Doğru tedavinin ilk adımı doğru tanı
Bir hastalığın etkili biçimde tedavi edilebilmesi için öncelikle doğru ve zamanında tanı konulması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu nedenle tanı hizmetlerini sağlık sistemlerinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor.
WHO tarafından oluşturulan Temel İn Vitro Tanı Testleri Model Listesi, İngilizce adıyla Model List of Essential In Vitro Diagnostics, sağlık sistemlerinde öncelik verilmesi önerilen tanı testlerini bir araya getiriyor. Liste kısaca EDL olarak adlandırılıyor.
WHO’nun güncel elektronik veri tabanı, Beşinci Temel İn Vitro Tanı Testleri Model Listesi’ni (EDL 5) içeriyor. Güncel sistemde 192 farklı in vitro tanı için 237 öneri bulunuyor.
Liste, ülkelerin kendi ulusal temel tanı testleri listelerini hazırlamalarına veya mevcut listelerini güncellemelerine bilimsel bir çerçeve sağlamayı amaçlıyor.
Bir marka veya cihaz listesi değil
WHO’nun Temel Tanı Testleri Listesi, belirli şirketlerin ürünlerini veya ticari test kitlerini sıralayan bir satın alma kataloğu değil.
Listede testlerin hangi amaçla kullanılabileceği, hangi örnekler üzerinde uygulanabileceği, kullanılabilecek test yöntemi ve sağlık hizmetinin hangi düzeyinde yer almasının uygun olduğu gibi bilgiler bulunuyor.
Bu nedenle EDL yalnızca “hangi test gerekli?” sorusuna değil, testin nerede ve hangi amaçla kullanılabileceğine ilişkin de yol gösteriyor.
Her test her hastanede bulunmak zorunda değil
Bir testin WHO listesinde bulunması, o testin her sağlık kuruluşunda yapılması gerektiği anlamına gelmiyor.
Bazı testler toplum düzeyinde veya laboratuvarı bulunmayan birinci basamak sağlık kuruluşlarında uygulanabilirken, bazıları laboratuvar altyapısına sahip hastanelerde ya da daha ileri merkezlerde gerçekleştiriliyor.
Örneğin hızlı testler ve hasta başı ölçümler bazı durumlarda birinci basamakta kullanılabilirken, karmaşık moleküler testler daha gelişmiş laboratuvar altyapısı gerektirebiliyor.
Bu yaklaşım, tanı hizmetlerinin sağlık sisteminin farklı basamaklarına göre planlanmasına yardımcı oluyor.
Listede hangi testler bulunuyor?
WHO’nun temel tanı listesi yalnızca bulaşıcı hastalıkları kapsamıyor.
Listede klinik kimya, hematoloji, mikrobiyoloji, immünohematoloji ve patoloji alanlarında kullanılan çok sayıda test bulunuyor.
HIV enfeksiyonu, tüberküloz, kanser, menenjit, hepatit B ve C, diyabet, kalp-damar hastalıkları, sıtma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, böbrek hastalıkları ve çeşitli endokrin hastalıklarla ilgili testler de listenin kapsamı içinde yer alıyor.
Kan grubu ve Rh faktörü tayini, kan şekeri ölçümü ve bazı temel biyokimyasal testler gibi yaygın incelemelerin yanında ileri moleküler tanı yöntemleri de listede bulunabiliyor.
“Temel test” mutlaka basit test anlamına gelmiyor
WHO’nun kullandığı “temel tanı testi” kavramı, yalnızca ucuz veya teknik olarak basit testleri ifade etmiyor.
Bir testin hastalığın tanısı, tedavinin seçimi veya hastanın izlenmesi açısından taşıdığı önem de değerlendirmede rol oynuyor.
Bu nedenle basit bir kan şekeri ölçümüyle ileri moleküler yöntemler aynı temel tanı sistemi içerisinde farklı sağlık hizmeti basamaklarında yer alabiliyor.
Örneğin diyabetin tanı ve takibinde kullanılan glukoz ve HbA1c testlerinin yanında, tüberkülozda hastalık etkeninin veya ilaç direncinin saptanmasını sağlayan nükleik asit çoğaltma testleri de EDL kapsamında bulunuyor.
Kanser tanısında da kullanılıyor
Liste kanser tanısında ve bazı tümörlerin sınıflandırılmasında kullanılan testleri de kapsıyor.
Histopatolojik incelemeler, bazı immünohistokimyasal belirteçler ve belirli kanserlerde kullanılan moleküler testler bu kapsamda değerlendiriliyor.
Bu tür testler yalnızca hastalığın varlığını belirlemek amacıyla değil, bazı durumlarda hastalığın alt tipinin belirlenmesi, prognozun değerlendirilmesi veya tedavi seçiminin desteklenmesi amacıyla kullanılabiliyor.
Böylece tanı testlerinin modern tıpta yalnızca “hastalık var mı?” sorusuna yanıt vermediği; bazı hastalarda “hangi tedavi daha uygun olabilir?” sorusunun yanıtlanmasına da katkı sağladığı görülüyor.
Kurşun maruziyeti de listede
Beşinci listede dikkat çeken alanlardan biri kurşun maruziyetinin değerlendirilmesi.
WHO, kan kurşun düzeyinin hasta başı testleriyle ölçülmesini; çocuklar, doğurganlık çağındaki kadınlar, gebeler ve mesleki maruziyet riski bulunan kişilerde kurşun maruziyeti ve zehirlenmesinin taranması, tanısı ve izlenmesi amacıyla listeye dahil ediyor.
Testin kılcal veya venöz tam kan örnekleriyle kullanılabilmesi öngörülüyor.
Bu örnek, temel tanı kavramının yalnızca hastalıklara değil, çevresel ve mesleki sağlık risklerine de uzandığını gösteriyor.
Clostridioides difficile için hızlı test
Listede yer alan bir diğer test, ciddi bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilen Clostridioides difficile ile ilgili.
WHO’nun EDL 5 kaydında, dışkı örneğinde bakterinin glutamat dehidrogenaz antijeni ile A ve B toksinlerini birlikte araştıran hızlı test bulunuyor.
Test, laboratuvarı bulunan sağlık kuruluşlarında Clostridioides difficile enfeksiyonunun tanısına yardımcı olmak amacıyla listeleniyor.
Boğmaca için moleküler tanı
Boğmacaya neden olan Bordetella pertussis bakterisinin saptanmasına yönelik nükleik asit çoğaltma testi de güncel listede bulunuyor.
Moleküler yöntem, özellikle hastalığın erken döneminde boğmaca tanısına yardımcı olabilecek araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Bu örnek de modern tanı sisteminde moleküler testlerin temel laboratuvar hizmetlerinin giderek daha önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Total testosteron testi de listede
Beşinci listede yer alan yeni alanlardan biri de total testosteron ölçümü.
WHO, total testosteron testini klinik hipogonadizm bulunan erkeklerde testosteron eksikliğinin tanısına yönelik olarak koşullu biçimde listeliyor.
Testin serum veya plazma örneğinde immünoassay yöntemiyle ve laboratuvar altyapısına sahip sağlık kuruluşlarında uygulanması öngörülüyor.
WHO değerlendirmesinde testin klinik kullanım alanı sınırlandırılıyor ve kanıtlarla ilgili bazı belirsizliklere de dikkat çekiliyor.
Bu ayrıntı, EDL’ye giren bütün testlerin aynı düzeyde veya aynı kullanım koşullarıyla önerilmediğini gösteriyor.
Ülkeler listeyi aynen uygulamak zorunda değil
WHO’nun Temel Tanı Testleri Model Listesi ülkeler için bağlayıcı bir mevzuat niteliği taşımıyor.
Model liste, ulusal karar vericilere bilimsel bir başlangıç noktası sağlıyor.
Ülkelerin kendi temel tanı listelerini oluştururken hastalık yüklerini, nüfus yapısını, laboratuvar altyapısını, sağlık sisteminin kapasitesini, finansman olanaklarını ve ulusal sağlık programlarını dikkate almaları gerekiyor.
Bu nedenle tüberkülozun veya sıtmanın daha sık görüldüğü bir ülkeyle bu hastalıkların daha az görüldüğü bir ülkenin tanı öncelikleri aynı olmayabilir.
WHO modeli ortak bir çerçeve oluşturuyor; nihai önceliklerin ise ülke koşullarına göre belirlenmesi gerekiyor.
Tanı testleri sağlık sisteminin planlanmasını da etkiliyor
Ulusal bir temel tanı listesinin oluşturulması yalnızca laboratuvar açısından teknik bir çalışma değil.
Bu listeler; laboratuvarların hangi cihazlara ihtiyaç duyacağının, hangi test kitlerinin satın alınacağının, personelin hangi alanlarda eğitileceğinin, kalite güvence sistemlerinin nasıl kurulacağının ve testlerin sağlık sisteminin hangi basamaklarında sunulacağının planlanmasına yardımcı olabiliyor.
Aynı zamanda tedarik, geri ödeme ve sağlık bütçesiyle ilgili kararlar açısından da yol gösterici olabiliyor.
Bu nedenle temel tanı listeleri sağlık politikası ile laboratuvar hizmetleri arasında doğrudan bir bağlantı kuruyor.
Tanıya erişim sağlık hizmetinin temel parçalarından biri
Etkili bir tedavinin bulunması, tek başına hastanın doğru sağlık hizmetine ulaşmasını garanti etmiyor.
Tüberküloz için etkili ilaçlar bulunsa bile hastalık zamanında saptanamazsa tedavi gecikebilir. Diyabet ilaçlarına erişim sağlansa bile kan şekeri ve HbA1c ölçümleri yapılamıyorsa hastalığın tanısı ve izlemi aksayabilir. Bazı kanserlerde ise tedavi kararının verilebilmesi için tümörün patolojik veya moleküler özelliklerinin belirlenmesi gerekebilir.
WHO’nun Temel Tanı Testleri Listesi bu nedenle yalnızca laboratuvar uzmanlarının kullanacağı teknik bir katalog değil.
Liste, ülkelerin hangi tanı kapasitesine ihtiyaç duyduğunu belirlemelerine yardımcı olan bir sağlık politikası aracı niteliği taşıyor.
Temel yaklaşım ise açık: Doğru tanıya zamanında erişim, etkili sağlık hizmetinin vazgeçilmez parçalarından biri.
Kaynaklar
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – Fifth WHO Model List of Essential In Vitro Diagnostics.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – Electronic WHO Model List of Essential In Vitro Diagnostics.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – Selection of Essential In Vitro Diagnostics at Country Level: Using the WHO Model List of Essential In Vitro Diagnostics to Develop and Update a National List of Essential In Vitro Diagnostics.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – What Is New for the 2025 (5th) WHO Model List of Essential In Vitro Diagnostics?




