Birinci Dünya Savaşı sırasında Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’nda esir tutulan Osmanlı çocukları, açlık, hastalık ve yoksunluğun ortasında kurulan bir okulda eğitimlerini sürdürmeye çalıştı. Esir öğretmenlerin ve subayların çabalarıyla açılan, Azerbaycanlı hayırseverlerin yardımlarıyla desteklenen Nargin Gureba Mektebi, Türk akademisyenlerin araştırmasına konu oldu.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Köse ile Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Çetin’in hazırladığı çalışma, 13 Ekim 2026’da Journal of Balkan and Near Eastern Studies dergisinde yayımlandı.
“Esaretin Gölgesinde Hayata Tutunma Mücadelesi: Nargin Gureba Mektebi” başlıklı araştırmada Osmanlı arşiv belgeleri, dönemin Azerbaycan gazeteleri, askerî raporlar ve uluslararası kaynaklar incelendi. Çalışma, adadaki ağır yaşam koşullarının yanı sıra çocukların eğitimini sürdürmek için verilen mücadeleyi ele aldı.
25 ÇOCUKLA BAŞLADI, 120’Yİ AŞTI
Bakü yakınlarında bulunan ve günümüzde Büyük Zire olarak bilinen Nargin Adası, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rusya tarafından esir kampı olarak kullanıldı. Adada Osmanlı askerlerinin yanı sıra Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’den getirilen kadınlar, yaşlılar ve çocuklar da tutuldu.
Yetersiz beslenme, temiz su eksikliği ve salgın hastalıkların hayatı tehdit ettiği bu ortamda, esir Osmanlı öğretmenleri ve subayları çocukları eğitimle buluşturmak için harekete geçti.
Nargin Gureba Mektebi, 6 Mayıs 1917’de 25 öğrenciyle eğitim faaliyetlerine başladı. Öğrenci sayısı zamanla 120’yi aştı.
Başkale’den Abdurrahim Rahmi Efendi, Erzurum bölgesinden Hafız Feyzullah Efendi ve Mazgirtli Mustafa Hamdi Efendi’nin öncülük ettiği okulda Türkçe, okuma yazma, matematik, coğrafya, dinî bilgiler, güzel yazı ve ahlak dersleri verildi. Eğitim faaliyetleriyle çocukların bilgi edinmelerinin yanı sıra kültürel bağlarını korumaları da amaçlandı.
BAKÜ’DEN ESİR ÇOCUKLARA UZANAN YARDIM ELİ
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, Azerbaycan Türklerinin Osmanlı esirlerine sağladığı destek oldu.
Başta Bakü Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi olmak üzere hayır kuruluşları ve Bakülü yardımseverler, çocukların eğitim, beslenme, giyim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulundu. Okula defter, kalem, tebeşir ve çeşitli eğitim malzemeleri gönderildi; barınma ve günlük ihtiyaçlar için girişimler yürütüldü.
Dönemin Açık Söz ve İkbal gazetelerinde yayımlanan haberler ve yardım çağrıları da esirlerin yaşadığı sıkıntıları kamuoyuna taşıdı. Çalışmada, adada esir tutulan Alman subaylarının okulun faaliyetlerine maddi katkı sunduğu bilgisine de yer verildi.
SINAV KAYITLARINDA EĞİTİMİN İZİ
Makalede incelenen sınav kayıtları, ağır koşullara rağmen okulda düzenli eğitim yürütüldüğünü gösterdi. Sonuçları değerlendirilen 57 öğrenciden 50’si başarılı oldu. Öğrencilerin büyük bölümünü Erzurum ve Trabzon başta olmak üzere Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’den getirilen çocuklar oluşturdu.
Araştırmada, ailesini kaybettikten sonra sekiz yaşında esir alınan Sürmeneli Yusuf’un hikâyesi de aktarıldı. Yusuf’un yaşadıkları, savaşın ve esaretin çocukların hayatında bıraktığı izleri gösteren örneklerden biri olarak çalışmada yer aldı.
OKUL KAPANDI, DAYANIŞMA SÜRDÜ
Nargin Gureba Mektebi, 22 Kasım 1917’de kapatıldı. Okulda eğitim gören çocuklardan 130’u, Ocak 1918’in ilk günlerinde Bakü’ye getirildi. Çocukların bakımını ve ihtiyaçlarını Muhtaçlara Kömek Cemiyeti üstlendi.
Köse ve Çetin’in araştırması, Nargin’in tarihine çocukların eğitim mücadelesi üzerinden ışık tutuyor. Esir öğretmenlerin çabaları ve Azerbaycanlı hayırseverlerin desteğiyle yaşatılan okul, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın savaş yıllarına uzanan somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

