gelişir.
Ürettiği sürece hayata dokunur.
Paylaştığı sürece çoğalır.
Bu anlamlı eğitim ortamının oluşmasında emeği geçen başta üniversite yönetimimiz olmak üzere tüm akademisyenlerimize ve çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
Yeni öğrencilerimize sağlık, başarı, mutluluk, güzel dostluklar ve öğrenme heyecanıyla dolu bir eğitim yılı diliyorum.
Ve bugün birinci dönem mezunu olarak bir kez daha şunu söylemek istiyorum:
İyi ki Sağlık Bilimleri Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi var.
İyi ki öğrencisi oldum.
İyi ki mezunuyum.
İyi ki öğrenmeye devam ediyorum.
Çünkü üniversite yalnızca bir belge almak değildir.
Üniversite, öğrenme yolculuğunun kendisidir.
Ve bu yolculuğun yaşı yoktur.
ÖĞRENMENİN YAŞI YOKTUR.
Saygılarımla