Sperm Sayısını Artırmak İçin Neler Yapılabilir?
Sperm sayısını kısa sürede ve kesin olarak artıran tek bir besin, vitamin ya da yöntem bulunmuyor. Bununla birlikte dengeli beslenmek, sağlıklı kiloya ulaşmak, sigarayı bırakmak, alkolü sınırlamak, yeterli uyumak ve testisleri aşırı sıcaktan korumak sperm üretimini destekleyebilir.
Düşük sperm sayısı yalnızca yaşam tarzından kaynaklanmayabilir. Varikosel, hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar, genetik hastalıklar, bazı ilaçlar, testis yaralanmaları ve geçirilmiş tedaviler de erkek üreme sağlığını etkileyebilir.
Sperm Sayısı Tek Başına Yeterli Değil
Erkek üreme sağlığı değerlendirilirken yalnızca sperm sayısına bakılmaz. Spermlerin hareketliliği, şekli, meni hacmi ve diğer laboratuvar özellikleri de gebelik ihtimali açısından önem taşır.
Bu değerler semen analizi adı verilen laboratuvar incelemesiyle değerlendirilir. Tek bir testte düşük sonuç alınması kesin tanı anlamına gelmeyebilir; sperm değerleri hastalık, ateş, stres ve örneğin alınma koşulları gibi nedenlerle değişebilir.
Beslenmede Tek Bir Yiyeceğe Güvenmeyin
Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, balık, zeytinyağı ve diğer sağlıklı yağları içeren dengeli bir beslenme düzeni erkek üreme sağlığını destekleyebilir. Akdeniz tipi beslenmeyle daha iyi sperm özellikleri arasında ilişki bildiren çalışmalar bulunuyor.
Ultra işlenmiş ürünlerin, fazla şekerin ve doymuş yağ oranı yüksek yiyeceklerin sınırlandırılması genel sağlık açısından da yarar sağlar. Ancak belirli bir yiyeceğin tek başına sperm sayısını artırdığı söylenemez.
Fazla Kilo Üreme Sağlığını Etkileyebilir
Obezite, hormon dengesinde değişikliklere ve sperm kalitesinde bozulmaya eşlik edebilir. Fazla kilosu bulunan kişilerde sürdürülebilir kilo kaybı, düzenli hareket ve dengeli beslenme genel sağlıkla birlikte üreme sağlığını da destekleyebilir.
Aşırı ve kontrolsüz egzersiz yerine kişinin sağlık durumuna uygun, düzenli bir program tercih edilmelidir. Anabolik steroidler ise sperm üretimini ciddi biçimde baskılayabilir.
Testosteron Kullanımı Sperm Sayısını Düşürebilir
Çocuk sahibi olmayı planlayan erkeklerin en fazla dikkat etmesi gereken konulardan biri dışarıdan testosteron kullanımıdır. Testosteron ilaçları veya performans amacıyla kullanılan hormonlar, beynin testislere gönderdiği üretim sinyallerini baskılayarak sperm sayısını belirgin biçimde azaltabilir.
Testosteron tedavisi alan veya kullanmayı düşünen kişiler, çocuk sahibi olma planlarını üroloji ya da androloji hekimiyle paylaşmalıdır. Hekim önerisi olmadan hormon kullanılmamalı ve mevcut tedavi kendiliğinden kesilmemelidir.
Vitamin ve Takviyeler Herkese Uygun Değil
Çinko, selenyum, folat ve antioksidan içeren ürünler sıklıkla sperm artırıcı olarak pazarlanıyor. Ancak bu ürünlerin doğurganlığı kesin olarak artırdığına ilişkin kanıtlar sınırlı ve tutarsızdır.
Eksiklik saptanmadığı hâlde yüksek doz takviye kullanmak yarar sağlamayabilir; ilaçlarla etkileşebilir veya yan etkilere yol açabilir. Takviye seçimi, kişinin beslenmesi ve laboratuvar bulguları değerlendirilerek sağlık profesyoneliyle yapılmalıdır.
Sigara ve Esrar Kullanımı Risk Oluşturabilir
Tütün dumanındaki kimyasallar sperm sayısını, hareketliliğini ve genetik materyalin bütünlüğünü olumsuz etkileyebilir. Sigarayı bırakmak hem üreme sağlığı hem de kalp, damar ve akciğer sağlığı açısından güçlü bir adımdır.
Esrarın erkek doğurganlığı üzerindeki etkilerine ilişkin çalışmaların sonuçları aynı yönde olmasa da çocuk sahibi olmaya çalışanların kullanımdan kaçınması önerilir. Elektronik sigaraların da zararsız olduğu kabul edilmemelidir.
Alkolü Sınırlamak Gerekebilir
Fazla alkol tüketimi hormon dengesini, meni üretimini ve sperm özelliklerini olumsuz etkileyebilir. Çocuk sahibi olmayı planlayan erkekler alkol tüketimini azaltmalı; yoğun ve düzenli kullanımı bulunanlar profesyonel destek almalıdır.
Aşırı Sıcaktan Kaçının
Testislerin uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalması sperm üretimini geçici olarak azaltabilir. Sık sauna ve sıcak küvet kullanımı ile diz üzerinde uzun süre çalışan dizüstü bilgisayarlar ısı maruziyetini artırabilir.
İç çamaşırı türünün tek başına belirleyici olduğuna dair güçlü kanıt bulunmuyor. Daha önemli olan, testislerin uzun süre ve tekrarlayan biçimde aşırı sıcak altında kalmasını önlemektir.
Uyku ve Stres de Önemli
Yetersiz veya düzensiz uyku, hormonal dengeyi ve genel üreme sağlığını etkileyebilir. Çoğu yetişkin için düzenli olarak yedi ila sekiz saat uyumak uygun bir hedef olabilir.
Uzun süren yoğun stres de cinsel işlevi ve hormon düzenini etkileyebilir. Düzenli egzersiz, nefes çalışmaları ve gerektiğinde psikolojik destek stres yönetimine yardımcı olabilir.
Değişimin Görülmesi Zaman Alır
Yeni spermlerin oluşup olgunlaşması haftalar süren bir süreçtir. Bu nedenle yaşam tarzında yapılan değişikliklerin semen analizine yansıması çoğu zaman yaklaşık üç ayı bulabilir.
Sonuçlar kişiden kişiye değişir. Altta yatan tıbbi bir sorun varsa yalnızca yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olmayabilir.
Ne Zaman Hekime Başvurulmalı?
Düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa çiftin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Genel olarak kadın eş 35 yaşın altındaysa 12 ay, 35 yaş veya üzerindeyse 6 ay sonunda uzman değerlendirmesi önerilir.
Testis yaralanması, inmemiş testis, kanser tedavisi, ameliyat, cinsel işlev sorunu veya bilinen üreme riski bulunan erkekler daha erken başvurmalıdır. Ani testis ağrısı veya şişliği ise beklenmeden değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
KAYNAKLAR
1. Cleveland Clinic
2. Dünya Sağlık Örgütü
3. Amerikan Üreme Tıbbı Derneği
4. Amerikan Üroloji Derneği
5. Avrupa Üroloji Derneği




