Antik Mısır’da doğum yapan kadınların kullandığı tuğlalar, uzun yıllar boyunca yalnızca yazılı metinlerden ve dini tasvirlerden biliniyordu. Ancak 2001 yılında Mısır’ın Abydos bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, bu geleneğe ait olağanüstü bir eseri gün yüzüne çıkardı.
Yaklaşık 3.700 yıllık kerpiç tuğlanın üzerinde, kucağında yeni doğmuş bebeğini tutan bir anne, ona eşlik eden kadınlar ve doğumu koruduğuna inanılan tanrısal figürler resmedilmişti.
Pennsylvania Üniversitesi arkeologları tarafından bulunan eser, Antik Mısır’da doğumun yalnızca bedensel bir olay olarak değil, dini inançlar ve koruyucu ritüellerle çevrili önemli bir yaşam dönemi olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
DOĞUM TUĞLASI BİR EVİN İÇİNDE BULUNDU
Eser, Pennsylvania Üniversitesi’nden arkeolog Josef Wegner’in başkanlığında yürütülen 2001 yılı Güney Abydos kazılarında keşfedildi.
Kazı alanı, Orta Krallık dönemine ait Wah-Sut yerleşimindeki büyük bir yönetici konutuydu.
Arkeologlar, yapının belediye başkanlığı makamıyla ilişkili seçkin bir aileye ait olduğunu belirledi. Doğum tuğlası ise konutun kadınlarla ilişkilendirilen bölümünde bulundu.
Yaklaşık MÖ 1750–1700 yıllarına tarihlenen kerpiç, 36 santimetre uzunluğundaydı.
Pişirilmemiş topraktan yapılmış olmasına rağmen üzerindeki renkli resimlerin bir bölümü günümüze ulaşmıştı.

Arkeologlar açısından keşfi önemli kılan nokta, doğum tuğlalarının varlığının daha önce metinlerden bilinmesine karşılık, resimlerle süslenmiş böyle bir örneğin ilk kez arkeolojik bağlamda bulunmasıydı.
ANTİK MISIR’DA KADINLAR NEDEN TUĞLA ÜZERİNDE DOĞUM YAPIYORDU?
Eski Mısır’a ait yazılı ve görsel kaynaklarda, doğum yapan kadının çömelmiş durumda iki tuğladan destek aldığına ilişkin bilgiler bulunuyor.
Tuğlalar, kadının ayaklarını destekleyen ve doğum sırasında kullanılan araçlar olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte doğum tuğlasının işlevi yalnızca bedensel destek sağlamakla sınırlı değildi.
Antik Mısır düşüncesinde doğum, anne ve bebeğin korunması gereken bir geçiş dönemiydi. Bu nedenle doğumla ilişkili nesneler, dini ve büyüsel koruma anlayışının da parçası olabiliyordu.
Abydos’ta bulunan tuğlanın renkli resimlerle süslenmiş olması, bu iki yönü bir araya getiriyor.
Ancak bulunan eserin belirli bir doğum sırasında fiilen kullanılıp kullanılmadığı kesin olarak bilinmiyor.
TUĞLANIN ÜZERİNDE ANNE VE YENİ DOĞAN BEBEK VAR
Doğum tuğlasının en dikkat çekici bölümü, anne ve bebeği gösteren resim.
Sahnede bir kadın, yeni doğmuş çocuğunu kucağında tutarken tasvir ediliyor.
Kadın bir oturak üzerinde bulunuyor. İki yanında ona eşlik eden kadın figürleri yer alıyor.
Kompozisyonun çevresinde ise tanrıça Hathor’la ilişkili semboller görülüyor.
Arkeolog Josef Wegner, bu sahneyi doğum yapan annenin Hathor’un korumasıyla ilişkilendirildiği sembolik bir anlatım olarak değerlendiriyor.
Bu resim, doğumun kendisinden çok anne ve bebeğin doğum sonrasındaki durumunu betimliyor olabilir.
Dolayısıyla sahnenin doğrudan bir doğum anının gerçekçi kaydı olduğunu söylemek doğru değil.
HATHOR NEDEN DOĞUM TUĞLASINDA YER ALIYORDU?
Hathor, Antik Mısır’ın önemli tanrıçalarından biriydi.
Annelik, kadınlık, bereket, müzik ve koruyucu güçlerle ilişkilendiriliyordu.
Özellikle kadınların ve çocukların yaşamıyla bağlantılı dini uygulamalarda önemli bir yere sahipti.
Abydos tuğlasındaki Hathor sembolleri, doğum sırasında anne ve bebeğe tanrısal koruma sağlanması beklentisiyle ilişkilendiriliyor.
Dönemin inanç dünyasında doğum yapan kadının tanrıçayla sembolik olarak özdeşleştirilmesi, koruyucu ritüelin bir parçası olabiliyordu.
Tuğlanın üzerindeki resimler de bu düşüncenin görsel ifadesi olarak yorumlanıyor.
DOĞUM TANRIÇASI MESKHENET VE TUĞLANIN ANLAMI
Antik Mısır’da doğum tuğlalarıyla ilişkilendirilen başka bir tanrısal figür Meskhenet’ti.
Meskhenet, doğum ve insanın dünyaya gelişiyle bağlantılı bir tanrıçaydı.
Bazı tasvirlerde doğum tuğlası biçiminde veya başında bu nesneyi temsil eden bir sembolle gösteriliyordu.
Bu ilişki, doğum sırasında kullanılan tuğlanın dini düşüncede neden özel bir anlam taşıdığını açıklıyor.
Eski Mısırlılar açısından doğum, yalnızca yeni bir insanın dünyaya gelişi değil, tanrısal güçlerin korumasına ihtiyaç duyulan bir olaydı.
Bu nedenle doğumla ilişkili tuğlalar, muskalar ve koruyucu resimler aynı inanç dünyası içinde değerlendiriliyordu.
TUĞLANIN KENARLARINDA KORUYUCU VARLIKLAR RESMEDİLMİŞTİ
Abydos’ta bulunan tuğlanın yalnızca ana sahnesi değil, yan yüzeyleri de resimlerle süslenmişti.
Bu bölümlerde insan ve hayvan biçimli tanrısal varlıklar ile koruyucu figürler yer alıyordu.
Benzer tasvirler, Orta Krallık dönemine ait koruyucu fildişi çubuklarda da görülüyor.
Bu nesneler, özellikle anne ve bebeği tehlikelerden korumak amacıyla kullanılan ritüel araçlarıyla ilişkilendiriliyor.
Doğum tuğlasındaki figürlerin de aynı koruyucu düşüncenin parçası olduğu değerlendiriliyor.
Dönemin dini anlayışında güneş tanrısı Ra’nın her sabah yeniden doğuşu ile insanın doğumu arasında sembolik bir bağlantı kurulabiliyordu.
Tuğlanın kenarlarındaki koruyucu figürler de bu yeniden doğuş anlatısının bir parçası olarak yorumlanıyor.
TUĞLA BİR PRENSESE AİT OLABİLİR Mİ?
Arkeolojik buluntunun bulunduğu konut, Abydos’taki seçkin bir aileyle ilişkiliydi.
Kazılar sırasında aynı bölgede ele geçirilen mühür baskılarında Renseneb adlı bir kadının ismi tespit edildi.
Yazıtlarda Renseneb, soylu kadın ve kralın kızı unvanlarıyla anılıyordu.
Josef Wegner ve kazı ekibi, doğum tuğlasının Renseneb’e veya aynı konutta yaşayan başka bir yüksek statülü kadına ait olabileceğini değerlendirdi.
Ancak eserin üzerinde sahibinin adını belirleyen bir yazıt bulunmuyor.
Bu nedenle tuğlanın kesin olarak Renseneb’e ait olduğu söylenemiyor.
Buluntunun önemi, bir kraliyet mensubuyla ilişkilendirilme ihtimalinden çok, Orta Krallık dönemindeki doğum uygulamalarına ilişkin somut bir belge sunmasında yatıyor.
RESİMLER NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Antik Mısır’da doğumla ilgili dini uygulamalar farklı metinlerde ve tasvirlerde anlatılıyor.
Ancak gündelik yaşamda kullanılan nesnelerin büyük bölümü günümüze ulaşmadı.
Özellikle pişirilmemiş kerpiç gibi dayanıksız malzemelerden yapılmış araçların korunması oldukça güç.
Abydos doğum tuğlası bu nedenle dikkat çekici.
Arkeologlar yalnızca doğumla ilişkilendirilen bir nesneyi değil, üzerinde koruyucu figürler ve anne-bebek sahnesi bulunan resimli bir örneği inceleme fırsatı buldu.
Eserin üst yüzeyindeki aşınma, kullanılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Bununla birlikte bu aşınmanın kesin olarak doğum sırasında meydana geldiği kanıtlanmış değil.
DOĞUMDA KADINLARIN ROLÜ
Abydos tuğlasında annenin yanında iki kadın figürünün bulunması, dönemin doğumla ilişkili kadın destekçilerine dair önemli bir tasvir sunuyor.
Araştırmacılar bu figürleri doğuma yardımcı kadınlar veya koruyucu tanrısal figürlerle ilişkilendiriyor.
Ancak sahnedeki kişilerin kimlikleri kesin olarak belirlenemiyor.
Antik Mısır’da doğumun kadınların yaşamı ve aile düzeni açısından taşıdığı önem, bu tür nesnelerin hazırlanmasına da yansımıştı.
Doğumla ilgili koruyucu muskalar, dini sözler ve özel nesneler, annenin ve bebeğin güvenliğini sağlama beklentisinin parçalarıydı.
Abydos tuğlası, bu anlayışın maddi kültürdeki örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
3.700 YIL ÖNCESİNDEN KALAN BİR DOĞUM BELGESİ
2001 yılında bulunan doğum tuğlası, Antik Mısır’da kadınların doğum sırasında kullandığı araçlar ve koruyucu ritüeller hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Üzerindeki anne, bebek, kadın yardımcılar ve tanrısal figürler, doğumun dönemin düşünce dünyasında nasıl anlamlandırıldığını gösteriyor.
Ancak eserin üzerinde yer alan resimleri, yaşanmış belirli bir doğum olayının birebir kaydı olarak değerlendirmek mümkün değil.
Tuğla, bir doğumun tarihini veya sonucunu anlatmıyor.
Bunun yerine, Orta Krallık döneminde doğuma eşlik eden dini inançları ve koruyucu uygulamaları yansıtıyor.
Yaklaşık 3.700 yıl önce bir evin içinde kullanılan veya saklanan bu resimli kerpiç, bugün Antik Mısır’ın kadın sağlığı, doğum gelenekleri ve gündelik yaşam tarihini anlamak için önemli arkeolojik belgelerden biri olarak kabul ediliyor.
KAYNAKLAR
Josef Wegner — The Magical Birth Brick. Expedition Magazine, Penn Museum, Cilt 48, Sayı 2, 2006.
University of Pennsylvania — Penn Museum Archaeologists Uncover 3,700-Year-Old “Magical” Birth Brick at Mayor’s Residence Just Outside Abydos, Egypt. 25 Temmuz 2002.
Josef Wegner — A Decorated Birth Brick from South Abydos: New Evidence on Childbirth and Birth Magic in the Middle Kingdom. Archaism and Innovation: Studies in the Culture of Middle Kingdom Egypt.
Charlotte Rose — Childbirth Magic: Deciphering Bed Figurines from Ancient Egypt. Expedition Magazine, Penn Museum, 2017.





