Diyabet hastalarında komplikasyon riskini değerlendirmeye yönelik geniş kapsamlı bir araştırma, kan şekerinin yalnızca ortalama düzeyinin değil, gün içerisindeki yükselme ve düşme özelliklerinin de önemli bilgiler taşıyabileceğini ortaya koydu. Çin'deki Orta Güney Üniversitesi öncülüğünde, İsveç'teki Karolinska Enstitüsünden araştırmacıların da katılımıyla yürütülen çalışma, 13 Ekim 2026'da npj Digital Medicine dergisinde yayımlandı.

Araştırmacılar, 90 bin 757 katılımcının sürekli glukoz ölçüm verilerini inceleyerek diyabetin farklı evreleriyle ilişkili kan şekeri örüntülerini değerlendirdi. Çalışmanın en önemli bulgularından biri, tip 2 diyabet hastalarında belirgin kan şekeri dalgalanmalarının daha yüksek komplikasyon riskiyle ilişkili olmasıydı.

Jiali Lu, Yudan Ding, Bin Zhao ve çalışma arkadaşları tarafından gerçekleştirilen araştırmada, mevcut diyabet takip göstergelerinin yanında daha ayrıntılı ölçüm verilerinin kullanılmasının hastalar arasındaki risk farklılıklarını belirlemeye yardımcı olup olamayacağı incelendi.

90 bin 757 kişinin kan şekeri verileri analiz edildi

Araştırmada iCanNet adlı geniş katılımcılı araştırma grubunun verileri kullanıldı. Çalışmaya kan şekeri normal düzeyde bulunan kişiler, prediyabet olarak adlandırılan diyabet öncesi dönemdeki bireyler ile tip 1 ve tip 2 diyabet hastaları dahil edildi.

Bilim insanları, katılımcıların sürekli glukoz izleme sistemlerinden elde edilen 48 farklı göstergeyi değerlendirdi.

Sürekli glukoz izleme sistemleri, cilt altına yerleştirilen bir sensör yardımıyla dokular arasındaki sıvının glukoz düzeyini düzenli aralıklarla ölçüyor. Bu teknoloji sayesinde kan şekerinin gün içerisindeki yükselme ve düşme eğilimleri daha ayrıntılı biçimde takip edilebiliyor.

Araştırmada ortalama glukoz düzeylerinin yanı sıra kan şekerinin değişkenliği, yüksek veya düşük değerlerde geçirilen süre ve günün farklı saatlerindeki ölçüm özellikleri incelendi.

Elde edilen sonuçlar, diyabet öncesi dönemdeki bireylerin, tip 1 diyabet hastalarının ve tip 2 diyabet hastalarının glukoz ölçüm örüntülerinin normal kan şekeri düzeyine sahip kişilerden istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklılaştığını gösterdi.

Araştırmacılar, incelenen göstergeler arasından seçilen beş ölçütün birlikte kullanılmasının diyabet durumlarının sınıflandırılmasını iyileştirdiğini bildirdi.

Kan şekeri dalgalanmalarında yüzde 75 daha yüksek risk

Çalışmanın tip 2 diyabet hastalarına odaklanan bölümünde, kan şekeri ölçümlerinin özelliklerine göre dört farklı grup belirlendi.

Bu grupların oluşturulmasında, ölçüm verilerindeki benzerlikleri belirleyen istatistiksel bir sınıflandırma yöntemi kullanıldı.

Kan şekeri düzeylerinde yüksek değişkenlik görülen grupta, referans alınan hasta grubuna kıyasla akut komplikasyon riskinin yüzde 75, kronik komplikasyon riskinin ise yüzde 41 daha yüksek olduğu saptandı.

Kan şekerinin uzun süre yüksek seyrettiği farklı bir grupta da akut komplikasyon riski yüzde 59 daha yüksek bulundu.

Bu sonuçlar, kan şekeri değişkenliğinin komplikasyonlarla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Ancak söz konusu yüzdeler göreceli risk farklılıklarını ifade ediyor. Her 100 hastadan 75'inde komplikasyon geliştiği veya hastaların tamamında riskin aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor.

Araştırma, yüksek kan şekeri değişkenliğinin komplikasyonlara doğrudan neden olduğunu da kanıtlamıyor.

Bulgular, diyabet hastalarının değerlendirilmesinde kan şekerinin ne kadar yüksek olduğunun yanında ne ölçüde dalgalandığının da dikkate alınmasının yararlı olabileceğini destekliyor.

Kan şekeri kontrolü iyi görünen hastalarda da risk belirlendi

Araştırmanın önemli sonuçlarından biri, standart ölçütlere göre kan şekeri kontrolü iyi görünen bazı tip 2 diyabet hastalarının, geliştirilen yeni modelde yüksek risk grubuna dahil edilmesiydi.

Diyabet takibinde kullanılan göstergelerden biri, hastanın kan şekeri düzeyinin belirlenen hedef aralıkta geçirdiği süreyi ifade ediyor.

Birçok yetişkin diyabet hastası için bu aralık, desilitrede 70 ile 180 miligram arasındaki glukoz değerlerini kapsıyor. Kan şekerinin ölçüm süresinin en az yüzde 70'inde bu aralıkta kalması, uygun hasta gruplarında olumlu bir kontrol göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, hedef aralıkta geçirilen süresi en az yüzde 70 olan tip 2 diyabet hastalarını geliştirdikleri dijital risk puanlama sistemiyle yeniden inceledi.

Yeni değerlendirmede bu hastaların yüzde 25'i akut komplikasyonlar, yüzde 22,3'ü ise kronik komplikasyonlar bakımından yüksek risk grubunda yeniden sınıflandırıldı.

Bu oranlar, hastaların belirtilen yüzdelerde komplikasyon geçirdiği anlamına gelmiyor. Geliştirilen modelin, standart ölçütlere göre kan şekeri kontrolü yeterli görülebilecek bazı kişilerde ek risk olasılığı belirlediğini gösteriyor.

Böylece kan şekerinin hedef aralıkta geçirdiği süre olumlu olsa bile ölçümlerin diğer özelliklerinin risk değerlendirmesine ilave bilgi sağlayabileceği ortaya konuldu.

Yeni dijital risk puanlama sistemi geliştirildi

Araştırmacılar, sürekli glukoz ölçümlerinden elde edilen farklı bilgileri bir araya getirerek Dijital Glisemik Risk Skoru adı verilen bir değerlendirme modeli oluşturdu.

Bu model, yalnızca kan şekerinin ortalama düzeyini değil, ölçümlerdeki farklı özellikleri birlikte değerlendirerek tip 2 diyabet hastalarını komplikasyon riskine göre sınıflandırmayı amaçlıyor.

Örneğin iki hastanın ortalama kan şekeri birbirine yakın olabilir. Buna karşılık bir hastanın ölçümleri gün boyunca daha dengeli seyrederken diğerinde sık ve belirgin yükselme veya düşmeler görülebilir.

Geleneksel ortalama ölçümler bu farklılıkların tamamını yansıtmayabilir.

Yeni modelde ise kan şekeri düzeyinin yanında ölçümlerin değişkenlik özelliklerinden de yararlanılıyor.

Araştırmada yapılan istatistiksel değerlendirmeler, modelin tahmin ettiği risklerle gözlenen riskler arasında uyum bulunduğunu gösterdi.

Bu sonuç, daha ayrıntılı glukoz verilerinin komplikasyon riski yüksek olabilecek hastaların belirlenmesinde ek bilgi sağlayabileceğine işaret ediyor. Ancak modelin mevcut klinik yöntemlerden daha iyi hasta sonuçları sağladığı henüz gösterilmiş değil.

HbA1c ölçümünün yanında kan şekeri dalgalanmaları da değerlendirilebilir

Diyabet takibinde yaygın kullanılan HbA1c testi, kişinin son iki ila üç aylık ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi veriyor.

Büyük Bir Afetten Sonra Kimlik Tespiti Nasıl Yapılıyor? Afet Adli Tıbbının Bilinmeyen Yüzü
Büyük Bir Afetten Sonra Kimlik Tespiti Nasıl Yapılıyor? Afet Adli Tıbbının Bilinmeyen Yüzü
İçeriği Görüntüle

Bu test, diyabetin uzun dönemli kontrolünün değerlendirilmesinde temel göstergeler arasında bulunuyor.

Ancak HbA1c değeri, gün içerisinde yaşanan ani kan şekeri yükselmelerini, düşüşlerini veya ölçümler arasındaki dalgalanmaların sıklığını tek başına ayrıntılı olarak göstermiyor.

Sürekli glukoz izleme sistemleri ise günün farklı saatlerindeki değişimleri ortaya koyarak ortalama ölçümlerin sağlayamadığı ek bilgileri sunabiliyor.

Yeni araştırma, bu verilerin birlikte değerlendirilmesinin farklı risk özelliklerine sahip diyabet hastalarını ayırt etmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bulgular, HbA1c ölçümünün ya da mevcut diyabet takip yöntemlerinin bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor. Araştırmada geliştirilen yaklaşım, yerleşik klinik göstergeleri tamamlamaya yönelik bir değerlendirme modeli olarak öne çıkıyor.

Bulguların klinik uygulamaya aktarılması için yeni araştırmalar gerekiyor

Çalışma, geniş katılımcı grubuna dayanması ve çok sayıda glukoz göstergesini birlikte değerlendirmesi bakımından kapsamlı veriler sunuyor. Buna karşılık sonuçların yorumlanmasında önemli sınırlılıklar bulunuyor.

Araştırmada kan şekeri örüntüleri ile komplikasyonlar arasındaki ilişkiler incelendi. Bu nedenle belirlenen istatistiksel bağlantılar doğrudan neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilemiyor.

Geliştirilen dijital risk puanlama sisteminin farklı ülkelerde, farklı hasta gruplarında ve bağımsız araştırmalarda sınanması gerekiyor.

Ayrıca bu sistemin rutin hasta takibine eklenmesinin tedavi kararlarını iyileştirip iyileştirmediği, komplikasyonları azaltıp azaltmadığı veya hastalara ek klinik yarar sağlayıp sağlamadığı henüz kanıtlanmış değil.

Çalışmada yeni bir ilaç ya da tedavinin etkinliği araştırılmadığı için sonuçlar yeni bir tedavi onayı veya mevcut tedavi yaklaşımının değişmesi anlamına gelmiyor.

Modelin gerçek klinik koşullarda kullanılabilirliğinin belirlenebilmesi için ileriye dönük araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

Diyabet hastaları açısından ne anlama geliyor?

Araştırmanın ortaya koyduğu temel bulgu, kan şekeri kontrolünün yalnızca ortalama değerlerle değerlendirilmesinin bazı risk özelliklerini tam olarak yansıtmayabileceği oldu.

Sürekli glukoz ölçüm sistemleri, kan şekerinin hedef aralıkta ne kadar süre kaldığını göstermenin yanında gün içerisindeki dalgalanmaları da ortaya koyabiliyor.

Bu verilerin birlikte incelenmesi, özellikle tip 2 diyabet hastalarında komplikasyon riski bakımından farklı özellikler gösteren grupların belirlenmesine yardımcı olabilir.

Ancak araştırmanın sonuçları, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya yönelik belirli bir müdahalenin komplikasyon riskini aynı oranlarda düşüreceğini göstermiyor.

13 Ekim 2026'da yayımlanan çalışma, diyabet yönetiminde ortalama kan şekeri düzeyi kadar ölçümlerin gün içerisindeki seyrinin de araştırılması gerektiğini destekleyen geniş ölçekli bilimsel veriler sundu.

KAYNAKLAR

  • npj Digital Medicine – Multidimensional continuous glucose monitoring metrics enable digital risk stratification across the diabetes spectrum, 13 Ekim 2026.
  • Orta Güney Üniversitesi İkinci Xiangya Hastanesi ve araştırma ortakları – iCanNet katılımcı verileriyle yürütülen sürekli glukoz izleme ve dijital risk sınıflandırması araştırması.