Buna karşın yaklaşık 13,5 milyon çocuğun rutin aşılama hizmetlerine ulaşamaması ve kızamık aşısındaki eksikler, salgın riskinin sürdüğünü gösteriyor. [1][2]
Dünya genelinde çocukluk çağı aşılamasında pandemi sonrasında toparlanma devam etse de milyonlarca çocuk hâlâ temel bağışıklama hizmetlerinden yararlanamıyor. WHO ve UNICEF’in 195 ülkeye ait verileri kullanarak hazırladığı 2025 Küresel Bağışıklama Tahminleri’ne (WUENIC) göre yaklaşık 13,5 milyon çocuk “sıfır doz” grubunda yer alıyor. Bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık 750 bin azalsa da 2019’daki pandemi öncesi seviyenin üzerinde bulunuyor. [1][2]
“Sıfır doz” çocuk ne anlama geliyor?
“Sıfır doz” ifadesi, bir çocuğun yaşamı boyunca hiçbir aşı yaptırmadığı anlamına gelmiyor. WHO ve UNICEF bu tanımı, difteri, tetanos ve boğmaca (DTP) aşısının ilk dozunu alamayan çocuklar için kullanıyor. [1]
Bu gösterge, çocukların rutin bağışıklama sistemine erişip erişemediğini değerlendirmede uluslararası ölçüt olarak kabul ediliyor. İlk doza ulaşamayan çocukların önemli bölümü, temel sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan bölgelerde bulunuyor.
Küresel aşılama oranlarında küçük artış
2025 tahminlerine göre yaklaşık 116 milyon bebek, DTP aşısının en az bir dozunu aldı. Bu, dünya genelindeki bebeklerin yaklaşık yüzde 90’ına karşılık geliyor. [1]
Üç dozdan oluşan temel DTP serisini tamamlayan çocukların oranı ise yüzde 85 olarak hesaplandı. Yaklaşık 110 milyon çocuk tüm dozlarını tamamlarken, milyonlarca çocuk aşılamaya başlamasına rağmen takvimini bitiremedi. [1]
WHO ve UNICEF, her iki göstergede de önceki yıla göre yaklaşık bir puanlık artış görüldüğünü ancak küresel kapsamanın hâlâ pandemi öncesindeki seviyeye tam olarak ulaşamadığını belirtiyor. [1]
İlk dozu alan milyonlarca çocuk takibini tamamlayamıyor
Verilere göre sorun yalnızca ilk aşıya ulaşamayan çocuklarla sınırlı değil.
Yaklaşık 7,3 milyon bebek, DTP’nin ilk dozunu almasına rağmen ilk kızamık aşısına ulaşamadı. [1]
Bu durum, yalnızca aşının başlanmasının değil, çocukların düzenli takip edilerek eksik dozlarının zamanında tamamlanmasının da halk sağlığı açısından kritik önem taşıdığını gösteriyor.
Uzmanlara göre çatışmalar, zorunlu göç, yoksulluk, sağlık sistemindeki aksaklıklar, aşı tedarik sorunları ve yanlış bilgi yayılımı aşılama programlarının aksamasında önemli rol oynuyor. [1][2]
Kızamık salgınları neden yeniden gündemde?
Kızamık, en bulaşıcı enfeksiyonlardan biri olarak kabul ediliyor. Salgınların önlenebilmesi için toplumda iki doz kızamık aşısıyla yaklaşık yüzde 95 bağışıklama oranına ulaşılması gerekiyor. [1]
Ancak mevcut küresel kapsama bu hedefin altında kalmayı sürdürüyor.
WHO ve UNICEF, 2025 yılı içinde 57 ülkede büyük ölçekli veya sağlık hizmetlerini etkileyen kızamık salgınları bildirildiğini açıkladı. Bu tablo, aşılama açıklarının yalnızca bireysel değil, toplum genelinde de sağlık riski oluşturduğunu ortaya koyuyor. [1]
Aşıya erişimde eşitsizlik sürüyor
UNICEF verilerine göre sıfır doz çocukların yarısından fazlası dokuz ülkede yaşıyor:
- Nijerya
- Demokratik Kongo Cumhuriyeti
- Yemen
- Hindistan
- Endonezya
- Etiyopya
- Afganistan
- Pakistan
- Angola [2]
Bununla birlikte uzmanlar, ülkeler karşılaştırılırken yalnızca çocuk sayısının değil, nüfus büyüklüğü ve aşılama oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Çatışma ve insani krizlerden etkilenen ülkeler dünya çocuk nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturmasına rağmen sıfır doz çocukların yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Sağlık merkezlerinin zarar görmesi, nüfus hareketleri ve soğuk zincirin bozulması rutin bağışıklama hizmetlerini güçleştiriyor. [1][2]
Veriler nasıl hesaplanıyor?
WHO ve UNICEF’in yayımladığı WUENIC tahminleri tek bir saha araştırmasına dayanmıyor.
Kuruluşlar; ulusal aşılama kayıtları, sağlık kuruluşlarının bildirimleri, hane halkı araştırmaları ve nüfus verilerini birlikte değerlendirerek ülke bazında ortak tahminler oluşturuyor. [3]
Bu nedenle açıklanan 13,5 milyon rakamı, birebir sayılmış çocuk sayısını değil, mevcut veriler kullanılarak hesaplanan en güncel küresel tahmini ifade ediyor. Özellikle çatışma ve yoğun göç yaşanan bölgelerde veri eksiklikleri belirsizlik oluşturabiliyor. [3]
Bulgular günlük yaşam açısından ne ifade ediyor?
Uzmanlar, mevcut verilerin çocukluk çağı aşı programlarının küresel ölçekte ilerleme kaydettiğini ancak kazanımların hâlâ kırılgan olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Aşılama programlarının sürdürülebilmesi, çocukların ilk dozdan sonra düzenli izlenmesi ve eksik dozların tamamlanması, kızamık başta olmak üzere aşıyla önlenebilen hastalıkların yeniden yayılmasını önlemede temel önem taşıyor. [1][2]
Sık Sorulan Sorular
“Sıfır doz” çocuğun hiç aşı olmadığı anlamına mı gelir?
Hayır. Bu ifade, rutin bağışıklama programının başlangıcını gösteren DTP’nin ilk dozunu alamayan çocuklar için kullanılan uluslararası bir göstergedir. [1]
Kızamık neden bu kadar önemseniyor?
Kızamık son derece bulaşıcıdır. Salgınların önlenebilmesi için toplumda yaklaşık yüzde 95 aşılama oranına ulaşılması gerekir. [1]
Açıklanan rakamlar kesin mi?
Hayır. WHO ve UNICEF verileri çeşitli ulusal kayıtlar ve araştırmalar kullanılarak oluşturulan bilimsel tahminlere dayanıyor. [3]
Türkiye’deki aşılama durumunu bu rapor değerlendiriyor mu?
Rapor, 195 ülkeye ilişkin küresel tahminler sunuyor. Ülkelerin ayrıntılı değerlendirmeleri ulusal sağlık otoriteleri tarafından ayrıca yayımlanabiliyor. [1]
Sonuç
WHO ve UNICEF verileri, çocukluk çağı aşılamasında pandemi sonrasında sınırlı bir toparlanma yaşandığını gösterse de yaklaşık 13,5 milyon çocuğun rutin bağışıklama hizmetlerine ulaşamaması önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.
Mevcut bulgular, yalnızca aşı tedarikinin değil, sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi ve çocukların eksik dozlarının tamamlanmasının da kritik olduğunu ortaya koyuyor. Aşılama oranlarının artırılması, kızamık ve diğer aşıyla önlenebilir hastalıkların gelecekte oluşturabileceği salgın riskini azaltmada temel rol oynuyor.
Kaynaklar
[1] Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF, 2025 Küresel Bağışıklama Tahminleri (WUENIC) Ortak Açıklaması.
[2] UNICEF, Küresel Çocukluk Çağı Bağışıklama Verileri 2025.
[3] WHO–UNICEF, WUENIC 2025 Teknik Notları.





