Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), küresel iklim diplomasisinin en önemli buluşmalarından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında iki projesiyle önemli bir başarıya imza attı. Üniversitenin iklim değişikliğinin sağlık sistemleri üzerindeki etkilerini ve gençlerin çözüm üretme potansiyelini ele alan iki başvurusu kabul edilen projeler arasında yer aldı.
Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31, dünya genelinden hükümet temsilcilerini, bilim insanlarını, uluslararası kuruluşları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek. Sağlık Bilimleri Üniversitesi de kabul edilen iki çalışmasıyla iklim krizinin sağlık boyutuna akademik katkı sunmayı hedefliyor.
İklim Krizine Karşı Sağlık Sistemlerinin Geleceği Ele Alınacak
Üniversitenin kabul edilen ilk projesi, “İklim Değişikliği Karşısında Sağlık Sistemlerinin Küresel Dönüşümü: Ortak Sorumluluklar ve Ölçülebilir Eylemler” başlığını taşıyor.
Uluslararası adıyla “Global Transformation of Health Systems in the Climate Crisis: Shared Responsibilities and Measurable Actions” olan çalışma, iklim değişikliğinin sağlık sistemleri üzerindeki etkilerine ve bu etkiler karşısında geliştirilebilecek ortak çözüm yaklaşımlarına odaklanıyor.
Küresel sıcaklık artışı, aşırı hava olayları, değişen hastalık örüntüleri ve sağlık hizmetleri üzerindeki çevresel baskılar, ülkelerin sağlık politikalarını yeniden değerlendirmesini zorunlu kılıyor.
SBÜ’nün kabul edilen proje başlığı ise iklim değişikliği karşısında yalnızca sorunların tanımlanmasına değil, ortak sorumlulukların belirlenmesine ve sonuçları ölçülebilen eylemlerin geliştirilmesine dikkat çekiyor.
Çalışma, sağlık sistemlerinin iklim krizine karşı dayanıklılığının güçlendirilmesi yönündeki uluslararası tartışmalarla doğrudan örtüşüyor.
İkinci Projede Gençlerin Yenilikçi Fikirleri Öne Çıkıyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kabul edilen ikinci projesi ise “İklimden Sağlığa: COP31 Perspektifinde Gençlerin İnovatif Fikirleriyle Geleceği Dönüştürmek” başlığını taşıyor.
Bu çalışma, iklim değişikliği ile sağlık arasındaki ilişkiye gençlerin yenilikçi düşünceleri üzerinden yaklaşmayı amaçlıyor.
Projenin odağında, gençlerin iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı sağlık sorunlarına yönelik fikir üretme ve çözüm geliştirme potansiyeli bulunuyor.
Bu yaklaşım, üniversite gençliğinin iklim politikalarına yalnızca geleceğin karar vericileri olarak değil, bugünden bilimsel ve yenilikçi katkılar sunabilecek aktörler olarak katılmasının önemini ortaya koyuyor.
COP31’in Öncelikli Gündemlerinden Biri Sağlık
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’in uluslararası eylem gündeminde sağlık, özel bir öncelik alanı olarak yer alıyor.
Zirvenin on öncelikli teması arasında bulunan “Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri”, sağlık altyapısının iklim kaynaklı risklere hazırlanmasını, hizmetlerin sürdürülebilirliğini ve sağlık sistemlerinin krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Gençlik ve eğitim de zirvenin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kabul edilen iki projesi, bu iki önemli gündemle kurduğu bağlantı bakımından dikkat çekiyor.
208 Üniversitenin Katıldığı Akademik Süreç
COP31 hazırlıkları kapsamında Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda Türkiye’deki 208 üniversitenin katılımıyla geniş kapsamlı bir akademik başvuru süreci gerçekleştirildi.
YÖK tarafından açıklanan verilere göre süreçte 2.767 farklı katılımcıdan toplam 3.373 başvuru alındı.
Türkiye’nin akademik birikimini uluslararası iklim gündemine taşımayı amaçlayan bu süreçte Sağlık Bilimleri Üniversitesinin iki projesinin kabul edilen başvurular arasında yer alması, üniversitenin sağlık ve iklim değişikliği alanındaki akademik çalışmalarını görünür kılan önemli bir gelişme oldu.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Küresel Sağlık Gündemine Katkı Sunacak
Sağlık bilimleri alanında eğitim, araştırma ve uygulama faaliyetlerini sürdüren SBÜ’nün COP31 kapsamında kabul edilen projeleri, üniversitenin çalışmalarını iklim değişikliği gibi küresel ölçekte önem taşıyan bir meseleyle buluşturuyor.
Bir yanda iklim krizine karşı sağlık sistemlerinin dönüşümünü ve ölçülebilir eylemleri gündeme taşıyan, diğer yanda gençlerin yenilikçi fikirlerine odaklanan iki çalışma, sağlık alanındaki bilimsel birikimin farklı boyutlarını uluslararası gündeme taşıma potansiyeli barındırıyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin COP31’e kabul edilen iki projesi, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sağlık sistemlerinin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu vurguluyor.
Böylece SBÜ, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı küresel zirve öncesinde sağlık bilimlerinin iklim politikalarındaki yerine dikkat çeken akademik kurumlar arasında yerini alıyor.





