Türkiye ile Yunanistan’ın 20. yüzyıldaki ilişkileri düşünüldüğünde 1930’ların başında yaşanan gelişmeler bugün bile şaşırtıcı görünüyor.
1919-1922 Türk-Yunan Savaşı’nın ardından Lozan Barış Antlaşması ile iki ülke arasında barış tesis edilmişti. Lozan, Türkiye ile Yunanistan’ın egemen ve ayrı devletler olarak ilişkilerinin hukuki çerçevesini de belirliyordu.[1]
Ancak savaşın sona ermesi sorunların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmedi. Nüfus mübadelesi, mülkiyet ve “etabli” olarak adlandırılan yerleşik nüfus meselesi, 1920’lerin ikinci yarısında Ankara ile Atina arasındaki ilişkileri zorlamaya devam etti.
Dönüm noktası 1930 yılı oldu.
Atatürk ve Venizelos döneminde büyük yakınlaşma
10 Haziran 1930’da imzalanan Ankara Sözleşmesi, nüfus mübadelesinden kaynaklanan önemli anlaşmazlıkların çözülmesinin önünü açtı.[2]
Bundan birkaç ay sonra Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos Türkiye’ye geldi.
30 Ekim 1930’da Ankara’da Türkiye-Yunanistan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaştırma ve Hakemlik Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın varlığı ve tarihi Milletler Cemiyeti antlaşma kayıtlarında da açık biçimde yer alıyor.[3]
Aynı dönemde deniz kuvvetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin bir protokol ile ikamet, ticaret ve denizcilik alanlarını düzenleyen bir sözleşme de imzalandı.[2]
Böylece birkaç yıl önce savaşmış iki ülke arasında oldukça hızlı bir diplomatik yakınlaşma başladı.
Fakat asıl dikkat çekici gelişme bundan yaklaşık üç yıl sonra yaşandı.
1933: Gümrük birliği fikri ortaya çıktı
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi’nde yayımlanan ve dönemin diplomatik belgelerine dayanan akademik araştırmaya göre, Mayıs 1933’te Türkiye ile Yunanistan arasında bir gümrük birliği kurulmasına yönelik teklifler ortaya atıldı.[4]
Araştırmada bundan daha ileri bir düşüncenin de tartışıldığı belirtiliyor.
Gümrük birliğinin kurulmasının ardından iki ülkenin “siyasi birliğe doğru adımlar atması” yönünde, dönem için oldukça radikal sayılabilecek önerilerin dile getirildiği aktarılıyor.[4]
Bu ayrıntı önemli.
Çünkü Türkiye ile Yunanistan’ın birleşmesine ilişkin bugün zaman zaman dile getirilen iddiaların tarihsel temelinin bulunduğu noktalardan biri burası.
Ancak belgelerin söylediği ile sonradan yapılan yorumları birbirinden ayırmak gerekiyor.
Gerçekten tek devlet mi olacaklardı?
Mevcut akademik ve resmî kaynaklar, Atatürk hükümetinin Türkiye ile Yunanistan’ı ortadan kaldırıp yerine tek bir devlet kurmayı öngören resmî bir plan kabul ettiğini göstermiyor.
Ortada imzalanmış bir “birleşme antlaşması” da bulunmuyor.
Daha doğru ifade şu:
1933’te Türkiye-Yunanistan ilişkileri, gümrük birliği kurulması ve bunun ileride daha ileri bir siyasi birlik biçimine dönüşmesi ihtimalinin tartışılabileceği kadar yakınlaşmıştı.[4]
Üstelik planlanan gümrük birliği dahi hayata geçirilemedi.[4]
Dolayısıyla “Atatürk Türkiye ile Yunanistan’ı tek devlet hâline getirecekti” şeklindeki kesin bir ifade tarihsel kanıtların ötesine geçiyor.
Buna karşılık, “Atatürk döneminde Türkiye ile Yunanistan arasında ekonomik birlikten siyasi birliğe uzanan fikirler tartışıldı” demek belgelerle desteklenebiliyor.
1933’te ilişkiler daha da ileri taşındı
Aynı yıl Yunanistan Başbakanı Panagis Tsaldaris Türkiye’yi ziyaret etti.
14 Eylül 1933’te Türkiye ile Yunanistan arasında Samimi Anlaşma/İçten Anlaşma Paktı imzalandı. İki devlet bu düzenlemeyle ortak sınırlarının dokunulmazlığını karşılıklı olarak güvence altına aldı.[5]
Bu sırada Mustafa Kemal Atatürk ile Venizelos da Eylül 1933’te İstanbul’da bir araya geldi.
Görüşmelerde Balkan ülkeleri arasında daha geniş bir birlik ve güvenlik sistemi kurulması konusu ele alındı. Atatürk’ün yaklaşımı, Balkanlarda mevcut sınırların korunması ve bölgesel barışın güvence altına alınmasına dayanıyordu.[4]
Bu politika kısa süre sonra somut bir uluslararası yapıya dönüştü.
9 Şubat 1934’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya Balkan Antantı’nı imzaladı.[6]
Böylece Ankara-Atina yakınlaşması yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmadı; Balkanlar’da daha geniş bir güvenlik mimarisinin parçalarından biri hâline geldi.
Venizelos Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi
Yakınlaşmanın sembolik açıdan en çarpıcı gelişmelerinden biri ise 1934’te yaşandı.
Bir zamanlar Türkiye ile savaş hâlindeki Yunanistan’ın başbakanlığını yapan Eleftherios Venizelos, 12 Ocak 1934’te Mustafa Kemal Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi.[7]
Bu gelişme, Türk-Yunan ilişkilerinin yaklaşık on yıl içinde geçirdiği dönüşümün en güçlü sembollerinden biri olarak tarihe geçti.
Yakınlaşma Atatürk’ün yaşamının son dönemine kadar sürdü.
27 Nisan 1938’de Türkiye ile Yunanistan arasında yeni bir ek dostluk antlaşması imzalandı ve 1930 ile 1933’te oluşturulan iş birliği sistemi daha da güçlendirildi.[7]
Düşmanlıktan siyasi birlik tartışmasına
1920’lerin başındaki Türk-Yunan çatışmasından yalnızca yaklaşık on yıl sonra iki ülkenin gümrük birliğini ve hatta daha ileri siyasi bütünleşme seçeneklerini tartışabilecek noktaya gelmesi, iki savaş arası dönemin dikkat çekici diplomatik gelişmelerinden biriydi.
Fakat tarihsel ayrımı korumak gerekiyor.
Türkiye ile Yunanistan’ın tek bir ülke hâline getirilmesine yönelik yürürlüğe konmuş resmî bir Atatürk projesinden söz etmek mümkün değil.
Buna karşılık akademik belgeler, Mayıs 1933’te gümrük birliği kurulmasının ve bunun ardından iki ülkenin “siyasi birliğe doğru” ilerlemesinin tartışıldığını açıkça ortaya koyuyor.[4]
Bu nedenle tarihsel olarak en isabetli sonuç şu:
Atatürk döneminde Türkiye ile Yunanistan’ın doğrudan tek devlet olarak birleşmesi kararlaştırılmadı; ancak iki ülke arasındaki yakınlaşma 1933’te ekonomik birlikten siyasi birlik düşüncesinin tartışılmasına kadar ilerledi.
KAYNAKLAR
1. Bilgiç, Bestami S. “Atatürk Döneminde Türkiye-Yunanistan İlişkileri, 1923-1938.” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt XXXI, Sayı 91, 2015, s. 1-28.
2. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 030.18.01.02/12.48.18, 5 Temmuz 1930.
3. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 030.10/255.716.5, 8 Ocak 1933.
4. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 030.10/255.716.13, 6 Mayıs 1933.
5. League of Nations Treaty Series, “Treaty of Friendship, Neutrality, Conciliation and Arbitration between Greece and Turkey”, Ankara, 30 Ekim 1930.
6. Çakmak, Zafer. “Yunanistan Başbakanı Panagis Tsaldaris’in Türkiye’yi Ziyareti (10-17 Eylül 1933).” Turkish Studies, Cilt 2, Sayı 4, 2007, s. 1271-1282.
7. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “Atatürk Döneminde Türk Dış Politikası.”
8. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Atatürk Dönemi (1923-1938).
9. Atatürk Ansiklopedisi, “Atatürk Dönemi Türkiye-Yunanistan İlişkileri (1923-1938).”
10. Benaki Museum Archive of Eleftherios Venizelos, Türk-Yunan ilişkilerine ilişkin arşiv belgeleri.