Pasteur’den İstanbul’a: Kuduz Aşısını Taşıyan Üç Bilim İnsanı
Pasteur’den İstanbul’a: Kuduz Aşısını Taşıyan Üç Bilim İnsanı
İçeriği Görüntüle

İstanbul, 1897. Cepheden getirilen yaralı askerlerden bazılarının vücudunda kurşun veya şarapnel parçaları vardı. Cerrahların önündeki en büyük sorunlardan biri, bu metal parçalarının vücudun tam olarak neresinde bulunduğunu bilmeden ameliyata girmekti. Ancak Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’deki tıbbiyeliler ve hekimler, insan bedeninin içine ameliyat yapmadan bakmayı sağlayan yepyeni bir teknoloji üzerinde çalışıyordu: X ışınları, yani röntgen. Tarihsel kayıtlara göre 1 Mayıs 1897’de Salih Bey, Esad Feyzi ve Rıfat Osman, üç yaralı askerin vücudundaki kurşun ve şarapnel parçalarının yerini röntgen görüntüleriyle belirledi. Bu görüntüler daha sonra Cemil Paşa’nın gerçekleştirdiği ameliyatlarda yol gösterici oldu. [1] [3]
Röntgen henüz dünyanın yeni tanıştığı bir teknolojiydi
Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, X ışınlarını 1895’in sonlarında keşfetmişti. Bu görünmez ışınlar yumuşak dokulardan geçebiliyor, kemik ve metal gibi daha yoğun yapılarda ise daha fazla tutuluyordu. Böylece vücudun içindeki kemikler veya metal yabancı cisimler fotoğraf plağı üzerinde görülebiliyordu. Bu yönteme daha sonra radyografi, yani X ışınları kullanılarak vücudun içinin görüntülenmesi adı verildi. [1]
Keşif dünyanın farklı ülkelerinde büyük bir hızla yayıldı. Röntgen’in duyurusunun üzerinden henüz aylar geçmişken hekimler kırıkları, iğneleri ve kurşunları ameliyattan önce görebilmenin mümkün olup olmadığını araştırmaya başladı. Askerî tıp da bu yeni teknolojinin en erken kullanım alanlarından biri oldu. [4]
İstanbul’da genç tıbbiyeliler yeni ışınların peşine düştü
Osmanlı topraklarında X ışınlarına yönelik ilk deneyler 1896’da başladı. X ışınlarının tıbbi amaçla kullanılmasına yönelik öncü çalışmalar ise kısa süre sonra Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye taşındı. [1] [2]
Bu çalışmaların merkezindeki isimlerden Esad Feyzi Bey henüz tıp öğrencisiydi. 1897’de Esad Feyzi beşinci, Rıfat Osman ise dördüncü sınıf öğrencisiydi. İki genç tıbbiyeli, okulda bulunan elektrik ve fizik araçlarından yararlanarak röntgen düzeneği üzerinde çalıştı. [2] [3]
O dönemde bugünkü gibi saniyeler içinde görüntü veren dijital cihazlar yoktu. Görüntü elde etmek için elektrik üreten düzenekler, özel cam tüpler ve fotoğraf plakları kullanılıyordu. İşlem hem zahmetliydi hem de teknik bilgi gerektiriyordu. [1]
Bu çalışmalar kısa süre sonra laboratuvar merakının ötesine geçecekti.
1897 savaşı röntgeni Osmanlı cerrahisinin hizmetine soktu
Osmanlı-Yunan Savaşı Nisan 1897’de başladığında cepheden İstanbul’a çok sayıda yaralı asker getirildi. Kurşun veya şarapnel vücuda girdikten sonra dışarıdan görülen yara, metal parçanın içerideki gerçek konumunu her zaman göstermiyordu.
Bu durum cerrahlar için ciddi bir sorundu. Kurşunun yerini bulabilmek için yaranın daha geniş açılması gerekebiliyor, bu da kanama, doku hasarı ve enfeksiyon riskini artırabiliyordu. Röntgen ise cerraha ameliyattan önce metal parçanın yerini gösterebilecek yeni bir araç sunuyordu. Askerî radyoloji tarihine ilişkin incelemeler, yabancı cisimlerin radyografiyle yerinin belirlenmesinin bu teknolojinin en önemli erken kullanım alanlarından biri olduğunu gösteriyor. [4]
Esad Feyzi ve Rıfat Osman, yeni yöntemin savaş yaralılarında kullanılmasını önerdi. Tarihsel incelemelere göre çalışmalar Yıldız’daki geçici askerî hastanede yürütüldü ve röntgenin cerrahi amaçla kullanılabilmesi için gerekli izinler alındı. [1] [2]
1 Mayıs 1897: Üç yaralı asker röntgenle görüntülendi
Tarihsel kayıtlara göre 1 Mayıs 1897’de Salih Bey, Esad Feyzi ve Rıfat Osman üç yaralı askerde kurşun ve şarapnel parçalarının yerini X ışınlarıyla belirledi. Elde edilen görüntüler, Cemil Paşa’nın gerçekleştirdiği ameliyatlarda cerrahi rehber olarak kullanıldı. [3]
Bu olayın önemi yalnızca yeni bir teknolojinin denenmiş olması değildi. Röntgen görüntüsü doğrudan cerrahi kararın bir parçasına dönüşüyordu. Hekim artık yalnızca yaraya bakmıyor veya elle muayene etmiyor, ameliyattan önce vücudun içindeki yabancı cismin görüntüsünden de yararlanabiliyordu.
Bugün bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ve gelişmiş ameliyathane görüntüleme sistemlerinin sıradanlaştığı düşünülürse bu değişimin büyüklüğünü anlamak zor olabilir. Oysa 1897’de insan bedeninin içine zarar vermeden bakabilmek, tıbbın henüz yeni kazandığı bir yetenekti.
Boyabatlı Mehmed’in görüntüsü tarihe kaldı
Bu döneme ilişkin kayıtlarda adı geçen yaralı askerlerden biri Boyabatlı Mehmed’di. Sağ el bileğinde kurşun parçaları bulunan askerin radyografisi çekildi ve yabancı cisimlerin yeri görüntü üzerinde belirlendi. [2] [3]
Bu görüntünün tarihsel önemi hastane duvarlarıyla sınırlı kalmadı. Boyabatlı Mehmed’in röntgeni, Servet-i Fünun dergisinin 10 Haziran 1897 tarihli 326. sayısında yayımlandı. Böylece yeni görüntüleme tekniği yalnızca hekimlere değil, dönemin kamuoyuna da tanıtılmış oldu. [3]
Bugün sıradan görünen bir el röntgeninin dönemin insanları açısından anlamı çok farklıydı. Derinin altında kalan kemiklerin ve metal parçalarının ameliyat yapılmadan görülebilmesi, bilimin insan bedenine bakışını değiştiren gelişmelerden biriydi.
“Dünyada ilk” demek doğru değil
Osmanlı tıbbiyelilerinin 1897’deki başarısı önemli olmakla birlikte, bu olay için “röntgen savaşta dünyada ilk kez Osmanlılar tarafından kullanıldı” demek tarihsel açıdan doğru değil.
Askerî radyoloji tarihi üzerine yapılan araştırmalar, X ışınlarının 1896’daki Habeşistan Savaşı’ndan dönen yaralı İtalyan askerlerde de kullanıldığını gösteriyor. Askerlerin vücudundaki kurşunların röntgenle görüntülendiğine ilişkin kayıtlar 1897’den daha eski tarihlere uzanıyor. [4]
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nın önemi başka bir noktada yatıyor. Tarih araştırmaları, savaş sırasında röntgen teknolojisinin yaralı askerlerin değerlendirilmesinde kullanıldığını ve bunun askerî cerrahide radyografinin erken ve sistemli uygulamalarının önemli örneklerinden birini oluşturduğunu ortaya koyuyor. [1] [3]
Bir tıp öğrencisinin merakı yeni bir tıp alanına dönüştü
Esad Feyzi’nin öyküsü savaşla sona ermedi. Mezuniyetinin ardından Mekteb-i Tıbbiye’de X ışınlarının tıbbi kullanımını geliştirmeye devam etti ve Türkiye’de radyoloji eğitiminin öncü isimlerinden biri oldu. X ışınlarının tıbbi ve cerrahi kullanımını anlatan çalışmalar kaleme aldı. [2]
Ancak yaşamı çok kısa sürdü. Esad Feyzi 1902’de henüz 28 yaşındayken, yüzünde gelişen erizipel adı verilen ciddi bir deri enfeksiyonunun menenjite, yani beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihabına ilerlemesinin ardından hayatını kaybetti. [2]
Birkaç yıllık meslek yaşamına rağmen bıraktığı iz, Türkiye’de radyolojinin başlangıç tarihinin önemli bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Röntgenin tıbbı değiştiren asıl gücü burada ortaya çıktı
1897’de İstanbul’daki hastane odalarında yaşanan değişimin özü yalnızca yeni bir cihazın kullanılması değildi. Gelişmekte olan görüntüleme teknolojisi, cerrahın çıplak gözle göremediği bir bölge hakkında ameliyattan önce bilgi sağlamaya başlamıştı.
Aradan yaklaşık 130 yıl geçti. Röntgen cihazları çok daha hızlı ve güvenli hâle geldi; bilgisayarlı tomografi ve başka görüntüleme yöntemleri insan bedeninin çok daha ayrıntılı incelenmesini mümkün kıldı. Ancak temel düşünce değişmedi: Hastaya mümkün olduğunca az zarar vererek bedenin içinde ne olduğunu önceden görebilmek.
Esad Feyzi, Rıfat Osman, Salih Bey ve dönemin cerrahlarının 1897’de yaptığı çalışma da bu dönüşümün Osmanlı tıbbındaki dikkat çekici örneklerinden biriydi. Cepheden gelen yaralıların bedenindeki kurşun ve şarapnelleri göstermek için kullanılan yeni ışınlar, kısa süre içinde modern tıbbi görüntülemenin vazgeçilmez araçlarından birine dönüşecekti.
Kaynaklar
[1] Ulman YI, Livadas G, Yildirim N. The Pioneering Steps of Radiology in Turkey (1896–1923). European Journal of Radiology. 2005;55(3):306-310. DOI: 10.1016/j.ejrad.2004.06.003.
[2] Koçer Tulgar Y, Dogan M. Esad Feyzi (1874-1902): Turkey's Pioneering Radiologist. Cureus. 2024;16(12):e75784. DOI: 10.7759/cureus.75784.
[3] Tunaci A, Yildirim N, Ulman YI, Yekeler E, Genchellac H, Tunaci M, Acunas G. Origin of Military Radiology: First Use of X-rays in Ottoman Empire. European Congress of Radiology. 2004;C-898. DOI: 10.1594/ECR04/C-898.
[4] Thomas AMK. The First 50 Years of Military Radiology 1895–1945. European Journal of Radiology. 2007;63(2):214-219. DOI: 10.1016/j.ejrad.2007.05.024.