Bir erkeğin vücuduna keçiden alınan testis dokusu yerleştiriliyor ve bunun kaybolan gençliği, enerjiyi ve cinsel gücü geri getirebileceği söyleniyor.
Bugünün tıp bilgisiyle son derece sıra dışı görünen bu uygulama, yaklaşık bir asır önce Amerika Birleşik Devletleri’nde büyük bir ticari girişime dönüştü.
Bu yöntemin arkasındaki kişi John R. Brinkley idi.
Brinkley küçük bir kasabadaki hekimlik pratiğinden çıktı; hastane kurdu, radyonun gücünü kullandı, ülke çapında tanındı ve sonunda Kansas valiliğine aday olacak kadar geniş bir toplumsal etki oluşturdu.
Tıp tarihine ise daha çok şu isimle geçti:
“Keçi bezi doktoru.”
“Keçi Bezi Nakli” Aslında Neydi?
Brinkley’nin uygulaması tarihsel kaynaklarda çoğunlukla “goat gland transplantation”, yani “keçi bezi nakli” olarak anlatıldı.
Ancak bu ifade günümüzde yanlış anlaşılabilir.
Brinkley’nin yaptığı şey, bugün organ nakli denildiğinde anlaşılan biçimde damarları bağlanan ve işlevinin sürdürülmesi amaçlanan modern bir transplantasyon değildi.
Uygulamanın temelinde, keçilerden alınan testis dokusunun veya testis parçalarının erkek hastaların skrotal bölgesine cerrahi olarak yerleştirilmesi bulunuyordu.
Bu nedenle işlemi günümüz terminolojisiyle keçi testis dokusu implantasyonu olarak tanımlamak daha doğru.
Brinkley ise yerleştirilen hayvan dokusunun insan bedeninde işlev görerek hastaya yeniden canlılık ve cinsel güç kazandırabileceğini öne sürüyordu.
Bu iddia güvenilir klinik çalışmalarla kanıtlanmadı.
Gençlik Arayışının Güçlü Olduğu Bir Dönem
Brinkley’nin yükselişini yalnızca onun kişiliğiyle açıklamak yeterli değil.
- yüzyılın başında endokrinoloji henüz gelişmekteydi. Hormonların insan vücudundaki görevleri yeni yeni anlaşılmaya başlanıyordu.
Üreme bezlerinin yaşlanma, cinsel fonksiyon ve genel canlılık üzerindeki etkileri hem bilim insanlarının hem de kamuoyunun dikkatini çekiyordu.
Hayvanlardan alınan doku ve salgıların insanları “gençleştirebileceği” düşüncesi Brinkley’ye özgü de değildi. Dönemin farklı ülkelerinde benzer gençleştirme deneyleri ve iddiaları tartışılıyordu.
Bilimin henüz pek çok soruya kesin cevap veremediği bu ortam, oldukça güçlü bir vaadin yayılmasına zemin hazırladı:
Kaybolan gençlik geri getirilebilir.
İlk Operasyonun Hikâyesi Ne Kadar Gerçek?
Brinkley’nin yaşamını anlatan kaynaklarda sık tekrarlanan bir hikâye vardır.
Anlatıya göre yaşlı bir çiftçi, çocuk sahibi olmakta yaşadığı güçlük nedeniyle Brinkley’ye başvurmuş; Brinkley de ona keçiden alınan testis dokusunu yerleştirmeyi önermişti.
Hastanın daha sonra sonuçtan memnun kaldığı, hikâyenin bölgede yayıldığı ve yeni hastaların Brinkley’ye gelmeye başladığı aktarılır.
Ancak bu öyküyü bir klinik başarı kanıtı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
O dönemde kontrollü çalışma yapılmadı.
Objektif sonuç ölçümleri bulunmuyordu.
Uzun süreli sistematik hasta takibi yoktu.
Aktarılan sonuçların önemli bölümü hasta hikâyelerine, Brinkley’nin kendi tanıtımlarına ve daha sonra yazılan biyografilere dayanıyordu.
Bu nedenle ilk operasyon öyküsü tarihsel açıdan ilginç olsa da yöntemin gerçekten etkili olduğunu gösteren bilimsel veri olarak kabul edilemez.
Brinkley’nin Eğitim Geçmişi de Tartışmalıydı
Brinkley’nin tıp eğitimi ve sahip olduğu diplomaların niteliği daha kendi döneminde tartışma konusu oldu.
Farklı tarihsel kaynaklarda eğitim sürecinin ayrıntıları konusunda bazı farklılıklar bulunuyor. Kansas Historical Society arşivleri, Brinkley’nin çeşitli tıp okullarında eğitim gördüğünü ve 1915 yılında Kansas City Eclectic Medical University’den bir diploma aldığını belirtirken, diğer tarihsel değerlendirmeler eğitim kurumlarının niteliğini ve bazı belgelerinin geçerliliğini ciddi biçimde sorguluyor.
Bu nedenle Brinkley’nin eğitim geçmişini modern anlamda standart ve tartışmasız bir tıp eğitimi olarak değerlendirmek doğru değil.
Kesin olan şey, eğitim geçmişinin daha yaşadığı dönemde eleştirilere konu olduğudur.
Asıl Gücü Ameliyathaneden Çok Mikrofondu
Brinkley’nin ülke çapında tanınmasını sağlayan en önemli araç yalnızca ameliyatları değildi.
Radyoydu.
1923 yılında Kansas’ın Milford kasabasında KFKB adlı radyo istasyonunu kurdu.
Radyo henüz yeni bir kitle iletişim aracıydı.
Televizyon yoktu.
İnternet yoktu.
Bir hekimin aynı anda binlerce insana seslenmesini sağlayabilecek en etkili teknolojilerden biri radyoydu.
Brinkley bunu çok erken fark etti.
KFKB’de müzik, eğlence, hava durumu, siyasi içerikler ve çeşitli konuşmalar yayımlanıyordu.
Fakat Brinkley aynı zamanda kendi sağlık hizmetlerini ve ürünlerini de tanıtıyordu.
Dinleyicilerden mektuplar geliyor, Brinkley bunları yayında değerlendiriyor ve hastaları yüz yüze görmeden tedavi veya ilaç önerilerinde bulunabiliyordu.
Tarihsel kayıtlara göre bu “Medical Question Box” uygulaması günde birkaç kez yayımlanacak kadar genişlemişti.
Sağlık Hizmeti Bir Medya Ürününe Dönüşüyordu
Brinkley’nin sistemi yalnızca bir radyo programından ibaret değildi.
Kendi hastanesi vardı.
İlaç ve ürün ağlarıyla bağlantılı bir ticari sistem oluşturmuştu.
Radyo ise bütün bunları geniş kitlelere taşıyan araç haline gelmişti.
Brinkley hastaların mektuplarını okuyor, sağlık sorunları hakkında konuşuyor ve kendi yöntemlerini tanıtıyordu.
Bu durum doktor ile hasta arasındaki ilişkinin sınırlarını değiştirmişti.
Artık hekim karşısındaki tek bir hastaya değil, aynı anda binlerce potansiyel hastaya hitap edebiliyordu.
Brinkley’nin daha sonra mahkemede verdiği ifadeye göre keçi bezi uygulaması kapsamında 5.000 ile 6.000 arasında kişiyi tedavi etmişti.
Bazı hastalardan operasyon için 750 dolar aldığını da kabul etti.
Bu rakamlar, tartışmalı tedavinin küçük ölçekli bir uygulamadan büyük bir ticari faaliyete dönüştüğünü gösteriyordu.
Peki Keçi Testis Dokusu Gerçekten İşe Yarıyor muydu?
Brinkley’nin gençliği veya cinsel gücü geri getirdiğine ilişkin iddialarını doğrulayan güvenilir klinik kanıt bulunmuyor.
Modern transplantasyon ve immünoloji bilgisi açısından bakıldığında, başka bir türden alınan testis dokusunun bu biçimde insan bedenine yerleştirilmesi kalıcı ve işlevsel bir gonad nakli anlamına gelmez.
Bazı tarihsel değerlendirmelerde hastaların bildirdiği olumlu sonuçların beklenti veya placebo etkisiyle ilişkili olup olamayacağı tartışılmıştır.
Fakat burada da dikkatli olmak gerekir.
Brinkley’nin hastalarında görüldüğü ileri sürülen sonuçların placebo etkisi olduğunu kanıtlayan kontrollü çalışmalar da yoktur.
Bu nedenle en doğru bilimsel ifade şudur:
Brinkley’nin ileri sürdüğü gençleşme ve cinsel gücü geri kazandırma etkisi güvenilir klinik verilerle gösterilmemiştir.
Ayrıca Brinkley’nin yaptığı işlemleri günümüzde araştırılan bilimsel ksenotransplantasyon çalışmalarıyla aynı kategoriye koymak da doğru değildir.
Modern ksenotransplantasyon; immünoloji, genetik, enfeksiyon kontrolü, organ fizyolojisi ve sıkı klinik düzenlemeler üzerine kurulu çok farklı bir bilimsel alandır.
Tıp Otoriteleri Devreye Giriyor
Brinkley’nin ünü arttıkça yöntemlerine yönelik eleştiriler de yoğunlaştı.
Özellikle hastaları doğrudan muayene etmeden radyo üzerinden tanı ve tedavi önerilerinde bulunması ciddi tartışmalara yol açtı.
1930 yılında Kansas’taki tıp kurulu Brinkley’nin hekimlik ruhsatını mesleki davranışlarıyla ilgili gerekçelerle iptal etti.
Aynı dönemde KFKB’nin yayın faaliyetleri de Federal Radio Commission – FRC tarafından inceleniyordu.
Burada önemli bir tarihsel ayrıntı var:
Bu kurum bugünkü Federal Communications Commission, yani FCC değildi.
FCC ancak 1934 yılında kuruldu.
KFKB’nin lisans yenileme başvurusu 1930 yılında FRC tarafından reddedildi.
Komisyonun en önemli gerekçelerinden biri, Brinkley’nin hiç görmediği hastalara yalnızca mektuplarda tarif edilen belirtilere dayanarak tedavi önermesinin kamu sağlığı ve güvenliği açısından sakıncalı bulunmasıydı.
Brinkley karara itiraz etti.
Temyiz süreci nedeniyle radyo bir süre daha yayın yapabildi.
Ancak 2 Şubat 1931’de mahkeme FRC’nin kararını onadı.
Kararda yayıncılığın yalnızca istasyon sahibinin kişisel ticari çıkarına hizmet etmemesi ve kamu yararının öncelikli olması gerektiği vurgulandı.
Radyosunu Kaybetti Ama Dinleyicilerini Kaybetmedi
Brinkley bunun üzerine faaliyetlerinin önemli bölümünü güneye taşıdı.
Texas’ın Del Rio kentine yerleşti ve sınırın hemen ötesindeki Meksika’dan yayın yapan güçlü radyo istasyonlarıyla çalışmaya başladı.
Villa Acuña’dan yapılan yayınlar ABD’nin geniş bölgelerine ulaşabiliyordu.
Brinkley böylece Amerika’daki yayın düzenlemelerinin dışında kalan güçlü bir iletişim kanalına kavuştu.
Bu dönem, daha sonra “border blaster” olarak anılacak yüksek güçlü Meksika sınır radyolarının en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturdu.
Brinkley’nin sağlık hizmeti artık yalnızca hastane ile sınırlı değildi.
Bir medya markasına dönüşmüştü.
Ardından Siyasete Girdi
Brinkley’nin toplumsal etkisinin büyüklüğünü gösteren en dikkat çekici gelişmelerden biri 1930 Kansas valilik seçimiydi.
Tıp ruhsatı ve radyo lisansı üzerindeki baskıların arttığı dönemde Brinkley bağımsız olarak valiliğe aday oldu.
Adaylığını geç açıkladığı için adı oy pusulasında basılı değildi.
Seçmenlerin adını pusulaya kendilerinin yazması gerekiyordu.
Brinkley radyosunu kampanya amacıyla kullandı ve dinleyicilerine nasıl yazılı oy kullanılacağını anlattı.
Sonuçta oyların yaklaşık yüzde 30’unu almayı başardı.
Üstelik bunu adı pusulada bulunmayan bir aday olarak yaptı.
Farklı tarihsel kaynaklarda Brinkley’nin kesin oy toplamı konusunda küçük farklılıklar bulunmakla birlikte, kaynaklar onun seçimde yaklaşık yüzde 30 düzeyinde destek aldığı konusunda birleşiyor.
Bu sonuç Brinkley’nin yalnızca tartışmalı bir hekim olmadığını gösteriyordu.
Artık güçlü bir medya figürüydü.
Morris Fishbein ile Savaş
Brinkley’nin en sert eleştirmenlerinden biri Amerikan tıp yayıncılığının etkili isimlerinden Morris Fishbein idi.
Fishbein uzun yıllar tıpta kanıtsız tedaviler ve yanıltıcı sağlık reklamlarıyla mücadele etti.
1930’ların sonunda Brinkley hakkında son derece sert bir yazı yayımladı.
Brinkley bunun üzerine Fishbein’e karşı hakaret davası açtı.
Fakat dava Brinkley açısından beklediği sonucu vermedi.
Mahkemede eğitim geçmişi, reklamları, operasyonları ve ticari faaliyetleri ayrıntılı biçimde incelendi.
Fishbein davayı kazandı.
Brinkley kararı temyize götürdü.
1940 Kararı Bir Dönüm Noktasıydı
ABD Beşinci Bölge Temyiz Mahkemesi 1 Mart 1940’ta verdiği kararda alt mahkemenin Fishbein lehindeki kararını onadı.
Mahkeme, Brinkley’nin kendi ifadesinde keçi bezlerini erkeklerde cinsel gençleşme amacıyla reklam ettiğini, binlerce kişiyi tedavi ettiğini ve bazı hastalardan 750 dolar ücret aldığını belirtti.
Kararda ayrıca hastaları görmeden mektupla tedavi önerileri verilmesi ve yoğun reklam faaliyetleri de değerlendirildi.
Mahkeme, mevcut olguların Fishbein’in Brinkley hakkında kullandığı sert nitelendirmeleri makul bir yorum olarak desteklediği sonucuna vardı.
Bu dava Brinkley’nin yıllarca oluşturduğu kamuoyu imajına ağır darbe vurdu.
Son Yılları
Brinkley’nin sonraki yıllarında hukuki ve mali sorunları arttı.
Malpraktis davalarıyla karşılaştı.
Federal makamların soruşturmalarına konu oldu.
1941 yılında mali açıdan çöktü.
Sağlığı da ciddi biçimde bozuldu.
Kalp sorunları yaşadı ve bir bacağı ampute edildi.
John R. Brinkley 26 Mayıs 1942’de San Antonio, Texas’ta 56 yaşında hayatını kaybetti.
Bir dönem Amerika’nın en tanınmış sağlık figürlerinden biri olan adam, ardında son derece tartışmalı bir miras bıraktı.
Bu Hikâyenin Asıl Konusu Keçiler Değil
Brinkley vakasına yalnızca “İnsanlar keçi bezi nakline nasıl inanabildi?” diye bakmak hikâyenin asıl dersini kaçırmamıza neden olabilir.
Brinkley insanların son derece güçlü arzularına hitap ediyordu.
Yaşlanmamak.
Kaybolan cinsel gücü geri kazanmak.
Çocuk sahibi olmak.
Enerjisini yeniden kazanmak.
Karmaşık sağlık sorunlarına basit bir çözüm sunuyordu.
Ve bunu dönemin en güçlü iletişim araçlarından biriyle tekrar tekrar anlatıyordu.
Radyo Gitti, Sosyal Medya Geldi
Aradan yaklaşık yüz yıl geçti.
İletişim teknolojileri tamamen değişti.
Ancak sağlık alanında kullanılan bazı ikna yöntemleri şaşırtıcı biçimde tanıdık kalabiliyor.
Brinkley’nin radyosu vardı.
Bugün sosyal medya var.
Onun hasta mektupları vardı.
Bugün kullanıcı yorumları ve kişisel başarı hikâyeleri var.
O dönemde mucize tedavi ilanları vardı.
Bugün birkaç dakikalık videolarla hızlı sonuç vaat eden sağlık içerikleri var.
Bu benzerlik, bugün sunulan her yeni veya alışılmadık tedavinin yanlış olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine bilimin kendisi sürekli yeni yöntemler geliştirir.
Temel soru yöntemin ne kadar yeni olduğu değil, iddianın hangi kanıta dayandığıdır.
Çok Konuşulmak Bilimsel Kanıt Değildir
Bir tedavinin binlerce kişi tarafından uygulanmış olması tek başına etkinliğini kanıtlamaz.
Bir hekimin ünlü olması yöntemini bilimsel hale getirmez.
Bir hastanın “Bende işe yaradı” demesi kontrollü klinik çalışma yerine geçmez.
Bir yöntemin medyada sürekli tekrar edilmesi de biyolojik etkinlik kanıtı değildir.
Modern tıbbın temel kazanımlarından biri tam olarak burada ortaya çıkar:
İddia ile kanıt arasındaki ayrım.
Bir tedavinin işe yaradığını söyleyebilmek için yararlarının ve zararlarının sistematik biçimde araştırılması gerekir.
Sonuçların objektif ölçütlerle değerlendirilmesi gerekir.
Verilerin bağımsız bilim insanları tarafından incelenebilmesi gerekir.
Mümkün olduğunda sonuçların tekrar edilebilmesi gerekir.
Brinkley vakasında eksik olan temel unsur buydu.
Yüz Yıl Sonra Bize Kalan Soru
Bugün John Brinkley’nin hikâyesini okurken keçi testis dokusuyla gençleşme vaadi son derece garip görünebilir.
Fakat tıp tarihinin amacı geçmişte yaşamış insanlarla alay etmek değildir.
Daha değerli olan, onların neden ikna olduğunu anlamaktır.
Çünkü insanın yaşlanmama, iyileşme ve kaybettiği sağlığı yeniden kazanma arzusu değişmedi.
Bu nedenle Brinkley vakasının bıraktığı soru hâlâ güncel:
Bugün büyük umutlarla kabul ettiğimiz hangi sağlık vaatlerine, yüz yıl sonra insanlar aynı şaşkınlıkla bakacak?
Tıp tarihinin verdiği cevap ise oldukça açık:
Umut önemlidir.
Yenilik de önemlidir.
Ama ikisinin de güvenilir bilimsel kanıtın yerini almasına izin verilmemelidir.
KAYNAKLAR
- Kansas Historical Society – John R. Brinkley, Kansapedia
- Kansas Historical Society – John R. Brinkley Papers
- Kansas Historical Society – KFKB, Kansapedia
- KFKB Broadcasting Association v. Federal Radio Commission, 47 F.2d 670, U.S. Court of Appeals for the District of Columbia Circuit, 1931
- Brinkley v. Fishbein, 110 F.2d 62, U.S. Court of Appeals for the Fifth Circuit, 1940
- Lee W. – John R. Brinkley: A Quintessential American Quack, Baylor University Medical Center Proceedings, 2022
- Tarihsel üroloji ve transplantasyon uygulamalarını değerlendiren akademik literatür





