ABD'de 11.945 yaşlı bireyin katılımıyla gerçekleştirilen randomize klinik araştırmada, elektronik sağlık kayıtlarına entegre edilen dijital karar destek sisteminin yaşlılarda düşmelerin önlenmesine katkı sağlayabileceği belirlendi. Sistemin kullanıldığı sağlık kuruluşlarında, standart bakım sunulan kuruluşlara kıyasla kayıtlı düşme görülme hızı yüzde 9, düşmeye bağlı yaralanma görülme hızı ise yüzde 6 daha düşük bulundu.
16 Ekim 2026 tarihinde JAMA Network Open dergisinde yayımlanan araştırma, yaşlılarda düşmelerin önlenmesine yönelik egzersiz önerilerinin dijital sağlık altyapısıyla günlük muayene süreçlerine entegre edilmesini değerlendirdi.
Harvard Tıp Fakültesi ve Brigham and Women's Hospital araştırmacılarının da yer aldığı ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada, eSTEPS adı verilen klinik karar destek sistemi kullanıldı.
Bulgular, düşme riski bulunan yaşlı bireylerin belirlenmesi ve kişiselleştirilmiş egzersiz önerilerinin sunulmasında dijital uygulamaların destekleyici rol oynayabileceğini gösterdi. Ancak araştırmada belirlenen olumlu sonuçlar sınırlı büyüklükteydi ve gruplar arasındaki başlangıç farklılıklarını dikkate alan istatistiksel analizlere dayanıyordu.
Araştırmaya 65 yaş üzerindeki 11.945 kişi katıldı
Araştırma, ABD'deki Mass General Brigham sağlık sistemine bağlı 22 birinci basamak sağlık kuruluşunda gerçekleştirildi.
9 Haziran 2023 ile 8 Mayıs 2025 tarihleri arasında yürütülen çalışmada, düşme riski bulunan 65 yaş ve üzerindeki bireyler 12 ila 23 ay boyunca izlendi.
Katılımcıların yaş ortalaması 77, kadınların oranı ise yüzde 67,3 olarak belirlendi.
Sağlık kuruluşları benzer özelliklerine göre eşleştirildi ve rastgele iki gruba ayrıldı.
Dijital karar destek sisteminin kullanıldığı 11 sağlık kuruluşunda 5.681 hasta, standart bakım hizmetlerinin sürdürüldüğü diğer 11 kuruluşta ise 6.264 hasta değerlendirildi.
Araştırmanın tasarımında hastalar tek tek rastgele gruplara ayrılmadı. Bunun yerine sağlık kuruluşları rastgele gruplandırıldı.
Küme randomize klinik araştırma olarak adlandırılan bu yöntem, bir sağlık uygulamasının günlük hizmet koşullarındaki etkisini incelemek amacıyla kullanılıyor.
Çalışmada hastalar ve hekimler hangi grupta bulunduklarını biliyordu. Ayrıca grupların başlangıç özelliklerinde bazı farklılıklar bulunuyordu. Araştırmacılar bu nedenle sonuçları önceden belirlenmiş değişkenleri dikkate alan istatistiksel yöntemlerle değerlendirdi.
Dijital sistem düşmeleri nasıl önlemeye çalışıyor?
Araştırmada kullanılan eSTEPS sistemi, Electronic Strategies for Tailored Exercise to Prevent Falls ifadesinin kısaltması.
Düşmeleri önlemeye yönelik kişiselleştirilmiş egzersiz için elektronik stratejiler olarak açıklanabilecek sistem, sağlık çalışanlarının koruyucu uygulamaları daha kolay sunabilmesi amacıyla geliştirildi.
eSTEPS, Epic adlı elektronik sağlık kayıt platformuna entegre edildi.
Düşme riski taşıyan bir hasta muayeneye geldiğinde sistem, hekime elektronik bir hatırlatma sunarak hastanın fiziksel durumuna uygun egzersiz önerilerine erişilmesini sağlıyor.
Uygulama, düşmeleri otomatik algılayan bir sensör veya hastaları sürekli izleyen bir cihaz değil.
Aynı zamanda bağımsız biçimde tedavi kararı veren bir yapay zekâ sistemi olarak da tasarlanmadı.
Temel amacı, sağlık çalışanlarının düşme riskini değerlendirmesini ve uygun koruyucu önerileri rutin muayene sırasında sunmasını kolaylaştırmak.
Düşme riskini belirlemek için üç soru kullanıldı
Araştırmaya katılabilecek hastaların belirlenmesinde üç temel tarama sorusundan yararlanıldı.
Hastalara son bir yıl içerisinde düşerek yaralanıp yaralanmadıkları soruldu.
Aynı dönemde iki veya daha fazla düşme yaşayıp yaşamadıkları değerlendirildi.
Ayrıca yürüme veya denge sorunları nedeniyle düşmekten korkup korkmadıkları sorgulandı.
Bu sorulardan en az birine olumlu yanıt veren ve araştırmanın diğer koşullarını karşılayan bireyler çalışmaya dahil edildi.
Önemli bir ayrıntı, standart bakım grubundaki hastaların da aynı sorularla değerlendirilmesiydi.
Her iki grupta da ihtiyaç duyulan hastaların fizyoterapiye yönlendirilmesi mümkündü.
Dolayısıyla araştırmanın amacı, düşme riski taramasının tek başına etkisini belirlemek değildi.
Asıl değerlendirilen yaklaşım, mevcut tarama ve koruyucu sağlık uygulamalarının elektronik karar desteği ve yapılandırılmış egzersiz önerileriyle güçlendirilmesiydi.
Yaklaşık 10 dakikalık egzersizler önerildi
Dijital sistemin önemli bileşenlerinden biri, hastaların fiziksel kapasitelerine göre seçilebilen egzersiz programlarıydı.
Egzersizler, yaşlılarda düşmelerin önlenmesi amacıyla geliştirilen Otago Egzersiz Programı'ndaki hareketlerin sadeleştirilmiş biçimlerine dayanıyordu.
Program özellikle denge becerisinin geliştirilmesini ve bacak kaslarının güçlendirilmesini hedefliyordu.
Hareketler dört farklı zorluk düzeyinde düzenlenmişti.
Ayakta güvenli şekilde egzersiz yapamayan bireylere oturarak gerçekleştirilebilen hareketler de önerilebiliyordu.
Her egzersiz seansı yaklaşık 10 dakikada tamamlanabilecek şekilde planlandı. Hareketlerin ev ortamında ek ekipman gerektirmeden uygulanabilmesi hedeflendi.
Hastalara egzersizleri anlatan yazılı materyaller sunuldu. Ayrıca internet sitesi ve mobil uygulama aracılığıyla egzersiz videolarına ve isteğe bağlı kişisel takip araçlarına erişim sağlandı.
Ancak araştırma bütün hastaların her gün 10 dakika egzersiz yaptığını göstermiyor.
Çalışmada, egzersiz önerisi alan hastaların programı ne sıklıkta ve ne kadar düzenli uyguladıklarına ilişkin yeterli veri bulunmuyordu.
Bu nedenle elde edilen sonuçlar, yalnızca egzersizlerin değil, dijital karar desteğiyle birlikte uygulanan bütün yaklaşımın etkisi olarak değerlendirilmelidir.
Düşme görülme hızında yüzde 9 göreli azalma
Araştırmanın en önemli bulgusu, dijital karar destek sisteminin kullanıldığı sağlık kuruluşlarında kayıtlı düşme görülme hızının daha düşük bulunmasıydı.
Düşmeler, elektronik sağlık kayıtlarındaki ICD-10 tanı kodları kullanılarak değerlendirildi.
Araştırmacılar, izlem süresince en az bir düşme kaydı bulunan hastaların kişi-zaman temelli görülme hızlarını karşılaştırdı.
Dijital destek grubunda bu değer 100 hasta-yılı başına 19,3 olarak hesaplandı.
Standart bakım grubunda ise 100 hasta-yılı başına 21,2 olarak belirlendi.
Düzeltilmiş hız oranı 0,91 bulundu.
Bu sonuç, dijital destek sisteminin kullanıldığı kuruluşlarda kayıtlı düşme görülme hızının yaklaşık yüzde 9 daha düşük olduğunu gösteriyordu.
İki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı.
Bununla birlikte yüzde 9'luk azalmanın mutlak risk azalması olmadığına dikkat edilmeli.
İki grubun görülme hızları arasındaki mutlak fark, 100 hasta-yılı başına 1,9 olarak hesaplandı.
Araştırmada kullanılan iki yıllık düzeltilmiş tahminlerde ise en az bir düşme yaşama olasılığı dijital destek grubunda yüzde 32, kontrol grubunda yüzde 34,5 olarak bildirildi.
Bu değerler arasındaki fark 2,5 yüzde puanıydı.
Dolayısıyla araştırmanın sonucu, dijital sistemin düşmeleri tamamen engellediği veya bütün yaşlı bireylerde düşme riskini kesin olarak yüzde 9 azaltacağı anlamına gelmiyor.
Bulgular, belirli bir sağlık hizmeti ortamında uygulanan dijital karar desteğinin kayıtlı düşme görülme hızında sınırlı ancak ölçülebilir bir farklılık oluşturabileceğini gösteriyor.
Düşmeye bağlı yaralanmalarda yüzde 6'lık fark
Araştırmada düşmelerin yanı sıra düşmeye bağlı yaralanmalar da incelendi.
Dijital destek grubunda en az bir düşmeye bağlı yaralanma kaydı bulunma hızı, 100 hasta-yılı başına 15,7 olarak hesaplandı.
Kontrol grubunda ise bu değer 16,7 olarak belirlendi.
Düzeltilmiş hız oranı 0,94 bulundu.
Böylece dijital destek grubunda düşmeye bağlı yaralanma görülme hızı yaklaşık yüzde 6 daha düşük saptandı.
Bu sonuç da istatistiksel olarak anlamlıydı.
Ancak yaralanmalara ilişkin ham veriler, düzeltilmiş analizlerle aynı tabloyu göstermiyordu.
İzlem sırasında en az bir düşmeye bağlı yaralanma kaydı bulunan hastaların oranı dijital destek grubunda yüzde 28,5, kontrol grubunda ise yüzde 28,2 olarak bildirildi.
Bu nedenle yaralanmalardaki olumlu sonuç, hasta özellikleri, izlem süreleri ve araştırmada belirlenen diğer değişkenlerin dikkate alındığı istatistiksel analiz üzerinden yorumlanmalıdır.
Araştırmada ölüm görülme hızları bakımından anlamlı bir farklılık tespit edilmedi.
Hastaneye yatış görülme hızında küçük bir azalma belirlendi. Ancak hastaneye yatış sonucu, araştırmanın başlangıcında belirlenen temel sonuçlardan biri değildi ve sonradan yapılan keşifsel analizde değerlendirildi.
Bu nedenle hastaneye yatışlara ilişkin bulguların başka araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.
Dijital sistem her hastaya uygulanmadı
Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, dijital sistemin kullanım oranı oldu.
Dijital destek grubunda bulunan 5.681 hastanın yalnızca 1.255'i için eSTEPS üzerinden egzersiz reçetesi oluşturuldu.
Bu sayı, müdahale grubundaki hastaların yüzde 22,1'ine karşılık geliyordu.
Sistemin kullanıldığı kuruluşlardaki klinisyenlerin yüzde 77,9'u araştırma süresince en az bir kez dijital karar desteğinden yararlanarak egzersiz programı sundu.
Ancak bu oran, hekimlerin sistemi bütün uygun hastalarda veya düzenli olarak kullandığını göstermiyor.
Uygulamanın benimsenme düzeyi sağlık kuruluşları ve sağlık çalışanları arasında farklılık gösterdi.
Fizyoterapiye sevk oranları da gruplar arasında birbirine yakındı.
Dijital destek grubundaki hastaların yüzde 55,7'si, standart bakım grubundaki hastaların ise yüzde 57,4'ü için fizyoterapi yönlendirmesi yapıldı.
Araştırmacılar, sınırlı kullanım oranına rağmen olumlu sonuçların ortaya çıkmasını değerlendirdi.
Dijital sistemin hekimlerin düşme riskine ilişkin farkındalığını artırmış olması veya koruyucu önerilerin daha düzenli sunulmasını kolaylaştırması olası açıklamalar arasında bulunuyor.
Ancak araştırma, bu etkenlerin her birinin sonuca ne ölçüde katkıda bulunduğunu ortaya koyamadı.
İstatistiksel düzeltmeler neden önemli?
Araştırmada en dikkatli yorumlanması gereken konulardan biri, düzeltilmiş ve düzeltilmemiş analizler arasındaki farklılık.
Dijital destek ve kontrol gruplarında başlangıçta bazı demografik ve sosyoekonomik özellikler ile önceki düşme kayıtları bakımından farklılıklar bulunuyordu.
Araştırmacılar, bu durumun sonuçları etkileme olasılığına karşı hasta ve sağlık kuruluşu özelliklerini dikkate alan analizler gerçekleştirdi.
Düzeltilmemiş analizlerde, hastaların rutin taramalarda bildirdikleri düşmeler bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken, ICD-10 kayıtlarına dayalı düşme ve yaralanma sonuçlarında aynı düzeyde anlamlılık görülmedi.
Buna karşılık düzeltilmiş analizlerde hem kayıtlı düşmeler hem de düşmeye bağlı yaralanmalar açısından anlamlı farklılıklar belirlendi.
Bu durum araştırmanın sonuçlarını geçersiz kılmıyor. Ancak elde edilen etkinin büyüklüğünün ve istatistiksel anlamlılığının değerlendirmede kullanılan yöntemlerle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle bulguların, dijital sistemin her koşulda aynı oranda yarar sağlayacağının kesin kanıtı olarak değil, araştırmanın koşulları ve analiz yöntemi çerçevesinde yorumlanması gerekiyor.
Yaşlılarda düşmeler neden önemli?
Yaşlılarda düşmeler, yaralanmaların, hareket kısıtlılığının ve günlük yaşam bağımsızlığının kaybedilmesinin önemli nedenleri arasında bulunuyor.
Özellikle ileri yaşlarda meydana gelen düşmeler kalça kırıklarına, kafa travmalarına ve hastaneye yatışlara yol açabiliyor.
Düşmenin fiziksel sonuçlarının yanında psikolojik etkileri de görülebiliyor.
Daha önce düşmüş veya düşmekten korkan bireyler, yeniden yaralanma endişesiyle günlük hareketlerini azaltabiliyor.
Hareketliliğin azalması ise zaman içerisinde kas gücünün ve denge becerisinin zayıflamasına katkıda bulunabiliyor.
Yaşla birlikte ortaya çıkan kas kaybı, görme sorunları, denge bozuklukları, bazı ilaçların yan etkileri ve kronik hastalıklar da düşme riskini artırabilen unsurlar arasında yer alıyor.
Bu nedenle düşmelerin önlenmesinde yalnızca ev ortamındaki fiziksel tehlikelerin azaltılması yeterli olmayabiliyor.
Kas gücü, denge, hareket kabiliyeti ve bireysel risklerin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Egzersizlerin düşmeleri önlemedeki etkisi biliniyor
eSTEPS araştırmasının önemli yönlerinden biri, daha önce etkinliği araştırılmış koruyucu uygulamaların sağlık hizmetleri içerisine nasıl yerleştirilebileceğine odaklanması.
ABD Önleyici Hizmetler Görev Gücü, 2024 yılında yayımladığı önerilerde, toplum içinde yaşayan ve düşme riski yüksek olan 65 yaş ve üzerindeki bireylere egzersiz müdahaleleri sunulmasını tavsiye etti.
Önerilerde özellikle dengeyi, kas gücünü ve işlevsel hareketleri geliştirmeye yönelik programların önemi vurgulandı.
Bu nedenle yeni araştırmanın temel yeniliği, egzersizlerin düşmeleri önleyebileceğini ilk kez göstermesi değil.
Araştırma, etkili olduğu bilinen egzersiz temelli yaklaşımların elektronik sağlık kayıtlarıyla desteklenerek daha fazla hastaya ulaştırılıp ulaştırılamayacağını değerlendirdi.
Bu ayrım, dijital sağlık teknolojilerinin gerçek katkısının anlaşılması açısından önem taşıyor.
Araştırmanın sınırlılıkları neler?
Çalışmanın geniş katılımcı sayısı, sağlık kuruluşlarının rastgele gruplandırılması ve gerçek sağlık hizmetleri içerisinde yürütülmesi önemli güçlü yönlerini oluşturuyor.
Bununla birlikte bazı sınırlılıklar bulunuyor.
Öncelikle düşmelerin belirlenmesinde elektronik sağlık kayıtlarındaki tanı kodlarından yararlanıldı.
Sağlık kuruluşlarına bildirilmeyen veya kayıtlara geçmeyen düşmelerin araştırma sonuçlarına yansımamış olması mümkün.
Araştırmacılar, bu olasılığı değerlendirmek amacıyla hastaların rutin görüşmeler sırasında bildirdikleri düşmeleri de analiz etti.
İkinci olarak çalışma, ABD'deki tek bir entegre sağlık sistemi içerisinde ve tek bir elektronik sağlık kayıt platformu kullanılarak gerçekleştirildi.
Bulguların farklı ülkelerde, farklı yazılımlarla veya farklı sağlık hizmeti modellerinde aynı şekilde ortaya çıkıp çıkmayacağı henüz bilinmiyor.
Üçüncü önemli sınırlılık, hastaların önerilen egzersizlere uyumunun ayrıntılı biçimde ölçülememesi.
Egzersiz önerilerinin hastalar tarafından ne kadar süreyle uygulandığı belirlenemediği için görülen etkinin hangi bileşenlerden kaynaklandığı kesin olarak ayrıştırılamadı.
Ayrıca araştırma, kalça kırığı veya ağır kafa travması gibi belirli ciddi yaralanma türlerinde ayrı ayrı risk azalması sağlandığına ilişkin kesin sonuç sunmadı.
Türkiye'de aile hekimliği uygulamalarına uyarlanabilir mi?
Araştırmanın bulguları, Türkiye'deki koruyucu yaşlı sağlığı hizmetleri açısından da değerlendirilebilecek bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Aile hekimliği hizmetlerinde düşme riskinin düzenli değerlendirilmesi, riskli bireylerin erken belirlenmesi ve kişiselleştirilmiş koruyucu önerilerin elektronik sağlık kayıtlarıyla desteklenmesi potansiyel uygulama alanları arasında bulunuyor.
Özellikle daha önce düşme yaşamış, yürüme güçlüğü bulunan veya denge sorunları nedeniyle hareket etmekten çekinen yaşlı bireylerin belirlenmesi önem taşıyor.
Ancak ABD'de gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları Türkiye'ye doğrudan aktarılamaz.
Benzer uygulamaların geliştirilmesinde mevcut dijital sağlık altyapısı, kişisel verilerin korunması, aile hekimlerinin iş yükü, fizyoterapi hizmetlerine erişim ve yaşlı bireylerin ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca egzersiz önerilerinin yaşlı bireylerin sağlık durumlarına ve fiziksel kapasitelerine uygun olması gerekiyor.
Belirgin denge kaybı, ciddi hareket kısıtlılığı veya eşlik eden önemli sağlık sorunları bulunan kişilerin egzersiz programına başlamadan önce sağlık profesyonellerince değerlendirilmesi gerekebilir.
Dijital sağlıkta önemli olan teknolojinin kendisi mi?
eSTEPS araştırmasının ortaya koyduğu sonuç, koruyucu sağlık hizmetlerinde dijital teknolojilerin katkısının her zaman karmaşık bir cihaz veya yeni bir tedavi yönteminden kaynaklanmayabileceğini gösteriyor.
Araştırmada kullanılan yaklaşım, mevcut sağlık kayıtlarını, klinik değerlendirmeyi ve egzersiz önerilerini aynı hizmet sürecinde bir araya getiriyordu.
Bununla birlikte müdahalenin etkisi sınırlıydı ve uygulamanın bütün hastalara ulaşmadığı görüldü.
Bu nedenle sistemin farklı ülkelerde ve sağlık kuruluşlarında değerlendirilmesi, hekimler tarafından kullanımının artırılması ve hastaların egzersizlere uyumunun ölçülmesi önem taşıyor.
Gelecek araştırmaların yanıtlaması gereken temel sorulardan biri de dijital karar desteğinin hangi hastalarda, hangi uygulama koşullarında ve ne ölçüde ek yarar sağladığı.
TIBBİ UYARI
Bu içerik bilimsel araştırma bulgularına dayalı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Düşme riski bulunan, denge sorunu yaşayan veya hareket kısıtlılığı olan bireylerin egzersiz programları sağlık durumlarına uygun olarak belirlenmelidir. Kişisel değerlendirme ve öneriler için hekime veya ilgili sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.
KAYNAKLAR
1. Latham NK, Hommel E, Kiesman M, ve diğerleri. Clinical Decision Support for Fall Prevention in Primary Care: The eSTEPS Cluster Randomized Clinical Trial. JAMA Network Open. 2026;9(10):e2639240. DOI: 10.1001/jamanetworkopen.2026.39240.
2. US Preventive Services Task Force. Interventions to Prevent Falls in Community-Dwelling Older Adults: US Preventive Services Task Force Recommendation Statement. JAMA. 2024;332(1):51–57. DOI: 10.1001/jama.2024.8481.




