Her yıl 29 Eylül’de kutlanan Dünya Kalp Günü, bu yıl da kalp ve damar hastalıklarının önemli bölümünün önlenebilir olduğu gerçeğini gündeme taşıyor.

Türkiye’nin son verileri ise sorunun boyutunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacak kadar büyük olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı verilerine göre ülkede 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti. Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Başka bir ifadeyle Türkiye’de gerçekleşen yaklaşık her üç ölümden birinin arkasında kalp ve damar sistemiyle ilgili bir hastalık bulunuyor. Bu oran, yaklaşık 171 bin ölüme karşılık geliyor.

En büyük pay iskemik kalp hastalıklarında

Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 42,3’ünü iskemik kalp hastalıkları oluşturdu. Bu grup; kalbi besleyen damarların daralması veya tıkanması sonucu gelişen kalp krizi ve koroner arter hastalıklarını kapsıyor.

Ölümlerin yüzde 24,6’sı diğer kalp hastalıklarından, yüzde 18,2’si ise inme olarak da bilinen serebrovasküler hastalıklardan kaynaklandı.

Bu oranlar üzerinden yapılan hesaplama, yalnızca iskemik kalp hastalıklarının 2025 yılında yaklaşık 72 bin ölümle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu sayı doğrudan yayımlanmış bir TÜİK toplamı değil; açıklanan oranlardan hareketle yapılan yaklaşık hesaplamadır.

Sigara kullanımında artış

Kalp ve damar hastalıklarının en önemli önlenebilir nedenlerinden biri tütün kullanımı.

Hastane yatağında Güney Kore ve Japonya zirvede: Türkiye’nin yeri
Hastane yatağında Güney Kore ve Japonya zirvede: Türkiye’nin yeri
İçeriği Görüntüle

TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması’na göre her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzerindeki kişilerin oranı 2022’de yüzde 28,3 iken 2025’te yüzde 30,1’e yükseldi. Böylece günlük tütün kullananların oranı nüfusun yaklaşık üçte birine yaklaştı.

Sigara yalnızca akciğerleri etkilemiyor. Damar duvarında hasara, kanın pıhtılaşma eğiliminin artmasına ve kalp damarlarının daralmasına yol açıyor. Elektronik sigara ve diğer yeni nesil tütün ürünleri de kalp açısından güvenli kabul edilmiyor.

Obezite oranı yüzde 21,8’e çıktı

Aynı araştırmada 15 yaş ve üzerindeki obez bireylerin oranı yüzde 21,8 olarak belirlendi. Obezite; yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, uyku apnesi, ritim bozuklukları ve koroner kalp hastalığı riskini artırıyor.

Ancak asıl tehlike, risklerin çoğu zaman birlikte ilerlemesi. Fazla kilo, hareketsizlik, sigara, yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve kolesterol aynı kişide birleştiğinde kalp krizi ve inme ihtimali belirgin biçimde yükseliyor.

Kalbin sessiz düşmanı: Yüksek tansiyon

Hipertansiyon yıllarca belirti vermeden ilerleyebiliyor. Kişi kendisini sağlıklı hissederken kalp, beyin, böbrek ve damarlar zarar görebiliyor.

Bu nedenle yalnızca şikâyeti olanların değil, sağlıklı görünen yetişkinlerin de tansiyonlarını belirli aralıklarla ölçtürmesi gerekiyor. Diyabeti, böbrek hastalığı, obezitesi veya ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde kontroller daha erken ve daha sık yapılmalı.

Türkiye için 7 somut öneri

Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadele yalnızca “daha az ye, daha çok yürü” tavsiyesine indirgenmemeli. Türkiye’nin hem bireysel hem toplumsal düzeyde daha güçlü bir koruma programına ihtiyacı bulunuyor.

1. Aile hekimliğinde düzenli kalp riski taraması

Özellikle 40 yaşından sonra tansiyon, kan şekeri, kolesterol, kilo, bel çevresi ve sigara kullanımını birlikte değerlendiren standart bir risk taraması yaygınlaştırılmalı. Yüksek riskli kişiler, henüz kalp krizi geçirmeden belirlenmeli.

2. Tütünle mücadelede yeni dönem

Sigaranın yanı sıra elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve gençleri hedefleyen aromalı nikotin ürünleri de aynı kararlılıkla ele alınmalı. Sigara bırakma hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalı.

3. Günlük tuz tüketimi azaltılmalı

Ekmek, peynir, işlenmiş et, hazır sos ve paketli ürünlerdeki gizli tuz için kademeli azaltma hedefleri uygulanmalı. Dünya Sağlık Örgütünün Türkiye üzerine yaptığı değerlendirme, tuz tüketimi ile fiziksel hareketsizliğin azaltılmasının önlenebilir ölümler üzerinde büyük etki oluşturabileceğini gösteriyor.

4. Yürünebilir şehirler kurulmalı

Kalp sağlığı yalnızca hastanelerde korunamaz. Güvenli kaldırımlar, bisiklet yolları, ücretsiz spor alanları ve aktif ulaşım imkânları halk sağlığı politikasının parçası olmalı.

5. Okullarda kalp sağlığı eğitimi başlamalı

Sağlıklı beslenme, tütün ve nikotin bağımlılığı, temel yaşam desteği ve 112’nin doğru kullanımı erken yaşta öğretilmeli.

6. Otomatik şok cihazları yaygınlaştırılmalı

Havalimanı, AVM, stadyum, üniversite, istasyon ve büyük iş yerlerinde otomatik eksternal defibrilatör bulunmalı. Toplumun temel yaşam desteği konusunda eğitilmesi, hastane dışı kalp durmalarında hayatta kalma şansını artırabilir.

7. Kadınlarda kalp hastalığı farkındalığı artırılmalı

Kadınlarda kalp krizi her zaman klasik göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabilir. Nefes darlığı, sırt veya çene ağrısı, bulantı, aşırı yorgunluk ve soğuk terleme gibi belirtiler de önemsenmeli.

Her bireyin bugün atabileceği 7 adım

  • Tansiyonunuzu ve bel çevrenizi öğrenin.
  • Sigara ve nikotin ürünlerini bırakmak için profesyonel destek alın.
  • Haftada en az 150 dakika orta şiddette hareket etmeyi hedefleyin.
  • Tuz, şeker ve aşırı işlenmiş gıdaları azaltın.
  • Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenin.
  • Diyabet, kolesterol ve böbrek kontrollerinizi ihmal etmeyin.
  • Uyku bozukluğu, yoğun horlama ve gündüz uykululuğunu önemseyin.

Kalp krizinin belirtileri bekletilmemeli

Göğüste baskı, sıkışma veya yanma; ağrının kola, sırta, çeneye ya da mide bölgesine yayılması; nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve ani güçsüzlük kalp krizinin işareti olabilir.

Bu belirtilerde kişi kendi imkânıyla hastaneye gitmeye çalışmamalı; vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı.

Rakamların verdiği açık mesaj

Türkiye’de kalp ve damar hastalıkları hâlâ ölüm nedenleri arasında ilk sırada. Üstelik sigara ve obezite gibi temel risk göstergelerindeki yükseliş, bugünden güçlü önlemler alınmazsa yükün devam edeceğini düşündürüyor.

Dünya Kalp Günü’nün mesajı bu nedenle yalnızca “kalbini koru” olmamalı. Asıl hedef; sağlıklı tercihi kolaylaştıran şehirler, erken risk taraması yapan birinci basamak sağlık sistemi ve tütün, tuz, hareketsizlikle kararlı biçimde mücadele eden bir ülke olmalı.

Tıbbi Uyarı

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel kalp ve damar hastalığı riskinizin değerlendirilmesi, tetkik veya tedavi kararı için hekime başvurunuz. Ani göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme veya bayılma halinde 112’yi arayınız.

Kaynaklar

  1. Türkiye İstatistik Kurumu, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2025.
  2. Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye Sağlık Araştırması, 2025.
  3. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi, Türkiye’de Bulaşıcı Olmayan Hastalık Risklerinin Azaltılmasına İlişkin Değerlendirme.