Pakistan’ın Belucistan bölgesindeki Mehrgarh Neolitik yerleşiminde bulunan insan iskeletleri, tarih öncesi toplulukların dişlere bilinçli müdahalelerde bulunduğunu ortaya koyuyor. Dokuz yetişkine ait 11 azı dişinde tespit edilen küçük delikler, diş hekimliği tarihinin en eski uygulamalarından birine ilişkin önemli arkeolojik kanıtlar sunuyor.

2006 yılında Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, deliklerin doğal aşınma sonucunda değil, keskin taş uçlu aletlerle açıldığı belirlendi. Daha da dikkat çekici olan, dişlerin üzerinde işlemlerden sonra kullanılmaya devam edildiğini gösteren izlerin bulunmasıydı.

Neolitik Çağ'da İnsan Dişleri Nasıl ve Neden Deliniyordu?-1

Bu bulgular, Mehrgarh’da yaşayan bazı insanların henüz yazılı tıp metinlerinin bulunmadığı bir dönemde dişlere müdahale etmeyi bildiğini gösteriyor. Ancak işlemlerin neden yapıldığı, kimler tarafından gerçekleştirildiği ve hangi amaçla uygulandığı hâlâ kesin olarak bilinmiyor.

MEHRGARH: TARİH ÖNCESİ BİR TARIM TOPLULUĞU

Mehrgarh, bugünkü Pakistan’ın Belucistan bölgesinde, Bolan Geçidi yakınlarında bulunan önemli bir arkeolojik yerleşim.

Bölge, Afganistan ve İran platosuyla İndus Vadisi arasındaki tarihsel geçiş yollarından biri üzerinde yer alıyor.

Fransız arkeolog Jean-François Jarrige öncülüğünde 1970’li yıllarda başlayan kazılarda, yerleşim alanları, mezarlar, taş aletler, süs eşyaları ve erken tarımsal yaşama ilişkin çok sayıda buluntu ortaya çıkarıldı.

Kazılar, Mehrgarh’da yaşayan toplulukların tahıl yetiştirdiğini, hayvan beslediğini ve farklı hammaddelerden çeşitli eşyalar ürettiğini gösteriyor.

Özellikle boncuk üretimindeki teknik beceri, dişlere yapılan müdahalelerin nasıl gerçekleştirildiğini anlamak açısından önem taşıyor.

DOKUZ İNSANIN 11 DİŞİNDE DELİK BULUNDU

Arkeologlar, Mehrgarh’ın Neolitik mezarlığından çıkarılan insan kalıntılarını incelerken bazı azı dişlerinin üzerinde düzenli biçimde açılmış küçük boşluklar fark etti.

Uluslararası araştırma ekibinin 2006 yılında yayımladığı çalışmada dokuz yetişkine ait 11 kalıcı azı dişi tanımlandı.

İncelenen kişilerden dördü kadın, ikisi erkekti. Üç kişinin cinsiyeti belirlenememişti.

Deliklerin tamamı birinci veya ikinci büyük azı dişlerinde bulunuyordu.

Dört diş üst çeneden, yedi diş ise alt çeneden geliyordu.

Araştırmacılar, bu deliklerin çoğunun dişlerin çiğneme yüzeyine açıldığını belirledi.

Bir kişinin üç dişinde delik bulunurken başka bir kişinin aynı dişine iki ayrı delik açılmıştı.

Bu durum, işlemlerin yalnızca tek bir kişiye veya rastlantısal bir örneğe özgü olmadığını gösteren önemli bir ayrıntıydı.

DELİKLER NE KADAR BÜYÜKTÜ?

Dişler üzerinde yapılan incelemelerde deliklerin çaplarının yaklaşık 1,3 ile 3,2 milimetre arasında değiştiği belirlendi.

Derinlikleri ise yaklaşık 0,5 ile 3,5 milimetre arasında ölçüldü.

Bazı delikler konik, bazıları silindirik, bazıları ise yamuk kesitli bir yapı gösteriyordu.

Duvarlarında görülen birbirini izleyen çizgiler ve düzenli aşınma izleri, delme sırasında dönen bir alet kullanıldığını düşündürüyordu.

Araştırmacılar, deliklerin biçimini ve iç yüzeylerini ayrıntılı olarak inceleyerek bunların bilinçli bir işlem sonucunda meydana geldiği değerlendirmesine ulaştı.

İŞLEM İNSANLAR HAYATTAYKEN YAPILMIŞTI

Mehrgarh dişlerinin en önemli özelliklerinden biri, deliklerin kenarlarında görülen aşınma izleri.

Araştırmacılar, deliklerin çevresindeki yüzeylerin kullanım sonucunda düzleştiğini tespit etti.

Bu izler, kişilerin dişleri delindikten sonra yaşamaya ve o dişlerle çiğnemeye devam ettiğini gösteriyor.

Dolayısıyla deliklerin yalnızca ölümden sonra, defin hazırlığı sırasında açıldığı düşünülmüyor.

En azından incelenen örneklerde dişlere müdahale, kişiler hayattayken gerçekleştirilmişti.

Ancak bu bulgu, işlemden sonra kişilerin ne kadar yaşadığını veya müdahalenin herhangi bir rahatsızlığı giderip gidermediğini açıklamıyor.

DİŞLER TAŞ UÇLU ALETLERLE Mİ DELİNİYORDU?

Mehrgarh kazılarında çakmaktaşından hazırlanmış küçük delici aletler bulundu.

Bu aletler, kemik, deniz kabuğu ve çeşitli taşlardan boncuk üretimiyle ilişkili arkeolojik malzemeler arasında yer alıyordu.

Araştırmacılar, boncuk yapımında kullanılan delme bilgisinin dişler üzerinde de uygulanmış olabileceğini değerlendirdi.

Çakmaktaşı uçlarla gerçekleştirilen deneysel canlandırmalar, bu tür aletlerle diş yüzeyinde benzer deliklerin oluşturulabildiğini gösterdi.

Çalışmada, yaylı bir delme düzeneğiyle insan dişi üzerinde kısa sürede benzer deliklerin açılabildiği bildirildi.

Ancak Mehrgarh’da bulunan her dişin kesin olarak aynı araçla delindiği söylenemiyor.

Arkeolojik bulgular, kullanılan tekniğin nasıl işlemiş olabileceğine dair güçlü ipuçları sağlıyor.

BONCUK USTALARI DİŞLERE Mİ MÜDAHALE EDİYORDU?

Mehrgarh’ın taş işçiliği geleneği, diş delme uygulamasının kökenine ilişkin önemli bir soru ortaya çıkarıyor.

Yerleşimde yaşayan zanaatkârlar; kemik, kabuk, turkuaz, akik ve farklı sert malzemeler üzerinde küçük delikler açabiliyordu.

Bu beceri, süs eşyalarının hazırlanmasında kullanılıyordu.

Araştırmacılar, taş uçlu delme tekniklerini bilen kişilerin aynı beceriyi insan dişlerine uygulamış olabileceğini ileri sürdü.

Ancak dişlere müdahale eden kişilerin meslekleri bilinmiyor.

Bunların ayrı bir hekim grubuna mı, boncuk ustalarına mı yoksa başka uzmanlık sahibi kişilere mi ait olduğu belirlenemedi.

Bu nedenle Mehrgarh’da bugünkü anlamıyla bir diş hekimliği mesleğinin bulunduğunu söylemek tarihsel olarak doğru değil.

DİŞLER NEDEN DELİNİYORDU?

Araştırmanın en önemli sorularından biri, bu işlemlerin hangi amaçla yapıldığı.

İncelenen 11 dişten dördünde, deliklerle ilişkili çürük izleri görüldü.

Bu durum, bazı müdahalelerin diş rahatsızlığı veya ağrısıyla ilişkili olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Ancak bütün delinmiş dişlerde çürük bulunmuyordu.

Araştırmacılar, işlemlerin nedenini kesin olarak belirleyemediklerini açıkça ifade etti.

Deliklerin ağız içinde geride bulunan azı dişlerine açılmış olması, bunların görünüşü değiştirmek amacıyla yapılmış süslemeler olma ihtimalini de zayıflatıyordu.

Buna karşılık, bütün müdahalelerin diş ağrısını gidermek için yapıldığını söylemek mümkün değil.

Mehrgarh’daki topluluğun bu işlemlere hangi anlamı yüklediğine ilişkin yazılı bir kaynak bulunmuyor.

DİŞLERE DOLGU YAPILIYOR MUYDU?

Deliklerin bazıları, dişin hassas iç yapılarına ulaşabilecek derinlikteydi.

Bu nedenle araştırmacılar, açılan boşlukların daha sonra bir maddeyle doldurulmuş olabileceği ihtimalini değerlendirdi.

Ancak incelenen dişlerde dolgu malzemesi olduğuna dair doğrudan kanıt bulunmadı.

Dolayısıyla Mehrgarh’da kesin olarak diş dolgusu yapıldığını söylemek doğru değil.

Arkeolojik olarak belgelenen uygulama, diş dokusunun bilinçli biçimde delinmesi veya çıkarılmasıdır.

İşlemden sonra herhangi bir malzeme kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor.

BU UYGULAMA NE KADAR ESKİ?

Mehrgarh’daki delinmiş dişlerin tarihine ilişkin bilgiler, arkeolojik araştırmalar ilerledikçe yeniden değerlendiriliyor.

2006 yılında Nature dergisinde yayımlanan araştırma, bulguları yaklaşık 7.500 ile 9.000 yıl öncesine tarihlendirmişti.

Bu değerlendirme, mezarlık alanı için o tarihte kabul edilen kronolojiye dayanıyordu.

Ancak 15 Nisan 2025’te Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Mehrgarh’ın Neolitik mezarlığına ilişkin tarihlendirmeyi yeniden ele aldı.

Benjamin Mutin ve çalışma arkadaşları, 23 Neolitik mezardan alınan insan dişi minesi örneklerine uygulanan radyokarbon analizlerini değerlendirdi.

Çalışmanın sonuçları, çanak çömleksiz Neolitik mezarlığın başlangıcını yaklaşık MÖ 5200–4900 aralığına yerleştirdi. Araştırmacılar, mezarlığın önceki kronolojide önerilenden daha kısa süre kullanıldığını belirtti.

Bu sonuçlar, Mehrgarh’ın erken dönemlerine ilişkin geleneksel tarihlendirmeden önemli ölçüde farklılaşıyor.

Yeni çalışma, 2006’da tanımlanan 11 delinmiş dişin her birine ayrı ayrı kesin tarih vermiyor.

3.400 Yıllık Hitit Tabletleri Bir Bebek Prensesin Ölümünü Anlatıyor
3.400 Yıllık Hitit Tabletleri Bir Bebek Prensesin Ölümünü Anlatıyor
İçeriği Görüntüle

Dolayısıyla diş delme uygulamasını bugün tartışmasız biçimde 9 bin yıl öncesine yerleştirmek ihtiyat gerektiriyor.

Tarihsel olarak kesin olan, Mehrgarh’ın Neolitik topluluğunda yaşayan bazı yetişkinlerin azı dişlerine bilinçli müdahalelerde bulunulmuş olması.

MEHRGARH’DA BU GELENEK NE KADAR SÜRDÜ?

2006 tarihli araştırma, o dönemde kabul edilen mezarlık kronolojisine dayanarak diş delme uygulamasının yaklaşık 1.500 yıllık bir süreçte görüldüğünü ileri sürmüştü.

Ancak daha sonraki dönemlere ait bazı mezarlıklarda benzer delikler tespit edilmedi.

2025 tarihli yeni kronoloji ise erken mezarlığın kullanım süresini yeniden değerlendirdiği için, uygulamanın kesin başlangıç ve bitiş tarihleri de ayrıca incelenmeyi gerektiriyor.

Bu nedenle Mehrgarh’daki diş delme geleneğinin binlerce yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü kesin bir bilgi olarak aktarmak mümkün değil.

TARİH ÖNCESİ DİŞ HEKİMLİĞİNİN ÖNEMLİ BELGESİ

Mehrgarh’dan çıkarılan 11 azı dişi, insanların çok eski dönemlerde dişlerine bilinçli olarak müdahale ettiklerini gösteren önemli arkeolojik bulgular arasında yer alıyor.

Deliklerin biçimi, iç yüzeylerindeki alet izleri ve işlem sonrasında oluşan aşınmalar, bunların doğal süreçlerle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Yerleşimdeki taş aletler ve boncuk üretimi geleneği de müdahalelerin hangi teknik bilgiyle gerçekleştirilmiş olabileceğini anlamaya yardımcı oluyor.

Buna karşılık işlemi yapan kişilerin kimlikleri, uygulamanın amacı ve müdahalelerin sonuçları hakkında kesin bilgiler bulunmuyor.

Mehrgarh’ın tıp tarihi açısından değeri, gelişmiş bir diş hekimliği kurumunun varlığını kanıtlamasında değil; tarih öncesi insanların dişlere yönelik fiziksel müdahalelerde bulunabildiğini doğrudan insan kalıntıları üzerinden göstermesinde yatıyor.

Dokuz yetişkinin 11 azı dişinde korunan küçük delikler, yazının henüz bu topluluğun yaşamına girmediği bir çağdan günümüze ulaşan dikkat çekici sağlık tarihi belgeleri arasında yer alıyor.

KAYNAKLAR

Coppa A., Bondioli L., Cucina A. ve arkadaşları — Early Neolithic Tradition of Dentistry. Nature, Cilt 440, Sayı 7085, s. 755–756, 6 Nisan 2006. DOI: 10.1038/440755a.

Mutin B., Zazzo A., Bondioli L., Coppa A. ve arkadaşları — New Radiocarbon Dates of Human Tooth Enamel Reveal a Late Appearance of Farming Life in the Indus Valley. Scientific Reports, Cilt 15, Makale 11345, 15 Nisan 2025. DOI: 10.1038/s41598-025-92621-5.

Jarrige C., Jarrige J.-F., Meadow R. H. ve Quivron G. (Editörler) — Mehrgarh Field Reports 1974–1985: From Neolithic Times to Indus Civilization. Department of Culture and Tourism, Karachi, 1995.