Zayıflama İğneleri Tiroid Kanserini Tetikliyor mu? Yeni Araştırma Ne Gösterdi?
Obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli ilaçların tiroid kanseriyle ilişkisi uzun süredir tartışılıyor. Güncel araştırmaların önemli bir bölümü genel tiroid kanseri riskinde belirgin bir artış göstermiyor. Düşük riskli papiller tiroid kanseri bulunan hastalardan elde edilen yeni veriler de tümör büyümesinin hızlandığına ilişkin bir işaret ortaya koymadı.
Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor. Papiller tiroid kanseri ile medüller tiroid kanseri aynı hücrelerden gelişmiyor ve GLP-1 ilaçlarına ilişkin güvenlik uyarılarının özellikle medüller tiroid kanseri açısından değerlendirilmesi gerekiyor.
Papiller tiroid kanserinde ne bulundu?
Düşük riskli papiller tiroid kanseri nedeniyle aktif izlem altında bulunan hastaları değerlendiren araştırmada, GLP-1 tedavisi kullanan 18 hastadaki 19 tümör ile bu ilaçları kullanmayan 37 hastadaki 38 tümör karşılaştırıldı.
Hastalar ortalama 5,5 yıl takip edildi. GLP-1 ilaçlarına ortalama maruziyet süresi ise yaklaşık 25 ay olarak bildirildi.
Araştırmacılar, GLP-1 kullanan ve kullanmayan gruplar arasında kanser büyümesi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptamadı. İlaca başlanmasının veya ilacın bırakılmasının da tümörlerin büyüme hızında belirgin bir değişiklik oluşturmadığı görüldü.
Takip sırasında hastaların hiçbirinde kanserin tiroid veya boyun dışına yayıldığı bildirilmedi. Çalışmadaki hiçbir hasta takip süresinde ameliyat olmak zorunda kalmadı.
Bu sonuç neden önemli?
Papiller tiroid kanseri, tiroid kanserlerinin en sık görülen türüdür. Özellikle küçük ve düşük riskli bazı tümörlerde hemen ameliyat yerine düzenli ultrason kontrolleriyle aktif izlem uygulanabiliyor.
GLP-1 ilaçlarının giderek daha fazla kullanılması, tiroid kanseri tanısı bulunan hastalarda bu tedavilerin güvenli olup olmadığı sorusunu daha görünür hale getirdi.
Yeni çalışma düşük riskli papiller tiroid kanseri açısından rahatlatıcı bir sinyal verse de yalnızca 18 GLP-1 kullanıcısını kapsaması nedeniyle kesin güvenlik kanıtı olarak değerlendirilmemeli. Daha geniş hasta gruplarını ve daha uzun takip sürelerini içeren çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.
Medüller tiroid kanserinde durum farklı
GLP-1 ilaçlarıyla ilgili tiroid tartışmasının temelinde hayvan deneyleri bulunuyor. Bu çalışmalarda bazı GLP-1 reseptör agonistlerinin tiroidin C hücrelerinde tümör gelişimine yol açabildiği görüldü.
C hücreleri, medüller tiroid kanserinin geliştiği hücrelerdir. İnsanlarda aynı etkinin oluşup oluşmadığı ise kesin olarak gösterilmiş değil.
Buna rağmen semaglutid içeren bazı ilaçların güvenlik bilgilerinde, kişisel veya ailevi medüller tiroid kanseri öyküsü bulunan kişiler ile Multipl Endokrin Neoplazi tip 2 adı verilen kalıtsal sendroma sahip kişiler için kullanılmaması yönündeki uyarılar sürüyor.
Bu nedenle “tiroid kanseri olan herkes GLP-1 kullanabilir” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil. Hastanın sahip olduğu tiroid kanserinin türü burada belirleyici hale geliyor.
Daha büyük araştırmalar ne gösteriyor?
GLP-1 ilaçları ile tiroid kanseri arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmaların sonuçları geçmişte birbiriyle tam olarak örtüşmedi.
Bazı gözlemsel araştırmalar risk artışı olabileceğine ilişkin sinyaller bildirdi. Buna karşılık İskandinav ülkelerinde 145 binden fazla GLP-1 kullanıcısının değerlendirildiği geniş bir araştırmada, ortalama 3,9 yıllık takipte tiroid kanseri riskinde belirgin bir artış görülmedi.
Daha sonra yüz binlerce hastanın verilerinin incelendiği başka geniş çaplı çalışmalar da GLP-1 kullanan kişilerde tiroid tümörü riskinin karşılaştırılan diğer diyabet ilaçlarını kullananlara göre yükseldiğini göstermedi.
2026 yılında yayımlanan ve 15 randomize kontrollü araştırmadan 84 binden fazla katılımcıyı değerlendiren bir meta-analizde de tiroid kanseri riskinde istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmadı. Bununla birlikte tiroid kanserinin araştırmalarda çok seyrek görülmesi nedeniyle kanıtın kesinliği düşük olarak değerlendirildi.
Bir başka kapsamlı değerlendirmede liraglutid ve semaglutidle yürütülen 93 klinik çalışmadan 100 binden fazla katılımcının verileri incelendi. Araştırmacılar mevcut verilerin bu ilaçlarla tiroid kanseri arasında nedensel bir ilişkiyi desteklemediği sonucuna vardı.
Neden çalışmalar farklı sonuçlar verebiliyor?
Tiroid kanseri görece seyrek görüldüğü için ilaçların risk üzerindeki küçük etkilerini ortaya koyabilmek oldukça büyük hasta grupları ve uzun takip süreleri gerektiriyor.
Bir başka sorun da tanı sıklığı. GLP-1 tedavisine başlayan kişiler daha sık sağlık kontrolünden geçebiliyor ve bu durum daha önce fark edilmemiş küçük tiroid nodüllerinin veya kanserlerinin saptanmasını artırabiliyor.
Bu nedenle tedavi başladıktan kısa süre sonra daha fazla tiroid kanseri tanısı konulması, tek başına ilacın kansere neden olduğunu göstermiyor.
Tiroid nodülü olanlar GLP-1 kullanabilir mi?
Tiroid nodülü bulunması tek başına medüller tiroid kanseri anlamına gelmez. Nodüllerin büyük bölümü iyi huyludur ve değerlendirme hastanın öyküsü, ultrason özellikleri ve gerektiğinde biyopsi gibi yöntemlerle yapılır.
GLP-1 tedavisi planlanan kişinin daha önce tiroid kanseri geçirmiş olması durumunda ise kanserin patolojik türünün bilinmesi özellikle önemlidir. Medüller tiroid kanseri öyküsü ile papiller tiroid kanseri öyküsü aynı biçimde değerlendirilmemelidir.
Boyunda kitle, giderek artan ses kısıklığı, yutma güçlüğü veya boyunda kalıcı şişlik gibi belirtiler varsa kişinin hekime başvurması gerekir. Bu belirtilerin bulunması mutlaka kanser anlamına gelmez ancak değerlendirilmesi gerekir.
İlaç kendi kendine bırakılmamalı
GLP-1 tedavisi kullanan kişilerin tiroid kanseri haberları nedeniyle ilacı kendi kararlarıyla kesmeleri uygun değildir. Tedavinin devamı veya değiştirilmesi hastanın kanser öyküsü, diyabet ve obezite durumu, kullandığı ilaç ve kişisel riskleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Bugünkü bilimsel tablo, GLP-1 ilaçlarının genel olarak tiroid kanserine yol açtığını kanıtlamıyor. Düşük riskli papiller tiroid kanserine ilişkin yeni çalışma da tümör büyümesinin hızlandığını göstermedi.
Bununla birlikte medüller tiroid kanseri ve Multipl Endokrin Neoplazi tip 2 açısından mevcut ilaç güvenliği uyarıları devam ediyor. Bu ayrım, zayıflama iğneleri ile tiroid kanseri tartışmasının en önemli noktalarından biri olmaya devam ediyor.
KAYNAKLAR
- American Thyroid Association, Clinical Thyroidology for the Public, Mayıs 2026.
- Patrizio A ve arkadaşları, Journal of the Endocrine Society, 2025. DOI: 10.1210/jendso/bvaf182
- Scandinavian Cohort Study, British Medical Journal, 2024.
- Diabetes Care, GLP-1 Reseptör Agonistleri ve Tiroid Tümörü Riski, 2025.
- Incretin-Based Therapy and Thyroid Cancer Risk, randomize kontrollü çalışmaların sistematik derlemesi ve meta-analizi, 2026.
- Vilsbøll T ve arkadaşları, Diabetes, Obesity and Metabolism, 2026. DOI: 10.1111/dom.70291
- ABD Gıda ve İlaç İdaresi, semaglutid klinik ve güvenlik değerlendirmeleri.





