İnsan Bedenini Anlamak İsteyen Hekimin Önündeki Engel

Milattan sonra ikinci yüzyılda Roma'da bir hekim olduğunuzu düşünün. Organların yerini, sinirlerin görevlerini ve insan vücudunun işleyişini öğrenmek istiyorsunuz; fakat insan kadavralarını sistemli biçimde inceleme imkânınız yok.

MS 129'da Pergamon'da, bugünkü Bergama'da doğan Galen, eğitimini farklı merkezlerde tamamladıktan sonra Roma'nın önde gelen hekimlerinden biri oldu. Onu çağdaşlarından ayıran özellik, eski metinlerle yetinmeyip organları doğrudan gözlemlemek ve işlevlerini deneylerle araştırmak istemesiydi.

Ancak insan diseksiyonunun yaygın olmadığı bu ortamda Galen, eksikliği hayvan incelemeleriyle gidermeye çalıştı. Bu yaklaşım anatomi ve fizyolojiye önemli katkılar sağlarken bazı yanlış bilgilerin de uzun süre kabul edilmesine neden oldu.

Roma'da İnsan Kadavrası Neden İncelenemiyordu?

Antik Yunan ve Roma'da ölüm, cenaze törenleri ve insan bedenine saygı güçlü toplumsal geleneklerle şekilleniyordu. Bu nedenle kadavralara müdahale çeşitli kültürel ve dinsel çekincelerle karşılanabiliyordu.

Yine de Roma İmparatorluğu'nun her yerinde insan diseksiyonunu kesin biçimde yasaklayan genel bir düzenleme bulunduğunu söylemek doğru değildir. Kadavraya erişimin güçlüğü, toplumsal tutumlar ve sınırlı anatomik araştırma geleneği, diseksiyonun yaygınlaşmasını zorlaştırıyordu.

İnsan kadavraları Galen'den önce de incelenmişti. MÖ üçüncü yüzyılda İskenderiye'de Herophilos ve Erasistratos sistematik anatomik araştırmalar yapmıştı; ancak bu gelenek sonraki yüzyıllarda kesintisiz sürmedi. Galen döneminde bilgi çoğunlukla önceki eserlerden, hayvan incelemelerinden, insan iskeletlerinden ve yaralanma gözlemlerinden elde ediliyordu.

Galen'in hayvanlara yönelmesinin temel nedeni bu koşullardı.

Neden Özellikle Maymunları ve Domuzları Seçti?

Galen, insanlara anatomik açıdan benzediğini düşündüğü hayvanları seçiyordu. Bunların başında, özellikle Kuzey Afrika kökenli ve bugün Berberi makağı olarak bilinen maymunlar geliyordu.

Bununla birlikte domuz, koyun, keçi ve başka memelileri de inceliyordu. Kasların hareketini, sinirlerin organları nasıl kontrol ettiğini ve organlar arasındaki ilişkileri anlamak için ölü hayvanların anatomisini araştırıyor, canlı hayvanlar üzerinde deneyler yapıyordu.

460 Yıllık Bir Tıp Etiği Şiiri: Osmanlı Hekiminin Meslek Ahlakı Öğütleri
460 Yıllık Bir Tıp Etiği Şiiri: Osmanlı Hekiminin Meslek Ahlakı Öğütleri
İçeriği Görüntüle

Galen türler arasındaki farkların farkında olsa da insanlarda doğrulayamadığı bazı hayvan anatomisi bulgularını insan bedenine uyarladı. Hatalarının önemli bölümü buradan kaynaklandı.

Bir Domuzun Sesini Susturan Deney

Galen, sesin gırtlakla mı yoksa sinir sistemiyle mi kontrol edildiğini araştırmak için canlı bir domuz üzerinde deney yaptı. Boyun bölgesindeki, bugün rekürren laringeal sinir olarak bilinen sinirleri inceleyerek bu yapıların ses oluşumundaki rolünü gösterdi.

Sinirlerin işlevini engellediğinde domuzun ses çıkaramadığını, bağları çözdüğünde sesin geri döndüğünü gözlemledi. Bu deney, sinir sistemiyle organ işlevi arasındaki ilişkiyi ortaya koyması bakımından önemliydi.

Galen böylece yalnızca organların yerini değil, nasıl çalıştıklarını da araştırdı. Ancak canlı hayvanlar üzerinde yapılan bu tür deneyler, günümüz hayvan refahı ve araştırma etiği açısından ciddi sorunlar taşır.

Gladyatörlerin Yaraları Galen'e Ne Öğretti?

Galen'in insan anatomisi bilgisi yalnızca hayvan deneylerine dayanmıyordu. MS 157'de Pergamon'da gladyatörlerin hekimi olarak görev yaptı. Derin kesikler, kas yaralanmaları ve ağır travmalar, normalde görünmeyen dokuları gözlemlemesine imkân verdi.

İnsan kemikleri ve önceki anatomistlerin eserleri de bilgisini geliştirdi. Bu nedenle Galen'in insan bedenine ilişkin hiçbir doğrudan gözlemi olmadığını söylemek yanlıştır; sınırlı ölüm sonrası incelemeler yapmış olması da mümkündür.

Ancak yaralı bir hastayı tedavi ederken bazı yapıları görmek, bütün bir kadavrayı sistematik biçimde incelemekle aynı değildi. Galen'in temel sınırlılığı, insan anatomisini tamamlamak için büyük ölçüde hayvan araştırmalarına dayanmasıydı.

Galen'in Anatomik Hataları Nelerdi?

Galen'in eserleri Bizans, İslam ve Avrupa tıp geleneklerinde yüzyıllarca temel kaynak olarak kullanıldı. Bu süreçte bazı yanlış anatomik açıklamalar da aktarıldı.

En bilinen örneklerden biri, bazı hayvanlarda bulunan rete mirabile adlı damar ağının insan beyninde de bulunduğu düşüncesiydi. Oysa insan beyninin tabanında Galen'in tarif ettiği biçimde bir ağ yoktur.

Galen ayrıca yetişkin insanın alt çenesini iki parçalı olarak tanımladı; oysa alt çene normalde tek kemikten oluşur. Göğüs kemiğine ilişkin bazı açıklamaları da insan anatomisiyle uyuşmuyordu.

Bu hatalar, hayvanlarla insanlar arasındaki farkların araştırmalarda dikkate alınması gerektiğini gösterir. Yine de Galen'in sinir sistemi, kas işlevleri ve organlar arasındaki ilişkiler üzerine gözlemleri dönemi için son derece değerliydi. Sorun, bazı hayvan bulgularının insanlarda doğrulanmadan genelleştirilmesiydi.

Galen'in Yanlışları Neden Yüzyıllarca Sürdü?

Galen çok sayıda eser yazmış, önceki hekimlerin bilgilerini sistemleştirmiş ve kapsamlı bir tıp anlayışı geliştirmişti. Bu nedenle eserleri sonraki kuşaklar için temel başvuru kaynağına dönüştü. Zamanla otoritesi, bazı görüşlerinin sorgulanmasını zorlaştırdı.

Ancak Galen'in bütün fikirleri eleştirisiz kabul edilmedi. İslam tıp geleneğinde Ebû Bekir er-Râzî bazı görüşlerini eleştirdi; İbnü'n-Nefîs ise kalp ve akciğer dolaşımına ilişkin açıklamalarıyla Galen geleneğindeki önemli bir yanılgının düzeltilmesine katkı sağladı.

Dolayısıyla bu dönem yalnızca bilimsel durgunlukla açıklanamaz. İnsan kadavralarının doğrudan incelenmesi yaygınlaştıkça Galen'in bazı anatomik açıklamalarının yanlışlığı daha açık biçimde ortaya çıktı.

Galen'in Otoritesini Sarsan Hekim: Andreas Vesalius

On altıncı yüzyılda Andreas Vesalius, insan kadavraları üzerindeki incelemeleriyle Galen'in bazı açıklamalarının insan bedenine uymadığını gösterdi. Alt çenenin tek kemikten oluştuğunu, göğüs kemiğinin farklı bir yapıya sahip olduğunu ve insan beyninde rete mirabile bulunmadığını ortaya koydu.

1543'te yayımlanan De humani corporis fabrica, insan anatomisinin doğrudan gözleme dayalı incelenmesinde dönüm noktası oldu. Ancak Vesalius, Galen'in bütün çalışmalarını reddetmedi; bazı deneysel yöntemlerinden yararlandı.

Asıl değişim, eski bilgilerin doğrudan gözlemle karşılaştırılması ve gerektiğinde düzeltilmesiydi.

Galen'in Hikâyesinden Günümüze Kalan Ders

Galen, sınırlı imkânlara rağmen gözlem ve deneye önem veren bir hekimdi. Hayvan çalışmaları sinir ve kas işlevlerinin anlaşılmasına katkı sağladı; aynı zamanda farklı türlerden elde edilen sonuçların insanlara aktarılırken dikkatle doğrulanması gerektiğini gösterdi.

Hayvan modelleri bugün de belirli etik ve bilimsel koşullar altında kullanılıyor. Ancak hayvanlarda elde edilen her sonucun insanlarda aynı biçimde ortaya çıkacağı varsayılmıyor; bulgular ayrıca sınanıyor.

Galen'in hikâyesi, bilimsel bilginin nasıl üretildiğini, aktarıldığını ve yeni kanıtlarla değişebildiğini gösterir.

Tıp tarihinin bu hikâyesinden çıkarılabilecek en önemli ders açıktır: Bir bilginin yüzyıllarca doğru kabul edilmiş olması, onun yeniden sorgulanmasına engel değildir. Bilim, gözlem ve kanıtlarla kendisini düzeltme imkânını koruduğu sürece ilerler.


Kaynaklar

  1. Galen. On Anatomical Procedures (De Anatomicis Administrationibus). Antik anatomi ve hayvan deneylerine ilişkin temel eser.

  2. Singer, P. N. ve Rosen, R. M. (Ed.). The Oxford Handbook of Galen. Oxford University Press, 2024.

  3. Von Staden, H. The Discovery of the Body: Human Dissection and Its Cultural Contexts in Ancient Greece. Yale Journal of Biology and Medicine, 1992; 65(3): 223–241.

  4. Standring, S. A Brief History of Topographical Anatomy. Journal of Anatomy, 2016; 229(1): 32–62.

  5. Brenna, C. T. A. Bygone Theatres of Events: A History of Human Anatomy and Dissection. The Anatomical Record, 2022; 305(4): 788–802.

  6. Lanska, D. J. Vesalius on the Anatomy and Function of the Recurrent Laryngeal Nerves: Medical Illustration and Reintroduction of a Physiological Demonstration from Galen. Journal of the History of the Neurosciences, 2014; 23(3): 211–232.

  7. Alghamdi, M. A., Ziermann, J. M. ve Diogo, R. An Untold Story: The Important Contributions of Muslim Scholars for the Understanding of Human Anatomy. The Anatomical Record, 2017; 300(6): 986–1008.