Uyku apnesi tedavisinde kullanılan kişiye özel ağız içi cihazlar, yüksek tansiyonu bulunan bazı hastalar için önemli bir seçenek olabilir. Harvard Health Publishing’in 1 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde ele aldığı araştırma, alt çeneyi öne taşıyan cihazların 12 aylık takipte tansiyon kontrolü açısından CPAP tedavisinden daha düşük etkili olmadığını ortaya koydu.

Ancak sonuçlar, ağız içi cihazların uyku apnesinin bütün etkilerini gidermede CPAP ile eşdeğer olduğu anlamına gelmiyor. Araştırmanın temel karşılaştırması, 24 saat boyunca ölçülen ortalama arteriyel kan basıncı üzerine yapıldı.

220 hasta tedavi gruplarına ayrıldı

The American Journal of Medicine’de yayımlanan çalışmada, hipertansiyonu ve artmış kalp-damar riski bulunan, orta veya ağır derecede obstrüktif uyku apnesi tanılı 220 kişi rastgele iki gruba ayrıldı. Katılımcılar, CPAP ya da alt çeneyi öne taşıyan ağız içi cihaz kullandı.

On iki aylık takibi 180 kişi tamamladı. Bunların 89’u ağız içi cihaz, 91’i CPAP grubundaydı.

Başlangıca göre 24 saatlik ortalama arteriyel kan basıncındaki düşüş, ağız içi cihaz grubunda 2,3 mmHg, CPAP grubunda 1,0 mmHg olarak ölçüldü. Her iki grubun kendi içindeki düşüşü istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Buna karşılık gruplar arasındaki karşılaştırma, araştırmanın ağız içi cihazın CPAP’ten daha düşük etkili olmadığını göstermeye yönelik ölçütünü karşıladı.

Bu bulgu, ağız içi cihazın tansiyon düşürmede CPAP’ten üstün olduğunun kanıtlandığı şeklinde yorumlanmamalı.

Ağız içi cihaz nasıl çalışıyor?

CPAP, uyku sırasında maske aracılığıyla basınçlı hava vererek üst hava yolunun açık kalmasını sağlıyor. Ağız içi cihaz ise alt çeneyi öne doğru konumlandırarak hava yolunun daralmasını azaltmayı amaçlıyor.

Araştırmada ağız içi cihazın gecelik ortanca kullanım süresi 5,5 saat, CPAP’in ise 4,9 saat oldu. Her iki tedavi grubunda da gündüz aşırı uykululuk yakınması azaldı.

Harvard’ın değerlendirmesine göre ağız içi cihaz kullananlarda çene ağrısı ve dişlerde rahatsızlık görülebildi. CPAP kullananlarda ise burun ve ağız kuruluğu ile ağrı bildirildi.

CPAP’in tedavideki yeri sürüyor

Tansiyon kontrolünde elde edilen benzer sonuçlar, özellikle CPAP kullanmakta zorlanan hastalar açısından dikkat çekiyor. Bununla birlikte CPAP, orta ve ağır uyku apnesinde öncelikli tedavi seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi ve Amerikan Dental Uyku Tıbbı Akademisi’nin ortak kılavuzu, CPAP’in uykudaki solunum duraklamalarını azaltma ve oksijen düzeyini iyileştirme açısından ağız içi cihazlardan daha etkili olduğunu belirtiyor.

Dolayısıyla tedavi kararı yalnızca tansiyon değerine göre verilmiyor. Uyku apnesinin şiddeti, tedavinin solunum üzerindeki etkisi, hastanın cihazı kullanabilmesi ve kişisel özellikleri birlikte değerlendiriliyor.

Kolon Kanseri, Yayılmak İçin Bağırsağın Onarım Programını Kullanabiliyor
Kolon Kanseri, Yayılmak İçin Bağırsağın Onarım Programını Kullanabiliyor
İçeriği Görüntüle

Hazır horlama aparatıyla aynı değil

Araştırmada değerlendirilen yaklaşım, kişiye özel hazırlanan ve ayarlanabilen ağız içi cihazlara dayanıyor. Bu sonuçlar, piyasadaki her horlama aparatının aynı etkiyi sağlayacağını göstermiyor.

Kılavuz, CPAP’i tolere edemeyen veya alternatif tedaviyi tercih eden yetişkinlerde ağız içi cihazın değerlendirilmesini öneriyor. Cihazın uygun bir diş hekimi tarafından hazırlanması, diş ve çene üzerindeki etkilerinin takip edilmesi gerekiyor.

Tedavinin işe yarayıp yaramadığı da yalnızca horlamanın azalmasıyla anlaşılmıyor. Kontrol amaçlı uyku testiyle etkinliğin doğrulanması öneriliyor.

Tıbbi Uyarı

Bu haber genel bilgilendirme amacı taşır. Uyku apnesi tedavinizi veya tansiyon ilaçlarınızı kendi kararınızla değiştirmeyin. Ağız içi cihazın uygunluğu, uyku hastalıkları alanında değerlendirme yapan hekim ve ilgili diş hekimi tarafından belirlenmelidir.