Ortadoğu’dan gelen ateşkes haberi, zorlu günlerin ardından adeta bir nefes oldu. Umuyorum bu gelişme kalıcı olur ve diğer bölgelere de istikrar yönünde yansır.
Özellikle Donald Trump’ın, içinde sert ve tehditkâr ifadeler barındıran ve doğrudan İran halkını etkileyebilecek nitelikteki paylaşımının ardından oluşan belirsizlik, küresel ölçekte ciddi bir tedirginlik yaratmıştı. Bu bağlamda, Anthony Albanese’nin (Albo) bugün yaptığı ve söz konusu yaklaşımın diplomatik açıdan gereksizliğine işaret eden açıklaması dikkat çekici - ve, bu bir ilk! Ayrıca Albo’nun Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın gerilimin düşürülmesine yönelik katkılarına teşekkür etmesi önemli bir diplomatik denge unsuru gibi göründü bana.
Bu “meltem” etkisi, küresel piyasalarda hızlı bir iyimserlik dalgası yarattı. Son 5–6 haftada kayıplar yaşayan hisse senetleri, döviz kurları ve petrol fiyatlarında toparlanma gözlemleniyor ki bu çok iyi.
Dün akşam, birkaç yıl önce NSW Parlamentosu’nda, fellow mühendisler yemeğinde konuşma yapan Avustralya savunma sektöründen emekli bir stratejistin sözleri aklıma geldi. O dönemde, olası bir kriz senaryosunda Avustralya’nın yalnızca altı haftalık petrol stoğuna sahip olduğunu ve bunun yeterli bir güvence oluşturmadığını vurgulamıştı.
Bu değerlendirme o zaman teorik görünse de, bugün hükümetin — özellikle Albo’nun ve enerji bakanının — yaptığı düzenli açıklamalarla somut bir risk olarak karşımıza çıktı. Nitekim Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi bir senaryoda, ülkenin mevcut stoklarla ancak Mayıs ortasına kadar dayanabileceği herkesi tedirgin eden bir durum.
Hayatta çoğu zaman “olmaz” dediğimiz ihtimallerin gerçekleşebildiğini bir kez daha gördük/görüyoruz.
Temennim, bu sürecin kalıcı bir barış ve istikrarla sonuçlanması.
Herkese huzur ve barış dolu günler dileğiyle, çok selam ve sevgiler..
Nur İnan
8 Nisan 2026
Sydney