Başımız ağrıdığında ağrı kesici, burnumuz aktığında soğuk algınlığı ilacı…

Peki boğazımız ağrıdığında?

Türkiye’de antibiyotiklerin gereksiz veya uygun olmayan kullanımını azaltmak uzun yıllardır sağlık politikalarının önemli başlıklarından biri.

Çünkü antibiyotikler virüslere karşı etkili değil. Grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmak hastalığı tedavi etmez. Gereksiz ve uygunsuz kullanım ise bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine katkıda bulunabilir.

Peki son uluslararası verilere göre Türkiye antibiyotik kullanımında nerede?

Bu soruya tek bir “dünya sıralaması” ile cevap vermek mümkün değil.

Ancak elimizde dikkat çekici veriler var.

WHO verilerinde Türkiye en yüksek tüketimin görüldüğü ülke

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi tarafından yayımlanan Antimikrobiyal İlaç Tüketimi Ağı 2023 verilerine göre Türkiye’de sistemik antibiyotik tüketimi:

1000 kişi başına günde 42,7 tanımlanmış günlük doz (DDD) olarak hesaplandı.

Bu değer, söz konusu veri setine 2023 yılı için veri bildiren 14 ülke arasındaki en yüksek antibiyotik tüketim düzeyiydi.

Aynı grubun nüfusa göre ağırlıklandırılmış ortalaması yaklaşık 22,2 DDD düzeyindeydi.

Bu nedenle 42,7 DDD oldukça dikkat çekici bir rakam.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:

Bu veri, “Türkiye Avrupa’da antibiyotik kullanımında birinci” veya “Türkiye dünyada birinci” anlamına gelmiyor.

Doğru ifade şu:

Türkiye, WHO Avrupa Antimikrobiyal İlaç Tüketimi Ağı’na 2023 yılı için veri bildiren 14 ülke arasında en yüksek tüketim değerine sahip ülke.

42,7 DDD ne demek?

Buradaki 42,7 rakamı toplumun yüzde 42,7’sinin her gün antibiyotik kullandığı anlamına gelmiyor.

DDD, İngilizce Defined Daily Dose, Türkçesiyle tanımlanmış günlük doz anlamına geliyor.

Bu ölçüm, farklı nüfus büyüklüklerine sahip ülkelerde ilaç tüketiminin karşılaştırılabilmesini sağlamak amacıyla kullanılıyor.

Dolayısıyla DDD bir kişinin gerçek günlük reçetesini değil, ülkeler arasında karşılaştırma yapmaya imkân veren standartlaştırılmış bir tüketim göstergesini ifade ediyor.

OECD neden Türkiye için 12 DDD diyor?

Antibiyotik tüketimi konusunda dikkat çeken başka bir veri ise OECD’den geliyor.

OECD’nin Health at a Glance 2025 raporunda Türkiye için antibiyotik reçeteleme miktarı yaklaşık:

12 DDD/1000 kişi/gün

olarak gösteriliyor.

OECD ortalaması ise yaklaşık 16 DDD.

İlk bakışta ortaya ilginç bir tablo çıkıyor:

WHO: Türkiye 42,7 DDD

OECD: Türkiye yaklaşık 12 DDD

Peki hangisi doğru?

Aslında bu iki rakam aynı şeyi ölçmüyor.

Aynı ülke, farklı veri kaynakları

OECD göstergesi ağırlıklı olarak toplumda reçete edilen antibiyotikleri değerlendiriyor.

WHO Avrupa Antimikrobiyal İlaç Tüketimi Ağı’ndaki Türkiye verisi ise Türkiye’deki ulusal ilaç takip sisteminden elde edilen satış ve dağıtım verilerine dayanıyor.

Dolayısıyla veri kaynakları, kapsanan antibiyotik kullanımı ve hesaplama yöntemleri birbirinden farklı.

Bu nedenle 42,7 ve 12 DDD rakamlarını yan yana koyarak:

“Kurumlardan biri yanlış hesaplıyor”

sonucuna varmak doğru değil.

Daha doğru yorum şu:

Antibiyotik tüketimi hakkında konuşurken hangi veri kaynağının, hangi hasta grubunun ve hangi kullanım alanının ölçüldüğüne bakmak gerekiyor.

Asıl mesele yalnızca ne kadar antibiyotik kullandığımız değil

Antibiyotik direnci açısından yalnızca kullanılan toplam antibiyotik miktarı önemli değil.

Hangi antibiyotiklerin kullanıldığı da büyük önem taşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü antibiyotikleri AWaRe adı verilen sistemle üç temel gruba ayırıyor.

Access

Yaygın bakteriyel enfeksiyonlarda öncelikli olarak tercih edilmesi önerilen, direnç geliştirme potansiyeli görece daha düşük antibiyotikler.

Watch

Direnç gelişimi açısından daha yüksek risk taşıdığı için kullanımının yakından izlenmesi gereken antibiyotikler.

Reserve

Çok ilaca dirençli bakterilerin neden olduğu ciddi enfeksiyonlarda, diğer tedavi seçeneklerinin yetersiz kaldığı durumlarda korunması gereken antibiyotikler.

Türkiye’de Watch grubu dikkat çekiyor

WHO’nun 2023 verilerinde Türkiye’de en çok tüketilen beş oral antibiyotik incelendiğinde dikkat çekici bir tablo görülüyor.

İlk beş içindeki antibiyotiklerden yalnızca amoksisilin/beta-laktamaz inhibitörü kombinasyonu Access grubunda yer alıyor.

Üst sıralarda bulunan:

sefuroksim,
klaritromisin,
siprofloksasin
ve sefdinir

ise WHO’nun Watch grubunda bulunuyor.

Bu durum, antibiyotik kullanımında yalnızca toplam tüketimi azaltmanın yeterli olmadığını gösteriyor.

Antibiyotiğin doğru hastada, doğru endikasyonla ve uygun antibiyotik grubu seçilerek kullanılması da büyük önem taşıyor.

Dünya yüzde 70 Access hedefini konuşuyor

Antibiyotik direncine karşı küresel mücadelenin en önemli hedeflerinden biri de Access grubu antibiyotiklerin kullanım payını artırmak.

2024 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda antimikrobiyal direnç konusunda kabul edilen hedeflerden biri, 2030 yılına kadar insanlarda kullanılan antibiyotiklerin en az yüzde 70’inin WHO Access grubundan olması.

WHO verilerine göre 2022 yılında küresel antibiyotik tüketiminin yaklaşık yüzde 53’ü Access grubundaki antibiyotiklerden oluşuyordu.

Dolayısıyla sorun yalnızca Türkiye’ye özgü değil.

Antimikrobiyal direnç bugün küresel sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri.

Dünyada antibiyotik tüketimi yeniden artıyor

Küresel antibiyotik tüketimini inceleyen geniş kapsamlı araştırmalar da kullanımın dünya genelinde yüksek seyrettiğini gösteriyor.

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan ve 67 ülkenin 2016–2023 dönemindeki antibiyotik tüketimini inceleyen araştırmada, 2023 yılı küresel antibiyotik tüketiminin yaklaşık 49,3 milyar tanımlanmış günlük doza ulaştığı tahmin edildi.

Küresel tüketim oranının ise yaklaşık:

17 DDD/1000 kişi/gün

olduğu hesaplandı.

Araştırma, özellikle COVID-19 salgını dönemindeki geçici düşüşün ardından antibiyotik tüketiminin yeniden yükseldiğine işaret ediyor.

Ancak bu çalışma ile WHO Avrupa verileri farklı veri kaynakları ve yöntemler kullandığı için ülkeler açısından doğrudan bire bir sıralama yapmak doğru değil.

Türkiye’de antibiyotik kullanımı daha önce önemli ölçüde azalmıştı

Türkiye’de antibiyotik kullanımını azaltmaya yönelik uzun yıllardır çeşitli akılcı ilaç kullanımı ve antibiyotik yönetimi politikaları uygulanıyor.

2026 yılında Frontiers in Microbiology dergisinde yayımlanan bir araştırmada Türkiye’de 2011–2019 yılları arasında yaklaşık 1,17 milyar birinci basamak reçetesi değerlendirildi.

Araştırmaya göre antibiyotik içeren reçetelerin oranı:

yüzde 34,9’dan yüzde 23,9’a

geriledi.

Antibiyotik tüketimi ise:

42,3 DDD’den 31,9 DDD’ye

düştü.

Bu rakamlar söz konusu dönemde Türkiye’de birinci basamakta antibiyotik reçeteleme ve tüketiminde belirgin bir azalma yaşandığını gösteriyor.

Ancak araştırma gözlemsel nitelikte olduğu için bu düşüşü tek başına belirli bir sağlık politikasının sonucu olarak değerlendirmek mümkün değil.

Ayrıca çalışma elektronik reçeteleri temel aldığı için reçetesiz veya kayıt dışı antibiyotik kullanımını kapsamıyor.

Son veriler neden önemli?

Türkiye’nin geçmiş yıllarda antibiyotik tüketimini azaltabilmiş olması önemli.

Ancak WHO’nun 2023 tüketim verileri, antibiyotik kullanımının hâlâ yakından izlenmesi gereken bir alan olduğunu gösteriyor.

Dahası, sorun yalnızca toplam tüketim miktarı değil.

Watch grubundaki antibiyotiklerin kullanım düzeyi de antibiyotik direnci açısından ayrı bir önem taşıyor.

Antibiyotik direnci neden tehlikeli?

Antibiyotik direnci, bakterilerin zaman içinde antibiyotiklerin etkisinden kaçabilme yeteneği kazanması anlamına geliyor.

Bunun sonucunda bugün kolaylıkla tedavi edilebilen bazı enfeksiyonların gelecekte tedavisi çok daha zor hale gelebilir.

Örneğin:

idrar yolu enfeksiyonları,
zatürre,
ameliyat sonrası enfeksiyonlar
ve bazı kan dolaşımı enfeksiyonlarında

etkili antibiyotik seçeneklerinin azalması tedaviyi güçleştirebilir.

Dirençli bakteriler yalnızca antibiyotiği kullanan kişiyi de etkilemiyor.

Bu bakteriler toplum içinde ve sağlık kuruluşlarında yayılabiliyor.

Bu nedenle antibiyotik direnci bireysel olduğu kadar toplumsal bir sağlık sorunu.

Peki Türkiye dünyanın neresinde?

Bu soruya tek bir sıra numarası vermek bilimsel açıdan doğru değil.

Çünkü antibiyotik kullanımını ölçen uluslararası sistemlerin kapsamları ve veri kaynakları farklı.

Ancak elimizdeki verilerden çıkarılabilecek önemli sonuçlar var:

Türkiye, WHO Avrupa Antimikrobiyal İlaç Tüketimi Ağı’na 2023 yılı için veri bildiren 14 ülke arasında 42,7 DDD ile en yüksek antibiyotik tüketiminin görüldüğü ülke.

Buna karşılık OECD’nin toplumdaki antibiyotik reçetelerini değerlendiren göstergesinde Türkiye yaklaşık 12 DDD ile OECD ortalamasının altında yer alıyor.

Bu fark bir çelişkiden çok, iki sistemin farklı veri kaynaklarını ve farklı kullanım alanlarını ölçmesinden kaynaklanıyor.

Dolayısıyla asıl soru yalnızca:

“Türkiye ne kadar antibiyotik kullanıyor?”

olmamalı.

Belki de daha önemli soru şu:

Doğru hastada, doğru antibiyotiği, doğru dozda ve doğru süreyle kullanıyor muyuz?

Kızamık Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Komplikasyonları: Aşı Neden Önemli?
Kızamık Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Komplikasyonları: Aşı Neden Önemli?
İçeriği Görüntüle

Antibiyotik direnciyle mücadelede geleceği belirleyecek olan temel mesele de bu.

Tıbbi uyarı

Antibiyotikler yalnızca uygun bakteriyel enfeksiyonlarda ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda kullanılmalıdır. Grip, soğuk algınlığı ve birçok üst solunum yolu enfeksiyonu viral kökenlidir ve antibiyotiklerden fayda görmez. Daha önceki bir tedaviden kalan veya başka bir kişiye reçete edilmiş antibiyotikler kullanılmamalıdır. Antibiyotiğin türü, dozu ve kullanım süresi hekim tarafından belirlenmelidir.

Kaynaklar

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi — Antimicrobial Medicines Consumption Network, AMC Data 2023

Dünya Sağlık Örgütü — AWaRe Classification of Antibiotics

OECD — Health at a Glance 2025

Proceedings of the National Academy of Sciences — Küresel antibiyotik tüketimi, 2016–2023

Frontiers in Microbiology — Türkiye’de birinci basamak antibiyotik reçeteleme eğilimleri, 2011–2019

Birleşmiş Milletler — Antimikrobiyal Direnç Konulu 2024 Üst Düzey Toplantısı Siyasi Bildirgesi

T.C. Sağlık Bakanlığı — Akılcı İlaç Kullanımı ve Antimikrobiyal Direnç Çalışmaları