Türk Bilim İnsanlarından 4.444 Kişilik Araştırma: 98 Sağlık Durumunun Kandaki İzleri Haritalandı

Türkiye’den bilim insanlarının geniş katılımıyla yürütülen uluslararası bir araştırma, hastalıkların insan kanında oluşturduğu moleküler değişimleri kapsamlı biçimde ortaya çıkardı. Atatürk Üniversitesi ile İsveç’teki KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsü başta olmak üzere farklı araştırma kurumlarından bilim insanlarının ortak çalışmasında, binlerce kişinin kanındaki gen aktivitesi incelendi.

12 Ekim 2026 tarihinde Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, 98 farklı sağlık durumunu kapsayan geniş bir kan transkriptom atlası oluşturulmasını sağladı.

Kanserden Alzheimer’a Hastalıkların Moleküler İzleri İncelendi

Araştırma kapsamında kanser, Alzheimer, Parkinson, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi farklı hastalık gruplarından bireylerin kan örnekleri değerlendirildi.

Bilim insanları, 4.444 kişiye ait tam kan örneklerindeki gen ekspresyonunu, yani genlerin hangi düzeyde aktif olduğunu analiz etti.

Elde edilen veriler, farklı sağlık durumlarında bağışıklık sistemi faaliyetlerinin, metabolik süreçlerin ve hücresel mekanizmaların nasıl değiştiğine ilişkin ayrıntılı bir moleküler harita oluşturulmasına imkân verdi.

Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, çok sayıda hastalığın aynı bilimsel analiz çerçevesinde karşılaştırılması oldu. Böylece yalnızca belirli bir hastalığa odaklanmak yerine farklı hastalık gruplarının ortak ve birbirinden ayrılan biyolojik özellikleri incelendi.

1.280 Kişinin Protein Verileri de Analiz Edildi

Araştırmacılar, çalışmanın ikinci aşamasında 28 farklı sağlık durumunu temsil eden 1.280 kişinin kan plazmasındaki protein verilerini gen aktivitesi sonuçlarıyla birlikte değerlendirdi.

Bu yaklaşım, hastalıkların yalnızca gen düzeyindeki değişimlerini değil, protein düzeyindeki moleküler özelliklerini de karşılaştırma olanağı sağladı.

RNA ve protein verileri kullanılarak geliştirilen hesaplamalı modeller, farklı sağlık durumlarını birbirinden ayırt etmede yalnızca tek veri türüne dayanan modellere göre daha başarılı sonuçlar verdi.

Araştırmada belirlenen moleküler özellikler, ayrıca bağımsız araştırma gruplarının verileri ve Birleşik Krallık’taki UK Biobank verileri kullanılarak değerlendirildi.

Tek Bir Kan Örneğinden Daha Fazla Bilgi Elde Edilebilir mi?

Çalışmanın uzun vadeli önemi, kanda ölçülen moleküler verilerin farklı hastalıkların anlaşılmasında birlikte kullanılabilmesi ihtimalinde yatıyor.

Günümüzde birçok laboratuvar testi, belirli bir biyolojik parametrenin ölçülmesine dayanıyor. Gen aktivitesi ve protein profillerinin birlikte değerlendirilmesi ise kan örneğinden çok daha kapsamlı biyolojik bilgi elde edilmesine yönelik araştırmalara yeni bir zemin hazırlıyor.

Bu tür veriler, gelecekte bazı hastalıkların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabilecek biyobelirteçlerin belirlenmesi, hastalıklar arasındaki biyolojik farklılıkların anlaşılması ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor.

Ancak araştırmanın henüz hastanelerde kullanılabilecek yeni bir tanı testi ortaya koymadığı özellikle vurgulanmalı. Çalışmada 98 farklı sağlık durumunun moleküler özelliklerinin incelenmiş olması, tek bir kan testiyle bu hastalıkların tamamının teşhis edilebildiği anlamına gelmiyor.

Moleküler bulguların klinik tanı amacıyla kullanılabilmesi için daha geniş ve farklı hasta gruplarında ileri doğrulama çalışmalarına ihtiyaç bulunuyor.

Atatürk Üniversitesinden Geniş Akademik Katılım

Araştırmanın Atatürk Üniversitesindeki koordinasyonu, Tıbbi Genetik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdulgani Tatar ve Doç. Dr. Çiğdem Yüce Kahraman ile Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Hasan Türkez tarafından yürütüldü.

Üniversitenin açıklamasına göre çalışmaya Tıp Fakültesinden 81, Diş Hekimliği Fakültesinden 3 olmak üzere 84 araştırmacı katkı sundu.

Bilimsel yayının yazarları arasında İsveç’teki KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Adil Mardinoğlu ve uluslararası araştırma ekibi de yer aldı.

Üçlü Negatif Meme Kanserinde İki Yeni Tedavi Hedefi Keşfedildi
Üçlü Negatif Meme Kanserinde İki Yeni Tedavi Hedefi Keşfedildi
İçeriği Görüntüle

Çalışmaya ayrıca Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi ve King’s College London bağlantılı araştırmacılar katkıda bulundu.

2021 yılında alınan etik kurul onayının ardından başlayan ve yaklaşık beş yıllık bilimsel emeğin sonucunda tamamlanan çalışma, Türkiye’deki klinik araştırma altyapısı ile uluslararası moleküler biyoloji ve biyoinformatik uzmanlığını bir araya getirdi.

Kişiselleştirilmiş Tıp İçin Yeni Bir Bilimsel Kaynak

Araştırmayla oluşturulan kan transkriptom atlası, hastalıkların moleküler düzeyde anlaşılmasına yönelik yeni bilimsel çalışmalar için kapsamlı bir veri kaynağı niteliği taşıyor.

Kandaki gen aktivitesi ile protein değişimlerinin birlikte incelenmesi, gelecekte hastalıkların biyolojik özelliklerine göre daha ayrıntılı sınıflandırılmasını ve yeni tanısal yaklaşımların araştırılmasını destekleyebilir.

Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası bilimsel iş birliklerine katkısını ortaya koyan çalışma, henüz doğrudan klinik kullanıma dönüşmemiş olsa da kan temelli moleküler araştırmalar için önemli bir bilimsel altyapı oluşturuyor.

Kaynaklar: Nature Communications, DOI: 10.1038/s41467-026-78440-w; Atatürk Üniversitesi resmî araştırma duyurusu.