KEMOTERAPİ YAN ETKİLERİNİ HAFİFLETMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Kemoterapi ilaçları kanser hücrelerini hedeflerken ağız, bağırsak, saç kökü ve kemik iliği gibi hızlı yenilenen sağlıklı dokuları da geçici olarak etkileyebilir. Bulantı, halsizlik, ağız yaraları, tat değişikliği, ishal, kabızlık, saç dökülmesi ve enfeksiyonlara yatkınlık bu nedenle ortaya çıkabilir.

Yan etkilerin türü ve şiddeti herkeste aynı değildir. Kullanılan ilaç, doz, tedavi aralığı, kanserin türü, diğer hastalıklar ve eş zamanlı kullanılan ilaçlar tabloyu değiştirebilir. Bu nedenle bir hastaya iyi gelen uygulama başka bir hasta için uygun olmayabilir.

Tedaviyi daha katlanılabilir hâle getirmenin en etkili yolu, belirtileri ağırlaşmadan onkoloji ekibine bildirmektir. Günümüzde bulantıdan ağız yaralarına kadar pek çok sorun için koruyucu ve destekleyici tedavi seçeneği bulunmaktadır.

BULANTI İLACINI ŞİKÂYET BAŞLAMADAN KULLANMAK GEREKEBİLİR

Kemoterapiye bağlı bulantı ve kusma, çoğu zaman uygun ilaçlarla önlenebilir veya belirgin biçimde azaltılabilir. Hekim tarafından verilen bulantı önleyici ilaçların yalnızca şikâyet başladığında değil, reçetede belirtilen zamanlarda kullanılması gerekir.

Gün içinde üç büyük öğün yerine küçük ve sık öğünler tercih edilebilir. Yağlı, baharatlı, yoğun kokulu ve ağır yemekler bulantıyı artırıyorsa daha sade yiyeceklere geçilebilir. Soğuk veya oda sıcaklığındaki yemekler daha az koku yaydığı için bazı hastalar tarafından daha kolay tüketilebilir.

Kemoterapi öncesinde aç kalınması özellikle istenmemişse hafif bir öğün işe yarayabilir. Sıvıların gün içine yayılması, yemek sırasında çok fazla içmek yerine öğün aralarında küçük yudumlarla alınması da rahatlama sağlayabilir.

İlaçlara rağmen süren kusma, sıvı alamama, idrar miktarında azalma, baş dönmesi veya belirgin halsizlik gelişirse aynı gün tedavi ekibine haber verilmelidir.

YORGUNLUKTA TAM HAREKETSİZLİK ÇÖZÜM OLMAYABİLİR

Kemoterapi yorgunluğu, sıradan bir uykusuzluktan farklı olabilir. Dinlenmekle tamamen geçmeyebilir ve günlük işleri belirgin biçimde zorlaştırabilir. Gün içindeki enerjiyi öncelikli işlere ayırmak, ağır işleri yardım alınabilecek zamanlara bırakmak ve kısa dinlenme araları vermek yararlı olabilir.

Hekimin izin verdiği ölçüde kısa yürüyüşler ve hafif egzersizler, bazı hastalarda yorgunluğun azalmasına ve uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir. Günün tamamını yatakta geçirmek ise kas kaybını ve güçsüzlüğü artırabilir.

Yeni başlayan nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi veya giderek ağırlaşan halsizlik yalnızca kemoterapiye bağlanmamalıdır. Kansızlık, enfeksiyon, sıvı kaybı ve başka tedavi gerektiren durumlar araştırılabilir.

AZ AMA BESLEYİCİ ÖĞÜNLER PLANLANABİLİR

Tedavi sırasında amaç “kusursuz beslenmek” değil, hastanın yeterli enerji, protein ve sıvı alabilmesini sağlamaktır. İştah azaldığında yumurta, yoğurt, peynir, iyi pişmiş et, tavuk, balık ve kuru baklagiller gibi protein kaynakları küçük porsiyonlarla sunulabilir.

Tat ve koku değişikliklerinde metal çatal yerine farklı malzemeden yapılmış çatal-kaşık kullanmak, yiyecekleri farklı sıcaklıklarda denemek veya rahatsız etmiyorsa limon ve aromatik otlardan yararlanmak bazı kişilerde işe yarayabilir.

Kilo kaybı, yutma güçlüğü, sürekli erken doyma veya birkaç gün boyunca yeterince beslenememe durumunda onkoloji diyetisyeninden destek alınmalıdır. Böbrek, karaciğer veya kalp hastalığı bulunan kişilerde sıvı ve protein önerileri ayrıca düzenlenmelidir.

AĞIZ BAKIMI YARALAR BAŞLAMADAN ÖNCE ÖNEM KAZANIYOR

Ağız içi hassasiyet ve yaralar, tıbbi adıyla mukozit, yemek yemeyi ve sıvı almayı zorlaştırabilir. Yumuşak kıllı diş fırçası kullanmak, ağız içini temiz tutmak ve dudakları nemlendirmek tahrişi azaltmaya yardımcı olabilir.

Alkol içeren ağız gargaraları, tütün ürünleri, çok sıcak yiyecekler ile acı, sert, keskin kenarlı veya aşırı asitli besinler ağız dokusunu daha fazla tahriş edebilir. Tuzlu veya karbonatlı suyla hazırlanan ağız çalkalama karışımları bazı hastalara önerilebilse de oran ve kullanım sıklığı tedavi ekibinden öğrenilmelidir.

Ağız içinde beyaz tabakalar, kanama, şiddetli ağrı, yutamama veya sıvı alamama gelişirse değerlendirme gerekir. Buz parçacığı emme yöntemi yalnızca belirli kemoterapi ilaçlarında yararlı olabilir; her tedavi için uygun olmadığından onkoloji ekibinin bilgisi dışında uygulanmamalıdır.

İSHAL VE KABIZLIKTA AYNI BESLENME PLANI UYGULANMAZ

İshal geliştiğinde sıvı ve elektrolit kaybı önlenmelidir. Suya ek olarak, hekim tarafından kısıtlama getirilmemişse uygun çorba ve sıvılar tüketilebilir. Çok yağlı yemekler, alkol, aşırı kafein ve şikâyeti artıran süt ürünleri geçici olarak sınırlandırılabilir.

Kabızlıkta yeterli sıvı, tolere edilebildiği ölçüde hareket ve uygun lif alımı yardımcı olabilir. Ancak bağırsak tıkanıklığı şüphesi, şiddetli karın ağrısı veya belirgin şişkinlik varsa lif takviyesi kullanılmamalıdır.

İshal kesici, müshil veya bitkisel ürünler hekime danışılmadan başlanmamalıdır. Gün içinde çok sayıda sulu dışkılama, dışkıda kan, ateş, şiddetli karın ağrısı, kusma ya da sıvı alamama durumunda onkoloji birimi aranmalıdır.

Sosyal Medyanın Popüler Karışımı Yağ Yakıyor mu? Bilim Ne Diyor?
Sosyal Medyanın Popüler Karışımı Yağ Yakıyor mu? Bilim Ne Diyor?
İçeriği Görüntüle

ENFEKSİYONDAN KORUNMADA EL HİJYENİ ÖNE ÇIKIYOR

Kemoterapi, enfeksiyonlarla savaşan nötrofil adlı beyaz kan hücrelerini azaltabilir. Ellerin düzenli yıkanması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması ve kesiklerin temiz tutulması enfeksiyon riskini azaltabilir.

Et, yumurta ve deniz ürünleri iyi pişirilmeli; sebze ve meyveler dikkatle yıkanmalıdır. Hastanın kan değerlerine ve uygulanan tedaviye göre ek gıda güvenliği önlemleri gerekebilir.

Ateş düşürücü almak enfeksiyonun işaretlerini maskeleyebilir. Bu nedenle kemoterapi alan bir kişide ateş ölçüldüğünde önce tedavi merkezinin verdiği acil başvuru planı uygulanmalıdır. Merkezler farklı eşikler belirleyebilmekle birlikte 38 derece veya üzerindeki ateş, titreme ya da hastanın kendisini belirgin şekilde kötü hissetmesi acil değerlendirme gerektirir.

PERİFERİK NÖROPATİ ERKEN BİLDİRİLMELİ

Bazı kemoterapi ilaçları el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma, soğuğa aşırı hassasiyet veya güç kaybına yol açabilir. Periferik nöropati adı verilen bu durum erken bildirilirse tedavi dozu ve destek yaklaşımı gözden geçirilebilir.

Uyuşma yaşayan kişiler düşmeye karşı evdeki kaygan halıları kaldırabilir, tutunma noktaları oluşturabilir ve suyun sıcaklığını elleri yerine termometreyle kontrol edebilir. Özellikle soğuğa duyarlılık yapan ilaçlarda, soğuk içecek ve yüzeylere temas konusunda tedavi ekibinin önerileri izlenmelidir.

Saç derisini soğutma uygulaması bazı kemoterapi türlerinde saç dökülmesini azaltabilir; ancak her kanser ve her ilaç için uygun değildir. Tedavi başlamadan önce merkezin bu yöntemi uygulayıp uygulamadığı sorulabilir.

UYKU DÜZENİ VE PSİKOLOJİK DESTEK TEDAVİNİN PARÇASIDIR

Kaygı, uykusuzluk ve belirsizlik hissi fiziksel şikâyetleri daha zor yönetilir hâle getirebilir. Her gün benzer saatlerde uyumak, gündüz uykularını kısa tutmak ve geceye yakın kafein tüketmemek uyku düzenini destekleyebilir.

Sürekli çökkünlük, yoğun kaygı, tedaviyi sürdüremeyecek kadar bunalmış hissetme veya uyku bozukluğu yaşayan hastalar psikoonkoloji desteğine yönlendirilebilir. Yardım istemek güçsüzlük değil, kanser tedavisinin destekleyici bölümüdür.

BİTKİSEL ÜRÜNLER VE TAKVİYELER ZARARSIZ KABUL EDİLMEMELİ

Vitaminler, antioksidanlar, bitki çayları ve yüksek doz besin takviyeleri kemoterapi ilaçlarının etkisini değiştirebilir, kanama riskini artırabilir veya karaciğer üzerinde ek yük oluşturabilir. “Doğal” etiketi bir ürünün kemoterapiyle güvenli biçimde birlikte kullanılabileceği anlamına gelmez.

Hekim tarafından belirlenmiş bir eksiklik yoksa yüksek doz vitamin, mineral, probiyotik veya bitkisel ürün başlanmamalıdır. Kullanılan reçeteli ilaçlar, ağrı kesiciler, takviyeler ve bitkisel ürünler onkoloji ekibine eksiksiz bildirilmelidir.

HANGİ BELİRTİLERDE BEKLENMEMELİ?

Aşağıdaki durumlardan biri geliştiğinde hastanenin verdiği acil iletişim numarası aranmalı veya acil değerlendirme istenmelidir:

• Tedavi merkezinin belirlediği sınırda ateş; özellikle 38 derece veya üzeri
• Titreme, bilinç bulanıklığı veya hızla kötüleşme
• Nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma
• Kontrol edilemeyen kusma ya da sıvı alamama
• Şiddetli veya sürekli ishal
• Beklenmeyen kanama, yaygın morarma veya siyah dışkı
• İdrarın belirgin azalması ya da idrar yaparken yanma
• Şiddetli karın ağrısı veya karında giderek artan şişlik
• Kateter çevresinde kızarıklık, akıntı, ağrı veya şişlik
• Yeni gelişen güç kaybı, denge bozukluğu veya hızla artan uyuşma
• Yüzde, dilde veya boğazda şişme

Kemoterapi yan etkileri, tedavinin sessizce katlanılması gereken kaçınılmaz bir bölümü değildir. Belirtilerin ne zaman başladığını, şiddetini, ateş ölçümlerini, dışkılama sayısını ve kullanılan ilaçları kısa notlarla kaydetmek, onkoloji ekibinin doğru destek tedavisini planlamasını kolaylaştırabilir.

KAYNAKLAR

1. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü
2. Amerikan Kanser Derneği
3. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi
4. Royal Marsden Kanser Merkezi