Üçlü negatif meme kanserinin yayılmasını sağlayan moleküler mekanizmalar üzerinde çalışan bilim insanları, hastalığın tedavisinde kullanılabilecek iki önemli hedef belirledi. Avustralya ve ABD'de gerçekleştirilen araştırmalarda, kanser hücrelerinin başka organlarda çoğalmasını destekleyen genetik bir düzenleme ağı ile tümörlerin enerji metabolizmasında kritik rol oynayan bir enzim hedef alındı. Deneysel sonuçlar, agresif meme kanserine karşı daha kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesinin önünü açabilecek nitelikte.

Adelaide Üniversitesi ve Olivia Newton-John Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen ve 21 Ağustos 2026'da EMBO Molecular Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, üçlü negatif meme kanserinin metastatik ilerlemesinde rol oynayan miR-342 ve E2F arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.

Araştırmacılar, bu moleküler mekanizmanın mevcut bir kanser ilacıyla hedeflenebileceğini gösterdi.

Kanserin yayılmasında kritik mekanizma belirlendi

Üçlü negatif meme kanseri, tümör hücrelerinde östrojen ve progesteron reseptörlerinin bulunmaması ve HER2 proteinini aşırı miktarda üretmemesi nedeniyle diğer bazı meme kanseri türlerinden ayrılıyor.

Bu özellik, hormon tedavilerinin ve HER2'yi hedefleyen ilaçların kullanılmasını engellerken hastalığın tedavisini daha karmaşık hale getiriyor.

Araştırmacılar, özellikle kanser hücrelerinin meme dokusundan ayrıldıktan sonra başka organlarda yerleşerek yeni tümör odakları oluşturmasına odaklandı.

Çalışmada, miR-342 adı verilen küçük bir RNA molekülünün kanserin metastatik ilerlemesini baskılayan önemli bir düzenleyici olduğu belirlendi.

miR-342 düzeylerinin azalmasıyla birlikte hücre çoğalmasını düzenleyen E2F sinyal yolunun aktivitesinin arttığı ve bunun metastatik tümörlerin gelişimini desteklediği görüldü.

Araştırmacılar, düşük miR-342 ve yüksek E2F aktivitesi bulunan üçlü negatif meme kanserlerinin daha yüksek metastatik ilerleme potansiyeli taşıyabileceğini ortaya koydu.

Mevcut meme kanseri ilacı metastatik büyümeyi baskıladı

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, başka meme kanseri türlerinde kullanılan palbosiklib adlı ilacın deneysel modellerde metastatik tümör büyümesini azaltması oldu.

CDK4/6 inhibitörleri grubunda bulunan palbosiklib, halihazırda hormon reseptörü pozitif, HER2 negatif ileri evre meme kanserinin tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor.

Bilim insanları, bu ilacın E2F sinyal yolunu dolaylı olarak baskılayarak üçlü negatif meme kanserinin belirli moleküler özelliklere sahip alt gruplarında da etkili olabileceğini araştırdı.

Hayvan modellerinde gerçekleştirilen deneyler, palbosiklib tedavisinin daha önce oluşmuş metastatik odakların büyümesini azaltabildiğini gösterdi.

Özellikle düşük miR-342 ve yüksek E2F aktivitesi bulunan tümörlerin bu tedavi yaklaşımına duyarlı olabileceği değerlendirildi.

Bulgular, mevcut bir ilacın uygun hastaların moleküler özelliklerine göre yeniden kullanılabilmesi açısından önemli bir araştırma alanı oluşturdu.

Ancak palbosiklibin üçlü negatif meme kanserindeki etkinliği henüz klinik olarak doğrulanmış değil. İlacın bu hastalıkta rutin kullanıma girebilmesi için hastalar üzerinde yapılacak ileri araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

ABD'den ikinci araştırma: Kanser hücrelerinin enerji sistemi hedef alındı

Üçlü negatif meme kanserine yönelik bir diğer önemli araştırma ise ABD'deki Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi.

Kasım 2025'te Cell Reports Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, kanser hücrelerinin enerji üretim mekanizmasını hedefleyen SU212 adlı deneysel bir molekül incelendi.

Araştırmacılar, üçlü negatif meme kanseri hücrelerinde yüksek düzeyde bulunabilen enolaz 1 (ENO1) enziminin tümör gelişimindeki rolüne odaklandı.

ENO1, hücrelerin glikozu parçalayarak enerji elde etmesinde görev alan metabolik süreçlerin önemli bileşenlerinden biri.

Kanser hücreleri, hızlı büyüme ve çoğalma ihtiyaçlarını karşılamak için glikoz metabolizmasından yoğun biçimde yararlanabiliyor.

Bilim insanları tarafından geliştirilen SU212 molekülünün ENO1 proteinine bağlanarak proteinin hücre içinde parçalanmasını artırdığı belirlendi.

Böylece kanser hücrelerinin glikoz kullanımının ve enerji metabolizmasının baskılandığı gözlendi.

Deneysel molekül tümör büyümesini ve metastazı azalttı

Araştırmada SU212 molekülü, farklı üçlü negatif meme kanseri hücreleri ve hayvan modelleri üzerinde test edildi.

Elde edilen sonuçlar, molekülün kanser hücrelerinin metabolik faaliyetlerini azaltarak tümör büyümesini baskıladığını ortaya koydu.

İnsan kaynaklı tümör dokularının kullanıldığı deneysel modeller de dahil olmak üzere çeşitli fare modellerinde tümör gelişiminde ve metastatik ilerlemede azalma görüldü.

Araştırmacılar ayrıca molekülün deneysel güvenlilik özelliklerini inceledi. İlk bulgular olumlu olmakla birlikte SU212'nin insanlarda güvenli ve etkili olduğunun gösterilmesi için klinik araştırmalar yapılması gerekiyor.

Çalışma, metabolik hedeflerin üçlü negatif meme kanserinde yeni tedavi seçenekleri geliştirmek amacıyla kullanılabileceğine işaret etti.

İki farklı mekanizma, ortak tedavi hedefi

Avustralya ve ABD'de yürütülen araştırmalar, üçlü negatif meme kanserine farklı biyolojik mekanizmalar üzerinden yaklaşmaları bakımından önem taşıyor.

Avustralyalı araştırmacılar, kanser hücrelerinin başka organlarda yeni tümör odakları oluşturmasını destekleyen miR-342-E2F düzenleme ağını hedef aldı.

ABD'deki araştırmacılar ise kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan enerji metabolizmasındaki ENO1 enzimine odaklandı.

Her iki çalışma da tümörlerin yalnızca büyümesini değil, metastatik ilerlemesini destekleyen mekanizmaların hedeflenebileceğini gösterdi.

Bu yaklaşım, üçlü negatif meme kanserinin bütün hastalarda aynı biyolojik özellikleri göstermediği gerçeğiyle de örtüşüyor.

Araştırmacılar, gelecekte tümörlerin moleküler özelliklerinin ayrıntılı biçimde incelenmesiyle hangi hastaların hangi hedefli tedaviden yarar görebileceğinin daha doğru belirlenebileceğini değerlendiriyor.

Hastalar için ne anlama geliyor?

İki araştırmanın sonuçları önemli olmakla birlikte henüz üçlü negatif meme kanserinde yeni bir tedavinin kesin olarak etkili olduğunu göstermiyor.

Palbosiklibin bu kanser türündeki olası yararı ve SU212 molekülünün güvenliliği ile etkinliği, insanlarda gerçekleştirilecek klinik çalışmalarla doğrulanmak zorunda.

Üçlü negatif meme kanserinin günümüzdeki tedavisinde hastalığın evresine ve tümörün biyolojik özelliklerine göre cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve belirli hastalarda hedefe yönelik ilaçlar kullanılabiliyor.

Yeni çalışmaların en önemli katkısı ise tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu hasta gruplarında değerlendirilebilecek moleküler zayıflıkları ortaya çıkarması.

Bilim insanları, bu hedeflerin klinik araştırmalarda başarılı sonuçlar vermesi halinde üçlü negatif meme kanserinde hastaya ve tümörün özelliklerine göre uyarlanan tedavilerin geliştirilebileceğini öngörüyor.

TIBBİ UYARI

Haberde yer alan palbosiklib ve SU212 ile ilgili sonuçlar, üçlü negatif meme kanseri bakımından klinik öncesi araştırmalara dayanmaktadır. Bu bulgular mevcut tedavilerin değiştirilmesi veya ilaçların hekim önerisi dışında kullanılması için gerekçe oluşturmaz.

KAYNAKLAR

1. Arnet, V. K., Johnstone, C. N., Redvers, R. P. ve ark. (2026). Metastasis of triple negative breast cancer is regulated by a targetable miR-342-E2F network. EMBO Molecular Medicine.

Tip 5 Diyabet Nedir? Tip 1 ve Tip 2 Diyabetten Farkları, Belirtileri ve Tedavisi
Tip 5 Diyabet Nedir? Tip 1 ve Tip 2 Diyabetten Farkları, Belirtileri ve Tedavisi
İçeriği Görüntüle

2. Tailor, D. ve ark. (2025). Non-orthosteric inhibition of enolase 1 impedes growth of triple-negative breast cancer. Cell Reports Medicine.

3. National Cancer Institute (NCI). Breast Cancer Treatment (PDQ®) – Health Professional Version. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü.