Bulgular, koruyucu amaçla kullanılan eldivenlerin bazı çalışanlarda alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini, ancak eldiven kullanımına bağlı her cilt şikâyetinin gerçek lateks alerjisi anlamına gelmediğini gösterdi.

Hastanelerde enfeksiyonlardan korunmak amacıyla kullanılan lateks eldivenler, bazı sağlık çalışanlarında alerjik hastalıklara neden olabiliyor. Türkiye'de gerçekleştirilen bir araştırma, eldivenle doğrudan temas sonrasında gelişen yakınmaların lateks duyarlılığının belirlenmesinde önemli bir ipucu olabileceğini ortaya koydu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi İmmünoloji ve Alerji Bölümünden Fatma Dindar Çelik ve Kurtuluş Aksu tarafından yürütülen çalışma, 25 Eylül 2026'da çevrim içi yayımlandı. Sakarya Tıp Dergisi'nin 30 Eylül tarihli sayısında yer alan araştırmada, lateks alerjisi şüphesiyle başvuran hastaların test sonuçları incelendi.

Araştırmanın merkezinde, lateks içeren ürünlerle temas sonrasında ortaya çıkan yakınmalar ile bağışıklık sisteminin latekse karşı geliştirdiği duyarlılık arasındaki ilişki bulunuyordu.

Lateks alerjisi, özellikle sağlık hizmetlerinde tekrarlayan maruziyet nedeniyle mesleki bir sağlık sorununa dönüşebiliyor. Ancak bir çalışanda latekse duyarlılık saptanması, tek başına meslek hastalığı tanısı konulduğu anlamına gelmiyor.

177 kişinin test sonuçları değerlendirildi

Araştırmada, Ocak 2023 ile Ocak 2026 arasında bir immünoloji ve alerji kliniğinde değerlendirilmiş 177 yetişkin hastanın tıbbi kayıtları geriye dönük olarak incelendi.

Katılımcıların yaş ortalaması 39,2 olarak hesaplanırken, 134'ünün kadın olduğu bildirildi.

Hastaların tamamına, bağışıklık sisteminin lateks proteinlerine karşı duyarlılık geliştirip geliştirmediğini araştıran latekse özgü IgE kan testi uygulanmıştı.

İncelenen 177 kişinin 33'ünde, yani yüzde 18,6'sında test pozitifliği saptandı.

Ayrıca 53 hastaya uygulanan deri delme testinde 9 pozitif sonuç elde edildi. Gecikmiş cilt reaksiyonlarını araştırmak amacıyla 10 kişiye yapılan lateks yama testlerinin tamamı ise negatif bulundu.

Araştırmanın önemli bir bölümünü sağlık çalışanları oluşturuyordu. Katılımcılar arasında bulunan 52 sağlık çalışanından 9'unda latekse özgü IgE pozitifliği belirlendi. Bu oran yüzde 17,3 olarak hesaplandı.

Ancak araştırmacılar, söz konusu oranın bütün sağlık çalışanlarındaki lateks alerjisi sıklığı olarak yorumlanamayacağını belirtti.

Çünkü araştırma, toplumdan rastgele seçilmiş kişilerle değil, lateks alerjisi şüphesiyle uzman değerlendirmesine yönlendirilmiş hastalarla gerçekleştirildi.

Ayrıca IgE testinin pozitif olması, kişinin latekse karşı duyarlılık geliştirdiğini gösterebilse de tek başına klinik alerji tanısını kesinleştirmiyor.

Eldivenle doğrudan temas sonrası belirtiler öne çıktı

Araştırmacılar hastaları, lateks testi yapılmasına neden olan başvuru gerekçelerine göre üç grupta değerlendirdi.

Lateks içeren ürünlerle doğrudan temas sonrasında yakınma bildiren 53 kişinin 16'sında latekse özgü IgE pozitifliği görüldü.

Mesleki veya çevresel lateks maruziyeti şüphesi nedeniyle değerlendirilen 42 kişiden yalnızca 2'sinde test sonucu pozitif bulundu.

Bazı meyveler ile lateks arasında görülebilen çapraz alerjik reaksiyonlar nedeniyle incelenen 82 kişinin ise 15'inde lateks duyarlılığı saptandı.

Gruplar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulundu.

Bu sonuç, doğrudan lateks temasının ardından ortaya çıkan yakınmaların tanı sürecinde önemli olabileceğini gösterdi.

Araştırmada yalnızca lateks bulunan bir ortamda çalışmak ile latekse karşı duyarlılık geliştirmek arasında aynı düzeyde bir ilişki belirlenmedi.

Bununla birlikte bulgular, doğrudan temasın kesin olarak alerjiye neden olduğunu kanıtlamıyor. Çalışma, hastaların başvuru nedenleriyle test sonuçları arasındaki ilişkiyi değerlendiren gözlemsel bir araştırma niteliği taşıyor.

Koruyucu eldiven nasıl mesleki sağlık sorununa dönüşüyor?

Doğal lateks, kauçuk ağacından elde edilen ve çeşitli proteinler içeren bir malzeme. Özellikle esnekliği nedeniyle tıbbi eldivenlerin üretiminde kullanılıyor.

Bazı kişilerde bağışıklık sistemi, lateksin içerdiği proteinleri zararlı maddeler olarak algılayabiliyor. Bu proteinlere karşı duyarlılık gelişmesi, sonraki karşılaşmalarda alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Sağlık çalışanları açısından riskin temelinde, lateks içeren ürünlerle iş sırasında tekrar tekrar karşılaşılması bulunuyor.

Eldivenlerin sık kullanılması, çıkarılıp yeniden giyilmesi ve lateks içeren başka tıbbi malzemelerle temas edilmesi, çalışanların karşılaştığı maruziyet kaynakları arasında yer alıyor.

Latekse karşı duyarlılık gelişen bir kişide ilk yakınmalar eldivenin temas ettiği bölgede başlayabiliyor.

Kaşıntı, kızarıklık ve kurdeşen en sık karşılaşılan belirtiler arasında bulunuyor. Bazı kişilerde gözlerde sulanma, burun akıntısı, hapşırma, öksürük ve hırıltılı solunum da görülebiliyor.

Daha ağır reaksiyonlarda nefes darlığı ve tansiyon düşüklüğüyle seyreden, yaşamı tehdit edebilen anafilaksi ortaya çıkabiliyor.

Ancak lateksle temas eden herkesin alerji geliştirmesi beklenmiyor. Maruziyetin özellikleri ve kişinin bağışıklık sistemine ilişkin bireysel farklılıklar hastalığın gelişiminde etkili olabiliyor.

Pudralı eldivenler solunum yollarını da etkileyebiliyor

Lateks eldivenlerle ilişkili alerjik risk yalnızca cilt temasıyla sınırlı değil.

ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsünün değerlendirmelerine göre, pudralı lateks eldivenlerde bulunan toz parçacıkları lateks proteinlerini taşıyabiliyor.

Eldivenlerin giyilmesi veya çıkarılması sırasında havaya karışan bu parçacıklar solunum yoluyla vücuda ulaşabiliyor.

Bu nedenle lateks alerjenlerine yalnızca eldiveni kullanan kişiler değil, aynı çalışma ortamında bulunan diğer sağlık çalışanları da maruz kalabiliyor.

Solunum yoluyla gerçekleşen maruziyet, duyarlı kişilerde alerjik nezle ve astım gibi hastalıkların gelişmesi veya mevcut yakınmaların tetiklenmesiyle ilişkili olabiliyor.

Mesleki astım gelişen çalışanlarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı iş ortamındaki maruziyetle bağlantılı hale gelebiliyor.

Bu riskler, bazı ülkelerde tıbbi eldiven kullanımına ilişkin düzenlemelerin değiştirilmesine neden oldu.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi, 19 Aralık 2016'da yayımladığı kararla pudralı cerrahi eldivenleri, pudralı hasta muayene eldivenlerini ve cerrahi eldivenleri kayganlaştırmak amacıyla kullanılan emilebilir pudrayı yasakladı.

18 Ocak 2017'de yürürlüğe giren düzenlemede, lateks alerjisine ek olarak eldiven pudrasının solunum yollarında iltihaplanmaya ve bazı cerrahi komplikasyonlara yol açabilen riskleri de dikkate alındı.

Söz konusu yasak ABD'deki tıbbi eldivenlere ilişkin bir düzenleme olup bütün ülkelerde aynı yasağın uygulandığı anlamına gelmiyor.

481 sağlık çalışanının incelendiği araştırmada eldiven farkı

Eldivenlerin özelliklerinin alerjik yakınmalarla ilişkisi, Tayland'da gerçekleştirilen başka bir araştırmada da değerlendirildi.

Haziran 2024'te Journal of Occupational Medicine and Toxicology dergisinde yayımlanan kesitsel araştırmaya 481 hemşirelik personeli katıldı.

Araştırmacılar, düşük protein içerikli pudrasız lateks eldiven kullanan 163 kişiyle daha yüksek protein içerikli pudralı lateks eldivenlere maruz kalan 318 kişiyi karşılaştırdı.

Pudrasız ve düşük protein içerikli eldiven kullanan grupta mevcut lateks alerjisiyle uyumlu yakınmaların oranı yüzde 1,2 olarak bildirildi.

Pudralı ve daha yüksek protein içerikli eldivenlere maruz kalan grupta ise bu oran yüzde 7,2 oldu.

İstatistiksel değerlendirmede, düşük protein içerikli pudrasız eldiven kullanılan grupta alerjiyle uyumlu belirtilerin daha az görüldüğü belirlendi.

Ancak latekse özgü IgE testleriyle ölçülen duyarlılık açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı.

Araştırma kesitsel ve gözlemsel olarak gerçekleştirildiği için eldivenin pudrasız olması ile alerjik yakınmaların azalması arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulamadı.

Pudra bulunması, eldivendeki protein miktarı ve çalışanların geçmiş maruziyetleri gibi birden fazla etken sonuçları etkilemiş olabilir.

Ayrıca düşük protein içerikli pudrasız lateks eldivenlerin, doğal lateks proteinlerini tamamen ortadan kaldırmadığı unutulmamalı. Lateks alerjisi doğrulanmış kişiler için lateks içermeyen uygun eldivenlerin tercih edilmesi gerekiyor.

Her eldiven kaşıntısı gerçek lateks alerjisi değil

Eldiven kullanımına bağlı gelişen cilt şikâyetlerinde farklı hastalıkların birbirine karıştırılması, tanı sürecinde karşılaşılan sorunlardan biri.

Türkiye'de 2023 yılında Dermatology Practical & Conceptual dergisinde yayımlanan araştırma, bu ayrımın önemini gösteren sonuçlar içeriyor.

98 sağlık çalışanının değerlendirildiği çalışmada, katılımcıların 9'unda lateks deri delme testi pozitif bulundu. Bu oran yüzde 9,2'ye karşılık geldi.

Aynı araştırmada 17 kişide, yani katılımcıların yüzde 17,3'ünde, kauçuk üretiminde kullanılan katkı maddelerine veya eldiven parçalarına karşı yama testi pozitifliği saptandı.

Bu iki test farklı alerjik mekanizmaları araştırıyor.

Doğal lateks proteinlerine karşı gelişen hızlı tip alerjik reaksiyonlar, ciltte kabarıklık ve kaşıntının yanı sıra solunum sistemi belirtilerine de neden olabiliyor.

Eldiven üretiminde kullanılan kimyasal katkı maddelerine karşı gelişen gecikmiş tip alerjik reaksiyonlar ise genellikle egzama biçiminde ortaya çıkıyor.

Bir diğer sorun da tahrişe bağlı kontakt dermatit olarak bilinen cilt rahatsızlığı.

Sık el yıkama, dezenfektan kullanımı, terleme, sürtünme ve eldivenin uzun süre elde kalması cildin koruyucu tabakasına zarar verebiliyor.

Bu durumda kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve çatlaklar ortaya çıkabiliyor. Ancak bu tablo her zaman bağışıklık sisteminin latekse karşı geliştirdiği gerçek bir alerjiden kaynaklanmıyor.

Bu ayrım, çalışan açısından uygulanacak önlemleri doğrudan etkiliyor.

Lateks alerjisi hangi durumda meslek hastalığı sayılıyor?

Lateksle ilişkili alerjik hastalıkların meslek hastalığı olarak değerlendirilmesi için hastalığın kişinin yaptığı işle bağlantısının tıbbi olarak ortaya konulması gerekiyor.

Türkiye'de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesinde meslek hastalığı, kişinin yaptığı işin niteliği veya işin yürütülme koşulları nedeniyle ortaya çıkan hastalık ve sağlık sorunları çerçevesinde tanımlanıyor.

Bu kapsamda lateksle temas eden bir sağlık çalışanında gelişen alerjik hastalık, mesleki maruziyetle ilişkisi ortaya konulduğunda meslek hastalığı yönünden değerlendirilebiliyor.

Ancak eldiven kullanırken kaşıntı yaşanması, lateks testinin pozitif çıkması veya kişinin uzun yıllardır sağlık sektöründe çalışması tek başına meslek hastalığının varlığını kanıtlamıyor.

Değerlendirmede çalışanın yaptığı iş, lateksle temasın niteliği, şikâyetlerin başlangıcı, çalışma ortamındaki maruziyet ve tıbbi test sonuçları birlikte inceleniyor.

Cilt şikâyetleri bulunan kişilerde dermatoloji ve alerji değerlendirmesi önem kazanırken, solunum yakınmaları bulunan çalışanlarda mesleki astım açısından göğüs hastalıkları incelemesi gerekebiliyor.

Sosyal Güvenlik Kurumunun meslek hastalığına ilişkin açıklamalarına göre, yasal tespit sürecinde yetkili sağlık hizmet sunucularının düzenlediği sağlık kurulu raporları ve dayanak tıbbi belgeler değerlendiriliyor. Gerekli görüldüğünde çalışma koşullarına ilişkin ek belgeler de inceleniyor.

Meslek hastalığının resmen tespiti, Kurum Sağlık Kurulunun değerlendirmesiyle gerçekleştiriliyor.

Erken değerlendirme iş yaşamını koruyabiliyor

Lateks alerjisi şüphesi bulunan çalışanların yakınmalarının erken dönemde değerlendirilmesi, mesleki maruziyetin azaltılmasına yönelik önlemlerin belirlenmesini sağlayabiliyor.

Doğrulanmış lateks alerjisinde kullanılan koruyucu eldivenlerin ve diğer tıbbi malzemelerin içeriğinin gözden geçirilmesi gerekiyor.

Lateks içermeyen nitril, vinil veya uygun diğer sentetik malzemelerden üretilmiş eldivenler, yapılacak işlemin gerektirdiği koruma özellikleri dikkate alınarak kullanılabiliyor.

Ancak lateks içermeyen eldivenlerin de bazı kimyasal katkı maddeleri nedeniyle alerjik kontakt dermatite neden olabilmesi, ürün seçiminin kişinin tanısına göre yapılmasını gerekli kılıyor.

Çalışma ortamında alerjen maruziyetinin azaltılması, uygun eldiven seçimi ve çalışanların belirtiler konusunda bilgilendirilmesi mesleki korunma yaklaşımının temel unsurları arasında bulunuyor.

Araştırma kesin meslek hastalığı oranını ortaya koymuyor

Eylül 2026'da yayımlanan Türkiye araştırmasının bazı sınırlılıkları bulunuyor.

Çalışmanın tek merkezde yürütülmesi, geriye dönük hasta kayıtlarına dayanması ve bütün katılımcılara aynı testlerin uygulanmamış olması, sonuçların genellenmesini sınırlandırıyor.

Araştırmada kontrollü lateks maruziyet testleri uygulanmadığı için hastaların tamamında kesin klinik lateks alerjisi tanısı oluşturulmadı.

Katılımcılar ayrıca zaman içinde yeni alerji gelişimini izlemek amacıyla takip edilmedi. Bu nedenle araştırma, lateksle mesleki temasın kaç kişide yeni bir hastalığa neden olduğunu veya çalışanların ne kadarının meslek hastalığı tanısı aldığını göstermiyor.

Çalışmanın ortaya koyduğu temel sonuç, lateks içeren ürünlerle doğrudan temasın ardından gelişen yakınmalar ile latekse özgü IgE pozitifliği arasında ilişki bulunması.

Bulgular, sağlık çalışanlarında görülen eldiven kaynaklı deri ve solunum şikâyetlerinin tek bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini destekliyor.

Bu ayrım hem gereksiz lateks kısıtlamalarının önüne geçilmesi hem de gerçek alerjisi bulunan çalışanların mesleki maruziyetten korunması açısından önem taşıyor.

KAYNAKLAR

  • Sakarya Tıp Dergisi – Evaluation of Latex-Specific IgE and Skin Test Results in Patients with Suspected Latex Allergy, Fatma Dindar Çelik ve Kurtuluş Aksu, 25 Eylül 2026 çevrim içi yayın, 30 Eylül 2026 tarihli sayı.

  • Journal of Occupational Medicine and Toxicology – Reduced Protein Levels in Latex Gloves May Play an Alternative Approach to Lowering Latex Sensitization Risks Among Health Workers; A Cross-Sectional Analytical Study, 3 Haziran 2024.

  • Dermatology Practical & Conceptual – Prevalence of Type I Allergy to Latex and Type IV Allergy to Rubber Additives in Turkish Healthcare Workers, Hasan Aksoy, Necmettin Akdeniz ve Fatma Karakurt, 2023.

  • ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü – Latex Allergy: A Prevention Guide, 1998, 10 Ağustos 2023 tarihli son gözden geçirme.

  • ABD Gıda ve İlaç Dairesi – Banned Devices; Powdered Surgeon's Gloves, Powdered Patient Examination Gloves, and Absorbable Powder for Lubricating a Surgeon's Glove, 19 Aralık 2016.

  • Sosyal Güvenlik Kurumu – Meslek Hastalığına İlişkin Resmî Açıklamalar.

  • 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu – Madde 14, Meslek Hastalığının Tanımı, Bildirilmesi ve Soruşturulması.

    Yaşlılarda Düşmeleri Önlemeye Dijital Destek: 11.945 Kişilik Araştırma
    Yaşlılarda Düşmeleri Önlemeye Dijital Destek: 11.945 Kişilik Araştırma
    İçeriği Görüntüle