Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün 2025 yılında yayımladığı son kapsamlı karşılaştırmalı sağlık raporu, ülkelerin hastane yatak kapasitesindeki büyük farklılığı ortaya koyuyor. Health at a Glance 2025 raporunda 2023 veya veri bulunmayan ülkeler için en yakın yıl esas alındığında, OECD genelinde her 1.000 kişiye ortalama 4,2 hastane yatağı düşüyor. Aynı karşılaştırmada Türkiye için bu değer 3,3 olarak gösteriliyor.
Hastane yatağı sayısı, sağlık sistemlerinin hasta kabul kapasitesini değerlendirmede kullanılan temel göstergelerden biri. Ancak ülkeler arasındaki fark yalnızca hastane yatırımlarıyla açıklanmıyor. Nüfusun yaş yapısı, hastanede kalış süresi, uzun süreli bakım sistemleri, günübirlik tedavilerin yaygınlığı ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin gücü de ihtiyaç duyulan yatak sayısını etkiliyor.
Güney Kore ve Japonya açık ara önde
OECD karşılaştırmasında en yüksek oran Güney Kore’de görülüyor. Ülkede her 1.000 kişiye 12,6 hastane yatağı düşüyor. Japonya ise 12,5 yatakla hemen ardından geliyor.
Bu iki ülkeyi 7,7 yatakla Almanya, 6,6 ile Avusturya, 6,5 ile Macaristan, 6,4 ile Çekya ve 6,3 ile Slovakya izliyor.
Litvanya’da oran 5,7, Fransa’da 5,5, Belçika’da 5,4, Letonya’da 5,2 ve İsviçre’de 5,0 seviyesinde.
Karşılaştırmanın diğer ucunda ise Meksika bulunuyor. Meksika’da 1.000 kişiye 1,0 hastane yatağı düşerken Kosta Rika’da oran 1,1. İsveç ve Şili’de ise değer 1,9 seviyesinde.
Veriler, OECD ülkeleri arasında kişi başına hastane yatağı kapasitesinin on kattan fazla değişebildiğini gösteriyor.
Türkiye OECD ortalamasının altında
Health at a Glance 2025 raporundaki aynı karşılaştırma tablosunda Türkiye için 1.000 kişiye 3,3 hastane yatağı değeri yer alıyor. Bu oran, OECD ortalaması olan 4,2’nin altında.
Türkiye; Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre ve Japonya gibi ülkelerin gerisinde kalırken bazı büyük OECD ülkelerinden daha yüksek bir değere sahip.
İtalya’da 1.000 kişiye 3,1, İsrail ve İrlanda’da 3,0, İspanya’da 2,9, ABD’de 2,8 hastane yatağı düşüyor. Kanada’da oran 2,5, Birleşik Krallık’ta ise 2,4 seviyesinde.
Bu karşılaştırma, Türkiye’nin OECD içindeki en düşük hastane yatağı kapasitesine sahip ülkeler arasında bulunmadığını ancak OECD ortalamasının altında kaldığını gösteriyor.
Yatak sayısı tek başına sağlık sisteminin kalitesini göstermiyor
OECD, hastane yatağı göstergesini hastanelerde düzenli olarak bakımı yapılan, gerekli personeli bulunan ve hasta kabulüne hazır yataklar üzerinden hesaplıyor.
Genel hastanelerin yanı sıra ruh sağlığı ve diğer uzmanlaşmış hastanelerde bulunan yataklar da gösterge kapsamında değerlendirilebiliyor. Hastane dışındaki uzun süreli bakım kuruluşlarında bulunan yataklar ise bu göstergeye dahil edilmiyor.
Ülkeler arasında veri toplama ve sağlık hizmetlerinin örgütlenme biçimlerinde farklılıklar bulunduğu için yatak sayısını tek başına sağlık sisteminin başarısını gösteren bir sıralama olarak değerlendirmek doğru değil.
Günübirlik cerrahi ve tedavilerin yaygınlaşması, hastaların hastanede daha kısa süre kalması ve güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri bazı ülkelerde daha az hastane yatağıyla hizmet verilmesini mümkün kılabiliyor.
Güney Kore’de oran neden yüksek?
Güney Kore’nin yüksek hastane yatağı kapasitesinde uzun süreli bakım amacıyla kullanılan bazı hastane yataklarının önemli payı bulunuyor.
OECD verileri, son yıllarda üye ülkelerin büyük bölümünde nüfusa oranla hastane yatağı sayısının gerilediğini gösteriyor. Güney Kore ise yatak kapasitesinin artmaya devam ettiği az sayıdaki ülkeden biri olarak öne çıkıyor.
Bu durum, ülkelerin sağlık sistemlerini farklı biçimlerde örgütlemesinin yatak sayılarına nasıl yansıdığını da gösteriyor.
Türkiye’de toplam yatak sayısı 271 bini geçti
Türkiye’de hastane altyapısındaki büyüme ulusal verilere de yansıyor.
Sağlık Bakanlığının Şubat 2026’da açıkladığı verilere göre Türkiye’de toplam hastane yatağı sayısı 271 bin 240’a ulaştı.
Tek ve çift kişilik nitelikli yatak sayısı ise 184 bin 198 olarak bildirildi. Bakanlık verilerine göre 2002 yılında nitelikli yatak sayısı 18 bin 943 seviyesindeydi.
Ancak Türkiye’nin toplam hastane yatağı sayısı ile OECD’nin nüfusa göre hesapladığı uluslararası gösterge aynı veri değildir. Ülkeler arası karşılaştırmada ortak tanım, nüfus büyüklüğü ve aynı istatistik yöntemi kullanıldığı için OECD göstergelerinin esas alınması gerekiyor.
Hastane kapasitesi başka göstergelerle birlikte değerlendirilmeli
Bir ülkenin sağlık sisteminin kapasitesini değerlendirirken yalnızca toplam yatak sayısına bakmak yeterli değil.
Yoğun bakım yatakları, yatak doluluk oranları, doktor ve hemşire sayısı, hastanede ortalama kalış süresi, acil servis yoğunluğu, birinci basamak sağlık hizmetleri ve sağlık hizmetine erişim gibi göstergeler de sistemin gerçek kapasitesini belirliyor.
Bu nedenle Türkiye’nin OECD karşılaştırmasında 1.000 kişiye 3,3 hastane yatağıyla ortalamanın altında bulunması, tek başına sağlık hizmetlerinin kalitesi veya yeterliliği hakkında bir sonuç vermiyor. Gösterge, ülkelerin hastane altyapısını ve sağlık hizmetlerini nasıl örgütlediğini değerlendirmek için kullanılan ölçütlerden biri olarak anlam taşıyor.
KAYNAKLAR
• Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü – Health at a Glance 2025: OECD Indicators
• Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü – Hospital Beds and Occupancy, 2023 and 2013
• Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü – OECD Health Statistics 2025
• T.C. Sağlık Bakanlığı – Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun 9. Yıl TÜSAP Sağlık Zirvesi açıklaması, Şubat 2026
Hastane yatağında Güney Kore ve Japonya zirvede: Türkiye’nin yeri
OECD’nin son kapsamlı karşılaştırmalı sağlık raporu, ülkelerin hastane yatağı kapasitesinde büyük farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Health at a Glance 2025 raporunda 2023 veya en yakın yıl verileri esas alındığında Güney Kore’de 1.000 kişiye 12,6, Japonya’da 12,5 hastane yatağı düşerken OECD ortalaması 4,2 seviyesinde bulunuyor. Aynı karşılaştırmada Türkiye için bu değer 3,3 olarak yer alıyor.
Yorumlar





