Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, dijital mecralarda hızla yayılan sağlık önerilerinin toplum sağlığı açısından yeni ve ciddi bir risk alanı oluşturduğunu belirtti.

Arama motorları, sosyal medya videoları, mesajlaşma grupları ve yapay zekâ araçları sayesinde sağlık bilgisine ulaşmanın artık birkaç saniye sürdüğünü ifade eden Açık, asıl meselenin bilgiye erişmek değil, ulaşılan bilginin doğruluğunu ayırt edebilmek olduğunu söyledi.

Açık, internette karşılaşılan her sağlık tavsiyesinin güvenilir kabul edilmemesi gerektiğini belirterek özellikle “kesin çözüm”, “mucize kür”, “tek yöntemle tedavi” ve “herkese uygun” gibi ifadelerin dikkatle sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Sağlık Okuryazarlığı Artık Daha Kritik

Prof. Dr. Açık’a göre sağlık okuryazarlığı yalnızca bilgiye ulaşmak anlamına gelmiyor. Kişinin ulaştığı bilgiyi anlayabilmesi, kaynağını değerlendirebilmesi ve bu bilgiyi doğru şekilde kullanabilmesi de sağlık okuryazarlığının temel parçaları arasında yer alıyor.

Özbekistan Bağımsızlığının 35. Yılında: Sağlıkta 35 Yılda Ne Değişti?
Özbekistan Bağımsızlığının 35. Yılında: Sağlıkta 35 Yılda Ne Değişti?
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı sonunda yayımladığı “Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi ve İlişkili Faktörleri Araştırması”na dikkat çeken Açık, Türkiye’de sağlıkla ilgili konularda en önemli bilgi kaynağının yüzde 69,1 ile aile hekimleri olduğunu aktardı. Buna karşın nüfusun yüzde 63,7’sinin sağlık bilgisine ulaşmak için internet arama motorlarını, yüzde 45,1’inin televizyonu, yüzde 29,6’sının ise sosyal medyayı kullandığını belirtti.

Bu tabloya son yıllarda yapay zekâ araçlarının da eklendiğini söyleyen Açık, dijital kaynakların bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ancak doğru bilgiyi ayıklama sorumluluğunu da artırdığını ifade etti.

Doğal Ürün Uyarısı: Herkes İçin Güvenli Değil

Dijital mecralarda bazı bitkiler, karışımlar, besinler ve takviyelerin hastalıkları önleyen ya da tedavi eden mucize çözümler gibi sunulabildiğine dikkat çeken Açık, “doğal” ifadesinin tek başına güvenlik anlamına gelmediğini belirtti.

Açık, her bireyin sağlık durumunun, kullandığı ilaçların, kronik hastalıklarının ve tedavilere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayarak, bir kişi için uygun görünen bir ürünün başka bir kişi için risk oluşturabileceğini söyledi.

Özellikle kronik hastalığı bulunanlar, hamileler, çocuklar, yaşlılar ve düzenli ilaç kullananların bitkisel ürün, takviye veya alternatif uygulamalara başlamadan önce mutlaka hekim ya da eczacıya danışması gerektiğinin altını çizdi.

Çok İzlenmesi Güvenilir Olduğu Anlamına Gelmiyor

Prof. Dr. Açık, sağlık içeriklerinde popülerliğin güvenilirlik ölçütü olmadığını da vurguladı. Bir içeriğin çok izlenmesi, çok paylaşılması veya tanınmış kişiler tarafından dile getirilmesinin onu bilimsel açıdan doğru kılmayacağını belirtti.

Sağlık bilgisinde kaynağın kim olduğu, kişinin ya da kurumun bu alandaki uzmanlığı, bilginin güncel bilimsel verilere dayanıp dayanmadığı ve resmi sağlık kurumlarıyla uyumlu olup olmadığı gibi noktaların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yapay Zekâ Yardımcı Olabilir Ama Tanı Koyamaz

Açık, sağlıkla ilgili konularda yapay zekâ araçlarının kullanımına da ayrı bir başlık açtı. Yapay zekânın bir konuyu anlamak, temel bilgiye ulaşmak veya güvenilir kaynaklara yönelmek için yardımcı olabileceğini belirten Açık, bunun tıbbi karar yerine geçemeyeceğini söyledi.

Aynı belirtinin farklı hastalıkların işareti olabileceğini hatırlatan Açık, kişinin sağlık durumunun birkaç belirti üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Tanı koyma, ilaç başlama, ilaç bırakma, doz değiştirme veya mevcut tedaviyi değiştirme gibi kararların mutlaka hekim kontrolünde alınması gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bilgisini Sorgulamak İçin 5 Soru

Prof. Dr. Yasemin Açık, internette karşılaşılan sağlık içeriklerini değerlendirirken beş temel sorunun sorulmasını önerdi:

  1. Bilgiyi kim paylaşıyor, kişinin ya da kurumun uzmanlığı açık mı?
  2. İddia bilimsel araştırmalara ve resmi sağlık kurumlarının güncel bilgilerine dayanıyor mu?
  3. İçeriğin yayımlanma veya güncellenme tarihi bulunuyor mu?
  4. “Kesin sonuç”, “mucize çözüm”, “herkese uygun” gibi iddialı ifadeler kullanılıyor mu?
  5. Öneri ilaç bırakmayı, doz değiştirmeyi, tedaviyi ertelemeyi veya kontrolsüz takviye kullanımını içeriyor mu?

Açık, bu sorulardan birinin bile şüphe yaratması halinde bilginin uygulanmadan veya başkalarıyla paylaşılmadan önce güvenilir kaynaklardan kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Halk Sağlığı Haftası’nda 7 Gün 7 Tema

Sağlık Bakanlığı’nın Halk Sağlığı Haftası kapsamında 7 gün boyunca farklı temalarla toplum sağlığının önemli başlıklarına dikkat çekeceği bildirildi. Anne ve çocuk sağlığı, dijital bağımlılık, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kanser taramaları ve aşıyla korunma gibi konular hafta boyunca gündeme taşınacak.

5 Eylül’de ise “Bilgiyi Sorgula, Kaynağı Doğrula, Sağlığını Aşı ile Koru” temasıyla sağlık okuryazarlığının önemine dikkat çekilecek.

Prof. Dr. Yasemin Açık, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi için emek veren tüm sağlık çalışanlarının Halk Sağlığı Haftası’nı kutlayarak, güvenilir bilginin sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.