Bugün ise aile hekimliği, devlet sağlık sigortası, dijital sağlık, kalite ve akreditasyon reformları yeni dönemin merkezinde. Buna karşılık kronik hastalıklar, cepten sağlık harcamaları ve sağlık hizmetlerindeki bölgesel eşitsizlikler önemli sınamalar olmaya devam ediyor.
1 Eylül: Özbek halkı için bir bayramdan daha fazlası
Bugün Özbekistan’da yalnızca bir millî bayram kutlanmıyor.
1 Eylül, milyonlarca Özbek için kendi geleceğini belirleyebilmenin, ulusal egemenliğin ve bağımsız bir devlet olarak yolunu çizebilmenin simgesi.
31 Ağustos 1991’de Özbekistan’ın devlet bağımsızlığı ilan edildi. 1 Eylül ise ülkenin Bağımsızlık Günü olarak kabul edildi.
Semerkant’tan Buhara’ya, Taşkent’ten Fergana Vadisi’ne uzanan ve yüzyıllar boyunca bilim, tıp, ticaret ve kültürün önemli merkezlerinden biri olan bu coğrafya, 1991’de tarihinde yeni bir döneme girdi.
Bugün Özbekistan bağımsızlığının 35. yılını kutluyor.
2026 yılı kutlamaları ülke genelinde “Tek Vatan, Tek Halk — Birlikte Yeni Bir Hayat ve Gelecek Yaratıyoruz” ana düşüncesi etrafında gerçekleştiriliyor. Özbekistan’ın resmî kurumları Bağımsızlık Günü’nü ulusal gurur, barış ve ilerlemenin sembolü olarak tanımlıyor.
Ancak bir ülkenin bağımsızlık dönemindeki gelişimini yalnız ekonomik büyüklüğü, yolları veya şehirleri göstermez.
Bir bebeğin hayatta kalabilmesi, bir annenin güvenli doğuma ulaşması, insanların ne kadar yaşadığı ve hastalandıklarında nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi de kalkınmanın temel göstergeleri arasında yer alır.
Özbekistan’ın son 35 yılına sağlık penceresinden bakıldığında önemli bir değişim görülüyor.
En çarpıcı değişim çocukların hayatta kalmasında
Sağlık sistemlerinin gelişimini gösteren en hassas göstergelerden biri beş yaş altı çocuk ölüm hızıdır.
UNICEF’in uluslararası karşılaştırılabilir verilerine göre Özbekistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1991 yılında her 1000 canlı doğumda 69,3 çocuk beş yaşına ulaşamadan hayatını kaybediyordu.
2024’te bu oran 13,4’e geriledi.
Bu, yaklaşık yüzde 81’lik bir azalma anlamına geliyor.
Bu gelişmeyi tek bir sağlık politikasıyla açıklamak mümkün değil.
Anne ve çocuk sağlığı hizmetlerinin gelişmesi, doğum öncesi takip, yenidoğan bakımındaki ilerlemeler, aşılama programları, enfeksiyonların kontrolü, beslenme koşulları, temiz su ve sanitasyon gibi birçok faktör uzun dönemli değişime katkıda bulundu.
Ortaya çıkan tablo, bağımsızlığın ilk yıllarıyla karşılaştırıldığında Özbek çocuklarının yaşamın ilk beş yılını geçirme şansının belirgin biçimde arttığını gösteriyor.
Anne sağlığında ilerleme var
Bir sağlık sisteminin niteliğini değerlendirmede anne ölüm oranı da temel göstergeler arasında.
Dünya Bankası’nın uluslararası ortak tahminlerine göre Özbekistan’da 2023 yılı anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda 26 olarak hesaplandı.
Burada önemli bir bilimsel ayrım bulunuyor.
Bu sayı doğrudan tek bir hastane kayıt sisteminden elde edilen ham veri değil; ülkeler arasında karşılaştırılabilirlik amacıyla oluşturulan modellenmiş uluslararası tahmin.
Anne ölümlerini daha da azaltabilmek için riskli gebeliklerin erken belirlenmesi, obstetrik acillere zamanında erişim, kan ürünlerinin bulunabilirliği, etkin sevk zinciri ve özellikle kırsal bölgelerde nitelikli doğum hizmetlerinin güçlendirilmesi önemini koruyor.
Ortalama yaşam süresi yaklaşık 72 yıl
Dünya Bankası’nın erişilebilir en güncel karşılaştırılabilir verilerine göre Özbekistan’da doğuşta beklenen yaşam süresi 2023 yılında yaklaşık 72 yıl düzeyinde.
Ancak insanların daha uzun yaşaması sağlık sisteminin yükünü ortadan kaldırmıyor; hastalıkların niteliğini değiştiriyor.
Özbekistan’da sağlık gündeminin önemli bölümü artık kronik hastalıklardan oluşuyor.
Yeni büyük mücadele: Kalp hastalıkları ve diğer kronik hastalıklar
WHO Avrupa Sağlık Sistemleri Gözlemevi’nin değerlendirmesine göre bulaşıcı olmayan hastalıklar Özbekistan’daki hastalık ve ölüm yükünün temel bölümünü oluşturuyor.
Kalp-damar hastalıkları başlıca ölüm nedenleri arasında öne çıkarken hipertansiyon, sağlıksız beslenme, tütün kullanımı ve hava kirliliği de önemli risk faktörleri arasında değerlendiriliyor.
Bu tablo, ülkenin sağlık politikasını hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten daha fazla erken tanı ve korunmaya yöneltiyor.
Kalp krizi ve inmeye karşı yeni program
Bu yaklaşımın en güncel örneklerinden biri 2026’da açıklanan ulusal kalp krizi ve inme programı.
20 Ocak 2026’da duyurulan resmî plana göre uluslararası “Stent for Life” ve “Action Plan for Stroke” modellerinden yararlanılarak hazırlanan programın 1 Mayıs 2026’dan itibaren Taşkent şehri ve Semerkant bölgesinde uygulanması öngörüldü.
Programın 1 Ekim 2026’dan itibaren Andican, Namangan ve Fergana bölgelerine, 2027’den itibaren ise ülkenin diğer bölgelerine yaygınlaştırılması planlandı.
Program kapsamında 30 yaş üzerindeki nüfusun düzenli risk değerlendirmesine alınması, yüksek risk taşıyan kişilerin hedefli incelemelere yönlendirilmesi ve akut kalp krizi ile inmede müdahale süresinin kısaltılması amaçlanıyor.
Ambulansların telemetrik EKG ve monitörlü defibrilatörlerle desteklenmesi, EKG sonuçlarının yapay zekâ yardımıyla değerlendirilmesi ve inme tanısında dijital teknolojilerin kullanılması da planın bileşenleri arasında.
Ancak program yeni olduğu için 1 Eylül 2026 itibarıyla ölüm, komplikasyon veya uzun dönemli klinik sonuçları ne ölçüde değiştirdiğini gösterecek yeterli izlem verisi bulunmuyor.
Bu nedenle programın nihai başarısı konusunda şimdiden hüküm vermek doğru değil.
Aile hekimliği yeni sistemin merkezine yerleşiyor
Özbekistan’daki en önemli yapısal değişikliklerden biri birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanıyor.
Syrdarya bölgesinde 2021’den itibaren stratejik sağlık hizmeti satın alma ve daha kapsamlı birinci basamak hizmetlerine dayalı bir model pilot olarak uygulanmaya başladı. WHO Avrupa Sağlık Sistemleri Gözlemevi bu uygulamayı sağlık reformlarının önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendiriyor.
Yeni modelin daha sonra diğer bölgelere yaygınlaştırılması yönünde adımlar atıldı.
2025’te alınan kararlarla modelin 1 Ocak 2026’dan itibaren Semerkant bölgesinin ilçe ve şehirlerinde uygulanması öngörüldü.
Mart 2026 tarihli resmî veriler ise Semerkant’ın Pakhtachi ilçesinde yeni birinci basamak modelinin 19 sağlık kuruluşunda fiilen uygulamaya alındığını gösteriyor.
Yeni yaklaşımda aile hekimliği ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bu dönüşüm başarılı biçimde yaygınlaştırılabilirse sağlık sisteminin ağırlığı hastane merkezli yapıdan daha güçlü bir birinci basamak modeline doğru kayabilir.
Devlet sağlık sigortasında yeni dönem
Özbekistan’ın 2026 sağlık reformlarının dikkat çeken başlıklarından biri devlet sağlık sigortası.
5 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1 Temmuz 2026’dan itibaren özel sağlık kuruluşlarının da lisansları kapsamındaki alanlarda devlet sağlık sigortası sistemi üzerinden kamu bütçesiyle finanse edilen sağlık hizmetleri sunabilmesine izin verildi.
Tedavi giderlerinin kamu ve özel sağlık kuruluşları için ortak temel fiyatlar üzerinden karşılanması öngörüldü.
Aynı düzenlemede özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının 2030’a kadar yüzde 30’a çıkarılması hedeflendi.
Bu reformun önemini artıran temel nedenlerden biri ise vatandaşların doğrudan yaptığı sağlık harcamaları.
Cepten sağlık harcamaları hâlâ önemli bir sorun
WHO Avrupa Sağlık Sistemleri Gözlemevi’nin 2024 değerlendirmesine göre Özbekistan’da kamu tarafından finanse edilen temel bir sağlık paketi bulunuyor ancak bu paket bütün temel hizmetleri ve ilaçları kapsamıyor.
2021’de kişi başına kamu sağlık harcaması satın alma gücü paritesine göre 673 dolar düzeyindeydi.
Raporda cepten sağlık harcamalarının yüksek olmasının özellikle daha düşük gelirli grupların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırabildiği belirtiliyor.
Bu nedenle devlet sağlık sigortası reformunun başarısı yalnız sisteme kaç sağlık kuruluşunun katıldığıyla değil, vatandaşların sağlık nedeniyle karşılaştığı ekonomik yükün ne kadar azaltıldığıyla ölçülecek.
Aşılama güçlü alanlardan biri
Özbekistan’ın dikkat çeken sağlık başarılarından biri çocukluk çağı aşılama programı.
UNICEF verilerine göre 2024 yılında bir yaşından küçük çocukların yüzde 96,8’i difteri, tetanoz ve boğmacaya karşı üç doz aşı, yüzde 98,9’u ise kızamık aşısı aldı.
Özbekistan HPV aşılamasında da bölgede dikkat çeken örneklerden biri oldu.
HPV aşısı 2019’da ulusal aşılama programına alındı. WHO’nun 2022’de yayımladığı verilere göre 12–14 yaşındaki kızların yüzde 94’ü HPV aşısının ilk dozunu almıştı.
Bu yüzde 94’lük oran 2022 yılına ait ilk doz verisi olduğundan güncel 2026 aşılama oranı olarak yorumlanmamalı.
Dijital sağlıkta yaklaşık 38 milyon kişilik sistem
Özbekistan’ın son yıllardaki en hızlı dönüşümlerinden biri sağlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesinde yaşandı.
Sağlık Bakanı Asilbek Khudayarov’un Ocak 2026 tarihli açıklamasında 37,7 milyon kişinin DMED sistemine bağlandığı ve elektronik sağlık kayıtlarının oluşturulduğu bildirildi.
Daha güncel, Haziran 2026 tarihli resmî bir açıklamada ise DMED platformunun yaklaşık 38 milyon kişiyi kapsadığı, sisteme 8 binden fazla özel klinik ile yaklaşık 6 bin eczanenin bağlandığı belirtildi.
Bu nedenle 1 Eylül 2026 itibarıyla dijital sağlık sisteminin kapsamını yaklaşık 38 milyon kişi olarak ifade etmek daha güncel.
Elektronik reçete sistemi de dijital dönüşümün önemli parçalarından biri.
Resmî açıklamalarda elektronik reçete uygulaması sonrasında gereksiz ilaç yazımı olarak değerlendirilen vakalarda yüzde 40 azalma bildirildi. Bu sayı resmî operasyonel veri niteliğinde olduğundan bağımsız akademik etki araştırmasıyla aynı kanıt düzeyinde değerlendirilmemeli.
2026’da alınan yeni kararlarla sağlık kuruluşlarının bilgi sistemlerinin ortak Dijital Sağlık Platformu ile bütünleştirilmesi de hedeflendi.
Bundan sonraki sınav; sistemlerin birbirleriyle uyumu, veri güvenliği, hasta mahremiyeti ve dijitalleşmenin sağlık çalışanlarının iş yükü ile hizmet kalitesine gerçek etkisi olacak.
Kalite ve akreditasyonda yeni standartlar
5 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla Özbekistan sağlık sisteminde kalite denetimi açısından önemli hedefler belirlendi.
Buna göre 2030’a kadar 3 binden fazla kamu sağlık kuruluşunun lisanslama gerekliliklerine uygun hâle getirilmesi ve sağlık hizmetlerinde en az 75 ulusal akreditasyon standardının uygulanması amaçlanıyor.
Kamu ve özel sağlık kuruluşları için ortak gereklilikler oluşturulması ve hizmet kalitesinin elektronik sistemler üzerinden izlenmesi de kararın hedefleri arasında.
Ayrıca 1 Temmuz 2026’dan itibaren tıbbi faaliyetlerin lisanslanmasına ilişkin işlevlerin Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Tıbbi Kuruluşları Lisanslama ve Akreditasyon Merkezinde toplanması kararlaştırıldı.
Bunun gerçek etkisi ancak önümüzdeki yıllardaki kalite ve hasta güvenliği göstergeleriyle değerlendirilebilecek.
Özel sağlık sektörü hızla büyüyor
Özbekistan sağlık sisteminde özel sektörün kapasitesi de son yıllarda belirgin biçimde arttı.
Mayıs 2026’daki resmî değerlendirmede ülkedeki özel klinik sayısının 2016’da yaklaşık 3 bin 200 olduğu, bu sayının 2026 sonunda 8 bin 700’e ulaşmasının beklendiği bildirildi.
Aynı açıklamada özel sektörde sunulan tıbbi hizmet alanlarının 39’dan 116’ya, yatak kapasitesinin ise 16 binden 57 bine yükseldiği belirtildi.
Buradaki 8 bin 700 rakamı kesin mevcut sayı değil, 2026 sonuna ilişkin resmî beklenti.
Özel sağlık sektörünün genişlemesi kapasite ve hizmet çeşitliliğini artırabilir. Ancak devlet sağlık sigortası kaynaklarının özel kuruluşlarda da kullanılmaya başlanması; kalite denetimi, akreditasyon ve hasta güvenliğini daha da kritik hâle getiriyor.
Özbekistan’ın önündeki sağlık sınavı değişti
Bağımsızlığın ilk yıllarında anne ve çocuk sağlığı ile bulaşıcı hastalıkların kontrolü ön plandayken bugün Özbekistan çok daha karmaşık bir sağlık yüküyle karşı karşıya.
Kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik hastalıklar giderek daha önemli hâle gelirken cepten sağlık harcamaları, sağlık çalışanlarının bölgeler arasındaki dağılımı, ilaçlara erişim ve hizmet kalitesindeki farklılıklar çözülmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
WHO değerlendirmeleri çok ilaca dirençli tüberkülozun da ülkede önemini koruduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde başarı yalnız daha fazla hastane veya daha fazla teknolojiyle ölçülmeyecek.
Asıl ölçüt, bu reformların insanların daha sağlıklı yaşamasını, hastalandığında zamanında sağlık hizmetine ulaşmasını ve sağlık harcamaları nedeniyle ekonomik güçlük yaşamamasını sağlayıp sağlamadığı olacak.
35 yıl sonra
1 Eylül 1991’de başlayan bağımsızlık dönemi, Özbekistan’a kendi kurumlarını ve sağlık politikalarını şekillendirme imkânı verdi.
Aradan geçen 35 yılda çocukların hayatta kalma ihtimalinden aşılama programlarına kadar pek çok temel göstergede önemli ilerlemeler kaydedildi.
Bugün ise yeni bir dönem başlıyor.
Özbekistan’ın bundan sonraki sağlık hikâyesini, insanların yalnız ne kadar uzun yaşadığı değil; o yılları ne kadar sağlıklı, güvenli ve sağlık hizmetine eşit biçimde erişerek geçirdiği belirleyecek.
BİLİMSEL VERİ KUTUSU
| Gösterge | En güncel doğrulanmış veri |
|---|---|
| Bağımsızlığın ilanı | 31 Ağustos 1991 |
| Bağımsızlık Günü | 1 Eylül |
| 2026 | Bağımsızlığın 35. yılı |
| Beş yaş altı ölüm hızı, 1991 | 69,3 / 1000 canlı doğum |
| Beş yaş altı ölüm hızı, 2024 | 13,4 / 1000 canlı doğum |
| 1991–2024 değişimi | Yaklaşık %81 azalma |
| Doğuşta beklenen yaşam süresi | 72 yıl — 2023 |
| Anne ölüm oranı | 26 / 100.000 canlı doğum — 2023 modellenmiş tahmin |
| DTP3 aşılama | %96,8 — 2024 |
| Kızamık aşılama | %98,9 — 2024 |
| DMED dijital sağlık sistemi | Yaklaşık 38 milyon kişi — Haziran 2026 resmî açıklama |
| Lisanslama hedefi | 2030’a kadar 3.000’den fazla kamu sağlık kuruluşu |
| Akreditasyon hedefi | En az 75 ulusal standart |
| Özel sektör hedefi | 2030’a kadar sağlık hizmetlerinin %30’u |
Metodolojik not
Sağlık göstergeleri aynı takvim yılında yayımlanmadığı için 1 Eylül 2026 itibarıyla erişilebilen en güncel uluslararası karşılaştırılabilir veriler farklı yıllara ait olabilir.
Bu nedenle 2023 ve 2024 göstergeleri “2026 yılı sağlık sonuçları” olarak değil, 1 Eylül 2026 itibarıyla erişilebilen en güncel doğrulanmış uluslararası veriler olarak değerlendirilmelidir.
2026’da başlayan veya genişletilen reformların ölüm, hastalık yükü, mali koruma ve sağlık hizmeti kalitesi üzerindeki uzun dönemli etkilerini değerlendirmek için ise henüz yeterli izlem süresi bulunmuyor.
Kaynaklar
- Özbekistan Cumhuriyeti resmî devlet kurumları — 35. Bağımsızlık Günü ve 2026 kutlamaları
- UNICEF Data — Özbekistan çocuk ölüm göstergeleri
- UNICEF Uzbekistan — Ulusal Bağışıklama Programı
- Dünya Bankası — Yaşam beklentisi ve anne ölüm göstergeleri
- WHO / European Observatory on Health Systems and Policies — Health Systems in Action 2024: Uzbekistan
- WHO Europe — HPV aşılama verileri
- Özbekistan Cumhurbaşkanlığı — 2026 sağlık reformları, devlet sağlık sigortası, özel sektör, lisanslama ve akreditasyon kararları
- Özbekistan Sağlık Bakanlığı — Birinci basamak ve dijital sağlık verileri
- Özbekistan Cumhurbaşkanlığı — Kalp krizi ve inme programı




