POMEM Ameliyat İzi Şartları: Ameliyat İzi Polisliğe Engel mi?
Polis olmak isteyen adayların sağlık muayenesinde en fazla merak ettiği konulardan biri ameliyat ve dikiş izleri.
“Ameliyat izi polisliğe engel mi?”, “Dikiş izi POMEM’e engel mi?”, “Apandisit ameliyatı olan polis olabilir mi?”, “Sezaryen izi polisliğe engel mi?”, “Yüzdeki yara izi polisliğe engel mi?” ve “Eski ameliyat kaydı POMEM’de sorun olur mu?” soruları adayların sık araştırdığı başlıklar arasında.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği incelendiğinde ilk bilinmesi gereken nokta şu:
Vücuttaki her ameliyat izi otomatik olarak polisliğe engel değildir.
Ancak izin bulunduğu bölge, niteliği ve ameliyatın geride bıraktığı sağlık durumu önem taşıyabilir.
AMELİYAT İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Tek başına “vücudumda ameliyat izi var” bilgisi adayın POMEM’e uygun olup olmadığını belirlemek için yeterli değildir.
Sağlık değerlendirmesinde iki farklı konu birbirinden ayrılmalıdır.
Birincisi izin kendisi.
İkincisi ise izin oluşmasına neden olan ameliyat ve adayın ameliyat sonrasındaki mevcut sağlık durumu.
Örneğin cilt üzerinde iyileşmiş bir cerrahi kesi izi ile ameliyat sonrasında organ veya eklem fonksiyonunda kalıcı kayıp bırakan bir durum aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu nedenle adayın yalnızca izin görüntüsüne değil, ameliyatın nedenine ve sonucuna da bakılması gerekir.
YÜZDEKİ AMELİYAT İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Yüz ve eşgal bölgesi polis adayları açısından özellikle önemli.
Yönetmeliğin deri hastalıklarına ilişkin hükümlerinde yüz ve eşgal bölgesindeki kalıcı izler, lezyonlar ve görünüm değişiklikleri ayrıca ele alınıyor.
Bu nedenle yüz bölgesindeki bir ameliyat veya travma izi, vücudun kapalı bir bölgesindeki küçük ve iyileşmiş bir cerrahi iz ile aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Ancak yüzde bulunan her iz için otomatik “elenir” sonucu da çıkarılmamalı.
İzin niteliği ve yönetmelikteki kriterlere uygunluğu resmi sağlık değerlendirmesinde belirlenir.
EŞGAL BÖLGESİ NERESİ?
Adayların sık karşılaştığı ifadelerden biri “eşgal bölgesi”.
Bu kavram kişinin dışarıdan tanınmasını sağlayan ve görünümünü belirgin biçimde etkileyebilecek bölgeler açısından önem taşıyor.
Yönetmelikte deri, yara, yanık, ameliyat ve benzeri kalıcı izlerin değerlendirilmesinde bulunduğu bölge önem kazanabiliyor.
Bu nedenle özellikle yüz ve görünür alanlardaki belirgin izlerin resmi muayenede değerlendirilmesi gerekiyor.
DİKİŞ İZİ POMEM’E ENGEL Mİ?
Dikiş izi bulunması tek başına otomatik engel değildir.
Çocukluk döneminde geçirilen bir yaralanma, küçük cerrahi işlem veya başka bir nedenle dikiş atılmış olabilir.
Sağlık değerlendirmesinde izin bulunduğu yer, mevcut görünümü ve altında yatan sağlık problemi dikkate alınır.
Örneğin yıllar önce tamamen iyileşmiş küçük bir kesi izi ile hareket kısıtlılığı oluşturan geniş bir skar dokusunun aynı şekilde değerlendirilmesi beklenmemelidir.
APANDİSİT AMELİYATI POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Apandisit ameliyatı adayların en fazla sorduğu ameliyatlardan biri.
Geçmişte apandisit ameliyatı geçirmiş olmak yalnızca karında ameliyat izi bulunduğu gerekçesiyle otomatik olarak polisliğe engel kabul edilmemeli.
Burada adayın ameliyat sonrası mevcut sağlık durumu önemlidir.
Ameliyat sonrasında kalıcı komplikasyon veya fonksiyon kaybı bulunup bulunmadığı ilgili sağlık hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle “apandisit ameliyatı oldum, kesin elenirim” şeklindeki genelleme doğru değildir.
SEZARYEN İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Sezaryen de cerrahi bir işlem olduğu için karın bölgesinde kalıcı bir ameliyat izi bırakabilir.
Ancak yalnızca sezaryen izinin bulunmasından hareketle aday hakkında otomatik sağlık kararı verilemez.
Mevcut sağlık durumu, ameliyatın bıraktığı herhangi bir komplikasyon bulunup bulunmadığı ve ilgili sağlık kriterleri değerlendirilir.
SAFRA KESESİ AMELİYATI POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Safra kesesi ameliyatı gibi karın içi operasyonlarda da yalnızca ciltteki ameliyat izine bakılmaz.
Ameliyatın nedeni ve kişinin mevcut sağlık durumu önem taşır.
Laparoskopik ameliyatlardan sonra birkaç küçük kesi izi kalabilir.
Bu nedenle “karında ameliyat izi var” ile “polisliğe engel hastalık var” ifadeleri aynı anlama gelmez.
FITIK AMELİYATI OLAN POLİS OLABİLİR Mİ?
Kasık veya göbek fıtığı nedeniyle ameliyat geçiren adaylarda da değerlendirme yalnızca ameliyat izinden ibaret değildir.
Fıtığın tekrar edip etmediği, ameliyat sonrası mevcut durum ve fonksiyonlar değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bu nedenle geçmiş fıtık ameliyatının kişisel uygunluğu ilgili cerrahi ve sağlık hükümleri kapsamında belirlenir.
ORTOPEDİK AMELİYAT İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Diz, omuz, kol, bacak veya başka bir kas-iskelet sistemi ameliyatında izin kendisinden daha önemli bir konu ortaya çıkabilir:
Fonksiyon.
Örneğin diz ameliyatından sonra hareket kısıtlılığı, instabilite veya başka kalıcı ortopedik sorun bulunuyorsa bunlar ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla ortopedik ameliyat geçiren adaylarda yalnızca dikiş izine bakılarak karar verilmez.
Ameliyat sonrası kas-iskelet sisteminin mevcut fonksiyonları önem taşır.
PLATİN, VİDA VEYA İMPLANT VARSA NE OLUR?
Geçirilmiş kırık veya ortopedik ameliyat sonrasında vücutta plak, vida veya başka implant bulunabilir.
Böyle bir durumda değerlendirme yalnızca ameliyat izine indirgenemez.
İmplantın bulunduğu bölge, kemiğin iyileşme durumu, hareket ve fonksiyonlar ile yönetmeliğin ilgili kas-iskelet sistemi hükümleri dikkate alınır.
Bu nedenle “platin var, kesin elenir” veya “platin hiçbir şekilde sorun olmaz” şeklindeki genellemeler doğru değildir.
YANIK İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Yanık izi cerrahi kesi izinden farklı bir durum olmakla birlikte deri bütünlüğünde kalıcı değişiklik oluşturabilir.
Yönetmeliğin deri hastalıkları hükümleri kapsamında izin yeri, yaygınlığı, fonksiyon üzerindeki etkisi ve görünümü önem taşıyabilir.
Özellikle yüz ve eşgal bölgesindeki belirgin kalıcı izler ayrıca değerlendirilir.
YARA İZİ POLİSLİĞE ENGEL Mİ?
Geçmiş travmalardan kalan yara izlerinde de benzer yaklaşım geçerli.
Her yara izi otomatik olarak engel değildir.
İzin yeri, niteliği ve fonksiyon üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Bu nedenle adayların küçük bir çocukluk yarası ile geniş, hareket kısıtlılığı oluşturan skarı aynı kategoriye koymaması gerekir.
AMELİYAT GEÇMİŞİ SAĞLIK FORMUNDA YAZILMALI MI?
Adayın sağlık geçmişini doğru şekilde bildirmesi gerekiyor.
Geçirilmiş hastalık ve ameliyatlara ilişkin raporların sağlık değerlendirme sürecinde bildirilmesi öngörülüyor.
Bu nedenle “ameliyat izi görünmüyor, söylemeyeyim” yaklaşımı doğru değildir.
Sağlık değerlendirmesinin amacı yalnızca dışarıdan görünen izi kontrol etmek değil, adayın gerçek sağlık durumunu belirlemektir.
AMELİYAT KAYDINI GİZLEMEK DOĞRU MU?
Hayır.
Geçmiş ameliyatın gizlenmesine veya sağlık geçmişinin eksik bildirilmesine yönelik bir yol izlenmemeli.
Adayın yapması gereken, ameliyatla ilgili epikriz ve diğer sağlık belgelerini mümkünse saklamak ve gerektiğinde sunabilmektir.
Özellikle büyük operasyonlarda ameliyat nedeni ve sonrasındaki sağlık durumunu gösteren belgeler değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.
AMELİYAT İZİNİ LAZERLE SİLDİRMEK GEREKİR Mİ?
Adayların yalnızca POMEM muayenesinden geçmek amacıyla tıbbi gereklilik olmadan izlerini yok ettirmeye çalışması doğru bir yaklaşım değildir.
Çünkü değerlendirme yalnızca ciltte izin görülüp görülmediğine dayanmaz.
Geçirilmiş ameliyat ve adayın mevcut sağlık durumu da önemlidir.
Ayrıca yönetmelik, tedavi veya operasyonla düzeltilebilecek sağlık sorunlarının adaylıktan önce düzeltilmiş olmasını öngörse de bu hüküm “her ameliyat izi estetik olarak giderilmelidir” anlamına gelmez.
AMELİYAT İZİ OLAN ADAY NE YAPMALI?
Öncelikle hangi ameliyatı geçirdiğini ve ameliyatın neden yapıldığını bilmeli.
Varsa ameliyat epikrizi ve sonraki kontrol raporlarını saklamalı.
Ameliyat sonrası herhangi bir fonksiyon kaybı veya devam eden sağlık sorunu varsa bunu bilmeli.
Sağlık bilgi formunu doğru doldurmalı.
Ve yalnızca internette gördüğü fotoğraflara veya “benim arkadaşım geçti” yorumlarına göre kendi hakkında karar vermemeli.
POMEM AMELİYAT İZİ DEĞERLENDİRMESİNDE EN ÖNEMLİ NOKTA
Adayların aklında şu ayrım kalmalı:
Ameliyat izi ile ameliyatın bıraktığı sağlık problemi aynı şey değildir.
Küçük ve iyileşmiş bir cerrahi iz tek başına farklı değerlendirilebilir.
Yüz ve eşgal bölgesindeki belirgin kalıcı izler farklı değerlendirmeye tabi olabilir.
Fonksiyon kaybı bırakan ameliyatlarda ise asıl belirleyici ilgili organ veya sistemin mevcut sağlık durumudur.
Bu nedenle “kaç santimetre iz kabul edilir?” şeklindeki tek rakama dayalı yaklaşımlar her ameliyat izi için doğru değildir.
SIK SORULAN SORULAR
Ameliyat izi polisliğe engel mi?
Her ameliyat izi otomatik olarak polisliğe engel değildir. İzin yeri ve niteliği ile ameliyatın bıraktığı mevcut sağlık durumu değerlendirilir.
Dikiş izi POMEM’e engel mi?
Dikiş izi tek başına kesin elenme nedeni değildir. İzin bulunduğu bölge, niteliği ve fonksiyon üzerindeki etkisi önemlidir.
Apandisit ameliyatı olan polis olabilir mi?
Geçmiş apandisit ameliyatı yalnızca ameliyat izi nedeniyle otomatik engel olarak değerlendirilmemelidir. Adayın mevcut sağlık durumu önemlidir.
Sezaryen izi polisliğe engel mi?
Yalnızca sezaryen izinin bulunması üzerinden kesin uygunluk kararı verilemez. Mevcut sağlık durumu ve ilgili yönetmelik hükümleri değerlendirilir.
Yüzdeki ameliyat izi polisliğe engel mi?
Yüz ve eşgal bölgesindeki kalıcı izler yönetmelik açısından özellikle değerlendirilir. İzin niteliği ve kapsamına göre resmi sağlık değerlendirmesi yapılır.
Platin veya vida polisliğe engel mi?
Tek başına implant bulunduğu bilgisinden kesin sonuç çıkarılamaz. İlgili kemiğin ve eklemin mevcut durumu, hareket ve fonksiyonlar ile yönetmelik hükümleri değerlendirilir.
TIBBİ VE HUKUKİ UYARI
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel sağlık uygunluğu kararı değildir. POMEM adaylarında ameliyat ve yara izlerinin değerlendirilmesinde yürürlükteki Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği, resmi muayene, ilgili branş değerlendirmesi ve yetkili sağlık kurulu/sağlık komisyonunun kararı esas alınmalıdır.
KAYNAKLAR
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3
Polis Akademisi Başkanlığı





