Kızamıkla mücadelede uzun yıllar boyunca elde edilen ilerlemenin ardından hastalığın yeniden yükselişe geçtiği belirlendi. Uluslararası Küresel Hastalık Yükü Araştırması (GBD 2023) kapsamında yürütülen ve 21 Ekim 2026 tarihinde Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, 204 ülke ve bölgedeki beş yaşından küçük çocukların kızamık hastalığı yükü incelendi.
Araştırmacılar, 2023 yılında bu yaş grubunda dünya genelinde yaklaşık 15,6 milyon kızamık vakası ve 118 bin ölüm gerçekleştiğini tahmin etti. Sonuçlar, 1990'lardan itibaren önemli ölçüde gerileyen hastalığın 2020 sonrasında yeniden artış eğilimine girdiğini gösterdi.
Kızamık vakalarında dört yılda yüzde 40 artış
Çalışmada, 1990–2023 dönemindeki kızamık görülme sıklığı, ölüm oranları, hastalığın neden olduğu sağlık kayıpları ve aşılama kapsamı değerlendirildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre, 1990 ile 2019 yılları arasında beş yaşından küçük çocuklarda kızamık görülme sıklığı yaklaşık yüzde 80, hastalığa bağlı ölüm oranı ise yüzde 90 azaldı.
Ancak 2020 sonrasında bu olumlu eğilim tersine döndü.
2019 ile 2023 yılları karşılaştırıldığında tahmini kızamık vaka sayısında yüzde 40, hastalığa bağlı ölüm sayısında ise yüzde 12 artış hesaplandı.
Bu değişim, hastalığın uzun yıllar boyunca kontrol altına alınmasında etkili olan bağışıklama programlarındaki ilerlemenin korunması gerektiğini ortaya koydu.
İlk doz kızamık aşısında gerileme
Araştırmada hastalığın yeniden yükselişe geçmesiyle birlikte aşılama kapsamındaki değişim de incelendi.
GBD 2023 modeline göre, ilk doz kızamık içeren aşıyla bağışıklama kapsamı 1990 yılında yüzde 67,2 düzeyindeyken 2019'da yüzde 83,6'ya yükseldi.
Ancak 2023 yılında bu oran yüzde 81'e geriledi.
İkinci doz aşılama kapsamında ise uzun vadeli artış devam etti. Aynı modelde ikinci doz kapsayıcılığı 1990 yılında yüzde 14,4, 2019 yılında yüzde 68,4 ve 2023 yılında yüzde 71,4 olarak hesaplandı.
Böylece ilk doz kapsamının 2019 sonrasında düşmesine karşın ikinci doz uygulamasında ilerleme kaydedildiği görüldü.
Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF'in 2023 yılı için yayımladığı küresel tahminlerde ise ilk doz aşı kapsayıcılığı yüzde 83, ikinci doz kapsayıcılığı yüzde 74 olarak bildirildi.
GBD araştırması ile DSÖ ve UNICEF verileri arasındaki bu farklılık, kullanılan veri kaynakları ve hesaplama yöntemlerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle her iki veri setindeki oranların kendi metodolojileri içinde değerlendirilmesi gerekiyor.
En ağır hastalık yükü Afrika ve Güney Asya'da
Araştırma, kızamığın dünya genelinde eşit bir dağılım göstermediğini de ortaya koydu.
Sahra Altı Afrika ve Güney Asya, beş yaşından küçük çocuklarda hastalığa bağlı sağlık kayıplarının ve ölümlerin en yoğun görüldüğü bölgeler arasında yer aldı.
Bu bölgelerde rutin aşılama hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler ve bağışıklama kapsamındaki eksiklikler, kızamıkla mücadeleyi zorlaştıran etkenler arasında bulunuyor.
Özellikle düşük gelirli ülkelerde çocukların düzenli sağlık hizmetlerine ulaşamaması, aşıyla önlenebilen hastalıklara karşı korunmasız kalma riskini artırabiliyor.
Araştırmacıların bulguları, aşılama programlarının yalnızca küresel ortalamalar üzerinden değil, hastalık yükünün yüksek olduğu bölgelerin ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmesinin gerekliliğine işaret ediyor.
Kızamık küçük çocuklarda ağır komplikasyonlara yol açabiliyor
Kızamık, solunum yoluyla bulaşan ve yüksek ateş, öksürük, gözlerde kızarıklık ile karakteristik deri döküntülerine neden olabilen viral bir hastalık.
Özellikle beş yaşından küçük çocuklarda ağır seyredebilir.
Zatürre, şiddetli ishal, sıvı kaybı ve beyin iltihabı, kızamık enfeksiyonunun neden olabildiği ciddi komplikasyonlar arasında bulunuyor. Hastalık bazı çocuklarda ölümle sonuçlanabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütüne göre, kızamık salgınlarının önlenebilmesi için her toplumda iki doz aşı kapsayıcılığının en az yüzde 95 düzeyine ulaşması gerekiyor.
Aşılama oranlarının bu eşiğin altında kalması, özellikle aşılanmamış kişilerin yoğunlaştığı topluluklarda virüsün yayılmasını kolaylaştırabiliyor.
Araştırmada 34 yıllık veriler incelendi
Çalışma, belirli sayıdaki hastanın takip edildiği bir klinik deney değil, küresel hastalık yükünü değerlendiren epidemiyolojik bir modelleme araştırması olarak yürütüldü.
Bilim insanları, 1990–2023 dönemine ait hastalık bildirimleri, ölüm kayıtları, aşılama verileri ve nüfus özellikleri gibi farklı kaynaklardan elde edilen bilgileri istatistiksel yöntemlerle değerlendirdi.
Bu analizlerle beş yaşından küçük çocuklarda kızamığın görülme sıklığı, ölümler, hastalığa bağlı sağlık kayıpları ve aşı kapsayıcılığı hesaplandı.
Araştırma, ülkeler ve bölgeler arasındaki farklılıkların yanı sıra hastalık yükünün zaman içindeki değişimini de değerlendirmeyi amaçladı.
15,6 milyon vaka kesin kayıt değil, bilimsel tahmin
Araştırmanın sonuçları değerlendirilirken kullanılan sayıların niteliği önem taşıyor.
2023 yılı için açıklanan 15,6 milyon vaka ve 118 bin ölüm, sağlık kurumlarınca tek tek doğrulanmış olay sayıları değil, bilimsel modeller aracılığıyla hesaplanan tahminler.
Modelleme çalışmalarında farklı veri kaynakları ve istatistiksel varsayımlar kullanılabildiğinden, tahminler arasında farklılıklar oluşabiliyor.
Nitekim Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin Kasım 2024'te açıkladığı değerlendirmede, 2023 yılında tüm yaş gruplarında dünya genelinde yaklaşık 10,3 milyon kızamık vakası meydana geldiği tahmin edilmişti.
Yeni GBD araştırması ise aynı yıl için yalnızca beş yaşından küçük çocuklarda 15,6 milyon vaka hesapladı.
İki çalışmanın farklı yöntemlerle hazırlanması nedeniyle bu sonuçlar doğrudan karşılaştırılamıyor. Aradaki fark, tek başına hastalığın daha önce bilinenden belirli bir oranda fazla görüldüğünü kanıtlamıyor.
Ayrıca yeni araştırma 2023 yılına kadar olan verileri kapsıyor. Bu nedenle sonuçlar, 2026 yılında meydana gelen güncel kızamık vakalarını veya ölümlerini göstermiyor.
Aşılama hizmetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor
Araştırmada, bazı bölgelerin 2030 Bağışıklama Gündemi kapsamında belirlenen yüzde 90 aşılama kapsayıcılığı hedefinin gerisinde kaldığı bildirildi.
Bu program hedefi, kızamık salgınlarının önlenmesi için önerilen en az yüzde 95'lik iki doz aşılama kapsayıcılığı eşiğinden farklı bir göstergeyi ifade ediyor.
Araştırmacılar, kızamığın yeniden yükselişe geçmesinin rutin bağışıklama hizmetlerindeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Aşılanmamış çocuklara ulaşılması, bağışıklama programlarının düzenli sürdürülmesi ve salgınlara hazırlık çalışmalarının güçlendirilmesi, hastalığın kontrol altında tutulması açısından öne çıkan önlemler arasında yer alıyor.
Nature Medicine dergisinde araştırmayla aynı gün yayımlanan bilimsel değerlendirmede de küresel aşılama programlarının daha dayanıklı ve sürdürülebilir hâle getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, kızamıkla mücadelede geçmiş yıllarda elde edilen başarının korunmasının, çocukların aşılara sürekli ve eşit biçimde erişebilmesine bağlı olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar
-
Nature Medicine – GBD 2023 Measles Collaborators, “Global and regional burden of measles and vaccine coverage among children under 5 years, 1990–2023: a Global Burden of Disease Study”, 21 Ekim 2026.
-
Nature Medicine – Amy K. Winter ve Matthew J. Ferrari, “The need for resilience in global vaccination programs”, 21 Ekim 2026.
-
Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri – “Measles cases surge worldwide, infecting 10.3 million people in 2023”, 14 Kasım 2024.
-
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu – “Global childhood immunization levels stalled in 2023, leaving many without life-saving protection”, 15 Temmuz 2024.





