Obezitesi olan kadınlarda sık idrara çıkma, idrar sıkışması ve gece tuvalete kalkma gibi mesane yakınmalarını hangi faktörlerin etkileyebileceğini araştıran Türkiye merkezli yeni bir çalışma 2 Eylül 2026’da yayımlandı.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği ile Obezite Merkezi’nden Dr. Abdulkadir Özmez ve Dr. Emel Şimşek tarafından gerçekleştirilen araştırmada, vücut kitle indeksi 30 kg/m² ve üzerinde olan 139 kadının verileri incelendi.

Scientific Reports’ta yayımlanan çalışmada araştırmacılar, obezitesi olan kadınlardaki mesane depolama şikâyetlerinin metabolik bozukluklarla ne ölçüde ilişkili olduğunu değerlendirdi.

Araştırmanın temel analizinde yaş ve aktif sigara kullanımı daha yüksek genel üriner depolama semptom yüküyle bağımsız olarak ilişkili bulundu. İncelenen tekil metabolik göstergelerden hiçbiri ise çok değişkenli modelde bağımsız belirleyici olarak öne çıkmadı.

Kadınların yüzde 42’si günde sekizden fazla idrara çıktı

Çalışmada mesane yakınmalarının yaygınlığına ilişkin veriler de ortaya konuldu.

Katılımcıların yüzde 44,5’i ani ve güçlü idrar yapma ihtiyacı olarak tanımlanan idrar sıkışması yaşadığını bildirdi.

Kadınların yüzde 42,3’ü günde sekizden fazla idrara çıktığını, yüzde 38,1’i ise geceleri en az iki kez idrar yapmak için uyandığını belirtti.

Bu oranlar yalnızca obezitesi olan ve bir obezite merkezinde değerlendirilen kadınları kapsıyor. Araştırmada obezitesi olmayan bir kontrol grubu bulunmadığı için sonuçlar, obezitenin bu şikâyetleri normal kilolu kadınlara göre ne kadar artırdığını göstermiyor.

Metabolik göstergeler bağımsız belirleyici çıkmadı

Araştırmacılar, insülin direncinin hesaplanmasında kullanılan HOMA-IR, HDL kolesterol ve diğer metabolik göstergeler ile mesane semptomları arasındaki ilişkileri değerlendirdi.

İlk analizlerde HOMA-IR ve HDL kolesterol ile genel semptom puanı arasında zayıf ilişkiler görüldü. Çok sayıda istatistiksel karşılaştırmanın etkisini hesaba katan düzeltmelerden sonra ise bu ilişkiler anlamlılığını korumadı.

Diğer faktörlerin birlikte değerlendirildiği çok değişkenli modelde de herhangi bir tekil metabolik belirteç, genel mesane depolama semptom yükünün bağımsız belirleyicisi olmadı.

Bu bulgu, yüksek kan şekeri veya diyabetin sık idrara çıkmayla ilişkili olmadığı anlamına gelmiyor.

Diyabet ve belirgin kan şekeri yüksekliği idrar miktarını artırabilen bilinen tıbbi durumlar arasında bulunuyor. Yeni çalışma ise farklı bir soruya odaklanarak yalnızca obezitesi olan kadınların kendi aralarındaki metabolik farklılıkların genel mesane semptom yükünü açıklayıp açıklamadığını araştırdı.

Yaş ilerledikçe semptom yükü yükseldi

Çok değişkenli analizde yaş, genel mesane depolama semptom yüküyle bağımsız ilişki gösteren iki değişkenden biri oldu.

Yaş için beta katsayısı bir standart sapmalık artış başına 1,81 olarak hesaplandı. Çalışmadaki yaş standart sapması yaklaşık 12,2 yıldı.

Başka bir ifadeyle yaklaşık 12 yıllık yaş farkı, modelde diğer değişkenler hesaba katıldığında genel semptom puanının yaklaşık 1,8 puan daha yüksek olmasıyla ilişkiliydi.

Bu sonuç her yaş yılı için 1,81 puanlık artış olduğu anlamına gelmiyor.

Araştırmanın kesitsel yapısı nedeniyle ileri yaşın mesane şikâyetlerine doğrudan neden olduğu da söylenemiyor.

Aktif sigara kullananlarda puan yaklaşık 3,6 daha yüksekti

Aktif sigara kullanımı da genel semptom yüküyle bağımsız ilişki gösterdi.

Diğer değişkenler hesaba katıldığında aktif sigara kullananların mesane depolama semptom puanı yaklaşık 3,6 puan daha yüksekti.

Bu bulgunun önemli sınırlılıkları bulunuyor. Çalışmadaki 139 kadından yalnızca 24’ü aktif sigara kullanıyordu. Sigara maruziyeti de günlük tüketim, kullanım süresi veya paket-yıl üzerinden ayrıntılı olarak ölçülmedi.

Bu nedenle araştırmadan sigaranın doğrudan mesane şikâyetlerine yol açtığı sonucu çıkarılamıyor.

Kronik öksürük, yaşam tarzı, eşlik eden hastalıklar ve ölçülmeyen başka faktörler görülen ilişkiye katkıda bulunmuş olabilir.

Gece iki kez idrara kalkmanın bağımsız nedeni bulunmadı

Araştırmacılar gecede iki veya daha fazla kez idrara kalkmayı ayrıca değerlendirdi.

Ana analizde yaş, aktif sigara kullanımı ve incelenen metabolik göstergelerin hiçbiri gecede en az iki kez idrara kalkmayla bağımsız olarak ilişkili bulunmadı.

Bu nedenle araştırma, gece tuvalete kalkmanın nedeninin sigara, yaş veya obezite olduğunu göstermiyor.

Gece idrara çıkma sayısının 0, 1, 2 ve 3 veya daha fazla şeklinde derecelendirildiği ikincil duyarlılık analizinde ise yaş ve aktif sigara kullanımı daha yüksek noktüri yüküyle ilişkili bulundu.

Ancak bu ikincil sonuç, araştırmanın önceden belirlenen ana noktüri analizinin yerine geçmiyor.

Gecede en az iki kez idrara kalkan katılımcı sayısının 53 olması da bu analizin daha küçük ilişkileri yakalama gücünü sınırlamış olabilir.

Kullanılan semptom puanı çalışmaya özgü

Araştırmada üriner şikâyetleri değerlendirmek amacıyla aşırı aktif mesane sorgulamasından uyarlanmış altı maddelik bir ölçüm kullanıldı.

Araştırmacılar, soruların ve puanlamanın standart OAB-q Short Form ölçeğinden farklı olduğunu belirtti.

Bu nedenle elde edilen 6 ile 36 arasındaki toplam puan, doğrulanmış standart ölçeğin puanı olarak değil, yalnızca bu araştırmaya özgü genel semptom yükü ölçümü olarak değerlendirildi.

Bu ayrım sonuçların klinik yorumlanması açısından önemli. Çalışmadaki belirli bir puanın tek başına aşırı aktif mesane tanısı koydurduğu söylenemez.

Obezite ve mesane sağlığı arasındaki ilişki uzun süredir araştırılıyor

Obezite ile idrar kaçırma ve diğer alt üriner sistem yakınmaları arasındaki bağlantı daha önce de çok sayıda araştırmaya konu oldu.

Karın içi basıncın artması ve pelvik tabana binen yük, obeziteyle üriner yakınmalar arasındaki olası mekanizmalardan bazıları olarak değerlendiriliyor. Metabolik ve inflamatuvar değişikliklerin de mesane işlevlerini etkileyebileceği araştırılıyor.

Yeni çalışmanın odak noktası ise obezitesi olan kadınların kendi içindeki farklılıkları karşılaştırmak oldu.

Sonuçlar, bu gruptaki genel depolama semptom yükünün yalnızca kan şekeri, insülin direnci veya lipid değerleri üzerinden açıklanamayabileceğine işaret etti.

Obezite kliniklerinde mesane yakınmaları da sorgulanabilir

Araştırmacıların sonuçları, obezite kliniklerinde özellikle ileri yaştaki ve aktif sigara kullanan kadınlarda mesane yakınmalarının sorgulanmasının gözden kaçan semptomların belirlenmesine yardımcı olabileceğini düşündürüyor.

Bu bulgu yeni bir tedavi önerisi veya tarama kılavuzu anlamına gelmiyor.

Sık idrara çıkmanın diyabetten aşırı aktif mesaneye, kullanılan ilaçlardan fazla sıvı tüketimine kadar çok sayıda nedeni bulunabiliyor. Gece idrara kalkma ise uyku apnesi, kalp hastalıkları, sıvı tüketimi, yaşa bağlı değişiklikler ve uyku sorunları dahil farklı durumlarla ilişkili olabiliyor.

Yeni başlayan veya giderek artan sık idrara çıkma; aşırı susama, açıklanamayan kilo kaybı, idrarda kan, yanma, ateş, ağrı veya belirgin idrar kaçırmayla birlikte görülüyorsa tıbbi değerlendirme gerekiyor.

Çalışmanın sonuçları neden temkinli yorumlanmalı

Araştırmanın en önemli sınırlılığı kesitsel olması. Katılımcıların belirli bir dönemdeki özellikleri ve semptomları birlikte değerlendirildiği için hangi faktörün diğerine neden olduğu belirlenemiyor.

Çalışmanın tek merkezde yapılması ve yalnızca 139 obez kadın içermesi sonuçların daha geniş nüfusa genellenmesini de sınırlıyor.

Obezitesi olmayan kadınlardan oluşan bir kontrol grubu bulunmuyor.

Mesane yakınmalarının değerlendirilmesinde standart ölçeğin değiştirilmiş bir biçiminin kullanılması ve semptomların büyük ölçüde katılımcıların kendi bildirimlerine dayanması da diğer sınırlılıklar arasında.

Uyku apnesi, akşam alınan sıvı miktarı, gece üretilen idrar hacmi, uyku kalitesi, fiziksel aktivite, bazı ilaçların kullanım zamanı ve sigara maruziyetinin miktarı gibi sonuçları etkileyebilecek bazı değişkenler ayrıntılı olarak ölçülmedi.

Bu nedenle yaş ve sigarayla saptanan ilişkilerin daha geniş, çok merkezli ve uzun süreli araştırmalarda doğrulanması gerekiyor.

Türkiye’den aynı gün yayımlanan araştırma

Çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Dr. Abdulkadir Özmez ve Dr. Emel Şimşek tarafından gerçekleştirildi.

Araştırmada dış finansman kullanılmadığı ve yazarların çıkar çatışması bildirmediği açıklandı.

Çalışma için Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan onay alındı ve katılımcılardan yazılı bilgilendirilmiş onam toplandı.

Araştırmanın ortaya koyduğu temel tablo, obezitesi olan kadınlardaki mesane depolama şikâyetlerinin yalnızca metabolik değerlerle açıklanamayabileceği yönünde.

Özbekistan Bağımsızlığının 35. Yılında: Sağlıkta 35 Yılda Ne Değişti?
Özbekistan Bağımsızlığının 35. Yılında: Sağlıkta 35 Yılda Ne Değişti?
İçeriği Görüntüle

Yaş ve aktif sigara kullanımı daha yüksek genel semptom yüküyle ilişkili görünürken, incelenen metabolik göstergeler bağımsız belirleyici olarak öne çıkmadı.

Kaynaklar

• Scientific Reports – Storage symptom burden in women with obesity is associated more with age and smoking than metabolic biomarkers: prospectively collected cross-sectional data, 2 Eylül 2026

• Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi – Obezitesi olan kadınlarda mesane depolama semptomları araştırması