Tıp dünyasında 6 ve 7 Ağustos 2026 tarihlerinde yayımlanan üç ayrı insan araştırması, hasta takibi ve ruh sağlığında farklı yöntemlerin nasıl kullanılabileceğine ilişkin yeni veriler ortaya koydu. Almanya’da metastatik meme kanserli kadınların akıllı telefonla izlendiği büyük çalışma 909 hastalık ana analize dayanırken, İngiltere’de tedaviye dirençli depresyonu bulunan 60 kişiyle psilosibin denendi. Çin’de yürütülen üçüncü araştırmada ise üretken yapay zekânın kaygı günlüğüne verdiği geri bildirimler, insan koçun geri bildirimleriyle karşılaştırıldı. [1] [2] [3]

Meme kanserinde telefondan belirti takibi yorgunluğu azalttı

JAMA Oncology’de 6 Ağustos 2026’da çevrim içi yayımlanan araştırma, Almanya’daki 52 meme kanseri merkezinde gerçekleştirildi. Çalışmaya metastatik, yani vücudun başka bölgelerine yayılmış meme kanseri bulunan, sistemik tedavi alan ve akıllı telefona erişimi olan yetişkin kadınlar dahil edildi. Toplam 924 hasta randomize edildi; araştırmanın ana sonuç değerlendirmesinde 909 hastanın verileri kullanıldı. [1]

Dijital takip grubundaki hastalar, yaşadıkları belirtileri haftada bir akıllı telefon üzerinden standart anketlerle bildirdi. Belirtilerde önceden belirlenen düzeyde kötüleşme görüldüğünde sistem, ilgili sağlık çalışanına otomatik uyarı gönderdi. Hemşire veya hekim daha sonra hastayla 48 saat içinde telefonla iletişime geçti. Kontrol grubundaki hastalar ise standart bakım aldı. [1]

Altı ay sonunda dijital takip yapılan hastalarda yorgunluk puanı standart bakım grubuna göre 5,4 puan daha düşük bulundu. Araştırmacılar bu farkın yalnızca istatistiksel olmadığını, klinik açıdan da anlamlı kabul edilen 3,3 puanlık eşiği geçtiğini bildirdi. Fiziksel işlevlerde de dijital takip grubu lehine sonuçlar elde edildi. [1]

Bu bulgu özellikle ileri evre kanser tedavisinde önemli olabilir. Çünkü hastanın evde yaşadığı yorgunluk, ağrı, nefes darlığı veya başka bir sorun hastane kontrolünden önce kötüleşebilir. Düzenli dijital bildirim, sağlık ekibinin bu değişiklikleri daha erken fark etmesine yardımcı olabilir.

Ancak araştırma, telefon uygulamasının kanseri tedavi ettiğini göstermiyor. Uygulamanın görevi hastanın yaşadığı sorunları sağlık ekibine daha hızlı iletmek. Kanser tedavisinin kendisi yine hastanın tıbbi durumuna göre planlanan ilaçlar ve diğer onkolojik yöntemlerle yürütülüyor.

Çalışmanın sınırlılıkları da bulunuyor. Araştırmaya akıllı telefonu bulunan ve Almanca okuyabilen hastalar katılabildi. Ayrıca bazı başlangıç değerlendirmelerinin randomizasyondan sonra yapılması ve gruplar arasındaki takip farklılıkları sonuçların dikkatli yorumlanmasını gerektiriyor. Araştırmacılar da yöntemin rutin kanser bakımındaki etkisinin daha fazla çalışmayla değerlendirilmesini öneriyor. [1]

Psilosibin dirençli depresyonda kontrollü ortamda denendi

İkinci araştırma, İngiltere’deki National Health Service sistemi içinde gerçekleştirildi ve 6 Ağustos 2026’da Nature Medicine’da yayımlandı. Çalışmaya tedaviye dirençli majör depresyonu bulunan 60 yetişkin dahil edildi. Tedaviye dirençli depresyon, yeterli doz ve sürede uygulanan en az iki antidepresan tedaviye beklenen yanıtın alınamadığı depresyon tablosunu ifade ediyor. [2]

Katılımcıların 30’una psikolojik destek eşliğinde tek doz 25 miligram psilosibin, diğer 30’una ise plasebo verildi. Psilosibin, bazı mantar türlerinde bulunan ve algı, duygu ve düşünce süreçlerini güçlü biçimde değiştirebilen psikedelik bir madde. Çalışmadaki uygulama kontrollü sağlık ortamında ve eğitimli ekiplerin gözetiminde gerçekleştirildi. [2]

Yeni araştırma: GLP-1 ilaçları kilo kaybının ötesinde etkiler gösterebilir
Yeni araştırma: GLP-1 ilaçları kilo kaybının ötesinde etkiler gösterebilir
İçeriği Görüntüle

Araştırmacılar depresyon belirtilerini altı hafta boyunca izledi. Psilosibin verilen grupta depresyon belirtilerindeki azalma plasebo grubuna göre daha belirgindi ve bu fark üçüncü ve altıncı hafta değerlendirmelerinde sürdü. [2]

Üçüncü haftada psilosibin grubundaki 30 kişiden 13’ü tedavi yanıtı ölçütüne ulaşırken, plasebo grubunda bu sayı bir kişiydi. Aynı değerlendirmede psilosibin grubundaki 12 kişi remisyon, yani depresyon belirtilerinin belirgin biçimde azalması için kullanılan araştırma ölçütünü karşıladı. Altıncı haftada psilosibin grubunda tedavi yanıtı gösterenlerin sayısı 15’e yükseldi. [2]

Bununla birlikte çalışma, psilosibinin etkinliğini kesin olarak kanıtlamak amacıyla tasarlanmış büyük bir doğrulama araştırması değildi. Araştırmanın temel amaçlarından biri, bu tedavi yaklaşımının İngiltere’nin kamu sağlık sistemi NHS içinde randomize ve plasebo kontrollü bir çalışma olarak uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirmekti. Bu nedenle çalışma faz 2 fizibilite araştırması niteliği taşıyor. [2]

Çalışmanın en önemli sınırlılıklarından biri körlemenin bozulmasıydı. Hangi grupta olduğunu tahmin etmesi istenen psilosibin grubundaki 13 katılımcının tamamı doğru tahminde bulundu. Plasebo grubunda soruyu yanıtlayan 10 kişiden 7’si de hangi grupta olduğunu doğru bildi. Psilosibinin belirgin zihinsel etkileri nedeniyle katılımcıların beklentilerinin sonuçların bir bölümünü etkilemiş olması mümkün. [2]

Güvenlik değerlendirmesinde altı haftalık randomize dönemde toplam 287 ciddi olmayan istenmeyen olay kaydedildi; bunların 123’ü plasebo, 164’ü psilosibin grubunda görüldü. Araştırmacılar bu olayların yüzde 64’ünün çalışma ilacıyla ilişkili olmadığını değerlendirdi. Randomize dönem ve daha sonra yürütülen açık etiketli dönem birlikte ele alındığında dört ciddi istenmeyen olay bildirildi; bunların üçü açık etiketli dönemde, biri randomize dönemde gerçekleşti. [2]

Sonuçlar, psilosibinin kişilerin kendi başına kullanabileceği kanıtlanmış bir depresyon tedavisi olduğu anlamına gelmiyor. Araştırmada ilaç psikolojik destek, hasta seçimi, tıbbi değerlendirme ve kontrollü klinik gözetimle birlikte uygulandı. Çalışmanın yazarları da etkinin büyüklüğü ve ne kadar sürdüğünün daha geniş ve uzun süreli araştırmalarla doğrulanması gerektiğini vurguluyor. [2]

Yapay zekâ kaygı günlüğünde insan koçuyla karşılaştırıldı

Üçüncü çalışma Çin’deki Tsinghua Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirildi ve 7 Ağustos 2026’da npj Digital Medicine’da yayımlandı. Araştırmada üretken yapay zekânın kişiselleştirilmiş geri bildirimleri, insan koçların verdiği geri bildirimlerle ve geri bildirim verilmeyen bir kontrol grubuyla karşılaştırıldı. [3]

Üç gruplu randomize kontrollü araştırmada katılımcılar 10 gün boyunca kaygı odaklı bir “endişe günlüğü” kullandı. Bir gruba üretken yapay zekâ tarafından kişiselleştirilmiş geri bildirim verilirken, ikinci gruba eğitimli insan koçlar geri bildirim sağladı. Üçüncü grup ise yalnızca günlük tuttu. [3]

Sonuçlarda yapay zekâdan geri bildirim alan grupta durumluk kaygı, yani kişinin o anda hissettiği kaygı düzeyi ve endişe, yalnızca günlük tutan kontrol grubuna göre daha fazla azaldı. Yapay zekâ geri bildiriminin etkileri ve katılımcıların yönteme ilişkin kabul edilebilirlik değerlendirmeleri insan koç grubuyla karşılaştırılabilir bulundu. [3]

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Araştırma, yapay zekâyı psikolog veya psikiyatristle karşılaştırmadı. Karşılaştırılan uygulama, 10 günlük yapılandırılmış bir kaygı günlüğüne verilen geri bildirimdi. Bu nedenle sonuçlardan “yapay zekâ psikoterapi kadar etkili” ya da “terapistin yerini alabilir” sonucu çıkarılamaz.

Bulgular, yapılandırılmış bir kaygı günlüğünde üretken yapay zekâ geri bildiriminin kısa vadeli yarar sağlayabileceğine işaret ediyor. Bunun klinik kaygı bozukluklarının tedavisinde nasıl bir rol oynayabileceğini anlamak için daha uzun süreli ve daha geniş örneklemli araştırmalara ihtiyaç var. [3]

Araştırmanın yayımlanan makalesi için Springer Nature ayrıca önemli bir teknik uyarıda bulunuyor. Dergi, 7 Ağustos 2026 itibarıyla erişime açılan metnin henüz nihai editoryal işlemlerden geçmemiş sürüm olduğunu ve son yayımdan önce metinde düzeltmeler yapılabileceğini belirtiyor. Bu nedenle özellikle ayrıntılı sayısal sonuçların nihai sürüm yayımlandığında yeniden kontrol edilmesi gerekiyor. [3]

Üç çalışmanın kanıt gücü aynı değil

Araştırmaların üçü de insanlar üzerinde randomize tasarımla gerçekleştirilmiş olsa da bilimsel ağırlıkları birbirinden farklı.

Meme kanseri araştırması, 52 merkez ve 909 hastalık ana analizle üç çalışma arasında en büyük klinik örnekleme sahip. Bulgular, dijital belirti takibinin hastaların günlük yaşamını doğrudan etkileyen yorgunluk gibi sorunların yönetimine katkı sağlayabileceğini gösteriyor. [1]

Psilosibin araştırması ise randomize ve plasebo kontrollü olmasına rağmen yalnızca 60 kişiden oluşuyor ve esas olarak NHS içinde daha büyük bir klinik araştırmanın uygulanabilirliğini değerlendiren bir faz 2 fizibilite çalışması niteliğinde. Belirgin psikedelik etkiler nedeniyle körlemenin bozulmuş olması da sonuçların yorumlanmasında önemli bir sorun oluşturuyor. [2]

Yapay zekâ araştırmasında ise yapılandırılmış ve kısa süreli bir dijital müdahale incelendi. Bulgular, üretken yapay zekâ geri bildiriminin kısa vadeli kullanım potansiyeline işaret ediyor; ancak klinik psikiyatrik tedavinin yerine geçebileceğini göstermiyor. Ayrıca makalenin yayımlanan metni henüz nihai editoryal sürüm değil. [3]

Üç araştırmanın ortak noktası, tıpta yalnızca yeni ilaçların değil, hastadan gelen verilerin daha erken değerlendirilmesi ve kişiye özel desteğin farklı yöntemlerle güçlendirilmesinin de araştırılıyor olması. Ancak bu çalışmaların hiçbiri tek başına mevcut tedavilerin değiştirilmesi için yeterli değil. Daha büyük örneklemli ve daha uzun takip süreli araştırmalar, bu yöntemlerin gerçek yaşamda hastaların sağlığına ne ölçüde katkı sağlayacağını daha net gösterecek.

Kaynaklar

[1] Karsten MM, Gebert P, Pross T, et al. Electronic Patient-Reported Outcome Monitoring With Alert-Based Interventions in Metastatic Breast Cancer: A Randomized Clinical Trial. JAMA Oncology. 2026. DOI: 10.1001/jamaoncol.2026.2661.

[2] Rucker JJ, et al. Psilocybin-assisted therapy for treatment-resistant major depressive disorder in a public healthcare setting: a randomized controlled trial. Nature Medicine. 2026. DOI: 10.1038/s41591-026-04541-0.

[3] Huang C, Lin J, Yue Y, et al. Randomized controlled trial of GenAI coach feedback efficacy, acceptability and mechanisms in anxiety worry logs. npj Digital Medicine. 2026. DOI: 10.1038/s41746-026-03087-2.